Kefernahum

Kefernahum filminde Zain Al Rafeea (Zain) ve Treasure Bankole (Yonas),

Kefernahum filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KEFERNAHUM | CAPHARNAÜM | Yönetmen: Nadine Labaki / Senarist: Nadine Labaki, Jihad Hojeily, Michelle Keserwany, Georges Khabbaz, Khaled Mouzanar / Oyuncular: Zain Al Rafeea (Zain), Yordanos Shiferaw (Rahil), Boluwatife Treasure Bankole (Yonas), Kawsar Al Haddad (Souad, Zain’in Annesi), Fadi Yousef (Selim, Zain’in Babası), Haita ‘Cedra’ Izzam (Sahar, Zain’in Kız Kardeşi), Alaa Chouchnieh (Aspro), Joseph Jimbazian (Harout, Hamamböceği Adam) / Lübnan / 2018 / Renkli / 120´ 

Sinopsis:

Filmlerinde çok farklı konular üzerinden de olsa, Lübnan’daki hayatın çeşitli yönlerine, hayatın adaletsizliği ve ekonomik eşitsizlik gibi temaları odağına alan Nadine Labaki bu kez de 12 yaşlarındaki Zain’in hikâyesi üzerinden anlattığı, dokunaklı bir filmle karşımızda. Kendisini dünyaya getirdikleri için ailesini dava eden, doğum belgesi bile çıkartamadıkları için yaşını kimsenin tam olarak bilmediği, kimliği olamayan ve bu yüzden ne okula gidebilen ne de hastaneye kabul edilen Zain, Lübnan’ın yoksul mahallelerinde çalışarak hayata tutunmaya çalışıyor. 11 yaşındaki kız kardeşi yanında çalıştığı adama satılınca sabrını kaybediyor. Kadrosu neredeyse tamamen amatör oyunculardan oluşan film, izleyenlere verdiği gerçeklik duygusunun yanında masalsı bir atmosfer de sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyunculuklar özellikle de Zain ve küçük Yonas karakterleri çok başarılı.
  • Lunaparktaki mısır satıcısı kadın ve Hamamböceği Adam karakterleri oldukça renkli olmuş. Rahil’e çalışma izni alınması ile ilgili sahne ise bu dramatik film içerisindeki en gülümsetici bölüm olmuş.
  • Müzik kullanımını bazı noktalarda aşırı buldum.
  • Filmde anlatılan Sahar’ın adet görmesinin saklanması, ailesinin adet gördüğü için onu artık evlendirebileceklerini düşünmeleri gibi unsurlar “Halam Geldi” (Yönetmen: Erhan Kozan) filmini hatırlatır. Bu film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Kefernahum Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Ayka

Ayka rolünde Samal Yeslyamova

Ayka filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYKA | Yönetmen: Sergei Dvortsevoy / Senarist: Sergei Dvortsevoy, Gennadiy Ostrovskiy / Oyuncular: Samal Yeslyamova (Ayka), Zhipara Abdilaeva (Chinara), Sergey Mazur (Veteriner) / Kazakistan / 2018 / Renkli / 100´ 

Sinopsis:

Bir önceki filmi Tulpan’la Cannes’da Belirli Bir Bakış ödülüne layık görülen Sergei Dvortsevoy, on yıllık bir aradan sonra 25 yaşındaki Ayka’nın hayata tutunma hikâyesini anlatıyor. Ayka, Moskova’da doğum yaptıktan hemen sonra hastaneden kaçar. Bir hafta boyunca bedenindeki tüm doğum sonrası etkileri görmezden gelerek ve yeni doğum yaptığını herkesten gizlemeye çalışarak iş aramaya başlar. Ancak çalışma izni olmayan bu kadına kimse iş vermek istemeyecektir. Ayka ilk sahneden itibaren izleyiciye kendi önyargılarını sorgulatan, hayata tutunma adına bireyin insanlığından nasıl ödün verebileceğini gözler önüne süren bir dram.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Başrolde yer alan Samal Yeslyamova çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.
  • Yönetmenin bir önceki filmi Tulpan’a göre oldukça farklı bir çalışma olmuş.
  • Hem filmin temposu hem de hareketli kamera kullanımı zaman zaman izlemeyi zorlaştırabiliyor.
  • Yavru köpeklerin yaralı annelerini emdikleri sahne güzeldi.

