Dovlatov

image

Filmin Künyesi:

DOVLATOV | Yönetmen: Alexey German Jr. / Senarist: Aleksey German, Yulia Tupikina / Oyuncular: Milan Maric (Sergei Dovlatov), Danila Kozlovsky (David), Helena Sujecka (Elena Dovlatova), Artur Beschastny (Iosif Brodsky), Anton Shagin (Anton Kuznetsov), Piotr Gasowski (Semyon Aleksandrovich), Eva Gerr (Katya Dovlatova), Hanna Sleszynska (Editör) / Rusya / 2018 / Renkli / 126´

Sinopsis:

1971, Leningrad. Ölümünden sonra ünlenecek Rus yazar Sergei Dovlatov, günlerini yazılarının yayımlanmasının koşulu olan Yazarlar Sendikası’na üyeliğini kovalayıp ufak yazı işleriyle geçirir. Akşamları ise caz dinlenen partilerde kentteki sanatçı ve yazarlarla bir araya gelir. Under Electric Clouds’un yönetmeni Alexey German Jr., Berlin’de dünya prömiyerini yapan yeni filminde Dovlatov’un hayatından altı günü anlatıyor ve bu hikâye üzerinden dönemin entelektüel çevresi ve onların Brejnev zamanı Sovyetler Birliği’yle ilişkisinin de portresini sunuyor. Yönetmen, John Steinbeck’ten Vladimir Nabokov’a uzanan referanslarla dolu senaryosunu, koreografileriyle büyüleyen sahnelerle aktarıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Milan Maric başta olmak üzere tüm oyuncu performansları başarılı.
  • Senaryo ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Uzun süresine rağmen film hiç sıkmıyor/bunaltmıyor.
  • Yönetmenin filmde uyguladığı kamerayı kullanım biçimi yönetmen olan babası Aleksey German’ın “Tanrı Olmak Zor İş” filmini akıllara getiriyor.
  • Bir sanatçının üretim alanının kısıtlanması, özgürlüğünün engellenmesi, baskı görmesi, çile çekmesi vb. gibi açılardan “Ardıl Görüntü” (Yönetmen: Andrzej Wajda) filmi ile de benzerlik taşımakta.
  • Filmden bir replik: “Zamanın anahtar deliğinden bakmak istiyorum…”
  • “Yazar Olmak Zor İş”

Yedinci Uydu

image

Filmin Künyesi:

YEDİNCİ UYDU | SEDMOY SPUTNIK| THE SEVENTH COMPANION | Yönetmen:  Aleksey German, Grigori Aronov / Oyuncular:  Andrei Popov (General Adamov), Aleksandr Anisimov (Kukhtin), Georgiy Shtil (Kimka), Pyotr Chernov (Zykov), Vladimir Osenev (Priklonski), Sofiya Giatsintova (Generalin Eşi) / SSCB / 1967 / Siyah-Beyaz / 89´

Sinopsis:

Yedinci Uydu, savaş denen saçmalığın içine düşen halkın son derece insani duygularını işlediği özel bir film. Boris Lavrenev’in kısa romanından esinlenerek beyaz perdeye aktarılan film, iç savaş sırasında Rusya’yı kasıp kavuran “Kızıl Terör” olaylarıyla açılıyor. Çar yanlılarıyla beraber tutuklanan Tümgeneral Adamov affedilir ve salıverilir. Gelgelelim, devrimden sonra, Adamov’un evi bayağı kalabalık bir komüne dönmüştür. Gidecek başka yer bulamayan bu asker, tekrar cepheye dönmek için büyük bir mücadeleye girişir.

Artılar

  • Senaryoyu başarılı buldum.
  • Görüntü yönetimi de başarılıydı.

Eksiler

  • Bu filmde kadının pek bir temsili yok.
  • Adamov’un hem Kızıllar hem de Beyazlar tarafından sevilmesi/önemsenmesi bana pek inandırıcı gelmedi.

