The Bookshop

image

Filmin Künyesi:

THE BOOKSHOP | Yönetmen: Isabel Coixet / Senarist: Isabel Coixet (Senarist), Penelope Fitzgerald (Aynı Adlı Romanın Yazarı) / Oyuncular: Emily Mortimer (Florence Green), Bill Nighy (Edmund Brundish), Patricia Clarkson (Violet Gamart), Honor Kneafsey (Christine), James Lance ( Milo North), Frances Barber (Jessie), Reg Wilson (General Gamart) / İspanya / 2017 / Renkli / 113´

Sinopsis:

Penelope Fitzgerald’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, Florence Green İngiltere’de küçük bir kasabada yaşayan bir kadındır. Kasabada bulunun tarihi bir evi kitapçı olarak işletmeye karar verir. Büyük bir risk alarak girdiği işte başarılı olan genç kadın, bir süre sonra kasaba halkına ödünç kitap vererek kitapçıyı bir kütüphaneye dönüştürür. Hayatını yoluna koyduğunu düşünen Florence’in bilmediği gerçekler vardır. Kasabada yaşayan inatçı bir kadının tarihi bina ile ilgili başka planları vardır ve kadın planlarını gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi vasat buldum.
  • Film olmamışlık hissi yaratıyor.
  • Dekor ve kostüm tasarımı başarılı.
  • Çocuk oyuncu Honor Kneafsey iyi bir performans sergilemiş.
  • Filmin ikinci yarısı ilk bölüme göre daha iyi gözüküyor.
  • Müzik kullanımı fazla olmuş.
  • Filmin finali başarılı.

Monika’yla Bir Yaz

image

Filmin Künyesi:

MONİKA’YLA BİR YAZ | SOMMAREN MED MONIKA | SUMMER WITH MONIKA | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Anders Fogelström / Oyuncular: Harriet Andersson (Monika Eriksson), Lars Ekborg (Harry Lund), Dagmar Ebbesen (Bayan Lindström), Åke Fridell (Monika’nın Babası), Georg Skarstedt (Harry’nin Babası) / İsveç / 1953 / Siyah-Beyaz / 96´

Sinopsis:

19 yaşındaki genç Harry Lund bir gün, 17 yaşındaki romantik, tasasız ve asi Monika’yla tanışır ve ikili birbirlerine aşık olur. Yaşadıkları küçük kasabadan kaçıp ailelerini ve işlerini geride bırakırlar ve Harry’nin babasının botunu alarak ıssız bir adaya giderler. Bütün bir yazı beraber geçirirlerken Monika hamile kalır. Harry Monika’yla evlenmeye karar verir, sonra da bir işe girer, okula devam eder ve kızları June’u yetiştirirken bir yandan da daha iyi bir hayata sahip olmaları için uğraşır. Ancak Monika’nın tek isteği eğlenmeye devam etmektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryoda biraz sıkıntılar var. Bu sıkıntılar özellikle de Monika ve Harry çiftinin adaya kaçmalarından sonra başlıyor. Öte yandan filmin senaryosunun şaşırtıcı olarak Bergman’a ait olmadığını belirtelim. Senaryo İsveçli yazar Anders Fogelström’e ait.
  • Film, aile ilişkilerini ele alma, aile yaşamını gösterme açısından zaman zaman 1950’lerin İtalyan ve İspanyol filmlerini hatırlatıyor.

Daha

image

Filmin Künyesi:

DAHA | Yönetmen: Onur Saylak / Senarist: Doğu Akal  (Senaryo), Onur Saylak (Senaryo), Hakan Günday (Roman) / Oyuncular: Ahmet Mümtaz Taylan (Ahad), Hayat Van Eck (Gaza), Turgut Tunçalp (Harmin), Ahmet Melih Yılmaz (Osman), Kağan Uluca (Yadigar), Uğur Aslan (Zahir), Tuba Büyüküstün (Ahra), Fırat Tanış (Hikaye Anlatıcısı) / Türkiye/ 2017 / Renkli / 115´

Sinopsis:

Film, Hakan Günday’ın 17 dile çevrilmiş kitabından uyarlanan Daha’da, 14 yaşındaki Gaza, yaşadığı küçük sahil kasabasından ayrılarak, liseyi büyük şehirde okumayı hayal ederken, babasının onu insan kaçakçılığı şebekesinin bir parçası haline getirmesiyle suçla tanışır. Gaza’nın ergenliği, babasının baskıcı karakteri ve sürekli gözlemlediği göçmenlerle geçmeye başlar. Gaza, babası gibi şiddet ve baskı üzerine bir hayat mı kuracaktır yoksa o da bir göçmen mi olacaktır?

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Onur Saylak ilk filminde güzel bir iş ortaya çıkarmış.
  • Oyuncular, özellikle de Hayat Van Eck ve Ahmet Mümtaz Taylan oldukça başarılı.
  • Filmin görsel estetiğini ve görüntü yönetimini beğendim.
  • Gaza’nın gitgide artan kayıtsızlığı onu bir Zeki Demirkubuz filmi karakterine dönüştürüyor adeta.
  • “Daha çok insan, Daha çok alet, Daha çok ölüm, Daha çok para, Daha çok yara. Ne daha ne kadar çok?”
  •  “Ahad” isminin anlamı bir, kişi, kimse; “Gaza” isminin anlamı ise İslam dininde müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş demek. Filmdeki iki karakter de isimlerinin taşıdığı anlamın dışına çıkıyor diye yorumlayabiliriz. Ahad, sadece bir kişi olmak yerine çok kişi olmaya çalışıyor. Gaza ise kendi yarattığı bir kutsalda savaş Tanrısı olmayı seçiyor.