Kuzgunlar

image

Filmin Künyesi:

KUZGUNLAR | KORPARNA | RAVENS | Yönetmen: Jens Assur / Senarist: Jens Assur / Oyuncular: Reine Brynolfsson (Agne), Maria Heiskanen (Gärd), Jacob Nordström (Klas), Peter Dalle (Krister), Saga Samuelsson (Veronika), Jens Jørn Spottag (Carsten), Roger Storm (Alvar), Gösta Viklund (Göran), Max Vobora (Pelle Bula) / İsveç / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

İsveçli ödüllü fotoğrafçı ve yönetmen Jens Assur’un Tomas Bannerhed’in kitabından uyarladığı ilk uzun metraj denemesi Kuzgunlar 70’li yıllarda geçiyor ve çiftlik hayatına sarsıcı bir bakış atıyor. Geçim sıkıntısı çeken çiftçi Agne, İsveç kırsalında ergenlik dönemindeki oğlu Klas ve karısı Gard’la yaşamaktadır. Bütün hayatı mücadeleyle geçen Agne artık çiftliğin sorumluluğunu yavaş yavaş Klas’a bırakmak istemektedir, oysa Klas’ın kendisi için gelecek hayalleri farklıdır. Birer tablo gibi şahane kadrajlarıyla zihninizde yer edecek, baş döndürücü bir görselliğe sahip olan Kuzgunlar hayatı boyunca istemediği bir işi yapmanın, insanın ruhunu nasıl tarumar ettiğini anlatan dokunaklı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve mekan tasarımı başarılı.
  • Sakin ve dengeli tonda ilerleyen bir film.
  • Yönetmenin aynı zamanda ödüllü bir fotoğrafçı olması çekilen görüntülerden de kendini belli ediyor.
  • Senaryosunda zayıflıklar yer alsa da bir ilk film olarak kayda değer bir çalışma olmuş.
  • 2017 yılında çekilen Türk filmi “Sarı Sıcak” (Yönetmen: Fikret Reyhan) ile de tematik bir benzerliği var filmin.
  • “Kuzguna yavrusu şahin görünür”
  • “Sarı Soğuk”

Unutursam Fısılda

image

Filmin Künyesi:

UNUTURSAM FISILDA | Yönetmen: Çağan Irmak / Oyuncular: Farah Zeynep Abdullah (Hatice/Ayperi), Mehmet Günsür (Tarık), Işıl Yücesoy (Hanife), Kerem Bursin (Erhan), Gözde Cığacı (Hanife), Hümeyra (Hatice/Ayperi), Köksal Engür (Erhan), Gürkan Uygun (Plak Yapımcısı) / Türkiye / 2014 / Renkli / 123´

Sinopsis:

Sağlık lisesinden yeni mezun olup, kasabanın sağlık ocağında hemşireliğe adım atan Hanife ve aykırı kzı kardeşi Hatice, küçük ve kendi halinde, muhafazakar bir kasabada yaşamaktadırlar. Hanife ne kadar çekingen ve içine kapanıksa, Hatice bir o kadar haylaz, laf dinlemez ve başına buyruktur. Edebiyata meraklı Hanife kimselere göstermeden bir şiir defteri tutarken, Hatice çevresindeki herkesi unutacak kadar şarkı söylemeye tutkundur. Bir gün yeni atanan kaymakamın oğlu Tarık kasaba merkezine gelir ve iki kız kardeşin hayatı o günden sonra tamamen değişir…

Artılar

  • Bir önceki “Tamam Mıyız” filminin kötülüğünü unutturacak kadar iyi bir film.
  • Farah Zeynep Abdullah’ın oyunculuğu oldukça başarılı.
  • Geçmiş ile bugünün iç içe kurgulanması başarılı bir şekilde uygulanmış.
  • Şarkıları beğendim hele o ilki harikaydı.
  • Kostüm ve dekor tasarımı başarılı.
  • Plak Yapımcısı/Prodüktör rolünde Gürkan Uygun filme renk katmış.
  • Eski dergi, fotoroman, gazete, plak ve eşyaların Ayperi için özel olarak saklandığı oda çok güzeldi.

Eksiler

  • Diyaloglarda sıkça rastladığımız “…pu” kelimesi çok kulak tırmalayıcıydı 🙁
  • Tarık’ın birdenbire ortaya çıkan “Rock” müzik sevgisini anlamlandırmak/çözümlemek zor.
  • Filmin ikinci yarısının başlarındaki klişe diyaloglar başarısızdı.
  • Karakterlerin güzel güzel konuşurlarken birdenbire argolu konuşmaya başlamalarını açıkçası anlayamadım.
  • Özellikle plakçıları dolaşma, evde kayıt yapma sahneleri biraz skeç tadındaydı. Yer yer güldürse de gerekliliği tartışılır.
  • Rock müzik ve rakı balık esprisi 🙁
  • Oğulları ile barışmak için gelen Tarık’ın ailesi ile buluşmalarında Ayperi’nin giydiği kıyafet neydi öyle 🙁

Keşif

  • Hanife ve Hatice isimleri 1970’lere yaraşır isimler olmuşlar.
  • Hanife’nin gençliğini canlandıran Gözde Cığacı ile yaşlılığını canlandıran Işıl Yücesoy oldukça birbirlerine benziyorlar. İyi bir seçim olmuş.
  • Şiire kabiliyeti olan Hanife bana “Taş Bebek” (Yönetmen: Krzysztof Krauze , Joanna Kos) filminde Roman şair Bronisława Wajs karakterini hatırlattı. İki kadın şairimizin de aslında şiirlerden ticari bir beklentileri yok, saf ve temiz duygularla şiirlerini yazıyorlar. “Taş Bebek” filminde aşağıdaki replik çok güzel anlatıyor ve özetliyor aslında bu durumu.
    “Şiirden para alınır mı ki? Onlar benim değil ki. İstedikleri zaman gelip istedikleri zaman gidiyorlar.”
  • Filmin ikinci yarısı ilki kadar başarılı değil.
  • Filmin son sahnesi güzeldi ama keşke ilk hitleri olan şarkı çalsaydı.
  • Ayperi ve Tarık’ın evlerinde duvarda asılı olan Ayperi’nin büyük resmi bana “Sevmek Zamanı” (Yönetmen: Metin Erksan) filminde Boyacı Halil (Müşfik Kenter) ile  onun, duvarda asılı olan resmine/suretine aşık olduğu Meral’i (Sema Özcan) hatırlattı. Tarık da keşke sadece Ayperi’nin suretine aşık mı kalsaydı dedim içimden.
  • Filmin başlarında Hatice karakterine yüklemeye çalışılan (en azından benim öyle düşündüğüm) “Erkek Fatma” rolü çok kuvvetli işlenememiş gibi geldi bana. Hatice’yi bir tek erkeklerle bir futbol maçı yaparken görüyoruz o kadar.
  • Farah Zeynep Abdullah her kıyafeti ile ayrı bir güzel.
  • Hümeyra’nın sabah sabah kendini gecelikle sokağa attığı ve sonrasında ablasının onu alıp eve döndükleri sahne oldukça duygusal ve güzeldi.
  • Bu film çok kötü olmasa da Çağan Irmak, “Dedemin İnsanları” filminden sonra aynı seviyede bir film henüz yapamadı.
  • Kısa süre gözükmesine rağmen Media karakterindeki oyunculuğu beğendim.
  • Filmden bir replik: “Bu sözler müziksiz acıtıyor”

Öylesine

  • “Adını Ayperi Koydum”
  • “Ayperi Nasıl Hatırlar”