Aşkın Gözü

image

Filmin Künyesi:

AŞKIN GÖZÜ | HIKARI | Yönetmen: Naomi Kawase / Senarist: Naomi Kawase / Oyuncular: Masatoshi Nagase (Masaya Nakamori), Ayame Misaki (Misako Ozaki), Tatsuya Fuji (Kitabayashi / Juzo), Kazuko Shirakawa (Yasuko Ozaki), Misuzu Kanno (Tomoko / Tokie), Mantarô Koichi (Akitoshi)  / Japonya / 2017 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday gösterilen ve Evrensel Jüri ödülüne layık görülen Aşkın Gözü, görme engelliler için film betimlemesi yapan Misaki ile hastalığı nedeniyle zamanla görme yetisini kaybetmekte olan ünlü fotoğrafçı Masaya’nın hikayesini anlatıyor. Misaki’nin filmde gördüklerini olabildiğinde kusursuz ve dengeli bir şekilde kelimelere dökme çabasını dinleyen test grubuna dahil olan Masaya’nın Misaki’nin betimlemelerini acımasızca eleştirmesiyle gergin başlayan ilişkileri zaman içinde empatik ve sevgi dolu bir yere doğru gidiyor. Naomi Kawase’nin kendine özgü tarzıyla akıcılık kazanan Aşkın Gözü, başkalarını daha iyi anlamak için bakış açımızı genişletmenin ve iletişim kurmanın yeni yollarını araştırıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Diyaloglar iyi yazılmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin müziklerini çok beğendim.
  • Dingin ve şiirsel bir çalışma olmuş.
  • Filmdeki ışık kullanımı ve görüntü yönetimi iyi.
  • Misako ve Masaya ikilisinin aşkı, duyguları hissetme ve ifade etme biçimleri yer yer “Sevmek Zamanı” (Yönetmen: Metin Erksan) filmini hatırlatır. Filmin başlarında Masaya, Misako’nun filmi betimlemesi sırasında onun öznel duyguları fazlasıyla kattığını ifade eder. Masaya ondan izlenen film ile kendisinin ya da genel anlamda seyircinin arasına bu kadar girilmemesini ister. Tıpkı “Sevmek Zamanı” filminde Boyacı Halil’in (Müşfik Kenter) Meral’den (Sema Özcan) resmi ile kendisi arasına girmesini istememesi gibi.
  • Filmin içerisinde başka bir filmin betimlemesi gösterilir.  Sinemayı ve aşk temalarını bir arada bulundurması bakımından “Aşkın Çekimi” (Yönetmen: Lone Scherfig) filmini de az da olsa hatırlatır.
  • Yönetmenin bundan önceki son iki filmi olan “Umudun Tarifi” ve “Dingin Sular” isimli yapımları çok başarılı bulmamıştım açıkçası. Bu film ile tekrar çıtayı yükseltiyor kendisi adına.
  • Filmden bir replik: “Fotoğrafçı avcı gibidir. Onun avı zamandır”
  • Masaya Misako’ya şöyle bir şey sorsa “Bana mutluluğun betimlemesini yapabilir misin?”
  • “Betimlemek Zamanı”
  • “Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok”
  • “Götür Beni Güneşin Battığı Yere”

24 Kare

image

Filmin Künyesi:

24 KARE | 24 FRAMES | Yönetmen: Abbas Kiarostami / Senarist: Abbas Kiarostami / Oyuncular: Yok (Diyalogsuz) / İran/ 2017 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Sinemasal sınırları hep zorlayan, sinemada başyapıtlar yaratırken fotoğraf çekmeyi hiç bırakmayan İranlı büyük usta Abbas Kiarostami, ölmeden önce fotoğraf tutkusunu sinemaya taşıdı. 1999 yılında İstanbul Film Festivali’nden Sinema Onur Ödülü alan Kiarostami’nin veda filmi 24 Kare, fotoğraf ve tablolardan esinlenen her biri dört buçuk dakikalık 24 kısa filmden oluşuyor. Bu benzersiz filmin çıkış noktası ise, metafizik bir soru: Fotoğraf çekildikten hemen sonra ne olur? Görüntünün öteki dünyası neler saklar? Kiarostami’nin yaşamını adadığı iki sanat, sinemayla fotoğraf arasında bir köprü kuran, hiç diyalog içermeyen 24 Kare, sanatçının sinemaya gönderdiği son aşk mektubu, sinemaseverler için de görsel bir hazine.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğenmekle birlikte, 24 tane kısa filmi üst üste izlemek normal şartlarda çok tercih edeceğim bir durum değil.
  • Kısa filmler birer fabl gibi olmuş.
  • Abbas Kiarostami’nin fotoğrafa ve sinemaya olan tutkusuna bir kez daha ortak olmak, tanıklık etmek için güzel bir film.
  • En beğendiğim kısa film sanırım 5 numaralı kısa filmdi. O filmden bir kareyi de bu yazının görselinde kullandım.

Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

image

Filmin Künyesi:

ABBAS KİAROSTAMİ İLE 76 DAKİKA, 15 SANİYE | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | Yönetmen: Seifollah Samadian / Senarist: Seifollah Samadian / Oyuncular: Abbas Kiarostami, Juliette Binoche, Massoud Kimiai, Jafar Panahi, Ali Reza Raiesian, Tahereh Ladanian, Hamideh Razavi  / İran / 2016 / Renkli / 76´

Sinopsis:

İranlı sinemacı Abbas Kiarostami’nin bu âlemde yaşadığı 76 yıl ve 15 günü simgeleyen film, bildik belgesellere benzemiyor. Birlikte çalıştığı kadim dostu, ressam ve fotoğraf sanatçısı Seyfullah Samadian, söyleşiler ve parlak cümleler yerine 25 yıllık süreçte kaydettiği özel anları incelikle seçmiş; yorumsuz, bizimle paylaşıyor. Araba camının buğusunu silerken “Her yolun sonunda ölüm yok mu” cümlesini, “Karlı bir sabah, şapkasız ve paltosuz yola çıktım, bir çocuk gibi mutluydum” dizelerini hevesle okuduğu, Zeytin Ağaçları Altında’nın çekildiği mekânı ziyaretinde kaydedilen benzersiz anları, üstadı çok mutlu edecek yalın bir şiirsellikle kurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Fotoğrafa ve sinemaya doyulan bir 76 dakika 15 saniye oldu.
  • Bu filmin öncesinde gösterilen Abbas Kiarostami’nin son filmi (kısa) “Beni Eve Götür” de güzeldi.
  • “Rüzgar Topu Sürükleyecek”

Carol

image

Filmin Künyesi:

CAROL | Yönetmen: Todd Haynes / Oyuncular: Cate Blanchett (Carol Aird), Rooney Mara (Therese Belivet), Kyle Chandler (Harge Aird), Sarah Paulson (Abby Gerhard) / ABD / 2015 / Renkli/ 118´

Sinopsis:

1950’lerin New York’unda geçen filmde bir mağazada tezgahtarlık yapan ve daha güzel bir hayat düşleyen Therese (Rooney Mara), yürümeyen evliliğinden bunalmış çekici Carol (Cate Blanchett) ile tanışır. Birbirlerine bağlanan iki kadın için eski hayatlarını bir çırpıda geride bırakıp her şeyden uzaklaşmak kolay olmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oldukça başarılı bir film olmuş.
  • Oyuncu performansları oldukça iyi seviyede.
  • Filmin görüntü yönetimi iyi yapılmış.

Eksiler

  • Harge’nin, eşi Carol’un Abby ile olan arkadaşlığına karşı çıkması pek iyi anlatılamıyor.

Keşif

  • Carol ile Therese’nin birlikte yer aldıkları sahneler çok güzel.
  • Temaslar ve dokunuşlar çok iyi kullanılmış filmde.
  • Filmdeki müzik kullanımını beğendim. Çağan Irmak filmlerinin müzikle kurduğu ilişkiyi hatırlattı bu film.

Öylesine

  • “Sen Fotoğraflarını Çek | Inside Therese Belivet”

Susan Sontag Hakkında

image

Filmin Künyesi:

SUSAN SONTAG HAKKINDA | REGARDING SUSAN SONTAG | Yönetmen: NANCY KATES / Oyuncular: PATRICIA CLARKSON / ABD / 2014 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Susan Sontag neslinin ikonlarından biriydi – güçlü bir düşünür, kültürel alanda yol açıcı, sosyal adalet konusunda korkusuzca konuşan bir kadındı. Kırk küsur yıl boyunca Amerika’yı şekillendiren kültürel ve siyasi etkiler konusunda yazdı ve konuştu. Susan Sontag Hakkında belgeselinde ilk kez yazarın yaşamındaki belirleyici anları yakın plan ziyaret ediyoruz. Arşiv görüntüleri, Sontag’ın yazdıkları ve yakın çevresiyle yapılan görüşmelerden oluşan film, yazarın zaaflarını ve içsel mücadelesini de olduğu gibi aktarmaktan geri durmuyor. Erken yaşta başlayan kitap sevdası, ilk gey bar tecrübesi, sanatçı olarak iniş çıkışları, ilk evliliğinden son sevgilisine kadar birçok detaya, yazarın dünyasına açılan bir pencere gibi birinci elden tanıklık edebiliyoruz. Savaş ve terör, cinsellik veya sanatın rolü gibi birbirinden çok farklı alanlarda görüşleriyle çığır açmış ve hâlâ ilham veren bu önemli kadını daha yakından tanıma fırsatını kaçırmayın.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir belgesel olmuş.

Eksiler

  • Susan Sontag hakkındaki röportajlar daha güncel olabilir ve tanınmış insanlarla yapılabilirdi.

Keşif

  • “Ben bir militan feministim, feminist militan değil”, Susan Sontag
  • Fotoğraf ve sinema ile ilgili tespitleri çok yerinde buldum.
  • Susan Sontag’daki okuma ve üretme hızı yine bu festivalde belgeseli gösterilen Rainer Werner Fassbinder’e de oldukça benziyor.
  • Susan Sontag’ın kişiliğinde tatmin olamayan bir ruh hali hakim.
  • Çok korktuğu ölümden kaçmak için belki de birçok şeyle uğraşmış. Ama ölüm tecelli etmiş sonunda.
  • Gerçekten nevi şahsına münhasır bir karaktermiş. İki elinde 20 parmak.

Öylesine

  • Bulunamadı