Kezban

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Kezban | Yönetmen: Orhan Aksoy / Senarist: Ahmet Üstel / Oyuncular: Hülya Koçyiğit (Kezban, Ali’nin Kızı), İzzet Günay (Ferit), Selma Güneri (Lale, Ali’nin Kızı/Kezban’ın Kardeşi), Yusuf Sezgin (Necmi), Muzaffer Tema (Ali), Fatma Karanfil (Nilüfer), Aliye Rona (Nazire Teyze), Gülistan Güzey (Fazıla, Ali’nin Kardeşi), Diclehan Baban (Güzide, Ali’nin Eşi), Muammer Gözalan (Ziya, Ferit’in Babası), Meral Kurtuluş (Lise Müdiresi), Süleyman Turan (Faruk), Cemil Can Bıçakçı / Türkiye / 1968 / Renkli / 86´ 

Özet:

Film, köyde yaşayan kimsesiz bir kadının yeni katıldığı çevrede yaşadıklarını konu edinir. Ali Bey, ilk eşinin ölümüyle bir kızı olduğunu öğrenir. Kendisini amcası olarak tanıtarak kızı Kezban’a sahip çıkar. İstanbul’a gelen Kezban, Ali Bey’in diğer kızı Lale ve arkadaşları tarafından aşağılanır. Kendisiyle alay edenlerden biri de Ferit’tir. Ferit, yaptıklarından pişman olsa da kendisini Kezban’a affettiremez. Ailelerin ısrarıyla Lale ile nişanlanır. Bu arada Kezban da yatılı okula gider. Yurtdışına staja giden Ferit döndüğünde karşısında farklı bir Kezban bulacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Film müziği olarak kullanılan şarkı (Berkant – Bu Kalp Senin İnan) güzel bir tercih olmuş.
  • Süleyman Turan, 4 yıl sonra aynı karakter ismiyle (Faruk) oynayacağı “Çöl Kartalı” (Yönetmen: Halit Refiğ) filmindeki gibi yine karşılıksız bir aşkın içinde bulur kendini.

Sofra Sırları

image

Filmin Künyesi:

SOFRA SIRLARI | Yönetmen: Ümit Ünal / Senarist: Ümit Ünal / Oyuncular: Demet Evgar (Neslihan), Fatih Al (Ethem), Alican Yücesoy (Komiser), Fırat Altunmeşe (Ramo), Elit Çam (Meral), Ferit Aktuğ (Mehmet), Emrah Kolukısa (Ahmet), Burcu Halaçoğlu (Müjgan), Burcu Şeyben (Kadriye) / Türkiye / 2018 / Renkli / 103´

Sinopsis:

Hayatını kocası ve eşine adamış Neslihan, dışarıdan bakıldığında sevimli ve utangaç bir ev hanımıdır. Eşinin işi sebebiyle uzun yıllardır Anadolu kasabalarında yaşayan Neslihan, iyi de bir aşçıdır ve tüm çevresi onun yemeklerine bayılır. Gayet sıradan görünen bu aile hayatında, Neslihan’ın yakın çevresindekiler bir bir ölmeye başlayınca tüm gözler ona çevrilir. Mükemmel bir aşçı, evine ve eşine düşkün kısacası mükemmel bir ev hanımı olan Neslihan, aslında bir seri katildir. Şehre yeni atanmış, çok zeki, Amerika’da eğitim görmüş, hırslı ve genç bir komiser bu işin peşini bırakmamaya kararlıdır…

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Demet Evgar oyunculuğu ile filme hükmediyor.
  • Diyaloglardaki absürd mizahı ve kelime oyunlarını eğlenceli buldum.
  • Filmde Neslihan’ın yemek programı sunucusu olarak anlatıcı şeklinde yer alması fikrini pek beğenemedim açıkçası. Filmi negatif yönde etkilediğini düşünüyorum.
  • Filmin absürd ve parodi özellikleri Onur Ünlü (“İtirazım Var”), Çağan Irmak (“Nadide Hayat”), Gani Müjde (“Kaygısızlar”), Levent Kırca (“Olacak O Kadar”) filmlerini/hikayelerini de akıllara getiriyor.
  • Çiçekçide çalışan çocuk Neslihan ile bir “Bonnie ve Clyde” (Yönetmen: Arthur Penn) hayali kurmuştu ama olamadı ne yazık ki.
  • “Neslihan Hayat”

Balık

image

Filmin Künyesi:

BALIK | FISH | Yönetmen:  Derviş Zaim  / Oyuncular:  Bülent İnal (Kaya), Sanem Çelik (Filiz), Myroslava Kostyeva Akay (Deniz), Gizem Akman (Deniz’in Teyzesi), Melih Sezgin, Coşkun Tamer, Rıza Sönmez / Türkiye / 2013 / Renkli / 84´

Sinopsis:

Kaya, göl kıyısındaki bir köyde yaşayan bir balıkçıdır. Kaya’nın ve karısı Filiz’in küçük kızları Deniz konuşamamaktadır. Filiz kızını iyileştirmek için eskiden kalan alternatif bir yöntem denemeye karar verir. Şifalı olduğuna inanılan bir cins balığı kıza yedirirse kızının iyileşeceğini düşünmektedir. Ancak aradığı şifalı balık o civarlarda yoktur. Filiz bu şifalı balığı bulmak için başka bir göle gider. Sonunda aradığı ender balıktan sekiz tanesini yakalar. Kızına şifa bulsun diye yedirmeye başlar.
Kaya balıkların varlığını keşfedince bu balıklardan bir çiftlikte yetiştirip bu işten para kazanmayı düşünür. Ön araştırma yapılması için balıkların birkaç tanesini karısından gizli olarak şehirdeki su ürünleri fakültesine götürür. Fakültedekilerden balıkların nasıl çoğalacağını anlamak için yardım ister. Ancak balık çiftliğini kurmak için paraya gereksinimi vardır. Yasadışı şekilde kimyasal malzeme kullanarak balık avlamaya başlar.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı ve izlemeye değer bir film olmuş.
  • Filmin görsel estetiğini çok beğendim. Bu açıdan filmi yönetmenin “Cenneti Beklerken” ve “Nokta” filmlerine yakın buldum.
  • Oyunculuk anlamında Myroslava Kostyeva Akay ve Bülent İnal oldukça başarılıydı.
  • Kaya’nın kimyasalı göle dökerken doğanın verdiği tepkiyi yönetmenin gösteriş biçimi oldukça güzeldi.
  • Bursa şehrine ait enfes görüntüler filmin içerisine ustaca yerleştirilmiş.

Eksiler

  • Tamam, ailemiz balıkçılıkla geçiniyor ama her öğün de balık yenmez ki 🙁
  • Kaya’nın, Filiz’in bahsettiği balıklara birden ilgi duymaya başlamasını pek anlamlandıramadım açıkçası.
  • Kaya’nın zehirli balıklarının, Dumrul Dede ya da bir başkası tarafından pekala kolayca temin edilebileceği fikri oldukça kuvvetli bir ihtimal bence. Kaya’nın bunu düşünemiyor olması ya da önemsememesi senaryodaki bir açık gibi geldi bana.

Keşif

  • Bir Derviş Zaim filmi olduğu kendini hissettiriyor.
  • Ekranda Sanem Çelik’i görmeyi özlemişiz.
  • Kaya ve Filiz’in çocuklarının isminin Deniz olması oldukça manidar.
  • Filiz karakterindeki bilgelik ile kaçıklık arasındaki çizgide gezinme hali bana “Ulak” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmindeki Meryem-Rabia (Hümeyra Akbay) karakterini hatırlattı.
  • Zehirli Turna balığını yiyerek yaşama veda eden Filiz’in sahnesi oldukça iyiydi. Filiz’in balık yerken ayağının altında bir ileri bir geri yuvarladığı plastik topun Filiz’in fenalaşmasıyla göle doğru yuvarlanmasını bir metafor olarak yorumladım. Top bir bakıma auta çıkarak Filiz’in bu dünyadan ayrılışına, Kaya’nın cezaevine girmesine neden oluyor. Diğer yandan bu metafor bana aynı zamanda “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmindeki yuvarlanan elma metaforunu hatırlattı.
  • Filmin sonunda Kaya balık avlanmasını engelleyen demirleri geç de olsa buz tutmuş gölün üstüne koyuyor. Bu sahne bana yönetmenin “Nokta” filminde Ahmet’in (Mehmet Ali Nuroğlu) Tuz Gölü’nün ortasındaki çaresizliğini hissettirdi.
  • Filiz’in zehirli balığı yedikten sonra yerde bir balık gibi çırpındığı sahnede kamera bize aynı zamanda akvaryumdaki Deniz’e emanet edilen balığı da gösteriyor. Çok iyi bir sahneydi bu.
  • Tabi ki yönetmen tercihidir ama sanki filmin finali Kaya’nın, eşi Filiz’in mezarı başına geldiği ve kızı Deniz’in konuşabildiğini öğrendiği sahne de olabilirdi.
  • Filmin senaryosunu Derviş Zaim’in izlediğim diğer filmlerine (Devir, Gölgeler ve Suretler, Nokta, Cenneti Beklerken) göre daha az başarılı buldum.
  • Filmde balıkların yanı sıra kuşlar da önemli bir rol üstleniyor.
  • Doğanın dengesini bozan Kaya ailesinin de düzenini bozmuş oluyor.

Öylesine

  • “Searching for Fisherman (Bir Balığın Peşinde)”
  • “Kaya topu tut”