Şüphe

Şüphe filminden bir karede Haemi (Jong-seo Jeon)

Şüphe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ŞÜPHE |  BURNING | BEONING | Yönetmen: Chang-dong Lee / Senarist: Jungmi Oh, Chang-dong Lee, Haruki Murakami (Yazar, “Barn Burning” Kısa Hikayesi) / Oyuncular: Ah-In Yoo (Lee Jong-su), Steven Yeun (Ben), Jong-seo Jeon (Shin Hae-mi), Seong-kun Mun (Avukat) / Güney Kore / 2018 / Renkli / 148´

Sinopsis:

Yarı zamanlı kurye, arada sırada da yazar olan Jongsu bir teslimat sırasında eski komşusu olan Haemi’yle karşılaşır. Haemi genç adamdan, kendisi Afrika seyahatindeyken kedisine göz kulak olmasını rica eder. Seyahatten döndüğündeyse, Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Bir gün Ben Jongsu’ya sahip olduğu tuhaf bir hobiden bahseder.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Final bölümü güzel tasarlanmış.
  • Haemi’nin Jongsu  ile daha ilk görüşmesinde Afrika seyahati dolayısı ile kedisini ona emanet etmeyi teklif etmesi biraz garip durmuş.
  • Jongsu’nun yıllar sonra annesi ile buluştuğu bölüm filmin geneline göre ayrık/yapay bir sahne olmuş.
  • Jongsu, Haemi ve Ben Jongsu’nun evinde bir araya gelirler. Haemi iki erkeğin arasında oturur.  Ben,  filmde bahsedilen “açlık” türlerinden “Büyük Açlık” olgusunu temsil ederken; Jongsu da “Küçük Açlık” tarafını temsil eder adeta.
  • Karakterlerin burçları şöyle olabilir mesela:  Jongsu (Balık) – Haemi (İkizler) – Ben (Aslan)
  • Haemi’nin Afrika seyahatinde görmüş olduğu “açlık” dansına dair performansı “Batan Güneş | L’eclisse” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filminde Vittoria’nın (Monica Vitti) arkadaşı Marta’nın (Mirella Ricciardi) evinde yapmış olduğu dansı hatırlatır.
  • “Bir İhtimal Daha Var” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Bir ihtimal daha var
    O da yanmak mı dersin
    Söyle canım ne dersin
    Vuslatın başka alem
    Sen bir ömre bedelsin
  • “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Muhabbet serasına girdim bu gece
    Birikmiş külleri gördüm bu gece
    Vuslatın çağına erdim bu gece
    Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş
    Ararım, ararım, ararım seni her serada
    Sorarım ıssız gecelerde sevgilim nerede
  • “Yangın Olur Biz Yangına Gideriz”  şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Yangın olur biz yangına gideriz
    Düz serada keklik gibi sekeriz
    Yokuşlarda şahin gibi uçarız

Şüphe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Aşklık Oyunları”
  • “Muhtemel Güzellik”
  • “Küçük Açlık Büyük Aşk”

 

Bergman Kısaları

"Lanetli Kadınların Dansı" filminden bir sahne.

Bergman Kısaları filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

STİMULENTİA (BÖLÜM: DANİEL) | STIMULENTIA (SEGMENT: DANIEL) | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Ingmar Bergman, Käbi Laretei, Daniel Sebastian Bergman / İsveç / 1967 / Renkli / 11´

Sinopsis:

Bergman’ın İsveç antolojik sinemasına katkısı olan Stimulantia, yönetmenin oğlu Daniel’in bebekliğinde 16mmlik ‘ev kamerası’ ile yapılan çekimlerden oluşan bir derleme.

KARİN’İN YÜZÜ | KARIN’S ANSIKTE | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Karin Bergman, Ingmar Bergman / İsveç / 1984 / Renkli / 14´

Sinopsis:

Ingmar Bergman’ın annesi Karin’in güçlü yüz hatlarının görüntüleriyle öne çıkan bu kısa filmde, çok uzun yılları kapsayan, eski albümlerden derlenen aile fotoğraflarına yer veriliyor. Bu film, Bergman’dan annesine epey kişisel bir övgü niteliğinde.

HARALD & HARALD | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Björn Granath, Benny Haag, Johan Rabaeus / İsveç / 1996 / Renkli / 10´

Sinopsis:

Harald ve Harald, Kültür Komisyonu’nun nihai raporunu () sesli okuyor. Bu kısa televizyon piyesi, İsveç Parlamentosu Kültür İşleri Komisyonu başkanına ithaf edilmiştir.

LANETLİ KADINLARIN DANSI | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman  / Oyuncular: Nina Harte, Helene Friberg, Lena Wennergren, Lisbeth Zachrisson / İsveç / 1976 / Siyah-Beyaz / 10´

Sinopsis:

Monteverdi’nin müziği eşliğinde kalabalık, kapalı bir odada dans eden dört kadını izliyoruz. Bu kadınlar, önceki nesillerden devraldıkları rolleri sonraki kuşağa aktararak yaşayan kadınları canlandırıyor. Dansçıların ikisi hayata dönen lanetli ruhlar, üçüncüsü ölüm, dördüncüsü ise özgür doğan ama diğer kadın rollerine bürünmeye zorlanan bir kız çocuğu.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Kısa film seçkisindeki dört çalışmayı da genel olarak beğendim.
  • En çok beğendiğim bölüm “Lanetli Kadınların Dansı” olurken; en az beğendiğim bölüm “Harald & Harald” oldu.
  • “Lanetli Kadınların Dansı” filminde ilk baştaki müzik kullanımı “Sensiz Yaşayamam” (Yönetmen: Metin Erksan) filminin giriş bölümünde Ayfer Tezmen’in (Hülya Koçyiğit) doktordan hastalığını öğrendikten sonra eve döndüğünde kullanılan müziği hatırlatır.
  • “Stimulentia (Bölüm: Daniel)” filminde sahneler arasındaki kesmeler güzel kullanılmış.

Bergman Kısaları Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Kıskanç Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Kıskanç filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KISKANÇ | JALOUSE | Yönetmen: David Foenkinos, Stéphane Foenkinos / Senarist: David Foenkinos, Stéphane Foenkinos / Oyuncular: Karin Viard (Nathalie), Dara Tombroff (Mathilde), Anne Dorval (Sophie), Thibaut de Montalembert (Jean-Pierre), Bruno Todeschini (Sébastien), Marie-Julie Baup (Isabelle), Corentin Fila (Felix), Anaïs Demoustier (Mélanie) / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Kıskanç, orta yaş krizine giren ve çevresindeki herkesi kıskanmaya başlayan bir kadının hikayesini anlatıyor. Bir üniversite profesörü olan Nathalie eşinden boşanmış bir kadındır. Orta yaşlarına varan Nathalie çevresindekiler tarafından sevecen biri olarak görülür. Fakat orta yaş krizine yakalandığında bambaşka birine dönüşür. İyi kalpliliği ile tanınan kadın gitmiş onun yerine en iyi arkadaşı, yeni meslektaşı, eski kocası dahil herkesi kıskanan bir kadın gelmiştir. Bu durum öyle bir hal alır ki 18 yaşındaki kızı Mathilde’yi bile kıskanır hale gelir. Başlarda içine düştüğü durumun geçici bir süreç olduğunu düşünür. Fakat iş giderek daha sıkıntılı bir boyuta ulaşır. Nathalie artık çevresindeki kıskanmanın yanı sıra onların hayatına müdahale etmeye başlar. Nathalie, bu beklenmedik orta yaş krizi boyunca kendisini birbirinden absürt durumun içerisinde bulur.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı ve eğlenceli buldum.
  • Hikayeyi aktarma ve ilerletme anlamında senaryo başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin ikinci bölümü biraz daha tutuk ilerliyor.
  • Filmin “bedenle” ilgili kurduğu ilişki dikkat çekici. Pek çok sahnede durumların ya da davranışların beden ve ruh sağlığı ile ilgili olan ilişkisinden bahsediliyor. Başroldeki Nathalie karakterinin ruh sağlığı pek iyi durumda değil. Nathalie’nin olası menopoz öncesi transit bölgede olması onu kıskançlık ve öfke nöbetlerine yönlendiriyor.  Dansçı/Balerin adayı olan Mathilde’nin de alerjik bir bünyesi var. Mesela Isabelle, Mathilde’nin dansı/baleyi tercih etmesinin, bedenine söz geçirebilecek bir sanat olması şeklinde bir çıkarımda bulunuyor.  Filmin ikinci bölümünde Nathalie yüzme ile ilgileniyor. Yakın arkadaşı Sophie’nin eşi, üzmenin bir nevi hatalardan arınma olarak yorumlanabileceği çıkarımında bulunuyor.
  • Nathalie’nin etrafında oluşturduğu bir kıskançlık çemberi var. Bu çemberin üzerinde ise kimler yok ki: kızı Mathilde, yakın arkadaşı Sophie, eski eşinin sevgilisi Isabelle, yeni öğretmen meslektaşı Mélanie, yeni taşınan kapı komşusu…
  • Nathalie karakterini canlandıran Karin Viard usta oyuncu Hale Soygazi’yi anmsatıyor. Hale Soygazi ile ilgili etiketlenmiş yazılara ise buradan erişebilirsiniz.
    Kain Viard - Kıskanç filminden bir sahnede
    Kain Viard (Filmden bir sahne)
    Hale Soygazi
    Hale Soygazi

