Özgürlük

4 out of 10 stars (4 / 10)

Özgürlük filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÖZGÜRLÜK | LIBERTÉ | Yönetmen: Albert Serra / Senarist: Albert Serra / Oyuncular: Helmut Berger (Walchen Dükü), Marc Susini (Tésis Kontu), Baptiste Pinteaux (Wand Dükü), Iliana Zabeth (Matmazel Jensling), Laura Poulvet (Matmazel Geldöbel), Theodora Marcadé (Madam Dumeval) / Fransa / 2019 / Renkli / 120´ 

Özet:

Günümüzün en radikal sinemacılarından, tarzından hiç ödün vermeyen Albert Serra 18. yüzyıl Fransa’sına ve devrim öncesi dönemin toplumsal karşıtlıklarına hayranlığını yeni filminde de alışılmadık bir yolla ele alıyor. Özgürlük, Fransa Kralı 16. Louis’nin katı ahlakçı hükümranlığından kaçan Madame de Dumeval, Tesis Dükü ve Wand Dükü’nü izliyor. Ahlaki kural ve baskıların tümünü reddederek Almanya ormanlarına, hür düşüncenin savunucusu meşhur çapkın Walchen Dükü’ne sığınan asilzadeler, hazzın ve tensel arzuların peşine düşüyor. Kışkırtıcı, cesur, şok edici, cüretkâr sahneleriyle Cannes’da büyük tepki gören filmi hakkında Katalan yönetmen, “asilzadeleri günümüz gençliğiyle karşılaştırıyorum; benzerine rastlanmamış imgeler yaratmaya çalışıyorum” diyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş.
  • Işık kullanımı başarılı.
  • İçerdiği şiddet ve cinsel içerikli sahneler bir yana bırakılırsa film vermek istediği mesajı veremiyor bana kalırsa.
  • Bu filmin Cannes gibi “saygın” bir film festivalinden ödül almış olması gerçekten çok ironik.

Özgürlük Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Anne

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)

Anne filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ANNE | MADRE | Yönetmen: Rodrigo Sorogoyen / Senarist: Isabel Peña, Rodrigo Sorogoyen / Oyuncular: Marta Nieto (Elena), Jules Porier (Jean), Àlex Brendemühl, Anne Consigny, Frédéric Pierrot, Guillaume Arnault / İspanya / 2019 / Renkli / 129´ 

Özet:

Oğlu 10 yıl önce kaybolan Elena, şimdi aynı sahilde bir lokanta açmıştır. Tam da kayıp ve yas hissinden sıyrılmak üzere olduğunu hissederken oğluna çok benzettiği bir gençle tanışır ve ikisinin de hayatları alt üst olur. Anne bir sevgi filmi; bir annenin oğluna duyduğu, yaşam boyu süren bir sevginin filmi. Oğluna veda edemeyen ve şimdi bunu yapmaya hazır olan bir annenin filmi. Yönetmen Sorogoyen Oscar adayı olan kısa filminden uyarladığı duygusal dram Anne’yi “karanlıktan aydınlığa, ölümden yaşama, suçluluktan bağışlanmaya doğru bir yolculuk” olarak tanımlıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Film oldukça güçlü bir şekilde başlıyor fakat sonrasında genel olarak bir düşüş gözleniyor filmde.
  • Filmin finalini başarılı bulmadım.
  • Elena ile Ramon arasında ormana karşı bir kafede geçen konuşma sahnesi güzeldi.
  • Elena ile Jean arasındaki anne – oğul (Elena açısından) ya da sevgili (Jean açısından) ilişkisi “Mavili | In Blue” (Yönetmen: Jaap van Heusden) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Elena karakterine hayat veren Marta Nieto sima olarak Marion Cotillard’a ve Hatice Aslan’a benzemektedir.

Anne Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Colette

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)
Colette filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

COLETTE | Yönetmen: Wash Westmoreland / Senarist: Richard Glatzer, Wash Westmoreland, Rebecca Lenkiewicz / Oyuncular: Keira Knightley (Colette), Dominic West (Willy), Eleanor Tomlinson (Georgie Raoul-Duval), Denise Gough (Missy), Fiona Shaw (Sido), Robert Pugh (Jules), Sloan Thompson (Matilde), Ray Panthaki (Veber), Al Weaver (Schwob) / ABD / 2018 / Renkli / 111´ 

Sinopsis:

“COLETTE”, Nobel Ödülü’ne aday gösterilen ünlü Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette’in 20. yüzyılın başlarında geçen gerçek hayat hikayesini konu alıyor. Taşralı bir genç kız olan Gabrielle, karizmatik Parisli yazar Henry Gauthier-Villars ile evlenince, sanatın kalbinin attığı Paris’e taşınır. Willy mahlasıyla tanınan kocası başarısız bir yazardır ve Gabrielle’in yeteneklerini çok geçmeden farkına varır. Willy, kariyerinin ve mali durumlarının kurtarıcısı olarak karısını görüp, kendi isminde yayınlanacak bir romanın gizli yazarı olarak Gabrielle’i kullanmaya başlar. Kocasının ısrarı üzerine Colette, ilk eseri Claudine’i yazar ve kitap tüm ülke çapında büyük başarı elde eder. Her şeyi farkında varmaya başlayan Colette, erkek egemen bir dünyada, kocasının ona dayattığı edebi ve mecazi sınırlardan kurtularak yazdıklarını sahiplenmeye karar verir. Gelecek neslin kadınlarına ışık tutan güçlü dilini kullanarak, topluma meydan okumanın zamanı gelmiştir. Dünyanın en önemli figürlerinden biri olan Colette’in biyografik filminde, başroller Keira Knightley ve Dominic West (The Affair)’e ait. Filmin yönetmenliğini ise Still Alice ile hatırlanan Wash Westmoreland üstleniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kostüm ve dekor tasarımı başarılı.
  • Filmden bir replik: “Doğru mimik bin sözcüğe bedeldir.”
  • Filmden bir replik: “Hikayeyi yazan kalemi tutan eldir.”
  • Filmden bir replik: “İyi bir yazar her ortamı/durumu tasvir edebilir/anlatabilir.”
  • Filmden bir replik: “Uzun bir tasmanın ucundasın ama yine de bir tasma”
  • Fransız kadın bir yazarı ele alması açısından“Violette” (Yönetmen: Martin Provost) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kadın bir yazar ve onun yazdıklarını bir erkeğin sahiplenmesi teması açısından “Mary Shelley” (Yönetmen: Haifaa Al-Mansour) filmi de akıllara gelir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Yazar (ya da yazamaz) Willy rolünde Dominic West “The Affair” TV dizisinde canlandırdığı Noah Solloway karakterine de bir selam gönderir.

Colette Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Phantom Claudine”

Sarayın Gözdesi

Sarayın Gözdesi filminde Kraliçe Anne (Olivia Colman)

Sarayın Gözdesi filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SARAYIN GÖZDESİ | THE FAVOURITE | Yönetmen: Yorgos Lanthimos / Senarist: Tony McNamara, Deborah Davis / Oyuncular: Olivia Colman (Anne, Kraliçe), Emma Stone (Abigail), Rachel Weisz (Sarah), Nicholas Hoult (Harley), Joe Alwyn (Masham), James Smith (Godolphin), Mark Gatiss (Lord Marlborough) / ABD / 2018 / Renkli / 119´ 

Sinopsis:

The Favourite, 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de hüküm süren Kraliçe Anne’in kraliyet entrikaları, ihtirasları, kıskançlıkları ve ihanetleri içeren müstehcen ve iğneleyici hikayesini anlatıyor. Hikayenin merkezindeki Kraliçe’nin sırdaşı, danışmanı ve gizli sevgilisi olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill ile olan ilişkisi, Düşes’in genç kuzeninin gelmesiyle tepetaklak olur. Kraliçe ve sarayı etkilemeye çalışan iki kadın arasındaki güç dengeleri çok geçmeden değişecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Kadıköy Sineması sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin görsel atmosferindeki renk kullanımı çok karanlık olmuş.
  • Bir Lanthimos filmi olduğu zaman zaman hissedilse de tam anlamıyla bir Lanthimos filmi diyemeyiz.
  • Sarah ve Abigail, Kraliçe için adeta “İyi Melek” ve “Kötü melek” figürlerini temsil eder. Bu temsil yapılırken Kraliçe onları tam tersi şekilde yorumlar: Sarah (Kötü Melek) – Abigail (İyi Melek)
  • Sarah ve Abigail rakibelerini avcılık buluşmaları hem artan gerilimi hem de boynuzun (Abigail) kulağı (Sarah) geçmesini gözlemlemek açısından güzel sahneler olmuş.
  • Kraliçe’nin on yedi tavşanı “Battal Gazi Destanı” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filminde Battal’ın (Cüneyt Arkın), babasının intikamı için peşine düştüğü on yedi yarayı hatırlatır.

Sarayın Gözdesi Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Grotesk”
  • “Gez Gözde Arpacık”

 

Aydede Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Ezgi Mola - Aydede Filmi "Rabia" rolünde

Aydede filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYDEDE | ROAD TO THE MOON |Yönetmen: Abdurrahman Öner / Senarist: Abdurrahman Öner / Oyuncular: Ezgi Mola (Rabia), Bilal Zeynel Çelik (Bekir), Mehmet Özgür (Osman – Kaporta Ustası), Reha Özcan (Necati – Enişte), Banu Fotocan (Fatma – Abla), Ayşenil Şamlıoğlu (Dürdane – Komşu), Nazan Kesal (Neriman), Nalan Kuruçim (Necla), Emirhan Ateş (Hasan), Melih Acar (Ümit), Azmi Bulut (Oğuzhan), Hacer Ela Yamaç (Eda) / Türkiye / 2018 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Küçük yaşta babasını kaybetmiş olan Bekir’in annesi Rabia ile dedesi İlyas, birlikte kasabanın tuhafiye dükkânını işletmektedir. İlyas vefat edince, üzülmemesi için Küçük Bekir’e çok sevdiği dedesinin öldükten sonra Ay’a gidip, Aydede olduğu söylenir. Bekir televizyonda gördüğü Badi filmindeki gibi, bir bisiklet alıp Ay’a uçmayı ve dedesini görmeyi hayal eder. Annesi Rabia ise, ablası ile aralarında çektikleri miras kurasında, oturdukları evle tuhafiye dükkânını kaybeder, ardından ablası ile amansız bir miras kavgasına tutuşur. Yaşadığı platonik aşk, Rabia’nın hayatını daha da zorlaştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar iyi.
  • Enişte karakterine hayat veren Reha Özcan kısa süre yer almasına karşın “kötü adam” rolünün hakkını veriyor.
  • Rabia’nın oğlu Bekir’e anlattığı“Aydede” hikayesi inandırıcılık anlamında sıkıntılı görünüyor senaryo/hikaye ile ilgili bilmediğim bir detay yoksa. Zira Bekir’in babası da hayatını kaybetmiş ve bu gerçeği Bekir anlayabilmiş/kabul edebilmiş.
  • Filmin kimi bölümlerinde Rabia’nın verdiği tepkiler/patlamalar çok ani oluyor. Bu durum inandırıcılık anlamında zaman zaman sıkıntı yaratıyor.
  • Filmin başlarında yer alan okul sahnesinde, öğrenci Ali pencereden dışarıya bakıyor ve bir at görüyor. Yılların ilkokul fişi bir anlamda gerçekleşiveriyor: “Ali ata bak”
  • Filmde ayın gösterildiği sahneler bir anlamda film içindeki bölümlemeler gibi olmuş diye düşünülebilir. Filmin başında ayın tamamı görünürken sonlara doğru ay gitgide belirsizleşiyor.
  • Filmden bir replik: “Dünya değirmen öğüttüğü de insan”
  • Fransa Kraliçesi Marie Antoinette tarafından söylendiği ileri sürülen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” cümlesi bu filme şu şekilde uyarlanabilir belki: “Mercimek bulamıyorlarsa böreği fırına versinler”
  • Filmin bisikletle olan ilişkisi başka bir Türk filmi olan “Mavi Bisiklet” (Yönetmen: Ümit Köreken ) isimli çalışmayı akla getiriyor. Bu filmle ilgili “Öylecine Bir Aşk” içerisindeki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Aydede Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Siyah Bisiklet”

 

Transit Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Transit filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

TRANSIT | Yönetmen: Christian Petzold / Senarist: Christian Petzold, Anna Seghers  (Roman Yazarı) / Oyuncular: Franz Rogowski (Georg), Paula Beer (Marie), Lilien Batman (Driss), Ronald Kukulies, Godehard Giese (Richard), Maryam Zaree (Melissa), Barbara Auer (Mimar), Matthias Brandt (Barmen, Dış Ses), Sebastian Hülk (Paul), Antoine Oppenheim (Binnet), Antoine Oppenheim (Jean Binnet), Alex Brendemühl (Meksika Konsolosu), Trystan Pütter (Amerika Konsolosu) / Almanya / 2018 / Renkli / 101´

Sinopsis:

İkinci Dünya Savaşı döneminde, Paris’te yaşayan Alman Georg, Nazi birliklerinin şehre yaklaşmasıyla kendini Marsilya’ya atar. Ölü bir yazardan kendisine kalan belgeleri kullanarak Meksika’ya kaçmayı amaçlar. Ancak Marsilya’da tanışacağı Marie, Georg için her şeyi değiştirecektir. Anna Seghers’in 1942 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan Transit, aynı zamanda 2018 Berlin Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne adaydı.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Geçmiş zamanda geçen hikayeyi şimdiki zamanın mekanları ile kullanma biçimi güzel uygulanmış.
  • Yönetmenin bir önceki “Yüzündeki Sır” filminden daha başarılı bir çalışma olmuş.
  • “Yüzündeki Sır” filminde olduğu gibi bu filmde de hikayenin inandırıcılık ile ilgili sorunlu bir ilişkisi var maalesef.
  • Filmin büyük bir bölümünde kullanılan hikaye anlatıcısı/dış ses kanımca pek iyi bir tercih olmamış.
  • Filmin en güzel sahneleri Georg’un Driss ve Melissa ile olduğu bölümler olmuş.
  • Georg’un kendisi de yaşam ile ölüm arasında bir transit sanki.  Onun yaşamına dahil olanlar ya da onun, yaşamına dahil oldukları transit bir bölgeden geçiyorlar adeta.
  • Mimar karakterini canlandıran Barbara Auer, sanatçı Nurseli İdiz’i hatırlatıyor.

    Barbara Auer Transit filminde
    Barbara Auer (Filmden bir sahne)

    Nurseli İdiz Transit filminde Barbara Auer ile benziyor
    Nurseli İdiz
  • Richard karakterini canlandıran Godehard Giese usta oyuncu Fikret Kuşkan’ı anmsatıyor.

    Godehard Giese Transit filminde Fikret Kuşkan ile benziyor
    Godehard Giese (Sağdaki, Filmden bir sahne)

    Fikret Kuşkan Transit filminde Godehard Giese ile benziyor
    Fikret Kuşkan

    Transit Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Teknikerler de Sever”

 

Loving Vincent

image

Filmin Künyesi:

LOVING VINCENT | Yönetmen: Dorota Kobiela , Hugh Welchman / Senarist: Hugh Welchman , Dorota Kobiela , Jacek Dehnel / Oyuncular:  Douglas Booth (Armand Roulin), Josh Burdett (The Zouave),  Holly Earl (La Mousme), Robin Hodges (Lieutenant Milliet), Chris O’Dowd (Postacı Joseph Roulin) / İngiltere / 2017 / Animasyon / 94´

Sinopsis:

Film, Van Gogh’un 17 yaşındayken tablosunu yapmış olduğu Armand Roulin üzerinden ilerliyor. van Gogh’un Fransa, Auvers’te öldüğü haberi, eskiden yaşadığı Arles kasabasına ulaşır. Van Gogh ile yakın arkadaş olan emektar postacının oğlu Armand, babasının ısrarları sonucu taziye mektubunu Van Gogh’un ağabeyi Theo’ya götürmeye razı gelir. Paris’e vardığında Theo’nun da kardeşinin ardından vefat ettiğini öğrenince mektubu verebileceği bir akraba aramaya başlar. Bu yolculukta ünlü ressamın son günlerini ve ölümünün esrarını da aydınlatmaya başlayacaktır…

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Oldukça emek sarf edilen bir film olmuş.
  • Filmin görüntüleri doyurucu olmakla birlikte hikaye ve senaryo aynı çizgide değil maalesef.
  • Vincent ile kardeşi Theo arasındaki maddi/manevi yardım ilişkisi “Camille Claudel, 1915” (Yönetmen: Bruno Dumont) filminde Camille Claudel (Juliette Binoche) ile kardeşi Paul Claudel (Jean-Luc Vincent) arasındaki durumu aklıma getirdi. O filme nazaran bu filmde kardeşler arasındaki ilişki daha olumlu düzeyde.

Dunkirk

image

Filmin Künyesi:

DUNKIRK | Yönetmen: Christopher Nolan / Senarist: Christopher Nolan / Oyuncular: Fionn Whitehead (Tommy), Tom Glynn-Carney (Peter), Jack Lowden (Collins) / ABD / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Christopher Nolan’ın 2. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi’ni konu edinen filmi, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin, düşman askerleri tarafından etrafının sarılması ile başlar.
Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar. Başrollerinde Mark Rylance, Kenneth Branagh ve Tom Hardy’nin yer aldığı filmin kadrosunda ayrıca Jack Lowden, Aneurin Barnard ve ilk kez film deneyimini yaşacak olan Fionn Whitehead ile Harry Styles da yer alıyor. Filmi kendi senaryosundan uyarlayacak olan yönetmene yapımcılık koltuğunda da Emma Thomas eşlik ediyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda normal seviyede bir film olmuş.
  • Düşman tarafındaki askerlerin filmde fiziki olarak hiç gösterilmemesini değişik bir uygulama olarak yorumladım.
  • Filmle ilgili genel yorumların aksine filmi çok değişik ve çok başarılı bulmadım. Genel anlamda iyi kotarılmış bir film yönetimi olmuş.
  • “Denizler Üstünde 400.000 Asker”
  • “Dunkirk By The Sea | Ölümün Kıyısında”