Keşif

  • Nihayet Aleksey German’ın sevdiğim bir filmine denk geldim.
  • Adamov’un komün haline getirilen evininin kapı numarası 7. Filmin adının bununla bir ilişkisi olabileceğini düşündüm.
  • Adamov, çamaşır yıkarken adaleti bulduğunu söylüyor bir sahnede. Kirli çamaşırları yıkayarak kendince adaleti ortaya çıkarmak istiyor belki de.
  • Beyazların tarafında birinin, üst makamdakilere karşı söylediği şu cümleyi beğendim ve anlamlı buldum: “Beni anlayamazsınız, anlayamadınız.”
  • Adamov’un Kızılların yanında iken müzik aleti olarak piyano çalınması; Beyazların tarafındayken ise saz/mandolin çalınması kendi içerisinde oldukça iyi bir tezat yaratmış.
  • Adamov’un idam edileceklerin listesini okuduğu sahne oldukça dokunaklıydı.
  • “Yedinci Mühür” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filminde aranan ölüm iken “Yedinci Uydu” filminde aranan adalet oluyor.

Öylesine

  • “Adamov Olacak Çocuk”
  • “General Adamov’un Adaleti”
  • “Adalet İçin: General Adamov”

Hrustalyov, Arabamı Getir!

image

Filmin Künyesi:

HRUSTALYOV, ARABAMI GETİR! | KHRUSTALYOV, MASHINU!| KHRUSTALYOV, MY CAR!  | Yönetmen:  Aleksey German / Oyuncular: Yuriy Tsurilo (General Klensky, Yu. Tsurilo), Nina Ruslanova (N. Ruslanova), Mikhail Dementyev (Çocuk, M. Dementyev), Aleksandr Bashirov (Idiot, A. Bashirov) / Rusya / 1998 / Siyah-Beyaz / 137´

Sinopsis:

Görsel anlamda çarpıcı ve son derece kışkırtıcı bir karabasan bu. Stalin rejiminin akıl tutulmasına uğramış son günlerini dehşet içinde anan bir film. Utanç verici “Doktorlar Davası”ndan yola çıkan German, Yahudileri tasfiye etmek amacıyla yapılan operasyonda Gulag’a sürülen, Kızıl Ordu generallerinden ve aynı zamanda ünlü bir beyin cerrahı olan Yuri Glinşi’nin öyküsünü anlatıyor. Yönetmen German, insanı kahreden, hiçbir kanaatin asla değişmediği o acı günlerin gergin havasını yaratmak için, oldukça keskin görsel ve duysal etkiler yaratmış.

Artılar

  • Kalabalık bir oyuncu topluluğu ve bununla birlikte mekan yönetimi oldukça başarılı.

Eksiler

  • Yok, olmuyor. Aleksey German filmleri benim harcım değil sanırım.
  • Belki benden ötürü ama filmde senaryoya ya da hikaye akışına tam olarak vakıf olmak pek mümkün değil.

Keşif

  • Gazetecinin şemsiyesinin iki kez kendiliğinden açılıp üçüncüde açılmamasını ilginç bir uygulama olarak buldum.
  • General Klensky sima olarak bana “Üç Arkadaş” (Yönetmen: Memduh Ün) filmindeki “Osman Büyükbulut” karakterini canlandıran Altan Günbay’ı hatırlattı.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Arkadaşım İvan Lapşin

image

Filmin Künyesi:

ARKADAŞIM İVAN LAPŞİN | MOY DRUG IVAN LAPSHIN| MY FRIEND IVAN LAPSHIN  | Yönetmen:  Aleksey German / Oyuncular: Andrei Boltnev (Ivan Lapshin), Nina Ruslanova (Natasha Adasova), Andrey Mironov (Khanin), Aleksei Zharkov (Okoshkin), Zinaida Adamovich (Patrikeyevna) / Rusya / 1984 / Siyah-Beyaz / 100´

Sinopsis:

Aleksey German’ın babası Yuri German’ın yazdığı çok sevilen kısa öykülerden sinemaya aktarılan bu komedi, 1937 yılında Rusya’da gözlerden ırak, yoksul bir köyde geçiyor. Öyküyü anlatan çocuk, beş adamla birlikte bir komünde yaşıyor. Bu adamlardan biri de ünlü polis müfettişi Lapşin. Müfettiş, suçluların korkulu rüyası ancak, mesele aşka gelince, şans yüzüne hiç gülmüyor. 1989 yılında Sovyet eleştirmenler tarafından tüm zamanların en iyi Sovyet filmi seçilen German’ın bu üçüncü filmi, yönetmene “Tarkovski’den bu yana Sovyet sinemasının gördüğü en radikal güç” gibi övgüler getirdi.

