Nuh Tepesi

8 out of 10 stars (8 / 10)

Nuh Tepesi filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

NUH TEPESİ | NOAH LAND | Yönetmen: Cenk Ertürk / Senarist: Cenk Ertürk / Oyuncular: Ali Atay (Ömer), Haluk Bilginer (İbrahim), Arın Kuşaksızoğlu (Ahmet, İmam), Mehmet Özgür (Cevdet, İbrahim’in Ailesinin Eski Hasmı), Hande Doğandemir (Elif, Ömer’in Boşanacağı Eşi) / Türkiye / 2019 / Renkli / 105´ 

Özet:

Bir yandan orta yaşın hayatına getirdiği krizlerle boğuşan Ömer, diğer yandan ‘’Nuh Ağacı’’nın altına gömülmek isteyen ve ağacı kendisinin diktiğini iddia eden babasının son dileğini gerçekleştirmek için kasabalılarla ve kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Not: Yukarıdaki paragraf Boğaziçi Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum. Özellikle bir ilk uzun metraj film olması anlamında iyi bir iş çıkarılmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • İmam karakteri, Baba – Oğul çatışması, hatta filmin ismi gibi ögeler “Ahlat Ağacı” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • İmam karakteri, yıllar sonra köye babası için dönen evlat gibi ögeler “Kelebekler” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Memlekette/köyde geçen bir Baba – Oğul hikayesi ve/veya hesaplaşması olma anlamında “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filmindeki Anne – Kız hikayesini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Diyalogların kitabi ve yaralayıcı yönü ise “Kış Uykusu” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • İbrahim’in Kaymakama derdini anlattığı sahne “Yılanların Öcü” (Yönetmen: Metin Erksan) filminde Irazca Ana’nın (Aliye Rona) Kaymakam ile yaşadığı benzer sahneyi hatırlatır. Metin Erksan’ın “Mülkiyet” üçlemesinin ilk filmi olan “Yılanların Öcü” toprak mülkiyetini ele alır. Bu filmde de bir nevi toprak mülkiyeti ele alınmıştır denilebilir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Nuh Tepesi Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Baba Yurdu”

Kız Kardeşler

Kız Kardeşler Filminde Reyhan
8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Kız Kardeşler filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KIZ KARDEŞLER | A TALE OF THREE SISTERS | Yönetmen: Emin Alper / Senarist: Emin Alper / Oyuncular: Cemre Ebüzziya (Reyhan), Ece Yüksel (Nurhan), Helin Kandemir (Havva), Kayhan Açıkgöz (Veysel), Müfit Kayacan (Şevket), Kubilay Tunçer (Necati), Hilmi Özçelik (Muhtar), Başak Kıvılcım Ertanoğlu (Hatice) / Türkiye / 2019 / Renkli / 107´ 

Özet:

Farklı yaşlardaki üç kız kardeş, Reyhan, Nurhan ve Havva, küçük yaşta kasabaya besleme olarak gönderilmiştir. Ne var ki, yanlarına verildikleri ailelerde tutunamazlar ve birbiri ardına baba ocağına geri gönderilirler. Dağ köyündeki evlerinde, birbirlerinden güç alarak ayakta kalmaya çalışan üç kız kardeş, bir yandan da tekrar kasabaya gidebilmek için gizli bir rekabet içine girerler.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Film müziği başarılı.
  • Reyhan ile Nurhan kardeşlerin yayık yapma sırasındaki diyalogları eğlenceli ve yapılan iş ile uyumluydu.
  • Açık alanda Necati Bey için kurulan sofra ve ortam yönetmenin bir diğer çalışması “Tepenin Ardı” filmindeki benzer bir sofra sahnesini hatırlatır.
  • Emin Alper’in köy filmlerindeki gerçeği yorumlama, gösterme biçimi/üslubu Metin Erksan filmlerini (“Susuz Yaz”, “Yılanların Öcü”) hatırlatır. “Yılanların Öcü | Revenge of The Snakes” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Reyhan karakterindeki feminen, kadınsı taraf “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filmindeki Nesrin (Esra Bezen Bilgin) karakterini hatırlatır. Hatta bu iki karakterin bir meczup ile yaşadıkları cinsel deneyim de ortak noktalardan biridir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Film hem görsel atmosfer hem de kimi noktalardaki üslup açısından Nuri Bilge Ceylan’ın muhteşem filmlerinden “Bir Zamanlar Anadolu’da” ve “Kış Uykusu” filmlerini hatırlatır. “Kış Uykusu” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Filmin üzerinde durduğu noktalardan biri de “Hor Görmek” konusu.

