Eva

image

Filmin Künyesi:

EVA | Yönetmen: Benoît Jacquot / Senarist: Benoît Jacquot, Gilles Taurand, James Hadley Chase (Eserin Yazarı) / Oyuncular: Isabelle Huppert (Eva), Gaspard Ulliel (Bertrand Valade), Julia Roy (Caroline), Marc Barbé (Georges Martin),  Richard Berry (Régis Grant), Didier Flamand (Caroline’nin Babası) / Fransa / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

Ölen müşterisinin yazdığı oyun metnini çalan genç ve yakışıklı jigolo Bertrand; bir yıl sonra başarılı, popüler ve merakla takip edilen bir oyun yazarı haline gelmiştir. Artık Paris’te lüks bir dairede yaşayan ünlü yazarın tek sorunu yazması gereken yeni oyunudur. Bu arayış içinde bir gün, gizemli ve çekici bir eskort olan Eva’yla tanışır. Aralarındaki ilişki, zamanla Bertrand’ın hayatını mahvedecek bir takıntıya dönüşecektir. İki başarılı oyuncu Isabelle Huppert ile Gaspard Ulliel’i bir araya getiren Eva, 68. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Daha iyi bir film olmasını beklerdim.
  • Tempo anlamında hızlı ilerleyen bir film. Bu açıdan başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin senaryosu da başroldeki yazar gibi yeni bir şeyler üretmede sıkıntı çekiyor sanki.
  • Isabelle Huppert, “Bir Yıldız Dönüyor” (Yönetmen: Bavo Defurne) filminde olduğu gibi yine vasat bir filmde yer almış.
  • Filmin gizemli bir kadına saplantıyı da içeren konusu benzer bir hikayesi olan ve gerçek bir yazarı takip eden “Gizemli Kadın” (Yönetmen:  Pawel Pawlikowski) filmini hatırlatıyor.
  • Bertrand karakterini canlandıran Gaspard Ulliel oyuncu Ushan Çakır’ı anmsatıyor.
    Gaspard Ulliel

    Ushan Çakır
  • “Aşk-ı Eva”

Fortunata

image

Filmin Künyesi:

FORTUNATA | FORTUNATA | Yönetmen: Sergio Castellitto / Senarist: Margaret Mazzantini / Oyuncular: Jasmine Trinca (Fortunata), Stefano Accorsi (Patrizio), Nicole Centanni (Barbara), Alessanro Borghi (Chicano), Edoardo Pesce (Franco), Hanna Schygulla (Lotte) / İtalya / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak… Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak… Sergio Castellitto’nun Fortunata’sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Film iyi bir hikayeye sahip fakat ortaya çıkan yapıt pek isteneni verememiş.
  • Fortunata ile kızı Barbara arasındaki ilişki bana “Prensesim” (Yönetmen: Eva Ionesco) filminde Hanah Giurgiu (Isabelle Huppert) ile kızı Violetta Giurgiu (Anamaria Vartolomei) arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • Fortunata karakterinde bir Anna Magnani ile Sophia Loren karışımı görmek mümkün.
  • “Fortunata Hanım’ın Gündüz Topukları”

Zayıflığın Esareti

image

Filmin Künyesi:

ZAYIFLIĞIN ESARETİ | ABUSE OF WEAKNESS | ABUS DE FAIBLASSE | Yönetmen:  Catherine Breillat  / Oyuncular: Isabelle Huppert (Maud Schoenberg), Kool Shen (Vilko Piran), Laurence Ursino (Andy), Christophe Sermet (Ezzé), Ronald Leclercq (Gino), Tristan Schotte (Antoine), Daphné Baiwir (Hortense), Dimitri Tomsej (Louis), Jean-François Lepetit (Jean-Paul), Patrick Van Ackere (Kiné) / Fransa / 2013 / Renkli / 104´

Sinopsis:

Bir sabah yönetmen Maud yarı normal, yarı uyuşuk bir şekilde uyanır. Yarı ölü vücudunu iyileştirmek için hastaneye yatması gerekmektedir. Yapımcısı ve asistanı bu süreçte onu yalnız bırakmaz. Maud bu esnada televizyon ekranında tesadüfen yeni filmi için aradığı erkek karakterini bulur. Vilko çekici, kibirli ve yaptığı dolandırıcılıklarla ünlenmiş bir kişiliğe sahiptir. Hastalığını önemsemeden Maud, Vilko ile tanışmak ister ve bir gün sonra tanışırlar. Bu oldukça zor bir ilişkinin başlangıcı olacaktır. Ancak Vilko, Maud’un bu saf ve zayıf halinden yararlanarak büyük miktardaki parasını da kendisine mal etmek istemektedir…

Artılar

  • Ne de olsa bir Catherine Breillat filmi.

Eksiler

  • Oyunculuklar vasattı.
  • Senaryo, özellikle de diyaloglar hiç Catherine Breillat filmi gibi durmuyor.
  • Maud’un hastane evresi sanki biraz yavan geçti.
  • Filmde tempoyu yavaş buldum.
  • Maud’un ara ara patlattığı zorlama kahkahalar maalesef biz izleyenleri aynı oranda gülümsetmedi.
  • Kimi sahnelerin ya da olayların kendini tekrar etmesini olumsuz buldum.

Keşif

  • Maud’un sürekli Vilko’ya çek imzalaması bana “İnek Şaban” (Yönetmen: Osman F. Seden) filminde Kara Mithat’ın (Dinçer Çekmez) Kulüp Başkanı’na (Osman F. Seden) sürekli çek karalatma sahnelerini anımsattı.
  • Maud’un evinin iç tarafı bir o kadar güzel ve modernken giriş tarafı yıkık dökük bir halde. Bunu aynı zamanda Maud’un durumu olarak da yorumladım. Maud’un kalbi bir o kadar saf ve güzelken (evin iç tarafı gibi) vücudunun bir tarafı felç geçirmiş durumda (evin giriş kısmı gibi).
  • Film boyunca Maud’un sürekli titreşimde olan cep telefonunu (hatırladığım kadarı ile sadece 2 yerde zil sesi gelmişti) önemli bir öğe olarak yorumladım. Buradaki titreşim durumunu Maud’un felçli olması ile ilişkilendirdim.
  • Maud’un felçli halde iken evin girişinde yere düşüp kıvrandığı ve sonunda yerde aldığı pozisyon bana evinin yatak odasındaki tabloyu hatırlattı.
  • Maud ve Vilko’nun aynanın karşısında iken  konuştukları bir sahne var. Buradaki çekim açısını beğendim.
  • Vilko’nun, Maud’u yavaş yavaş ağına düşürmesi sırasındaki tavırlarında ve soğukkanlılığında bir Nuri Alço + Eray Özbal karışımı gördüm.
  • Bir  Catherine Breillat filminde cinsel içerikli sahne olmaması şaşırtıcıydı.

Öylesine

  • “Bir Maud var Maud’da Maud’dan içeri”
  • İlk sahnede Maud’u beyazlar içerisindeyken yatak odasında görüyoruz. Fonda sanki Ümit Besen çalıyormuş “Beyazlar içinde Maud’u öylece…”