Şüphe

Şüphe filminden bir karede Haemi (Jong-seo Jeon)

Şüphe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ŞÜPHE |  BURNING | BEONING | Yönetmen: Chang-dong Lee / Senarist: Jungmi Oh, Chang-dong Lee, Haruki Murakami (Yazar, “Barn Burning” Kısa Hikayesi) / Oyuncular: Ah-In Yoo (Lee Jong-su), Steven Yeun (Ben), Jong-seo Jeon (Shin Hae-mi), Seong-kun Mun (Avukat) / Güney Kore / 2018 / Renkli / 148´

Sinopsis:

Yarı zamanlı kurye, arada sırada da yazar olan Jongsu bir teslimat sırasında eski komşusu olan Haemi’yle karşılaşır. Haemi genç adamdan, kendisi Afrika seyahatindeyken kedisine göz kulak olmasını rica eder. Seyahatten döndüğündeyse, Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Bir gün Ben Jongsu’ya sahip olduğu tuhaf bir hobiden bahseder.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Final bölümü güzel tasarlanmış.
  • Haemi’nin Jongsu  ile daha ilk görüşmesinde Afrika seyahati dolayısı ile kedisini ona emanet etmeyi teklif etmesi biraz garip durmuş.
  • Jongsu’nun yıllar sonra annesi ile buluştuğu bölüm filmin geneline göre ayrık/yapay bir sahne olmuş.
  • Jongsu, Haemi ve Ben Jongsu’nun evinde bir araya gelirler. Haemi iki erkeğin arasında oturur.  Ben,  filmde bahsedilen “açlık” türlerinden “Büyük Açlık” olgusunu temsil ederken; Jongsu da “Küçük Açlık” tarafını temsil eder adeta.
  • Karakterlerin burçları şöyle olabilir mesela:  Jongsu (Balık) – Haemi (İkizler) – Ben (Aslan)
  • Haemi’nin Afrika seyahatinde görmüş olduğu “açlık” dansına dair performansı “Batan Güneş | L’eclisse” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filminde Vittoria’nın (Monica Vitti) arkadaşı Marta’nın (Mirella Ricciardi) evinde yapmış olduğu dansı hatırlatır.
  • “Bir İhtimal Daha Var” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Bir ihtimal daha var
    O da yanmak mı dersin
    Söyle canım ne dersin
    Vuslatın başka alem
    Sen bir ömre bedelsin
  • “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Muhabbet serasına girdim bu gece
    Birikmiş külleri gördüm bu gece
    Vuslatın çağına erdim bu gece
    Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş
    Ararım, ararım, ararım seni her serada
    Sorarım ıssız gecelerde sevgilim nerede
  • “Yangın Olur Biz Yangına Gideriz”  şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Yangın olur biz yangına gideriz
    Düz serada keklik gibi sekeriz
    Yokuşlarda şahin gibi uçarız

Şüphe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Aşklık Oyunları”
  • “Muhtemel Güzellik”
  • “Küçük Açlık Büyük Aşk”

 

Üç Hayat

Üç Hayat filminde Behnaz Jafari ve Jafar Panahi

Üç Hayat filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ HAYAT |  THREE FACES | SE ROKH | Yönetmen: Jafar Panahi / Senarist: Jafar Panahi, Nader Saeivar / Oyuncular: Behnaz Jafari (Kendisi), Jafar Panahi (Kendisi), Marziyeh Rezai (Kendisi), Narges Del Aram (Marziyeh’in Annesi), Maedeh Erteghaei (Kendisi) / İran / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

“İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Bu filmin 2018 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülünü almış olması hiç hakkaniyetli olmamış kanımca.
  • Giriş bölümü güzel olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin içinde doğal bir kültür mozaiği yaratılmaya çalışılmışsa da kimi sahneler hikayeden ayrık ve zorlama olmuş.
  • Şehrazat karakteri “Kutsal Mahluk” (Yönetmen: Yavar Rzayev) filmindeki kadın ressam karakterini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmden bir replik: “Burada artist istemiyoruz”

Üç Hayat Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Provadan Sonra

Provadan Sonra filmi. Ingmar Bergman, Erland Josephson ve Lena Olin

Provadan Sonra filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

PROVADAN SONRA | AFTER THE REHEARSAL | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Erland Josephson (Henrik Vogler), Ingrid Thulin (Rakel Egerman), Lena Olin (Anna Egerman), Bertil Guve (Henrik Vogler’in Gençliği), Nadja Palmstjerna-Weiss (Anna Egerman’ın Gençliği) / İsveç / 1984 / Renkli / 72´

