Bir Zamanlar Kasım’da

image

Filmin Künyesi:

BİR ZAMANLAR KASIM’DA| PEWNEGO GO RAZU W LISTOPADZIE | ONCE UPON A TIME IN NOVEMBER | Yönetmen: Andrzej Jakimowski / Senarist: Andrzej Jakimowski / Oyuncular: Grzegorz Palkowski (Marek), Agata Kulesza (Agata, Marek’in Annesi), Edward Hogg (Miki), Alina Szewczyk (Ola), Krzysztof Kiersznowski (Zdzislaw) / Polonya / 2017 / Renkli / 88´

Sinopsis:

İşsiz kalan öğretmen Agata, hukuk öğrencisi oğlu Mareczek’le beraber oturdukları evden tahliye edilmiştir. Çaresizlik içinde bir pansiyondan ötekine, bir sığınma evinden boş buldukları bir arsaya Varşova’yı dolaşırlar. Hiç kimsenin yoksulları önemsemediği bir sosyal düzende kurallar empatiden önce gelmekte ve bu iki eğitimli insan her gün başka bir aşağılanmaya göğüs germektedir. Yönetmen Jakimowski, Ken Loach, Oliver Stone ve Michael Moore’dan izler taşıyan filminde orta sınıfların kendilerini bir anda toplumun en alt tabakasında bulmalarının an meselesi olduğu gerçeğini gazetecilere özgü bir yaklaşımla yüzümüze vuruyor. İlk gösterimini Varşova Film Festivali’nde yapan filmde Agata rolünü, Oscar’lı Ida filminde teyzeyi oynayan Agata Kulesza üstleniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo biraz daha derinlikli olabilirdi.
  • Yönetmen kurmaca ile belgesel görüntülerini uygun bir şekilde eklemlemeyi başarmış.
  • Agata’nın köpeği ile olan arkadaşlığı “Umberto D.” (Yönetmen: Vittorio De Sica) filmini akıllara getiriyor.

Bikini Moon

image

Filmin Künyesi:

BIKINI MOON | Yönetmen: Milcho Manchevski / Senarist: W. P. Rosentha, Milcho Manchevski / Oyuncular: Condola Rashad (Bikini), Sarah Goldberg (Kate), Will Janowitz (Trevor), Sathya Sridharan (Krishna) / ABD / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

1994’te çektiği Before the Rain / Yağmurdan Önce ile etkisini yıllar sonra bile koruyan bir başyapıta imza atan Milcho Manchevski, yeni filminde belgeselin kurmacalığına, kurmacanın belgeselliğine, yani bu iki farklı tür arasındaki gri alana yönelik sorular yöneltiyor izleyiciye. Bikini Moon’da bir belgesel ekibi, zihinsel problemleri olan bir eski askeri, işlenmeye değer bir maden olarak görüp filmlerinin konusu haline getirmeye çabalıyorlar. Böylece farklı yaklaşımlar ve türler iç içe geçiyor, Manchevski, çağa ve çağın gerçeklik algısına dair bir tartışma açıyor. Bikini Moon, doğrunun göreliliğine ve ifşa etmenin şehvetine dair modern bir masal.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi pek başarılı bulmadım.
  • Yönetmenin kurmaca ile belgeseli harmanlama tercihi maalesef başarılı olmamış.
  • Bikini rolünde Condola Rashad  iyi bir oyunculuk sergilemiş.
  • “Belgeseli kurmacalamak ya da kurmacalamamak. İşte bütün film bu!”
  • “Ya belgelediğin gibi kurgula, ya kurguladığın gibi belgele.”

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

image

Filmin Künyesi:

ABBAS KİAROSTAMİ İLE 76 DAKİKA, 15 SANİYE | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | Yönetmen: Seifollah Samadian / Senarist: Seifollah Samadian / Oyuncular: Abbas Kiarostami, Juliette Binoche, Massoud Kimiai, Jafar Panahi, Ali Reza Raiesian, Tahereh Ladanian, Hamideh Razavi  / İran / 2016 / Renkli / 76´

Sinopsis:

İranlı sinemacı Abbas Kiarostami’nin bu âlemde yaşadığı 76 yıl ve 15 günü simgeleyen film, bildik belgesellere benzemiyor. Birlikte çalıştığı kadim dostu, ressam ve fotoğraf sanatçısı Seyfullah Samadian, söyleşiler ve parlak cümleler yerine 25 yıllık süreçte kaydettiği özel anları incelikle seçmiş; yorumsuz, bizimle paylaşıyor. Araba camının buğusunu silerken “Her yolun sonunda ölüm yok mu” cümlesini, “Karlı bir sabah, şapkasız ve paltosuz yola çıktım, bir çocuk gibi mutluydum” dizelerini hevesle okuduğu, Zeytin Ağaçları Altında’nın çekildiği mekânı ziyaretinde kaydedilen benzersiz anları, üstadı çok mutlu edecek yalın bir şiirsellikle kurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Fotoğrafa ve sinemaya doyulan bir 76 dakika 15 saniye oldu.
  • Bu filmin öncesinde gösterilen Abbas Kiarostami’nin son filmi (kısa) “Beni Eve Götür” de güzeldi.
  • “Rüzgar Topu Sürükleyecek”

Hitchcock Truffaut

image

Filmin Künyesi:

HITCHCOCK TRUFFAUT | Yönetmen: Kent Jones / Senarist: Kent Jones, Serge Toubiana / Oyuncular: Mathieu Amalric (Anlatıcı), Wes Anderson, Olivier Assayas, Peter Bogdanovich, Arnaud Desplechin, David Fincher, James Gray, Kiyoshi Kurosawa, Richard Linklater, Paul Schrader, Martin Scorsese / Fransa / 2015 / Renkli / 79´

Sinopsis:

Bir sanat dalının yöneldiği istikamete azami derecede etki eden iki yönetmen, Alfred Hitchcock ve François Truffaut. İkisi arasında kurulmuş bir köprü var: Truffaut´nun Hitchcock´la 3 gün boyunca yaptığı söyleşiden derlediği, 1966 yılında yayımlanan kitabı Hitchcock´a Göre Sinema. Kent Jones´un belgeseli Hitchcock/Truffaut, bir soru soruyor sinemanın hâlihazırdaki büyük yönetmenlerine: “Bu kitap sinemaya bakışınızı nasıl etkiledi?” Fincher, Schrader, Scorsese, Assayas, Bogdanovich ve pek çok isim, yılın heyecanla beklenen belgeselinde iki büyük yönetmene saygı duruşunda bulunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Belgeseli vasatın az üstü olarak değerlendirdim.

Eksiler

  • Belgesele katkı yapan/seçilen yönetmenler daha geniş kapsamlı olabilirdi.
  • Hitchcock’un yaşamından video görüntüler de -eğer varsa- kullanılabilseydi keşke.

Keşif

  • Hitchcock’un kendi görüşlerini aktardığı sahneler ve ona dair yapılan tespitler güzeldi.

Öylesine

  • Bulunamadı.

While We’re Young

image

Filmin Künyesi:

WHILE WE’RE YOUNG | Yönetmen: Noah Baumbach / Oyuncular: Ben Stiller (Josh), Naomi Watts (Cornelia), Adam Driver (Jamie), Darby (Amanda Seyfried) / ABD / 2014 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Belgeselci Josh Srebnick ve eşi Cornelia, sıkıntılı bir dönemden geçmekte olan bir çifttir. Artık yaşlandıklarını hissetmekte ve yıllardır sürdükleri hayat tarzı nedeniyle yorulmaktadırlar. Josh’ın öğrencileri olan Jamie ve Darby ise özgür ruhlu, genç bir çifttir. Josh, genç çiftle tanıştıktan sonra hayatında bir kırılma noktasına tanık olacaktır.
Noah Baumbach’ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği yapımın başrollerinde Amanda Seyfried, Naomi Watts, Ben Stiller ve Adam Driver bulunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Yönetmenin bir önceki filmi “Frances Ha” daha başarılıydı.
  • Hikayenin kurgulanışındaki “ipuçları” kısmında biraz inandırıcılık sorunu var.
  • Kimi yerlerde filmin politik söylemler göstermesi genel havaya pek uymamış.

Keşif

  • Filmin romantik tarafında bir Woody Allen havası vardı.
  • Film yapma, belgesel ve kurmaca film ayrımı/farkı gibi konularda filmin dile getirdikleri oldukça iyiydi.
  • Adam Driver’i nedense Yılmaz Zafer’e çok benzetiyorum.

Öylesine

  • “Inside Josh Srebnick (Sen Belgeselini Çek)”
  • “Belgesel Filmlerin Unutulan Yönetmeni”

Postacının Beyaz Geceleri

image

Filmin Künyesi:

POSTACININ BEYAZ GECELERİ | BELYE NOCHI POCHTALONA ALEKSEYA TRYAPITSYNA| THE POSTMAN´S WHITE NIGHTS | Yönetmen: Andrei Konchalovsky / Oyuncular: Aleksey Tryapitsyn (Lyokha), İrina Ermolova (Irina), Timur Bondarenko (Timur) / Rusya / 2014 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Usta Rus yönetmen Andrei Konchalovky’nin son filmi, yönetmenin Rus sinemasına muhteşem dönüşünü müjdeliyor. Filmde, bilfiil kendilerini oynayan köylüleri izliyoruz. Bu insanların yaşadığı köy resmen dünyanın öbür ucunda ve oraya ulaşmanın tek yolu da aradaki gölü tekneyle geçmek. Haliyle köyde yaşam neredeyse gerçeküstü. Bu kapalı toplumun dış dünyayla tek bağlantısı, diğer bir deyişle köyün can damarı ise, postacı. Gelgelelim postacının tutkun olduğu kadın kente taşınınca, üstüne üstlük postacının teknesinin motoru çalınınca, köyde alışılagelmiş yaşam alt üst olur

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Bazı görsel kareler filmin belki de tek olumlu yanı.

Eksiler

  • Genel anlamda başarısız bir film olmuş.
  • Postacının bölgedeki önemine dair pek bir şey çıkarılamıyor hikayedeki anlatımdan.
  • Irina’nın filmdeki konumu tam olarak şekillendirilemiyor.

Keşif

  • Kurmacadan ziyade belgesel havası var filmde.
  • Yaşamın sıradanlığını resmeden kimi sahneler var: Postacının her sabah uyandığında yatağının kenarında terliklerini bulması, açılan TV’de popüler kültür programlarının boy göstermesi vb.
  • Postacının ara ara gördüğü kedi ve Irina’nın çocuğunun da bir kedili oyuncağı olması.

Öylesine

  • “Bir Postacının Hayatı”