Renksiz Rüya

image

Filmin Künyesi:

RENKSİZ RÜYA | HEWNO BERENG | Yönetmen: Mehmet Ali Konar / Senarist: Mehmet Ali Konar / Oyuncular: Civan Güney Tunç (Mirza), Bilal Bulut (Mir Ahmed), Orhan Alıcı, Cuma Karaaslan / Türkiye / 2017 / Renkli / 80´

Sinopsis:

90’lı yılların karanlık politik olaylarının ortasında kalan Mirza, bu uğursuz, süreğen durumun mağduru olmaktan kurtulamamıştır. Annesinin ölümünün ardından iyice içine kapanıp gördüğü kötü rüyalarla savaşmaya çalışan Mirza’nın hayatı, Mir Ahmed’in bir süreliğine evlerine misafir gelmesiyle değişir. Renksiz Rüya, kuşatılmış bir zaman aralığında çocukluk, matem ve hayallerin hikâyesini, bir çocuğun yaşam ritmi ve farkındalığı üzerinden anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar sade, doğal ve başarılı.
  • Senaryoyu dengeli buldum.
  • Çocuk oyuncu Civan Güney Tunç bakışları ile bile oynuyor pek çok yerde.
  • Mir Ahmed evin çatısında gördüğü Mirza’ya “haykır” diye bir tavsiyede bulunur. O anda olmasa bile filmin sonunda bu tavsiyeyi sessiz bir şekilde uygular Mirza.
  • Görsel atmosfer ve bir çocuğun yetişkinlerle olan iletişimini ele alma açısından bu yapım “Rauf” (Yönetmen: Soner Caner, Barış Kaya) filmini hatırlatıyor. Öte yandan “Renksiz Rüya” filminin daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
  • Bingöl’e ait bir halk oyunu olan Kartal’a filmde yer verilmesi güzel olmuş.
  • Film için Ajda Pekkan’dan geliyor: “Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile”
  • “Siyah Giyme Söz Olur”
  • “Siyah Giyen Adamlar”

Karışık Kaset

image

Filmin Künyesi:

KARIŞIK KASET | Yönetmen: Tunç Şahin / Oyuncular: Sarp Apak (Ulaş), Özge Özpirinçci (İrem), Bülent Emin Yarar (Ali), Ulaşcan Kutlu (Ulaş’ın çocukluk hali), Aslıhan Kapanşahin (İrem’in çocukluk hali), Sevinç Erbulak (Feride), Sevinç Erbulak (Yusuf), Atilla Taş (Egemen) / Türkiye / 2014 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Ulaş ve İrem aynı apartmanda yaşayan komşu çocuklarıdır. Beraber oynarlar, beraber servis beklerler ve Ulaş, İrem’e sırılsıklam aşıktır. Ama çok utangaç olduğu için bir türlü açılamaz. Bir akşam babası duygularını bir kaset çekerek duygularını İrem’e anlatmasını tavsiye eder. Ulaş o günden sonra İrem’in doğum günü hediyesi olarak onlarca karışık kaset dolduracaktır…
1990’lı yıllardan itibaren tanışan Ulaş ve İrem’in arkadaşlık ve aşk hikayesini konu alan film Uygar Şirin’in aynı adlı romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Tunç Şahin’in üstlendiği yapım, 20 seneyi aşkındır tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çiftin öyküsünü, her dönemin müziğini kendisine fon alarak anlatıyor.

Artılar

  • Çocuk oyuncular Ulaşcan Kutlu ve Aslıhan Kapanşahin oldukça başarılı. Sarp Apak ve Özge Özpirinçci’ye de oldukça benziyorlar bence.
  • Şarkılar güzeldi.

Eksiler

  • Hikaye içerisindeki 10 yıllık geçişler çok sert yapılmış gibi geldi bana.
  • Düğün sahnesi ve Atilla Taş’ın klibi yer yer gülümsetse de filmin geneli içerisinde ayrıksı bir yerde duruyorlar ve olumsuz bir etki yapıyorlar diye düşünüyorum.
  • İrem’in film çekimi yaptığı bölümdeki oyunculuklar iyi değildi. Bilmiyorum belki bilinçli olarak da bu şekilde oynanmış olabilir.
  • Ulaş’ın babasına ve özellikle de annesine ait profiller film içerisinde tam çözümlenemiyor gibi geldi bana.
  • Annenin ayrılmasından sonra Ulaş ile onu beraber gördüğümüz başka bir sahne olmaması garip geldi.
  • Ulaş’ın babasının ölümünden sonra hayalinin film içerisinde bir süre yer alması fikrini çok başarılı bulmadım.

Keşif

  • Ulaş’ın babası Ali’de biraz “Kış Uykusu” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmindeki Aydın (Haluk Bilginer) karakterini gördüm. İkisinin de yazmak istedikleri tarih kitapları var ( Türk Tiyatro Tarihi ve Türk Pop Müzik Tarihi) ama bir türlü bitiremiyorlar.
  • Kasetten domino taşı etkisi uygulamaları gülümsetti.
  • Filmin ve büyük ihtimalle de kitabın ana temasını oluşturan “kaset” çok başarılı bir fikir olmuş.
  • Filmin büyüme öncesi kısmı bana daha başarılı olmuş gibi geldi.
  • Kaset, Ulaş ve İrem’in aşkında hep geriye sarıyor.
  • Çiftimizin 20 yılı aşkın süredir üç defa ilişki eşiğinde gezinmeleri bana yönetmen Richard Linklater’in üçlemesindeki (“Before Sunrise”, “Before Sunset”, “Before Midnight”) film isimlerine atıfta bulunmamı sağladı: “Before Cassette”, “Before CD” ve “Before USB”
  • Hem şarkıların filmde önemli bir yeri olması hem de Ulaş – İrem arasındaki ilişki bana “Issız Adam” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmini hatırlattı.

Öylesine

  • “Karışık Çocukluk”
  • “Issız Kaset” | “Karışık Adam”
  • “Kasetteki Yalnızlık”
  • Bir 10 yıl sonra Ulaş bu sefer elinde bir hap ile İrem’in karşısına çıkabilir: “Karışık Hap”. İrem de Tarkan’ın “Hüp” şarkısını dinleyerek hapı içine çekecektir herhalde 🙂