Kız Kardeşler Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kıl Kardeşler”
  • “Üç Nankörler”
  • “Veysel-i İnsan”
  • “Horgörenler”

Peri: Ağzı Olmayan Kız

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)

Peri: Ağzı Olmayan Kız filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

PERİ: AĞZI OLMAYAN KIZ | GIRL WITH NO MOUTH | Yönetmen: Can Evrenol / Senarist: Can Evrenol, Kutay Ucun / Oyuncular: Denizhan Akbaba (Kaptan), Elif Sevinç (Perihan), Özgür Civelek (Yusuf), Kaan Alpdayı (Porsuk), Sermet Yeşil (Perihan’ın Babası), Mehmet Yılmaz Ak (Kemal, Onbaşı, Perihan’ın Amcası), Özay Fecht (Çavuş’un Eşi) / Türkiye / 2018 / Renkli / 97´ 

Özet:

Baskın ve Housewife gibi cesur filmlerle korku janrında yetkinliğini kanıtlamış, müstakil sinema dilini kurmayı başarabilmiş Can Evrenol, üçüncü uzun metrajında cesur ve eklektik bir tür denemesi yapıyor. Peri: Ağzı Olmayan Kız’da; distopik, zamansız bir mekanda “Büyük Dünya Savaşı” devam ederken on yıl önceki bir santral patlamasıyla tüm dengesi bozulmuş küçük bir kasabada yaşayan bir grup “öteki” çocuğun hikayesi anlatılıyor. Santral patlamasından sonra bazı çocuklar eksik uzuvlarla dünyaya gelir. Santral yönetimini kendileri hakkında kötü algının canlı kanıtı olarak gördükleri bu çocukları yok etmeye başlar. Bu süreçte babasıyla ormanın için herkesten uzak bir yaşam süren Perihan, hayatta kalmayı başarır ancak babasının öldürülmesiyle birlikte hiç hazırlıklı olmadığı bir maceranın içine düşer. Yolda kendisi gibi üç çocukla daha tanışan Perihan ve “çetesi” ile dünyanın dehşet verici haline dört çocuğun gözünden tanıklık ederiz.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo ve hikayedeki kurguyu başarılı buldum.
  • Makyaj çalışması başarılı.
  • Filmdeki çocuk tayfası “Bremen Mızıkacıları” masalındaki karakterleri anımsatır. Bu film biraz da fabl türünde bir çalışma gibi düşünülebilir.
  • Filmdeki masalsı, maceracı ve renkli üslup Wes Anderson filmlerini hatırlatır. Örneğin “Yükselen Ay Krallığı | Moonrise Kingdom” filmi gibi. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Film kurduğu distopik atmosfer açısından yakın zaman önce çekilmiş diğer bir Türk filmi “Yuva” (Yönetmen: Emre Yeksan) çalışmasını hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Peri: Ağzı Olmayan Kız Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Peri’nin Labirenti”

Kader Postası

Kader Postası filminde Zeynep (Boncuk Yılmaz))
8 out of 10 stars (8 / 10)

Kader Postası filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KADER POSTASI | FATED HEARTS | Yönetmen: Elif Akarsu Polat, Çiğdem Bozali / Senarist: Elif Akarsu Polat, Çiğdem Bozali / Oyuncular: Boncuk Yılmaz (Zeynep), Benian Dönmez (Kerime, Zeynep’in Annesi), Şahin Ergüney (Zeynep’in Babası), Rana Kayaçan (Zeynep’in Gençlik Hali), Koray Efe Yazgan (Yusuf’un Gençlik Hali), İdil Yade Kırnık (Zeynep’in Çocukluk Hali), Baran Salman (Yusuf’un Çocukluk Hali), Sedef Akalın (Emel), Tansel Öngel (Yusuf), Görkem Yeltan (Zeynep’in Teyzesi) / Türkiye / 2019 / Renkli / 104´ 

Özet:

Kader Postası, küçük bir kasabada yasayan Zeynep’in çocukluk ile başlayıp, ergenliğe ve oradan da yetişkinliğe uzanan hayat hikayesini anlatır. Zeynep’in çocukluğunun en yakın arkadaşı Yusuf, ergenliğinde Zeynep’in ilk aşkına dönüşür. Yusuf’un kasabadan zamansız ayrılışıyla ikisinin yolları ayrılır. Bu ayrılık Zeynep’i yetişkinliğinde yalnız bir kadına dönüştürür. Zeynep kaybettiği sevgiyi mahkumlara yazdığı mektuplarda arar. Mektuplar, Zeynep’i müebbet bir mahkuma götürür. Bu mahkum Yusuf’tan başkası değildir.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Bir ilk film olarak oldukça iyi bir iş kotarılmış.
  • Senaryo başarılı olmuş.
  • Oyunculuklar ve oyuncu seçimi başarılı.
  • Filmin müziklerini beğendim.
  • Yusuf’un kasabadan ayrıldıktan sonra Zeynep ile hiç iletişim kur(a)mamış olmaları pek iyi aktarılamıyor.
  • Filmin hem başlangıcı hem de sonu bir Kurban Bayramının 1. Gününe denk geliyor.
  • Filmin hem başlangıcında hem de sonunda Zeynep’in elbisesinin rengi beyazdır.
  • Filmden bir replik: “Büyümek de bazen keyifliymiş”
  • Filmdeki karakter gözlemlemeleri oldukça iyi yapılmış. Bu açıdan yakın zaman önce kaybettiğimiz büyük usta Umur Bugay (1941 – 2019) film ve dizilerindeki karakterleri hatırlatır.
  • Çocuklukta filizlenen aşk, aşkı ifade etmek için o dönemin simgelerinden kaset kullanılması, Anne – Kız ilişkisi gibi yönler açısından bu film “Karışık Kaset” (Tunç Şahin) filmini yer yer hatırlatır. Bu film ondan daha az karışık ve daha çok başarılı bir çalışma olmuş denilebilir. “Karışık Kaset” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Zeynep ve Annesi arasındaki iletişim problemleri ya da şekilleri “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filmini hatırlatır. O film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Çocukluktan itibaren bir büyüme hikayesi/süreci anlatması açısından film “Çocukluk | Boyhood” (Yönetmen: Richard Linklater) filmini de hatırlatır. O film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • “Müebbet” kelimesini filmdeki birçok durum ile ilişkilendirebiliriz.
    1. Zeynep’in Babası için yaşadığı kasaba
    2. Onu sevmeyen biri ile evlenmiş olan Emel
    3. Onu dinlemeyen biri ile evli olan Zeynep’in Annesi
    4. Kaybettiği ilk aşkını yüreğinde taşıyan Zeynep

Kader Postası Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Karışık Mektup”
  • “Kader Kurbanları”
  • “Fakat Müebbet Bu Derin Bir Tutku”
  • “Mailhood”

Atölye

image

Filmin Künyesi:

ATÖLYE | L’ATELIER | THE WORKSHOP | Yönetmen: Laurent Cantet / Senarist: Robin Campillo, Laurent Cantet / Oyuncular: Marina Foïs (Olivia Dejazet), Matthieu Lucci (Antoine), Florian Beaujean (Etienne), Mamadou Doumbia (Bouba), Mélissa Guilbert (Lola), Warda Rammach (Malika), Julien Souve (Benjamin), Julien Souve (Fadi), Olivier Thouret (Teddy Chauvin, Antoine’nin Kuzeni) / Fransa / 2017 / Renkli / 113´

Sinopsis:

Marsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir. Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden Laurent Cantet, kurgu ve yaratıcısı arasındaki ilişkiyi masaya yatırdığı, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen yeni filminin senaryosunu, Kalp Atışı Dakikada 120 ile dikkat çeken Robin Campillo ile birlikte yazdı.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hikayedeki çatışma ortamı iyi yaratılmış.
  • Bir başka Fransız yönetmen François Ozon’un çalışması “Evde” filmini hatırlatıyor zaman zaman.
  • “Atölyede”

The Bookshop

image

Filmin Künyesi:

THE BOOKSHOP | Yönetmen: Isabel Coixet / Senarist: Isabel Coixet (Senarist), Penelope Fitzgerald (Aynı Adlı Romanın Yazarı) / Oyuncular: Emily Mortimer (Florence Green), Bill Nighy (Edmund Brundish), Patricia Clarkson (Violet Gamart), Honor Kneafsey (Christine), James Lance ( Milo North), Frances Barber (Jessie), Reg Wilson (General Gamart) / İspanya / 2017 / Renkli / 113´

Sinopsis:

Penelope Fitzgerald’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Florence Green İngiltere’de küçük bir kasabada yaşayan bir kadındır. Kasabada bulunun tarihi bir evi kitapçı olarak işletmeye karar verir. Büyük bir risk alarak girdiği işte başarılı olan genç kadın, bir süre sonra kasaba halkına ödünç kitap vererek kitapçıyı bir kütüphaneye dönüştürür. Hayatını yoluna koyduğunu düşünen Florence’in bilmediği gerçekler vardır. Kasabada yaşayan inatçı bir kadının tarihi bina ile ilgili başka planları vardır ve kadın planlarını gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi vasat buldum.
  • Film olmamışlık hissi yaratıyor.
  • Dekor ve kostüm tasarımı başarılı.
  • Çocuk oyuncu Honor Kneafsey iyi bir performans sergilemiş.
  • Filmin ikinci yarısı ilk bölüme göre daha iyi gözüküyor.
  • Müzik kullanımı fazla olmuş.
  • Filmin finali başarılı.