Artılar

  • Ivan Lapşin rolünde Andrei Boltnev ve Natasha Adasova rolünde Nina Ruslanova birer adım öne çıkıyorlar.
  • Filmdeki oyunculuklar ortalamanın üzerindeydi.

Eksiler

  • Bu izlediğim 2. Aleksey German filmi. Maalesef yine beğenmedim.
  • Acaba hikayenin anlatıcısı olan çocuk filmin içerisinde daha çok yer alsa iyi olmaz mıydı diye düşünmeden edemedim.
  • Bir iki tanıtım yazısında filmin komedi yönünün de güçlü olduğu belirtilmişti ama ben izlerken pek rastlayamadım açıkçası.
  • Komün alanında yaşayan diğer insanların hayatları ile ilgili biraz daha fazla bilgi alsak fena olmazdı.

Keşif

  • Ivan Lapşin’in mesleğinin verdiği etkiyle çamaşır leğenine elindeki tahta çubuğu delil arar gibi sokup sonrasında elini yaktığı sahne güzeldi.
  • Komünde hizmetçi olarak çalışan kadın karakter filme tempo kazandırmış. Bu karakter bana nedense “Yaban Çilekleri” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filmindeki Dr. Isak Borg’un hizmetçisini hatırlattı.

Öylesine

  • “Lapşin Diye Biri”.

Tanrı Olmak Zor İş

image

Filmin Künyesi:

TANRI OLMAK ZOR İŞ | TRYDNO BYT´ BOGOM| HARD TO BE A GOD | Yönetmen:  Aleksey German / Oyuncular: Leonid Yarmolnik (Don Rumata), Aleksandr Chutko (Don Reba), Yuriy Tsurilo (Don Pampa), Evgeniy Gerchakov (Budakh), Natalia Moteva (Ari), Dmitriy Vladimirov / Rusya / 2013 / Siyah-Beyaz / 170´

Sinopsis:

Boris ve Arkady Strugatsky’nin 1964 tarihli kült romanının 1989’da yazarların izni olmadan ilk kez sinemaya uyarlanışından bu yana merakla beklenen Tanrı Olmak Zor İş,ne yazık ki ancak yaratıcısı Aleksey German’ın ölümünden sonra tamamlanabildi ve prömiyerini 2013 Roma Film Festivali’nde yaptı. Stalker’a da ilham kaynağı olan Strugatsky kardeşler de filmin bu yetkin uyarlamasını görecek kadar yaşayamadı. Hikâye, ortaçağdaymış gibi yaşayan ve pagan bir tanrının sözde oğlu tarafından yönetilen insanların yaşadığı Arkanar gezegeninde geçiyor. Dünya’dan bir elçi, insani fikirleri yaymak amacıyla Arkanar’a gidiyor. Aleksey German bu son filminde Tanrı ile insan arasındaki hiyerarşiye bir bakış atıyor.

Artılar

  • Don Rumata rolünde Leonid Yarmolnik’in oyunculuk performansı film boyunca maksimumdaydı.
  • Ari rolünde Natalia Moteva da oldukça başarılı.
  • Oyuncu ve mekan yönetimi oldukça başarılı.

Eksiler

  • Filmin süresi daha kısa olabilir (miydi).
  • Filmin temposunun devamlı yukarıda olması izlenebilirliği olumsuz etkiledi diye düşünüyorum.

Keşif

  • Tanrı ve din konularını irdeleme, karakterler ve mekanlardaki gerçeküstücü yaklaşımlar açısından bu film sanki “Faust” (Yönetmen: Aleksandr Sokurov) filminin siyah-beyaz versiyonu gibiydi.
  • Bir iki sahnede Don Rumata’ya bir olayla ilgili haber veren, hatırlatma yapan karakter bana “Gora” (Yönetmen: Ömer Faruk Sorak) filmindeki “Bir cisim yaklaşıyor efendim” mizansenlerini hatırlattı.
  • Savaş öncesi Don Rumata’nın giyecek pantolon bulamaması hoş bir sahneydi.
  • Film kimi özellikleri açısından bana yer yer “Andrei Rublev” (Yönetmen: Andrey Tarkovski) filmini hatırlattı.

Öylesine

  • “Bu Filmi İzlemek Zor İş”
  • Don Rumata için Müslüm Gürses’ten geliyor : “Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş”