Hangi Kadın

Hangi Kadın filminde Juliette Binoche

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)
Hangi Kadın filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

HANGİ KADIN | CELLE QUE VOUS CROYEZ | WHO YOU THINK I AM | Yönetmen: Safy Nebbou / Senarist: Safy Nebbou, Julie Peyr/ Oyuncular: Juliette Binoche (Claire Millaud), François Civil (Alex Chelly), Nicole Garcia (Dr. Catherine Bormans), Charles Berling (Gilles), Marie-Ange Casta (Katia), Guillaume Gouix (Ludovic Dalaux) / Fransa / 2018 / Renkli / 101´ 

Sinopsis:

Bu hem eğlenceli hem hüzünlü film; sosyal medya çılgınlığının ve sanal dünya algılarının gerçek hayatı nasıl etkilediğine gençler değil farklı bir yaş grubu üzerinden bakıyor. Filmin kahramanı 50 yaşındaki iki çocuklu akademisyen Claire, genç sevgilisini sosyal medya üzerinden gözetlemek amacıyla Facebook’ta sahte bir hesap açıyor; 23 yaşında, sarışın, genç ve güzel Claire oluveriyor. Sevgilisi kanmıyor ama en yakın arkadaşı tuzağa düşüyor. Fransız yönetmen ve oyuncu Safy Nebbou’nun ödüllü yazar Camille Laurens’in aynı adlı romanından uyarladığı Juliette Binoche’un harika performansıyla öne çıkan film, Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirmişti.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı olmakla birlikte Dr. Catherine Bormans rolünde Nicole Garcia’yı çok başarılı bulmadım.
  • Claire’nin araba ile bekleyen çocuklarının önünde bir süre dönüp durduğu sahne eğlenceliydi.
  • Kadın odaklı olması, renk kullanımı, geçmişi gelecek içinde harmanlaması gibi noktalar açısından ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar’ın filmlerini hatırlatır.
  • Film yer yer, yine Juliette Binoche’nin başrolünde yer aldığı başka bir Fransız filmi “Sils Maria | Clouds of Sils Maria” (Yönetmen: Olivier Assayas) çalışmasını hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Hangi Kadın Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Juliette”

 

Saraband

Saraband filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SARABAND | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Liv Ullmann (Marianne), Erland Josephson (Johan), Börje Ahlstedt (Henrik), Julia Dufvenius (Karin), Gunnel Fred (Martha) / İsveç / 2003 / Renkli / 111´

Sinopsis:

Ingmar Bergman son filminde oya gibi işlediği karakterlerinden ikisine geri dönüyor: Bir Evlilikten Manzaralar’ın çifti Johan ve Marianne. Yıllarca süren ayrılığın ardından Johan’ın ıssız taşra evine uğrayan Marianne bir zamanlar sevdiği adamla tekrar bağ kuruyor. Johan’ın yakınında oturan, önceki evliliğinden olan oğlu Henrik, dul kaldıktan sonra ergenlik çağındaki tek çocuğu Karin’e çaresizce sarılmaktadır. Dört yaralı karakterin bir odanın içinde yaşadıklarını hayal kırıklıkları ve bağışlamalarla bezeyen Saraband, en büyük sanatçılardan birinin sinemaya cömert vedası.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Tüm sahnelerde aynı anda en fazla iki kişi yer alıyor.
  • Sadece Marianne’nin yer aldığı Prolog ve Epilog bölümleri de güzel olmuş.
  • Johan ile Marianne’nin  ilk karşılaşmasında Johan’ın gömleğinin rengi ile Marianne’nin  elbisesi benzer renklerdeydi. Yine Johan ile Henrik’in birlikte yer aldığı  ilk sahnede ikisinin de gömlekleri benzer renk tonlarındaydı.
  • Kilisede çalan Bach bestesi güzeldi.
  • Filmden bir replik: “Herkes özür dileyebilir, bir bedeli yok.”
  • Filmden bir replik: “Bazen eski bir filmin unutulmuş oyuncusu gibi konuşuyorsun.”

Saraband Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Dekaband”
  • “Tekrar Çal Karin”
  • “Yaraband”
  • “Anna Karin”

 

Üç Tepe Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Filmden bir sahne. Aaron ile Tristan meşhur Üç Tepe'de.

Üç Tepe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ TEPE | THREE PEAKS | DREI ZINNEN | Yönetmen: Jan Zabeil / Senarist: Jan Zabeil / Oyuncular: Alexander Fehling (Aaron), Bérénice Bejo (Lea), Arian Montgomery (Tristan) / Almanya / 2017 / Renkli / 93´

Sinopsis:

Aile bağlarının ne kadar da zor kurulduğunu kâbusa dönen bir tatil üzerinden inceleyen Üç Tepe, sevgilisi ve onun küçük çocuğuyla dağda tatile giden bir adamın çocukla yakınlaşma çabalarının aniden basan sisle yarım kalışını anlatıyor. Babacan niyetli adam rolünde Inglourious Basterds / Soysuzlar Çetesi, Labyrinth of Lies / Yalan Labirenti ve Homeland’den tanıdığımız Alexander Fehling’in parladığı Üç Tepe, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde özel bir gösterimde yaptı. Görüntü yönetmenliğinden yönetmenliğe geçen, festivalde daha önce, başrolünde yine Alexander Fehling’in yer aldığı Nehir Bir İnsandı filmini izlediğimiz yönetmen Jan Zabeil’in bu son filmindeki hassas aile dinamikleri herkese tanıdık gelecek.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda vasat bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hem temponun yavaş olması hem de neredeyse tek mekan kullanılması filmin içine girmeyi zorlaştırıyor.
  • Tepede Aaron ile Tristan’ın oynadıkları gözleri bağlı yön bulma oyunu “Korkusuz Cengaver” (Yönetmen: Duygu Sağıroğlu) filminde Şahin Bey (Cüneyt Arkın) ile oğlu Sencer (Salih Kırmızı) arasında geçen bir sahneyi hatırlatıyor. Gözlerini kaybeden Şahin Bey, Sencer’in gösterdiği hedefleri seslerinden tanıyarak oku ile vurmaya çalışır.

Üç Tepe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Benim Babam Değil, Benim Oğlum Değil”

 

Üç Renk: Beyaz

image

Filmin Künyesi:

ÜÇ RENK: BEYAZ | THREE COLOURS: WHITE | TROIS COULEURS: BLANC | Yönetmen: Krzysztof Kieslowski / Senarist: Krzysztof Kieslowski , Krzysztof Piesiewicz, Agnieszka Holland, Edward Zebrowski, Edward Klosinski, Marcin Latallo / Oyuncular: Zbigniew Zamachowski (Karol Karol), Julie Delpy (Dominique), Janusz Gajos (Mikolaj), Jerzy Stuhr (Jurek),Teresa Budzisz-Krzyzanowska (Madam Jadwiga) / Polonya / 1994 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Her hareketin bulacağı bir karşılık illa ki vardır. Her ne kadar işin içinde sevgi, aşk gibi kavramlar yer alsa da içgüdüsel tepkilerimiz çok farklı tezahür edebilir yeri geldiğinde. Polonyalı Karol, Paris’te yaşayan bir kuafördür. Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır. Memleketi Polonya’ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar…Usta sinemacı Kieslowski, modern ve en özgürlükçü toplumlarda bile ‘Eşitlik’ kavramının mümkün olamaması, aşkta ve savaşta en ‘güçlü’ olanın en ‘eşit’ olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız durumunu dahice bir yöntemle alaya alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Julie Delpy’nin potansiyeli çok iyi kullanılamamış.
  • Mizahi anlamda artıları olsa da genel anlamda kalite sıkıntısı çeken bir film ortaya çıkmış.
  • Bavul ile seyahat olayı eğlenceli bir uygulamaydı.

Sevgisiz

image

Filmin Künyesi:

SEVGİSİZ | LOVELESS | Yönetmen: Andrey Zvyagintsev / Senarist: Oleg Negin, Andrey Zvyagintsev / Oyuncular: Mariana Spivak (Zhenya), Alexei Rozin (Boris), Matvei Novikov (Alyosha), Varvara Shmykova (Lena), Andris Keiss (Anton), Marina Vasileva (Masha), Aleksey Fateev (Ivan) / Rusya / 2017 / Renkli / 127´

Sinopsis:

Zhenya ve Boris, bıkkınlık, nefret ve karşılıklı suçlamalarla tükenen evliliklerini sonlandırmak üzeredir. Boşanma işlemlerini başlatmadan çok önce hayatlarına birileri giren ikili yeni bir başlangıç yapmak için sabırsızdır; ta ki tartışmalarından birine kulak misafiri olan 12 yaşındaki oğulları Alyosha ortadan kayboluncaya kadar. Günümüz Rus sinemasının büyük ustası Andrey Zvyagintsev, şiddetle, kavgayla ve sevgisizlikle yoğrulmuş, hayalleri yıkılınca ağlamayı bile unutmuş Rus toplumunun portresini çiziyor bu filminde. Sevgisiz, bu yıl Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nün sahibi oldu ve Rusya’nın Oscar adayı seçildi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim. Başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı. Oyuncular büyük bir sevgi ile “sevgisiz” karakterler yaratmışlar.
  • Alyosha’nın her şeyi tüm çıplaklığı ile yarı çıplakken banyoda öğrendiği sahne güzeldi.
  • Filmin görsel atmosferi bana “Beden ve Ruh” (Yönetmen: Ildikó Enyedi) filmini hatırlattı. Öte yandan Boris’in çalıştığı iş yeri ve iş yerindeki yemekhane sahneleri de “Beden ve Ruh” filmindeki benzer sahneleri çağrıştırıyor.
  • Boris karakteri “Velayet | Custody” (Yönetmen: Xavier Legrand) filmindeki başka bir “sevgisiz” ve sevimsiz baba karakteri Antoine Besson’u (Denis Ménochet) hatırlattı. Alexei Rozin ve Denis Ménochet fiziki olarak da biraz birbirlerine benziyorlar sanki.
  • “Sevgi anlaşmak değildir.
    Nedensiz de sevilmez.”

Mutlu Son

image

Filmin Künyesi:

MUTLU SON | HAPPY END | Yönetmen: Michael Haneke / Senarist: Michael Haneke / Oyuncular: Isabelle Huppert (Anne Laurent), Jean-Louis Trintignant (Georges Laurent), Mathieu Kassovitz (Thomas Laurent), Fantine Harduin (Eve Laurent), Franz Rogowski (Pierre Laurent), Laura Verlinden (Anaïs), Toby Jones (Lawrence Bradshaw) / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Günümüz sinemasının en önemli yönetmenlerinden Michael Haneke, Amour / Aşk’tan bu yana büyük bir heyecanla beklenen yeni filmiyle geri döndü. Usta yönetmen, Mutlu Son’da işlevsiz aile, burjuva gerilimi, intikam, suçluluk ve bastırılmış duygular gibi her zamanki ilgi alanlarının yanına yenilerini de ekliyor. Odakta yine burjuva konformizmini her yönüyle yaşamaya çabalayan, dünyada olan bitene duyarsız bir aile var. Gelgelelim Avrupa eski Avrupa değil, şehirler onların soyut duvarlarla uzak tutmaya çalıştıkları “işgalci” göçmenlerle dolu. Haneke, Avusturya’nın Oscar adayı olan yeni filminde karanlık, rahatsız edici, öte yandan tuhaf bir mizah anlayışına da sahip bir sinema dili tutturuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi pek başarılı bulduğumu söyleyemem.
  • Oyunculukları başarılı buldum.
  • Yönetmenin 2012 yılında çektiği “Aşk” filminden sonra gelen bu film beklentileri karşılayamadı diye düşünüyorum.

Velayet

image

Filmin Künyesi:

VELAYET | CUSTODY | JUSQU’À LA GARDE | Yönetmen: Xavier Legrand / Senarist: Xavier Legrand / Oyuncular: Denis Ménochet (Antoine Besson), Léa Drucker (Miriam Besson), Thomas Gioria (Julien Besson), Mathilde Auneveux (Joséphine Besson), Mathieu Saikaly (Samuel), Florence Janas (Sylvia) / Fransa / 2017 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Venedik ve Toronto film festivallerinde yarışan, Xavier Legrand’ın ilk uzun metrajlı filmi Velayet, annesiyle babası henüz boşanmış olan bir çocuğu gözlemliyor. Ortak vesayet altındaki Julien, annesinin şiddete meyilli olarak yansıttığı babasıyla aşırı korumacı annesi arasında kalınca durumu kontrol altına almaya karar verir. Gerçekçilik, toplumsal dram, gerilim ve aile dramı gibi farklı türlere göndermelerle izleyicinin ilgisini hep yüksek tutan Velayet, ilk gösterimini henüz tamamlanan Venedik Film Festivali’nde yaptı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi başarılı buldum. Bir ilk film olmasına karşın güzel bir iş kotarılmış.
  • Oyunculuklar ve oyuncu seçimi başarılı.
  • Aile içi şiddet durumu duygu sömürüsüne çok başvurulmadan iyi bir şekilde anlatılmış.
  • Filmin ülkemizde altyazısız gösterilse de anlaşılacağını düşünüyorum.
  • Filmin son bölümü oldukça dokunaklı ve etkileyici.
  • “Meryem”