Sinopsis:

Ingmar Bergman, boş bir tiyatronun içindeki bir odada yaşananlarla, sürekli işlediği hayat ile sanat arasındaki geçirgenlik temasına geri dönüyor. August Strindberg’in Rüya Oyunu piyesi için yapılan bir provanın ardından tiyatroda oyalanan ünlü yönetmen Henrik, yeni parlayan yıldızı Anna ile flörtleşirken içten bir sohbete dalar. Bu esnada, Anna’nın da yönlendirmesiyle yönetmen kendine zarar veren bir oyuncu olan, Anna’nın artık hayatta olmayan annesi Rakel ile yaşadığı ilişkiyi anımsamaya başlar. Keskin bir kalemden çıkmış ve mükemmel oyunculukla taçlandırılmış bir film olan Provadan Sonra, görünenin ardını göstererek tiyatroda yaşamın hem albenisini hem de bedelini irdeliyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin atmosferi izleyiciye yeteri kadar hissettirilememiş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kısa bir süre yer alsa da Ingrid Thulin’in varlığı güzel olmuş.
  • Filmden bir replik: “Özel hayatındaki aktristen kurtul”
  • Yönetmenin “Saraband” filminde de Henrik diye bir karakter vardır. Üstelik Henrik’in ölen eşinin ismi de Anna’dır. Çocukları Karin vardır bir de 19 yaşında. İster misiniz Bergman’ın “Saraband” filmindeki Henrik ve Anna bu filmdekiler olsun. “Saraband” yılı 2003 yapımı. Bu film ise 1984.  Karin’in 19 yaşında olması da ilginç bir rastlantı. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Provadan Sonra Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Henrik’in Hayatı”

 

Kriz

Kriz filminden bir sahne

Kriz filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KRİZ | KRIS | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman, Leck Fischer (Oyun)  / Oyuncular: Inga Landgré (Nelly), Stig Olin (Jack), Marianne Löfgren (Jenny), Dagny Lind (Ingeborg), Allan Bohlin (Ulf), Signe Wirff (Jessie) / İsveç / 1946 / Siyah-Beyaz / 93´

Sinopsis:

İlk yönetmenlik çalışmasında sessiz film ustası Victor Sjöström’ün danışmanlığından faydalanan Ingmar Bergman, başlangıç döneminin ana temalarından ikisini irdelemeye başlamıştı bile: anlayışsız toplumla mücadele eden gençlik ve kadınlarla erkekler arasında yaşanan gerilim. On sekiz yaşındaki Nelly koruyucu annesiyle sakin bir taşra kasabasında yaşarken birden ortaya çıkan biyolojik annesinin gelişiyle sarsılır, üstelik annesi onu alıp Stockholm’e getirir. Nelly burada yozlaşma ve iç burkan kalp kırıklığının ne olduğunu bir çırpıda öğrenmek zorunda kalır. Bergman, Kriz ile karakter

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Usta yönetmen Ingmar Bergman bir ilk film olarak belirli seviyede iyi bir iş ortaya çıkarmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin başlarında yer alan kalabalık balo sahnesi güzel kotarılmış.
  • İlerleyen yıllarda Bergman filmlerinden aşina olacağımız kameranın yüzlere odaklanması, konuştukça derinlere inen karakterler gibi özellikler bu ilk filmde de kendini gösteriyor.
  • Filmden bir replik: “Havada telaşlı bir hayatın kokusu var”
  • Filmden bir replik: “Kadınların güzelliği beni melankolik yapıyor”
  • Hikaye akışında ufak tefek aksaklıklar yer almakta.

Kriz Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bir İyilik Yap Kendine”

 

Saraband

Saraband filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SARABAND | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Liv Ullmann (Marianne), Erland Josephson (Johan), Börje Ahlstedt (Henrik), Julia Dufvenius (Karin), Gunnel Fred (Martha) / İsveç / 2003 / Renkli / 111´

Sinopsis:

Ingmar Bergman son filminde oya gibi işlediği karakterlerinden ikisine geri dönüyor: Bir Evlilikten Manzaralar’ın çifti Johan ve Marianne. Yıllarca süren ayrılığın ardından Johan’ın ıssız taşra evine uğrayan Marianne bir zamanlar sevdiği adamla tekrar bağ kuruyor. Johan’ın yakınında oturan, önceki evliliğinden olan oğlu Henrik, dul kaldıktan sonra ergenlik çağındaki tek çocuğu Karin’e çaresizce sarılmaktadır. Dört yaralı karakterin bir odanın içinde yaşadıklarını hayal kırıklıkları ve bağışlamalarla bezeyen Saraband, en büyük sanatçılardan birinin sinemaya cömert vedası.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Tüm sahnelerde aynı anda en fazla iki kişi yer alıyor.
  • Sadece Marianne’nin yer aldığı Prolog ve Epilog bölümleri de güzel olmuş.
  • Johan ile Marianne’nin  ilk karşılaşmasında Johan’ın gömleğinin rengi ile Marianne’nin  elbisesi benzer renklerdeydi. Yine Johan ile Henrik’in birlikte yer aldığı  ilk sahnede ikisinin de gömlekleri benzer renk tonlarındaydı.
  • Kilisede çalan Bach bestesi güzeldi.
  • Filmden bir replik: “Herkes özür dileyebilir, bir bedeli yok.”
  • Filmden bir replik: “Bazen eski bir filmin unutulmuş oyuncusu gibi konuşuyorsun.”

Saraband Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Dekaband”
  • “Tekrar Çal Karin”
  • “Yaraband”
  • “Anna Karin”

 

Soğuk Savaş

Soğuk Savaş filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SOĞUK SAVAŞ |  COLD WAR | Yönetmen: Pawel Pawlikowski / Senarist: Pawel Pawlikowski , Janusz Glowacki, Piotr Borkowski/ Oyuncular: Joanna Kulig (Zula), Tomasz Kot (Wiktor), Borys Szyc (Kaczmarek), Agata Kulesza (Irena), Cédric Kahn (Michel), Jeanne Balibar (Juliette) / Polonya / 2018 / Siyah-Beyaz / 88´

Sinopsis:

“Ida” ile En İyi Yabancı Film Oscar Ödülü kazanan Pawel Pawlikowski’nin Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen Ödülü ile ayrılan filmi Soğuk Savaş’ta, Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Görsel atmosfer ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin giriş bölümünü pek beğenemedim.
  • Filmin bölümlendirmeleri arasındaki geçişler daha yumuşak olabilirdi.
  • Halk partisi sonrası eğlencede kameranın camdan/aynadan Zula ile Wiktor çiftinin bakışmalarını göstermesi güzel olmuş.
  • Wiktor ve Zula çifti “Artist” (Yönetmen: Michel Hazanavicius) filmindeki George Valentin (Jean Dujardin) – Peppy Miller (Bérénice Bejo) çifti ile benzerlikler taşır. İki filmde de en başta meşhur/saygın olan taraf erkeklerdirKadınlar ise sonradan daha meşhur olurlar.
  • Benzer şekilde Wiktor ve Zula ikilisi sanatsal bir çift olmak, hayallerinin peşinden gitmek gibi noktalar açısından “Aşıklar Şehri | La La Land”  (Yönetmen: Damien Chazelle) filmindeki Sebastian (Ryan Gosling) ile Mia (Emma Stone) ikilisini anımsatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Joanna Kulig’in yüzü ünlü Fransız oyuncu Julie Delpy’yi hatırlatır.
    Soğuk Savaş filminin bir sahnesinde Zula (Joanna Kulig)
    Joanna Kulig

    Julie Delpy
    Julie Delpy

Soğuk Savaş Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Polonya Ateşi”
  • “Soğuktu ve Türkü Söylüyordu”
  • “Po Po Land”

 

Sihirbaz

Sihirbaz filminde Albert Emanuel Vogler ve ekibi

Sihirbaz filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SİHİRBAZ |  THE MAGICIAN | ANSIKTET | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Max von Sydow (Albert Emanuel Vogler), Ingrid Thulin (Manda Vogler), Gunnar Björnstrand (Dr. Vergerus), Bibi Andersson (Sara Lindqvist), Naima Wifstrand (Granny Vogler), Bengt Ekerot (Johan Spegel), Gertrud Fridh (Ottilia Egerman), Erland Josephson (Consul Egerman),  Åke Fridell (Tubal),  Sif Ruud (Sofia Garp) / İsveç / 1958 / Siyah-Beyaz / 101´

Sinopsis:

Aklınızı başınızdan alan, ince bir zekayla dokunmuş bu hile sahtekarlık hikayesinde sembolik olarak sanatçının hilekar yüzünü işleyen Sihirbaz sayesinde Ingmar Bergman da adını sinemanın önde gelen sihirbazları arasına yazdırmıştı. Max von Sydow’un canlandırdığı Dr. Vogler 19. yüzyılda gezgin bir hipnotizmacı ve iksir satıcısıyken sihir yetenekleri Stockholm’de karşısına çıkan acımasız ve sonuna kadar akılcı kraliyet sağlık danışmanı Dr. Vergérus tarafından zorlu bir sınava tabi tutulur. Bu şeytanın aklına gelmeyecek akıl savaşının yol açtığı korkutucu olduğu kadar komik hikaye, Gunnar Fischer’in kamerasında enfes bir gotik siyah beyaz şölenine dönüşüyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğenmekle birlikte Bergman kalitesinin biraz altında bir çalışma olmuş diye yorumluyorum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Komiserin eşi rolündeki karakterin kahkaha motifi “Şabanoğlu Şaban” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmindeki Hala (Adile Naşit) karakterinin kahkahasını hatırlatır.