Ayka Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Acı Süt”
  • “Taşı Toprağı Altın Şehir”

 

Pastacı

Pastacı filminde Tim Kalkhof (Thomas) ve Sarah Adler (Anat)

Pastacı filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

PASTACI | THE CAKEMAKER | Yönetmen: Ofir Raul Graizer / Senarist: Ofir Raul Graizer / Oyuncular: Tim Kalkhof (Thomas), Sarah Adler (Anat Nachmias), Roy Miller (Oren Nachmias), Zohar Shtrauss (Moti), Sandra Sade (Hanna), Tamir Ben Yehuda (Itai Nachmias), Stephanie Stremler (Sophia), Tagel Eliyahu (Dana), Eliezer Shimon (Avram) / İsrail / 2018 / Renkli / 104´ 

Sinopsis:

Oren iş için sıklıkla gittiği Berlin’de eşinin sevdiği kurabiyelerden almak için Thomas’ın kafesine uğrar. Bu ziyaretler zamanla tanışıklığa ve sonunda da beklenmedik bir aşka dönüşecektir. Oren’in aniden ölümü, Thomas’ın kendini Kudüs’te Oren’in ailesi ile birlikte yaşadığı şehirde bulmasıyla sonuçlanır. Genç adam ölen sevgilisinden geriye kalanlarla baş başa kalacaktır. Yönetmen Ofir Raul Graizer bu ilk filminde, aile bağları, aşk, yas ve din temalarını öne çıkaran dokunaklı bir drama imza atıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı. Özellikle piyano seslerinin sahnelere eşlik ettiği bölümler oldukça hoş olmuş.
  • Hikayedeki çatışma düzlemi iyi kurgulanmış.
  • Anat’ın kocasından kalan eşyalara daha önceden bakmamış olması biraz tuhaf/garip olmuş.
  • Sarah Adler ve Ülkü Duru birbirlerine benzemiyorlar mı sizce de?

    Sarah Adler (Pastacı filminden bir sahnede) ve Ülkü Duru
    Sarah Adler ve Ülkü Duru
  • “Bak Pastacı geliyor selam veriyor
    Herkes ona bakıyor merak ediyor
    Çok teşekkür ederim pastacı sana
    Çok güzel kurabiyeler getirdin bana”

Pastacı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Pastacı Kurabiyeyi İki Kere Yapar”
  • “Beni Pastanla Çağır”
  • “Pastacının Beyaz Yalanları”
  • “Tarifi Bende Saklı”

 

Arakçılar

Arakçılar filminden bir kare

Arakçılar filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ARAKÇILAR | SHOPLIFTERS | MANBIKI KAZOKU | Yönetmen: Hirokazu Kore-Eda / Senarist: Hirokazu Kore-Eda / Oyuncular: Lily Franky (Osamu Shibata), Sakura Ando (Nobuyo Shibata), Mayu Matsuoka (Aki Shibata), Kirin Kiki (Hatsue, Büyükanne), Kairi Jyo (Shota Shibata), Miyu Sasaki (Yuri Hojo) / Japonya / 2018 / Renkli / 121´

Sinopsis:

Hirokazu Kore-eda’nın Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen yeni filmi, yönetmenin sevilen tarzını yansıtan dokunaklı bir aile dramı. Filmin kahramanları, ufacık bir evde yaşayan ve geçinmek için süpermarketlerden yiyecek çalan bir aile. Sokakta terk edilmiş küçük bir kızı kendilerince evlat edinen aile böylece büyüyor, ancak bu iyilik cezasız kalmıyor. 1997’den bu yana Altın Palmiye kazanan ilk Japon filmi olan Arakçılar’ı Cannes ana yarışması jüri başkanı Cate Blanchett, “oyuncuların performansları, yönetmenin vizyonuyla iç içe geçiyor” diyerek övmüştü. 2013’te Filmekimi’nde gösterilen Like Father Like Son / Benim Babam, Benim Oğlum filmiyle “aile nedir?” sorusunu toplumsal bir açıdan ele alan Kore-eda hem tekniği hem de konusuyla Japon sinemasının efsane yönetmeni Ozu’yu anımsatıyor. Filmde büyükanneyi canlandıran Kirin Kiki 15 Eylül’de hayatını kaybetti.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmakla birlikte 2018 Cannes Film Festivalinde bu filmin Altın Palmiye ödülü kazanmış olmasını yadırgadım.
  • Filmin giriş bölümü başarılı.
  • Küçük kız Yuri/Juri/Lin karakteri filme oldukça renk katmış.
  • Filmin ilk bölümü tempo anlamında sıkıntılı.
  • Senaryoda yer yer açık noktalar yer almakta.
  • Filmin tırnak içerisinde “hırsızlık/arakçılık” ile kurduğu sempatik ilişki Kemal Sunal’ın yer aldığı “Sevimli Hırsız” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmini hatırlatır.
  • Deniz kenarındaki sahnede aile sıcaklığı anlamında kucaklaşma/el ele tutuşma mizanseni “Roma” (Yönetmen: Alfonso Cuarón) filmini hatırlatır. O filmde de benzer bir deniz kenarı sahnesinde aile bireylerinin Cleo (Yalitza Aparicio) ile olan kucaklaşması vardır. Bu film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Arakçılar Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Çiçero

Çiçero filminde İlyas Bazna karakterine hayat veren Erdal Beşikçioğlu

Çiçero filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÇİÇERO | Yönetmen: Serdar Akar / Senarist: Ali Can Yaraş / Oyuncular: Erdal Beşikçioğlu (İlyas Bazna),  Burcu Biricik,  Ertan Saban, Tamer Levent,  Cem Kurtoğlu, Murat Garipağaoğlu,  Mehmet Ulay,  Altan Erkekli,  Mehmet Esen,  Levent Ülgen,  Çiğdem Selışık,  Selen Öztürk,  Açelya Özcan / Türkiye / 2019 / Renkli / 122´

Sinopsis:

Çiçero, 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren ve Almanya’nın bozguna uğramasında etkin payı olan casus Çiçero’nun savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını konu ediyor. İlyas Bazna, 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. İçeriden birçok bilgiye ulaşabilen Bazna, Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve kendisine “Çiçero” kod adı verilir. İlyas Bazna savaşın seyrini değiştirmesine rağmen T4 uygulamasıyla engellilerin gaz odalarına gitmelerine, iğneyle uyutulmalarına engel olamaz. İlyas Bazna’nın savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını beyaz perdeye yansıtacak olan filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar oturuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzikler başarılı.
  • Seslendirme/dublaj daha iyi olabilirdi.

Çiçero Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “006 İlyas Bond”

 

Şüphe

Şüphe filminden bir karede Haemi (Jong-seo Jeon)

Şüphe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ŞÜPHE |  BURNING | BEONING | Yönetmen: Chang-dong Lee / Senarist: Jungmi Oh, Chang-dong Lee, Haruki Murakami (Yazar, “Barn Burning” Kısa Hikayesi) / Oyuncular: Ah-In Yoo (Lee Jong-su), Steven Yeun (Ben), Jong-seo Jeon (Shin Hae-mi), Seong-kun Mun (Avukat) / Güney Kore / 2018 / Renkli / 148´

Sinopsis:

Yarı zamanlı kurye, arada sırada da yazar olan Jongsu bir teslimat sırasında eski komşusu olan Haemi’yle karşılaşır. Haemi genç adamdan, kendisi Afrika seyahatindeyken kedisine göz kulak olmasını rica eder. Seyahatten döndüğündeyse, Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Bir gün Ben Jongsu’ya sahip olduğu tuhaf bir hobiden bahseder.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Final bölümü güzel tasarlanmış.
  • Haemi’nin Jongsu  ile daha ilk görüşmesinde Afrika seyahati dolayısı ile kedisini ona emanet etmeyi teklif etmesi biraz garip durmuş.
  • Jongsu’nun yıllar sonra annesi ile buluştuğu bölüm filmin geneline göre ayrık/yapay bir sahne olmuş.
  • Jongsu, Haemi ve Ben Jongsu’nun evinde bir araya gelirler. Haemi iki erkeğin arasında oturur.  Ben,  filmde bahsedilen “açlık” türlerinden “Büyük Açlık” olgusunu temsil ederken; Jongsu da “Küçük Açlık” tarafını temsil eder adeta.
  • Karakterlerin burçları şöyle olabilir mesela:  Jongsu (Balık) – Haemi (İkizler) – Ben (Aslan)
  • Haemi’nin Afrika seyahatinde görmüş olduğu “açlık” dansına dair performansı “Batan Güneş | L’eclisse” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filminde Vittoria’nın (Monica Vitti) arkadaşı Marta’nın (Mirella Ricciardi) evinde yapmış olduğu dansı hatırlatır.
  • “Bir İhtimal Daha Var” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Bir ihtimal daha var
    O da yanmak mı dersin
    Söyle canım ne dersin
    Vuslatın başka alem
    Sen bir ömre bedelsin
  • “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Muhabbet serasına girdim bu gece
    Birikmiş külleri gördüm bu gece
    Vuslatın çağına erdim bu gece
    Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş
    Ararım, ararım, ararım seni her serada
    Sorarım ıssız gecelerde sevgilim nerede
  • “Yangın Olur Biz Yangına Gideriz”  şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Yangın olur biz yangına gideriz
    Düz serada keklik gibi sekeriz
    Yokuşlarda şahin gibi uçarız

Şüphe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Aşklık Oyunları”
  • “Muhtemel Güzellik”
  • “Küçük Açlık Büyük Aşk”

 

Üç Hayat

Üç Hayat filminde Behnaz Jafari ve Jafar Panahi

Üç Hayat filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ HAYAT |  THREE FACES | SE ROKH | Yönetmen: Jafar Panahi / Senarist: Jafar Panahi, Nader Saeivar / Oyuncular: Behnaz Jafari (Kendisi), Jafar Panahi (Kendisi), Marziyeh Rezai (Kendisi), Narges Del Aram (Marziyeh’in Annesi), Maedeh Erteghaei (Kendisi) / İran / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

“İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Bu filmin 2018 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülünü almış olması hiç hakkaniyetli olmamış kanımca.
  • Giriş bölümü güzel olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin içinde doğal bir kültür mozaiği yaratılmaya çalışılmışsa da kimi sahneler hikayeden ayrık ve zorlama olmuş.
  • Şehrazat karakteri “Kutsal Mahluk” (Yönetmen: Yavar Rzayev) filmindeki kadın ressam karakterini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmden bir replik: “Burada artist istemiyoruz”

Üç Hayat Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Provadan Sonra

Provadan Sonra filmi. Ingmar Bergman, Erland Josephson ve Lena Olin

Provadan Sonra filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

PROVADAN SONRA | AFTER THE REHEARSAL | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Erland Josephson (Henrik Vogler), Ingrid Thulin (Rakel Egerman), Lena Olin (Anna Egerman), Bertil Guve (Henrik Vogler’in Gençliği), Nadja Palmstjerna-Weiss (Anna Egerman’ın Gençliği) / İsveç / 1984 / Renkli / 72´

Sinopsis:

Ingmar Bergman, boş bir tiyatronun içindeki bir odada yaşananlarla, sürekli işlediği hayat ile sanat arasındaki geçirgenlik temasına geri dönüyor. August Strindberg’in Rüya Oyunu piyesi için yapılan bir provanın ardından tiyatroda oyalanan ünlü yönetmen Henrik, yeni parlayan yıldızı Anna ile flörtleşirken içten bir sohbete dalar. Bu esnada, Anna’nın da yönlendirmesiyle yönetmen kendine zarar veren bir oyuncu olan, Anna’nın artık hayatta olmayan annesi Rakel ile yaşadığı ilişkiyi anımsamaya başlar. Keskin bir kalemden çıkmış ve mükemmel oyunculukla taçlandırılmış bir film olan Provadan Sonra, görünenin ardını göstererek tiyatroda yaşamın hem albenisini hem de bedelini irdeliyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin atmosferi izleyiciye yeteri kadar hissettirilememiş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kısa bir süre yer alsa da Ingrid Thulin’in varlığı güzel olmuş.
  • Filmden bir replik: “Özel hayatındaki aktristen kurtul”
  • Yönetmenin “Saraband” filminde de Henrik diye bir karakter vardır. Üstelik Henrik’in ölen eşinin ismi de Anna’dır. Çocukları Karin vardır bir de 19 yaşında. İster misiniz Bergman’ın “Saraband” filmindeki Henrik ve Anna bu filmdekiler olsun. “Saraband” yılı 2003 yapımı. Bu film ise 1984.  Karin’in 19 yaşında olması da ilginç bir rastlantı. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Provadan Sonra Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Henrik’in Hayatı”

