Alev Alev

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Alev Alev | Yönetmen: Halit Refiğ / Senarist: Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Gülşen Bubikoğlu (Alev), Tarık Akan (Murat), Cüneyt Arkın (Şahin), Çiğdem Tunç (Ümran, Şahin’in Yeğeni), Hulusi Kentmen (Asım Reis), Sevda Aktolga (Leyla), Şemsi İnkaya (Reklamcı Bülent, Leyla’nın Sevgilisi), Baki Tamer (Alev’in Babası), Nuran Aykut (Alev’in Annesi), Talat Gözbak (Doktor), Turgut Boralı (Mahmut, Alev’in Patronu), Tevhid Bilge (Uşak), Nevzat Okçugil (Hizmetçi), Hüseyin Güler (Şahin’in Adamı), Renan Fosforoğlu (Rıza, İş İnsanı), Melih Çardak (Dansçı), Ali Demirel (Polis), Mesut Sürmeli / Türkiye / 1984 / Renkli / 93´ 

Özet:

Filmde, genç bir kızla onu aldatan sevgilisinin öyküsü konu edilir. Murat, yakışıklı bir yat kaptanıdır. Sevgilisi Alev ile evlilik plânları yapmaktadır. Ancak bunun için paraya ihtiyaçları vardır. Murat, zengin bir iş adamı olan Şahin’in yeni bir kaptan aradığını öğrenir. Kendisine bol kazanç sağlayacak bu iş sayesinde evlilik masraflarını karşılamayı tasarlar. Ancak bir yolculuk sırasında Şahin’in yeğeniyle birlikte olur. Bu ihanet, Murat ile Alev’in yeniden bir araya gelmesini imkânsız bir hâle getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmin müzikleri güzel.
  • Cüneyt Arkın, Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan üçlüsüne, benzer aşk/sevgili rollerinde yine Halit Refiğ’in yönettiği, senaryosunu de yine Erdoğan Tünaş’ın kaleme aldığı “Paramparça” filminde de rastlarız.
  • Filmden bir replik: “Evliliğim senin arzunla oldu, ayrılığım da benim arzumla”
  • “Alev Olmuş Bir Genç Kızın Portresi”
  • “Alev Almış Bir Genç Kızın Dalgası”

Beklenen Şarkı

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Beklenen Şarkı | Yönetmen: Ülkü Erakalın / Senarist: Erdoğan Tünaş, Fuat Özlüer / Oyuncular: Kartal Tibet (Selim Varol), Hülya Koçyiğit (Gül Deniz), Zeynep Tedü (Meral Altunizade), Münir Özkul (Kemani Latif Yanıkyay), Hulusi Kentmen (Selim’in Dedesi, Selim’in Annesinin Babası), Atıf Kaptan (Selim’in Babası), Serpil Gül (Selim’in Annesi), Gülistan Güzey (Gül’ün Annesi), Cenk Er (Osman, Gül’ün Babası), Süha Doğan (Bahri Kaplan), Zeki Tüney (Saz Salonu Sahibi), Muzaffer Yenen (Müzik Okulu Öğretmeni), Mahmure Handan (Dadı), Nermin Özses (Müzik Okulu Hademesi), Talia Saltı (Müzik Okulu Hademesi), Ali Demir (Müzik Okulu Görevlisi), Remziye Fırtına, Handan Adalı, Yaşar Şener (Meyhane Müşterisi), Mustafa Yavuz (Meyhane Müşterisi), Niyazi Gökdere / Türkiye / 1971 / Renkli / 82´ 

Özet:

Filmde, zengin bir erkekle fakir bir kızın engellerle dolu aşkı anlatılır. Selim, babasının isteği üzerine Meral’le nişanlanmıştır. Babasının işleri iyi değildir. Meral varlıklı bir ailenin kızıdır. Selim’in ailesi, bu evlilik sayesinde sıkıntıdan kurtulacaktır. Ancak delikanlı Meral’i sevmemektedir. Nişanlısını okuldan almak için gittiği bir gün Gül’le tanışır. Gül, iyi yetiştirilmiş bir kızdır. Ancak maddi sıkıntı çekmektedirler. Annesini rahat ettirmek için Meral’in öğrenci olduğu okulda hademelik yapmaya başlamıştır. Selim, önce sesinden, sonra güzelliğinden çok etkilenmiştir. Ancak arada babasının gururu ve borçları vardır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Seslendirilen şarkılar güzel.
  • Filmdeki mekanlardan Müzik Okulu, “Adını Anmayacağım” (Yönetmen: Orhan Elmas) filminde de yer alır.
  • Hülya Koçyiğit’in yine şarkıcı karakterlerini canlandırdığı “Adını Anmayacağım” (Yönetmen: Orhan Elmas) ve “Üç Arkadaş” (Yönetmen: Memduh Ün) filmlerinde de karakterlerin ismi Gül’dür.
  • Yarım kalan bestenin piyano ve kanun eşliğinde, Selim’in Annesi (Piyano) ve Gül’ün Annesi (Kanun) tarafından icra edildiği sahne güzel.
  • Beklenen şarkı/beste: “Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin” (Söz: Sabih Gözen, Beste: Zeki Müren). Bu arada film aynı isimle 1953 yılında ilk olarak çekilmiş olup başrolde Zeki Müren yer almaktadır.
  • Filmden bir replik: “Şarkınız bende tertemiz duygular uyandırdı.”
  • Filmden bir replik: “Beni üzen, kader çizginin benimkine benzemesi.”
  • Filmden bir replik: “Aslında ikimiz de bu güzel bestenin eksik birer sayfalarıyız.”
  • Hulusi Kentmen için Mümtaz Ener seslendirmesi bu filmde yakışmamış.
  • Selim’in Babası’nın filmden bir anda çıkması biraz tutarsız olmuş.
  • “Yarım Kalan Şarkı”
  • “Beklenen Saadet”

Zehra

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Zehra | Yönetmen: Yücel Çakmaklı / Senarist: Bülent Oran / Oyuncular: Hülya Koçyiğit (Zehra Altuğ), Ediz Hun (Murat Altuğ, Zehra’nın Eşi), Yalçın Gülhan (Erol), Suzan Avcı (Nehire, Zehra’nın Annesi), Hulusi Kentmen (Mümtaz, Zehra’nın Babası), Atıf Kaptan (Hüseyin, Zehra’nın Dedesi/Mümtaz’ın Babası), Nilgün Kasapbaşoğlu (Ayşe), Feridun Çölgeçen, Leman Akçatepe (Kalfa), İsmail Hakkı Şen (Atlı Kulüp Başkanı), Ahmet Turgutlu (Kahya), Yıldırım Gürses, Eşref Vural (Ömer Ağa), Hikmet Gül, Nimet Tezel (Fatma Nine) / Türkiye / 1972 / Renkli / 87´ 

Özet:

Filmde, Zehra’nın kocası Murat için yaptığı fedakârlık konu edilir. Zengin bir ailenin kızı olan Zehra, şehirde büyümüş, eğlence hayatından hoşlanan biridir. Kızının arkadaş çevresinden memnun olmayan babası Mümtaz Bey, kızını bir süreliğine köye götürür. Zehra, bu duruma oldukça üzülür. Köyde tanıştığı müzisyen Murat ile gün geçtikçe köye alışmaya başlar. Bu tanışma zamanla aşka dönüşür ve kısa sürede evlilikle sonuçlanır. Bu birliktelik Murat’ın geçirdiği bir kaza sonucu kör olmasıyla bozulur. Murat, Zehra’yı bir süre sonra terk eder. Zehra ise Murat’tan ayrılmamak için büyük bir fedakârlık yapmak zorunda kalacaktır. 

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • “Zeluş”
  • “Birleşen Yollar”
  • Filmin müziklerinde imzası olan değerli sanatçı Yıldırım Gürses’i ayrıca filmde de görmek güzel.

Umut

8 out of 10 stars (8 / 10)

Umut filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Umut | Yönetmen: Yılmaz Güney / Senarist: Yılmaz Güney / Oyuncular: Yılmaz Güney (Cabbar), Gülsen Tunççelik Alnıaçık (Fatma, Cabbar’ın Eşi), Tuncel Kurtiz (Hasan), Osman Alyanak (Hüseyin Hoca), Nimet Tezel (Cabbar’ın Annesi), Kürşat Alnıaçık (Mehmet Emin), Sema Engin (Cemile), Hicret Gürson (Hicret) / Türkiye / 1970 / Siyah-Beyaz / 100´ 

Özet:

Film, yoksulluktan kurtulmaya çalışan bir arabacının yaşadıklarını konu edinir. Cabbar, ailesini geçindirebilmek için iki atıyla arabacılık yapmaktadır. Taksilerin çıkmasıyla atlı araba devri kapanmıştır. Belediye de geriye kalan atlı arabaları kaldırmayı düşünmektedir. Bu şartlar altında çalışan Cabbar, yalnızca ailesinin günlük nafakasını çıkarabilmektedir. Bir otomobilin çarpmasıyla atlarından biri ölür. Kıt kanaat geçinen aile atın ölümüyle iyice perişan olur. Kalan ata ve arabaya da alacaklılar el koyar. Hiçbir çıkış yolu kalmayan Cabbar elindekileri satarak arkadaşı Hasan ile birlikte define avına çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Görüntü yönetimi başarılı.
  • Özellikle filmin giriş bölümlerinde Cabbar’ın evinin içinden gösterilen kareler adeta bir resim tablosu gibidir.
  • Cabbar’ın tanıdığı/geçmişte yanında çalıştığı kişilerden borç istediği sahneler oldukça güzel.
  • Fatma karakteri “Sultan” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmindeki “Sultan” (Türkan Şoray) karakterini hatırlatır. İki filmde de dört çocuk vardır ve çocuklar annelerini canından bezdirmiştir.
  • Define avından hemen önceki gece Cabbar ailesine Kebapçı’da son bir akşam yemeği yedirir. Bu durum adeta Leonardo da Vinci’nin “Son Akşam Yemeği” resim tablosunun bir versiyonudur sanki.

Umut Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Cabbar & Hasan: Bir Hayalimiz Vardı”

Aydede Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Ezgi Mola - Aydede Filmi "Rabia" rolünde

Aydede filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

AYDEDE | ROAD TO THE MOON |Yönetmen: Abdurrahman Öner / Senarist: Abdurrahman Öner / Oyuncular: Ezgi Mola (Rabia), Bilal Zeynel Çelik (Bekir), Mehmet Özgür (Osman – Kaporta Ustası), Reha Özcan (Necati – Enişte), Banu Fotocan (Fatma – Abla), Ayşenil Şamlıoğlu (Dürdane – Komşu), Nazan Kesal (Neriman), Nalan Kuruçim (Necla), Emirhan Ateş (Hasan), Melih Acar (Ümit), Azmi Bulut (Oğuzhan), Hacer Ela Yamaç (Eda) / Türkiye / 2018 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Küçük yaşta babasını kaybetmiş olan Bekir’in annesi Rabia ile dedesi İlyas, birlikte kasabanın tuhafiye dükkânını işletmektedir. İlyas vefat edince, üzülmemesi için Küçük Bekir’e çok sevdiği dedesinin öldükten sonra Ay’a gidip, Aydede olduğu söylenir. Bekir televizyonda gördüğü Badi filmindeki gibi, bir bisiklet alıp Ay’a uçmayı ve dedesini görmeyi hayal eder. Annesi Rabia ise, ablası ile aralarında çektikleri miras kurasında, oturdukları evle tuhafiye dükkânını kaybeder, ardından ablası ile amansız bir miras kavgasına tutuşur. Yaşadığı platonik aşk, Rabia’nın hayatını daha da zorlaştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar iyi.
  • Enişte karakterine hayat veren Reha Özcan kısa süre yer almasına karşın “kötü adam” rolünün hakkını veriyor.
  • Rabia’nın oğlu Bekir’e anlattığı“Aydede” hikayesi inandırıcılık anlamında sıkıntılı görünüyor senaryo/hikaye ile ilgili bilmediğim bir detay yoksa. Zira Bekir’in babası da hayatını kaybetmiş ve bu gerçeği Bekir anlayabilmiş/kabul edebilmiş.
  • Filmin kimi bölümlerinde Rabia’nın verdiği tepkiler/patlamalar çok ani oluyor. Bu durum inandırıcılık anlamında zaman zaman sıkıntı yaratıyor.
  • Filmin başlarında yer alan okul sahnesinde, öğrenci Ali pencereden dışarıya bakıyor ve bir at görüyor. Yılların ilkokul fişi bir anlamda gerçekleşiveriyor: “Ali ata bak”
  • Filmde ayın gösterildiği sahneler bir anlamda film içindeki bölümlemeler gibi olmuş diye düşünülebilir. Filmin başında ayın tamamı görünürken sonlara doğru ay gitgide belirsizleşiyor.
  • Filmden bir replik: “Dünya değirmen öğüttüğü de insan”
  • Fransa Kraliçesi Marie Antoinette tarafından söylendiği ileri sürülen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” cümlesi bu filme şu şekilde uyarlanabilir belki: “Mercimek bulamıyorlarsa böreği fırına versinler”
  • Filmin bisikletle olan ilişkisi başka bir Türk filmi olan “Mavi Bisiklet” (Yönetmen: Ümit Köreken ) isimli çalışmayı akla getiriyor. Bu filmle ilgili “Öylecine Bir Aşk” içerisindeki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Aydede Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Siyah Bisiklet”

 

Camdan Atlar

image

Filmin Künyesi:

CAMDAN ATLAR | WINDOW HORSES | Yönetmen: ANN MARIE FLEMING / Senarist: ANN MARIE FLEMING / Oyuncular: SANDRA OH (Rosie Ming), ELLEN PAGE (Kelly), SHOHREH AGHDASHLOO (Mehrnaz), DON MCKELLAR (Dietmar), OMID ABTAHI (Ramin), NAVID NEGHABAN (Mehran), NANCY KWAN (Gloria) , EDDY KO (Stephen), PAYMAN MAADI (Payman)  / Kanada / 2016 / Animasyon / 88´

Sinopsis:

Genç Kanadalı şair Rosie Ming İran’da bir şiir festivaline davet edilir. Oysa Fransız kültürüne aşırı meraklı olan Rosie’nin hayalinde Paris yatıyordur. Ona fazlasıyla düşkün Çinli büyükanne ve dedesiyle yaşayan Rosie daha önce tek başına hiçbir yere gitmemiştir. İran’a vardığında kendisini birden şairlerin arasında bulur. Ona dil ve şiir sevgisi aşılarlar. Ayrıca kendisini terk ettiğini düşündüğü İranlı babasıyla ilgili hikâyeler anlatırlar ve bu sayede ona beklenmedik bir kapı açılır. Rosie kendi kültürel kimliğini daha yakından tanıyacağı bir yolculuğa çıkmıştır; babasının geçmişini araştırırken kendi benliğiyle barışma süreci de başlar. Filmin şiirsel animasyon tarzı daha önce görmüş olduğunuz hiçbir şeye benzemiyor; onlarca çizerin üzerinde çalıştığı hikâye izlerken gülümsetecek incelik ve özgünlükte. Ancak Camdan Atlar yalnızca görsel bir zevkle uğurlamıyor izleyicisini; kadın odaklı hikâye anlatımının yepyeni bir örneğini sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • “Roise Can”
  • Şiirler ve şairler ile ilgili yapılan atıflar, alıntılar, betimlemeler güzeldi.

Sütak

image

Filmin Künyesi:

SÜTAK | SUTAK| HEAVENLY NOMADIC | Yönetmen: Mirlan Abdykalykov / Oyuncular: Tabyldy Aktanov (Tabyldy), Jibek Baktybekova (Umsunai), Taalaikan Abazova (Shaiyr), Anar Nazarkulova (Karachach), Jenish Kangeldiev (Ermek), Myrza Subanbekov (Ulan) / Kırgızistan / 2015 / Renkli/ 81´

Sinopsis:

Kırgızistan´ın en ücra dağları… İhtiyar at çobanı Tabuldu, karısı Karaşah ve gelinleri Şair ile yedi yaşındaki torunları Umsunay, bu dağlarda yaşayan bir aile. Şair´in kocası yıllar önce bir nehirde boğularak ölmüş. Ancak tatilden tatile ziyaret için gelen oğlu ise şehirde okuyor. Hayat bu dağlarda kendi rutininde sürüp giderken, orta yaşlı bir meteorolog olan Ermek çıkageliyor. Bu gelişme ailenin hayatında köklü değişiklikleri de beraberinde getiriyor. Mirlan Abdykalykov´un Karlovy Vary Film Festivali´nde bolca takdir toplayan ve Kırgızistan´ın Oscar adayı olan ilk filmi, yavaşça dünyayı terk etmekte olan geleneklerle ilgili şiirsel bir portre.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir film olmuş.
  • Çocuk karakter Umsunay filme oldukça renk katmış.

Eksiler

  • Şair’in Ermek’in evlenme teklifini kabul etmemesine dair nedenler tam olarak yer almıyor filmde.

Keşif

  • Ailenin kaldığı çadırın üstündeki açılır-kapanır mekanizma iyi bir uygulama olmuş.
  • Geleneksel masal ve destan ile ilgili anlatılar film içerisinde güzel kullanılmış.
  • Yönetmen alnının akıyla çıkmış filmin içinden.

Öylesine

  • “Atlar Kimin İçin Koşuyor”
  • “Şair Evlenmesi”

Şarkı Söyleyen Kadınlar

image

Filmin Künyesi:

ŞARKI SÖYLEYEN KADINLAR | Yönetmen:  Reha Erdem / Oyuncular: Binnur Kaya (Esma), Philip Arditti (Adem), Kevork Malikyan (Mesut), Deniz Hasgüler (Meryem), Vedat Erincin (Doktor), Aylin Aslım (Hale) / Türkiye / 2014 / Renkli / 128´

Sinopsis:

İstanbul’un adalarından birinde muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın oradan ayrılırlar ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta ayak direr. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenlerine eşlik ediyor. Trajedilerini, isyan ve hayat şarkılarıyla dönüştüren bu kadınlar, bir türlü çıkamadığı çocukluğuyla erkekliğinde boğulan Adem’i elinden tutmalarıyla, insan olmanın eşsizliğini tattırıyorlar.

Artılar

  • Filmin görüntü yönetimini oldukça başarılı buldum.
  • Filmdeki ses kurgusu ve ses işçiliği mükemmel seviyede.
  • Doktorun evindeki kanepede uzanmış olan Meryem’in yüzünü gösteren kameranın, kesme yaparak benzer bir pozisyonda olan atın yüzünü bizlere göstermesi oldukça güzel bir uygulama olmuş.
  • Atlara da bu filmde ayrı bir parantez açmak lazım. Bu filmde insanlar ve atlar zaman zaman birbirlerine karışıyorlar. Benzer uzanış şekilleri, duygusal devinimler, hastalıklar vb.

Eksiler

  • Senaryoyu biraz zayıf buldum. Film içerisinde birçok hikaye yer alması bütünselliğe zarar vermiş.
  • Doktorun çok istediği Meryem’e (daha doğrusu bir kadına) kavuşup evlendikten sonra ona cinsel anlamda yaklaşmaması ya da onu tehlikelere karşı korumaması gibi tavırlarına çok anlam veremedim.
  • Adem’in eşi Hale’nin birdenbire Mesut’un evinde onlarla beraber kalmaya başlamasını çok anlamlandıramadım.
  • Kadın karakterlerimizin ormanda tekerleme ve şarkı söylediği sahneler filme genel anlamda renk katsa da bu sahnelerin fazla olmasının izleyicinin hikayeden uzaklaşmasına sebep olabileceğini düşündüm.

Keşif

  • Filmde kadınların yanı sıra rüzgarın da zaman zaman kendince şarkı söylediğini görüyoruz. Özellikle filmin açılış sahnesinde rüzgar adeta döktürüyor.
  • Esma karakterini hem inançlı biri olması hem de hizmetçi olarak çalışması özelliklerinden dolayı “Çığlıklar ve Fısıltılar” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filmindeki hizmetçi karaktere benzettim.
  • Tanrı’dan gelen işaretlerle yolunu bulmaya çalışan Esma, kaybolan Adem’i arama çalışmaları sırasında karşısına çıkan geyiğin gittiği yönü takip ederek Adem’e ulaşıyor.
  • Mesut karakterini hem sima olarak hem de maddiyata verdiği önemden dolayı, “Bizim Aile” (Yönetmen: Ergin Orbey) filminde “Yaşar Usta”nın (Münir Özkul), suratına karşı efsanevi tiradını haykırdığı “Saim Bey”  (Saim Alpago) karakterine benzettim.
  • Bu filmde erkeklerin kadınlarla ve daha çok onların bedenleri ile ilgili temel saplantılarını ve çaresizliklerini görüyoruz. Adem kimi anlarda kendine sahip olamayıp karşısındaki kadına sahip olmaya çalışır. Doktor ve Mesut havuz başında hayal ettikleri kadın formuna ilişkin ölçüler üzerinde sohbet ederler. Filmde bu ve bunun gibi birkaç örneğe daha rastlamak mümkün.
  • Filmin kimi bölümlerindeki gerçeküstücü yaklaşım ve masalsı formlar Onur Ünlü filmlerini çağrıştırdı.
  • Filmin karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip olması bana “Gölgesizler” (Yönetmen: Ümit Ünal) filmini çağrıştırdı.
  • Pelerinle dolaşan Esma karakteri filme masalsı bir boyut katmış. “Kahverengi Pelerinli Kız”ımız ormanda dolaşırken kendisine gösterilen işaretlerle tehlikelerden korunuyor ve tekerlemeler, şarkılarla doğaya kendini kabul ettiriyor.
  • Filmin son karesinde, çıkan yangın sonrasında göğe yükselen toz bulutunu görüyoruz. Rüzgar da hafiften esiyor. Filmin bir yerinde de geçtiği gibi: “Rüzgar kaçar, toz dolar; toz kaçar, rüzgar dolar”.
  • Filmin hikayesinde yer alan adadaki deprem beklentisinin öncüleri ya da artçılarını karakterlerimizin yaşamlarında başlarına gelen olaylarda görmüş oluyoruz.
  • Meryem’in Doktor’un evlenme teklifini kabul ettiği sırada deprem meydana gelmesini anlamlı buldum. Bu durumu  Meryem-Doktor arasındaki ilişkinin temelinin sağlam olmadığına dair bir okuma olarak yorumladım.
  • Adadan tahliye edilme konusuna ilişkin yönetmenin hiç devlet erkanından birilerini filmin içerisinde kullanmamasını anlamlı buldum. Durum sadece TV haberleri ve anonslarla aktarılıyor.

Öylesine

  • “Issız Adem”.
  • “Atların Fısıldadığı Adem”.
  • “Susuz Ada”.