İçimdeki Güneş

image

Filmin Künyesi:

İÇİMDEKİ GÜNEŞ | LET THE SUNSHINE IN | UN BEAU SOLEIL INTÉRIEUR | Yönetmen: Claire Denis / Senarist: Christine Angot, Claire Denis / Oyuncular: Juliette Binoche (Isabelle), Xavier Beauvois (Vincent), Philippe Katerine (Mathieu), Valeria Bruni-Tedeschi, Gérard Depardieu  (Falcı) / Fransa / 2017 / Renkli / 94´

Sinopsis:

Juliette Binoche’a uzun zamandır oynadığı en güzel rolü veren Claire Denis’nin son filmi, boşanmış, tek çocuklu bir kadının “gerçek” aşk arayışını ironik bir dille anlatıyor. Binoche’un canlandırdığı Isabelle, 50’li yaşlarını süren, duygularının hayatını yönlendirmesine izin veren, mutsuz ve kararsız bir sanatçıdır. Tanıştığı birkaç erkekle ilişki kurmayı dener, ancak bu adamların uyumsuzlukları, iletişim kazaları, tuhaf ve hatta komik durumlar onu yıldırır. Günümüz dünyası ve ilişkilerinin zorluğuna mizahi bir yolla eğilen film, Cannes’da Yönetmenlerin 15 Günü bölümünden büyük ödülle döndü.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarısız buldum.
  • Claire Denis ve Juliette Binoche birlikteliğinden daha güzel ve kaliteli bir iş çıkmasını beklerdim.
  • Isabelle’nin içindeki güneş her sabah doğup her akşam batıyor.
  • “Yedi Kocalı Isabelle”

Fortunata

image

Filmin Künyesi:

FORTUNATA | FORTUNATA | Yönetmen: Sergio Castellitto / Senarist: Margaret Mazzantini / Oyuncular: Jasmine Trinca (Fortunata), Stefano Accorsi (Patrizio), Nicole Centanni (Barbara), Alessanro Borghi (Chicano), Edoardo Pesce (Franco), Hanna Schygulla (Lotte) / İtalya / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak… Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak… Sergio Castellitto’nun Fortunata’sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Film iyi bir hikayeye sahip fakat ortaya çıkan yapıt pek isteneni verememiş.
  • Fortunata ile kızı Barbara arasındaki ilişki bana “Prensesim” (Yönetmen: Eva Ionesco) filminde Hanah Giurgiu (Isabelle Huppert) ile kızı Violetta Giurgiu (Anamaria Vartolomei) arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • Fortunata karakterinde bir Anna Magnani ile Sophia Loren karışımı görmek mümkün.
  • “Fortunata Hanım’ın Gündüz Topukları”

Benim Mutlu Ailem

image

Filmin Künyesi:

BENİM MUTLU AİLEM | CHEMI BEDNIERI OJAKHI | MY HAPPY FAMILY | Yönetmen: Nana Ekvtimishvili, Simon Gros / Senarist: Nana Ekvtimishvili / Oyuncular: Ia Shugliashvili (Manana), Merab Ninidze (Soso), Berta Khapava (Lamara), Tsisia Qumsishvili (Nino), Giorgi Khurtsilava (Vakho), Giorgi Tabidze, Goven Cheishvili (Otar) / Gürcistan / 2016 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Hayatın Baharı’nın yönetmenleri Nina ve Simon, Sundance ve ardından Berlin’de prömiyerini yapan bu dramda bu kez ataerkil Gürcü toplumunu mercek altına alıyor. 25 yıldır evli olan edebiyat öğretmeni Manana, üç odalı evini kocasıyla birlikte anne-babası, iki yetişkin çocuğu ve damadıyla paylaşmaktadır. 52. doğumgünü akşamında Manana evden ayrılmak istediğini söyler. Ailesi şaşkınlık içerisindedir, ama gerçekten valizini toplayıp tek başına bir eve çıktığında daha da şaşırırlar. Gürcistan’da görülmüş şey değildir bu yaptığı. Mutlu yuvası ve ailesi dururken bu kararın nedeni ne olabilir?

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar oldukça başarılı.
  • Filmde Asghar Farhadi filmlerinin tadı var.
  • Filmde kullanılan şarkılar oldukça güzeldi.
  • Soso nasıl biri diye soracak olunursa cevap İngilizce dilinde şöyle olabilir: So So