Sihirbaz Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Bergman Kısaları

"Lanetli Kadınların Dansı" filminden bir sahne.

Bergman Kısaları filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

STİMULENTİA (BÖLÜM: DANİEL) | STIMULENTIA (SEGMENT: DANIEL) | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Ingmar Bergman, Käbi Laretei, Daniel Sebastian Bergman / İsveç / 1967 / Renkli / 11´

Sinopsis:

Bergman’ın İsveç antolojik sinemasına katkısı olan Stimulantia, yönetmenin oğlu Daniel’in bebekliğinde 16mmlik ‘ev kamerası’ ile yapılan çekimlerden oluşan bir derleme.

KARİN’İN YÜZÜ | KARIN’S ANSIKTE | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Karin Bergman, Ingmar Bergman / İsveç / 1984 / Renkli / 14´

Sinopsis:

Ingmar Bergman’ın annesi Karin’in güçlü yüz hatlarının görüntüleriyle öne çıkan bu kısa filmde, çok uzun yılları kapsayan, eski albümlerden derlenen aile fotoğraflarına yer veriliyor. Bu film, Bergman’dan annesine epey kişisel bir övgü niteliğinde.

HARALD & HARALD | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Björn Granath, Benny Haag, Johan Rabaeus / İsveç / 1996 / Renkli / 10´

Sinopsis:

Harald ve Harald, Kültür Komisyonu’nun nihai raporunu () sesli okuyor. Bu kısa televizyon piyesi, İsveç Parlamentosu Kültür İşleri Komisyonu başkanına ithaf edilmiştir.

LANETLİ KADINLARIN DANSI | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Nina Harte, Helene Friberg, Lena Wennergren, Lisbeth Zachrisson / İsveç / 1976 / Siyah-Beyaz / 10´

Sinopsis:

Monteverdi’nin müziği eşliğinde kalabalık, kapalı bir odada dans eden dört kadını izliyoruz. Bu kadınlar, önceki nesillerden devraldıkları rolleri sonraki kuşağa aktararak yaşayan kadınları canlandırıyor. Dansçıların ikisi hayata dönen lanetli ruhlar, üçüncüsü ölüm, dördüncüsü ise özgür doğan ama diğer kadın rollerine bürünmeye zorlanan bir kız çocuğu.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Kısa film seçkisindeki dört çalışmayı da genel olarak beğendim.
  • En çok beğendiğim bölüm “Lanetli Kadınların Dansı” olurken; en az beğendiğim bölüm “Harald & Harald” oldu.
  • “Lanetli Kadınların Dansı” filminde ilk baştaki müzik kullanımı “Sensiz Yaşayamam” (Yönetmen: Metin Erksan) filminin giriş bölümünde Ayfer Tezmen’in (Hülya Koçyiğit) doktordan hastalığını öğrendikten sonra eve döndüğünde kullanılan müziği hatırlatır.
  • “Stimulentia (Bölüm: Daniel)” filminde sahneler arasındaki kesmeler güzel kullanılmış.

Bergman Kısaları Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Roma

Roma filminde Cleo (Yalitza Aparicio)

Roma filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ROMA | Yönetmen: Alfonso Cuarón / Senarist: Alfonso Cuarón  / Oyuncular: Yalitza Aparicio (Cleo),  Marina de Tavira (Sofia), Diego Cortina Autrey (Toño), Carlos Peralta ( Paco), Marco Graf (Pepe),  Daniela Demesa (Sofi),Nancy García García (Adela), Verónica García (Teresa), Andy Cortés (Ignacio), Fernando Grediaga (Antonio), Jorge Antonio Guerrero (Fermín), José Manuel Guerrero Mendoza (Ramón) / Meksika / 2018 / Siyah-Beyaz / 135´

Sinopsis:

Cleo, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı bir Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadındır. Bir yandan ev işleri ile uğraşan Cleo, bir yandan da evdeki dört çocukla ilgilenir. O tüm zamanını hizmetlisi olduğu evde geçirse de kendisine ait bambaşka bir dünyası vardır. Genç kadın, gönlünü Fermin adındaki bir adama kaptırmıştır. Fakat bu ilişki pek de Cleo’nun düşlediği gibi sonuçlanmaz. Bu sırada evin dört çocuk annesi olan hanımı Sofia, kocasının yokluğu ile başa çıkmaya çalışır. Birbirinden farklı hayatlara sahip olsalar da benzer travmalar yaşayan Cleo ve Sofia, siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda birbirlerinin en büyük destekçisi olur.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi beğendim. Başarılı ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Oyunculuklar ve sinematograf oldukça başarılı.
  • Filmin final bölümü güzel kurgulanmış.
  • Film boyunca Cleo’nun başına bütün felaketler geliyor sanki. Deprem, yangın, boğulma, katliam vb. gibi.
  •  Cleo karakteri karşılaştığı tüm güçlüklere karşın bir şekilde ayakta kalmayı, ağlamamayı başarıyor doğum sahnesine kadar.  Bu durum “Gülen Adam” (Yönetmen: Kartal Tibet) filminde hayatı boyunca gülen biri olan Yusuf Şaplak‘ın (Kemal Sunal) bebeği doğduktan sonra ağlaması sahnesini hatırlatır.

Roma Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Cleo from 70 to 71”
  • “Dalga Seviyesi”
  • “Güçlü Kadın”

 

2018 Yılı Film Sıralaması

2018 yılı içerisinde izlediğim filmlere ilişkin ilk 18 sıralaması aşağıdaki gibi şekillendi. Değerlendirmesini yapmış olduğum filmlerin yazılarına filmin ismine tıklayarak erişebilirsiniz.

Eksik olan filmlerin değerlendirme yazıları da önümüzdeki günlerde sayfaya eklenecektir.

Öte yandan bu listeye girmesi muhtemel olan ama benim henüz izleme şansı bulamadığım filmler ise şu şekilde. “Arakçılar | Shoplifters” (Yönetmen: Hirokazu Kore-Eda), “BlacKkKlansman” (Yönetmen: Spike Lee), “If Beale Street Could Talk” (Yönetmen: Barry Jenkins), “Mutlu Lazzaro | Happy As Lazzaro” (Yönetmen: Alice Rohrwacher), “Kız | Girl” (Yönetmen: Lukas Dhont), “Loro” (Yönetmen: Paolo Sorrentino), “Sarayın Gözdesi | The Favourite” (Yönetmen: Yorgos Lanthimos), “Şüphe | Burning” (Yönetmen: Lee Chang-Dong), “Üç Hayat | Three Faces” (Yönetmen: Jafar Panahi), “Vision” (Yönetmen: Naomi Kawase), “Western” (Yönetmen: Valeska Grisebach), “Yeşil Rehber | Green Book” (Yönetmen: Peter Farrelly)

  1. AHLAT AĞACI | THE WILD PEAR TREE | Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
  2. ROMA | Yönetmen: Alfonso Cuarón
  3. SEVGİSİZ | LOVELESS | Yönetmen: Andrey Zvyagintsev
  4. DOVLATOV | Yönetmen: Alexey German Jr.
  5. AŞKIN GÖZÜ | RADIANCE | HIKARI | Yönetmen: Naomi Kawase
  6. ONA İYİ BAK | HJERTESTART | HANDLE WITH CARE | Yönetmen: Arild Andresen
  7. MUHTEMEL AŞK | IN THE AISLES | IN DEN GÄNGEN | Yönetmen: Thomas Stuber
  8. PARAMPARÇA | IN THE FADE | AUS DEM NICHTS | Yönetmen: Fatih Akın
  9. PHANTOM THREAD | Yönetmen: Paul Thomas Anderson
  10. DENİZ KIYISINDAKİ EV | THE HOUSE BY THE SEA | LA VILLA | Yönetmen: Robert Guédiguian
  11. TRANSIT | Yönetmen: Christian Petzold
  12. ANONS | THE ANNOUNCEMENT | Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun
  13. SOĞUK SAVAŞ |  COLD WAR | Yönetmen: Pawel Pawlikowski
  14. THELMA | Yönetmen: Joachim Trier
  15. DAHA | MORE | Yönetmen: Onur Saylak
  16. KELEBEKLER | BUTTERFLIES | Yönetmen: Tolga Karaçelik
  17. KAR | SNOW | Yönetmen: Emre Erdoğdu
  18. BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR | Yönetmen: Selman Kılıçaslan