    Kıskanç Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bir Yudum Öfke”
  • “Kıskanç Çember”

 

Özgürlük Dansı

image

Filmin Künyesi:

ÖZGÜRLÜK DANSI | JIMMY’S HALL | Yönetmen: Ken Loach / Oyuncular: Barry Ward (James Gralton), Simone Kirby (Oonagh), Jim Norton (Peder Sheridan), Aisling Franciosi (Marie), Aileen Henry (Alice), Francis Magee (Mossy), Karl Geary (Seán), Denise Gough (Tess), Sorcha Fox (Molly) / İngiltere / 2014 / Renkli / 106´

Sinopsis:

Efsane yönetmen Ken Loach Cannes Film Festivali’nde yarışan son yapıtında her zamanki gibi adaletsizliğe karşı öfkesiyle siyasal heyecanını bir araya getiriyor. 1921’de iç savaşın eşiğindeyken toplu dansların, boks derslerinin, şiir toplantılarının yapıldığı bir “halk salonu” açan İrlandalı komünist ve aktivist Jimmy Gralton, bu mekanın tehlikeli ve yıkıcı olduğunu iddia eden Katolik Kilisesi ve “ileri gelenler” yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kalır. 1932’de geri döndüğünde salonu yeniden açmaya niyetlenir. Özgürlük Dansı, bu salona gelerek bir şeyler öğrenen, hayaller kuran, ama her şeyden öte, dans edip eğlenen o hür fikirli gençlerin duygusal bir portresini çiziyor.

Artılar

  • Filmdeki oyunculuklar özellikle de Simone Kirby çok başarılı.

Eksiler

  • Jimmy’nin salonuna gittiği için babasından işkence gören kız ile ilgili dişe dokunur bir tepki gelmemesi garipti.

Keşif

  • Jimmy’nin annesi bana “Sonbahar” (Yönetmen: Özcan Alper) filminde Yusuf’un (Onur Saylak) annesinin (Raife Yenigül) canlandırdığı karakteri hatırlattı.
  • Filmde halkın kullandığı ortak salonun karşısına çıkan engeller bana “Köy Enstitülerini” ve bu konuyu işleyen “Toprağın Çocukları” (Yönetmen: Ali Adnan Özgür) filmini hatırlattı.
  • Bir Ken Loach filmi olduğunu hissettiriyor.
  • Jimmy’nin lider figürü ve inandığı şeyler uğruna verdiği mücadele bana “Milk” (Yönetmen: Gus Van Sant) filmindeki Harvey Milk’i (Sean Penn) hatırlattı.
  • Dans etmeyi çok sevmememe (belki de pek becerikli olmadığım için)  rağmen benim bile dans edesim geldi filmi izlerken.
  • Jimmy’nin salonunun önünde, gelen insanları fişleme yapan Peder ve beraberindekilerin yer aldığı sahne güzeldi.
  • Peder’in vaazı ile beraber paralel kurguda verilen Jimmy’nin salonundaki görüntüler çok iyi bir uygulamaydı.
  • Filmi izlerken biraz “Kadının Fendi” (Yönetmen: Nigel Cole) filmindeki havayı sezdim.

Öylesine

  • “Hisseli Sanatlar Kumpanyası”