Kar Korsanları

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

KAR KORSANLARI | Yönetmen: Faruk Hacıhafızoğlu / Oyuncular: Taha Tegin Özdemir (Serhat),
Yakup Özgür Kurtaal (Gürbüz), Ömer Uluç (İbo), Yücel Can (Deli Durdağı), İlker Sır (Yeke Cello), İsa Mastar (Cesur Cello), Oğuzhan Ulukaya (Mökgem Cello), Arda Ilkin Parlak (Vedat)
 / Türkiye / 2015 / Renkli/ 83´

Sinopsis:

1981 yılında geçen film, 1980 darbesi sonrasında Kars’ta yaşanan bir hikayeyi ele alıyor. O dönem aylarca karla kaplı olan bölgede darbenin getirdiği birçok sorunun yanısıra kömür bulmak da imkansızdır. Kömür yalnızca imtiyazlı kişilerin ve bazı devlet kurumlarının ulaşabildiği bir nimet niteliğindedir. Yakın üç arkadaş olan Serhat, Gürbüz ve İbo darbenin ardından gelen karne tatilinde oyun oynamak yerine kömür aramaya başlayacaktır. En temel ihtiyaçlarından biri olan ısınma ihtiyacı için verecekleri bu mücadele çocukluklarını şekillendirecek bir dayanışma hikayesine dönüşecektir. Faruk Hacıhafızoğlu’nun senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başlıca rollerinde Taha Tegin Özdemir, Yakup Özgür Kurtaal, Ömer Uluç ve İlker Sır gibi isimler yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim ve başarılı buldum.
  • Filmde minimal düzeydeki müzik kullanımı iyi bir tercih olmuş.

Eksiler

  • Nispeten daha varlıklı/ayrıcalıkla zümre ile ilgili biraz daha somut görüntülere yer verilse iyi olabilirdi.

Keşif

  • Duvardaki gölge oyunundan buz pistine yapılan sahne geçişi oldukça güzeldi.
  • Bu filmde “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” (Yönetmen: Ahmet Uluçay) filminin masalsı yönüyle “Yusuf ile Kenan” (Yönetmen: Ömer Kavur) filmindeki gerçekçi yönün bir bileşkesi var.
  • İtalyan Yeni Gerçekçiliği filmlerinin tadı ve havası var bu filmde.

Öylesine

  • Bulunamadı. 

Tepecik Hayal Okulu

image

Filmin Künyesi:

TEPECİK HAYAL OKULU | Yönetmen: Güliz Sağlam / Oyuncular: Belgesel bir film / Türkiye / 2014 / Renkli / 55´

Sinopsis:

Yaşadığı her anı görsellikle tasvir etme tutkusu, sinemayla büyülenmiş birine tüm yapım zorluklarıyla, engellerle mücadele etme gücü verebilir mi?
Birbirinden özgün ve yaratıcı kısa filmleri ve tek uzun metraj filmi ‘Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’ la tanınan, Ahmet Uluçay, bundan on iki yıl önce beynindeki tümörle tanışır ve onu aldırmak için ilk ameliyatını olur. Bu film, Uluçay’ın düşle gerçek arasında gidip gelen yaşamına paralel biçimde hastane koridorlarının yarı karanlığından köye, çocukluğa, düşlere, bir sinema tutkununun dünyasına taşır bizi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda belgeseli beğendim. Önemli ve fantastik bir kişilik olan Ahmet Uluçay’dan kalan güzel bir hatıra olmuş.

Eksiler

  • Filmlerinden belki biraz daha fazla kareler gösterilse iyi olabilirdi.
  • Belgeselde keşke sinema dünyasının içinden duayen birileri de yer alsaydı.

Keşif

  • Ahmet Uluçay’ın köyündeki, ailesindeki yakınlarının Tarkosvski, Bergman, Antonioni vb. hakkında bir şeyler söylüyor/paylaşıyor olmaları pek hoş ve şaşırtıcıydı.
  • Film isimleri bile Ahmet Uluçay’ın fantastik dünyasını anlatmaya yetiyor.

Öylesine

  • Tepecik Hasat Okulu

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

image

Filmin Künyesi:

KARPUZ KABUĞUNDAN GEMİLER YAPMAK | BOATS OUT OF WATERMELON RINDS | Yönetmen:  Ahmet Uluçay / Oyuncular: İsmail Hakkı Taslak (Recep), Kadir Kaymaz (Mehmet), Gülayşe Erkoç (Nezihe), Boncuk Yılmaz (Nihal), Hasbiye Günay (Güler), Mustafa Çoban (Karpuzcu Kemal), Fizuli Caferov (Deli Ömer), Ahmet Uluçay (Berber) / Türkiye / 2004 / Renkli / 98´

Sinopsis:

Tüm hayatını bir köyde geçiren Ahmet Uluçay’ın çocukluk anılarına döndüğü Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, yönetmenin film gösterimi düzenlemek için projeksiyon makinesi yapmaya çalışmaktan bizzat film çekme hayaline, ayrıca güzel bir komşu kızına uzanan ilk aşklarının ve imkânsızlıkların hikâyesi. Ancak Uluçay’ın seyirciye aktardıkları, basit bir sinema aşkından veya “köyde sinemasever olmanın” zorluklarından ibaret değil. Uluçay, sıkıcı bir gündelik hayatın içinde bir sinemacının gözünün nasıl gördüğüne, hayatı kendi algısında nasıl sinemalaştırdığına dair mizansenlerle, sembolizme kaymadan farklı çağrışımlara (kısmen Anadolu mistisizmine) kapı açan bir imgelemle zenginleştiriyor filmini.

Artılar

  • Film genel olarak güzeldi. Mizahi yönden Arzu Film ekolüne yakın buldum.
  • Saniyede 24 kare olayının Deli Ömer’in etrafı seyrederken uygulanması güzel bir denemeydi.
  • Karpuzcu Kemal karakteri filme önemli ölçüde renk katmış.
  • Recep ve Mehmet’in sinema salonunda makinistin penceresine baktıkları sahne güzeldi.
  • Filmde ara ara duyduğumuz “Beyaz Giyme Toz Olur” türküsünün müziği iyi bir seçim olmuş.
  • Nihal rolünde Boncuk Yılmaz’ı oldukça başarılı buldum.

Eksiler

  • Filme katılan gerilim ve korku öğeleri bence pek başarılı olmamış sanki.
  • Nihal’in, gecenin bir yarısı kalkıp Recep’in hediye ettiği bir cevizi kırıp sonra yatağına dönüp onu arzulu bir şekilde yemesi ilginç bir denemeydi ama pek inandırıcı gelmedi bana.
  • Recep ve Mehmet’in köy yaşamlarına ve ailelerine dair biraz daha sahne olsa sanki güzel olurdu.

Keşif

  • Nihal’in annesinin, Recep’in saçlarını ipek gibi diye övdükten sonraki yakın bir sahnede Recep’in saçlarının kesilmek zorunda kalınması iyi bir ironi olmuş.
  • Köylü – Kasabalı arasındaki sınıf farkına ilişkin dokundurmalar ve göndermeler dikkate değer.
  • Filmin sonuna doğru cinnet getiren Ömer’in, Recep ve Mehmet’in sinema teçhizatını dağıttığı sahnede hayvanların tepki vermeleri uygulamasını beğendim.
  • Recep ve Mehmet’in köy ile kasaba arasında yolda yürürlerken çekilen sahnelerde kamera onları bize hep arkaları dönük olarak gösteriyor. Konuşurlarken yüzlerini göremiyoruz.

Öylesine

  • “Recep’in kırdığı ceviz bini aştı”.