 

Kriz

Kriz filminden bir sahne

Kriz filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KRİZ | KRIS | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman, Leck Fischer (Oyun)  / Oyuncular: Inga Landgré (Nelly), Stig Olin (Jack), Marianne Löfgren (Jenny), Dagny Lind (Ingeborg), Allan Bohlin (Ulf), Signe Wirff (Jessie) / İsveç / 1946 / Siyah-Beyaz / 93´

Sinopsis:

İlk yönetmenlik çalışmasında sessiz film ustası Victor Sjöström’ün danışmanlığından faydalanan Ingmar Bergman, başlangıç döneminin ana temalarından ikisini irdelemeye başlamıştı bile: anlayışsız toplumla mücadele eden gençlik ve kadınlarla erkekler arasında yaşanan gerilim. On sekiz yaşındaki Nelly koruyucu annesiyle sakin bir taşra kasabasında yaşarken birden ortaya çıkan biyolojik annesinin gelişiyle sarsılır, üstelik annesi onu alıp Stockholm’e getirir. Nelly burada yozlaşma ve iç burkan kalp kırıklığının ne olduğunu bir çırpıda öğrenmek zorunda kalır. Bergman, Kriz ile karakter

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Usta yönetmen Ingmar Bergman bir ilk film olarak belirli seviyede iyi bir iş ortaya çıkarmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin başlarında yer alan kalabalık balo sahnesi güzel kotarılmış.
  • İlerleyen yıllarda Bergman filmlerinden aşina olacağımız kameranın yüzlere odaklanması, konuştukça derinlere inen karakterler gibi özellikler bu ilk filmde de kendini gösteriyor.
  • Filmden bir replik: “Havada telaşlı bir hayatın kokusu var”
  • Filmden bir replik: “Kadınların güzelliği beni melankolik yapıyor”
  • Hikaye akışında ufak tefek aksaklıklar yer almakta.

Kriz Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bir İyilik Yap Kendine”

 

Saraband

Saraband filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SARABAND | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Liv Ullmann (Marianne), Erland Josephson (Johan), Börje Ahlstedt (Henrik), Julia Dufvenius (Karin), Gunnel Fred (Martha) / İsveç / 2003 / Renkli / 111´

Sinopsis:

Ingmar Bergman son filminde oya gibi işlediği karakterlerinden ikisine geri dönüyor: Bir Evlilikten Manzaralar’ın çifti Johan ve Marianne. Yıllarca süren ayrılığın ardından Johan’ın ıssız taşra evine uğrayan Marianne bir zamanlar sevdiği adamla tekrar bağ kuruyor. Johan’ın yakınında oturan, önceki evliliğinden olan oğlu Henrik, dul kaldıktan sonra ergenlik çağındaki tek çocuğu Karin’e çaresizce sarılmaktadır. Dört yaralı karakterin bir odanın içinde yaşadıklarını hayal kırıklıkları ve bağışlamalarla bezeyen Saraband, en büyük sanatçılardan birinin sinemaya cömert vedası.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Tüm sahnelerde aynı anda en fazla iki kişi yer alıyor.
  • Sadece Marianne’nin yer aldığı Prolog ve Epilog bölümleri de güzel olmuş.
  • Johan ile Marianne’nin  ilk karşılaşmasında Johan’ın gömleğinin rengi ile Marianne’nin  elbisesi benzer renklerdeydi. Yine Johan ile Henrik’in birlikte yer aldığı  ilk sahnede ikisinin de gömlekleri benzer renk tonlarındaydı.
  • Kilisede çalan Bach bestesi güzeldi.
  • Filmden bir replik: “Herkes özür dileyebilir, bir bedeli yok.”
  • Filmden bir replik: “Bazen eski bir filmin unutulmuş oyuncusu gibi konuşuyorsun.”

Saraband Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Dekaband”
  • “Tekrar Çal Karin”
  • “Yaraband”
  • “Anna Karin”