Monika’yla Bir Yaz

image

Filmin Künyesi:

MONİKA’YLA BİR YAZ | SOMMAREN MED MONIKA | SUMMER WITH MONIKA | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Anders Fogelström / Oyuncular: Harriet Andersson (Monika Eriksson), Lars Ekborg (Harry Lund), Dagmar Ebbesen (Bayan Lindström), Åke Fridell (Monika’nın Babası), Georg Skarstedt (Harry’nin Babası) / İsveç / 1953 / Siyah-Beyaz / 96´

Sinopsis:

19 yaşındaki genç Harry Lund bir gün, 17 yaşındaki romantik, tasasız ve asi Monika’yla tanışır ve ikili birbirlerine aşık olur. Yaşadıkları küçük kasabadan kaçıp ailelerini ve işlerini geride bırakırlar ve Harry’nin babasının botunu alarak ıssız bir adaya giderler. Bütün bir yazı beraber geçirirlerken Monika hamile kalır. Harry Monika’yla evlenmeye karar verir, sonra da bir işe girer, okula devam eder ve kızları June’u yetiştirirken bir yandan da daha iyi bir hayata sahip olmaları için uğraşır. Ancak Monika’nın tek isteği eğlenmeye devam etmektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryoda biraz sıkıntılar var. Bu sıkıntılar özellikle de Monika ve Harry çiftinin adaya kaçmalarından sonra başlıyor. Öte yandan filmin senaryosunun şaşırtıcı olarak Bergman’a ait olmadığını belirtelim. Senaryo İsveçli yazar Anders Fogelström’e ait.
  • Film, aile ilişkilerini ele alma, aile yaşamını gösterme açısından zaman zaman 1950’lerin İtalyan ve İspanyol filmlerini hatırlatıyor.

Daha

image

Filmin Künyesi:

DAHA | Yönetmen: Onur Saylak / Senarist: Doğu Akal  (Senaryo), Onur Saylak (Senaryo), Hakan Günday (Roman) / Oyuncular: Ahmet Mümtaz Taylan (Ahad), Hayat Van Eck (Gaza), Turgut Tunçalp (Harmin), Ahmet Melih Yılmaz (Osman), Kağan Uluca (Yadigar), Uğur Aslan (Zahir), Tuba Büyüküstün (Ahra), Fırat Tanış (Hikaye Anlatıcısı) / Türkiye/ 2017 / Renkli / 115´

Sinopsis:

Film, Hakan Günday’ın 17 dile çevrilmiş kitabından uyarlanan Daha’da, 14 yaşındaki Gaza, yaşadığı küçük sahil kasabasından ayrılarak, liseyi büyük şehirde okumayı hayal ederken, babasının onu insan kaçakçılığı şebekesinin bir parçası haline getirmesiyle suçla tanışır. Gaza’nın ergenliği, babasının baskıcı karakteri ve sürekli gözlemlediği göçmenlerle geçmeye başlar. Gaza, babası gibi şiddet ve baskı üzerine bir hayat mı kuracaktır yoksa o da bir göçmen mi olacaktır?

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Onur Saylak ilk filminde güzel bir iş ortaya çıkarmış.
  • Oyuncular, özellikle de Hayat Van Eck ve Ahmet Mümtaz Taylan oldukça başarılı.
  • Filmin görsel estetiğini ve görüntü yönetimini beğendim.
  • Gaza’nın gitgide artan kayıtsızlığı onu bir Zeki Demirkubuz filmi karakterine dönüştürüyor adeta.
  • “Daha çok insan, Daha çok alet, Daha çok ölüm, Daha çok para, Daha çok yara. Ne daha ne kadar çok?”
  •  “Ahad” isminin anlamı bir, kişi, kimse; “Gaza” isminin anlamı ise İslam dininde müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş demek. Filmdeki iki karakter de isimlerinin taşıdığı anlamın dışına çıkıyor diye yorumlayabiliriz. Ahad, sadece bir kişi olmak yerine çok kişi olmaya çalışıyor. Gaza ise kendi yarattığı bir kutsalda savaş Tanrısı olmayı seçiyor.