Âşıklar Bayramı

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Âşıklar Bayramı | Yönetmen: Özcan Alper / Senarist: Özcan Alper, Kemal Varol (Kemal Varol’un aynı adlı eserinden uyarlanmıştır. ) / Oyuncular: Kıvanç Tatlıtuğ (Yusuf), Settar Tanrıöğen (Heves Ali), Uğur Uzunel (Salim), Erkan Can (Kul Yakup), Laçin Ceylan (Zere Kadın), Burcu Cavrar (Dilek, Hemşire), Çetin Sarıkartal (Mamoş), Erkan Pektaş (Bekir Çavuş), Pınar Göktaş, Nihayet Şahin (Serap), Can Özmen (Doktor), Şirin Ergüven Hamşioğlu, Süleyman Kabaali (Hamamcı), Çınar Babiz (Çocuk Yusuf), Aydın Şentürk (Genç Heves Ali) / Türkiye / 2022 / Renkli / 102´ 

Özet:

Film, 25 yıl ayrı kaldıktan sonra yolları yeniden kesişen bir baba ve oğlunun hikayesini konu ediyor. Yıllar önce yolları ayrılan Avukat Yusuf ve saz âşığı babası Heves Ali’nin yolu, 25 yılın sonunda yeniden kesişir. Çıktıkları uzun belki de son yolculukta bir araya gelen baba oğul, bu süreçte geçmişyleriyle yüzleşip, gelecekleriyle ilgili olan sorunların üstesinden gelmeye çalışır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmde geçen “Yandı Ha Yandı” türküsünü Kemal Sunal da “Çöpçüler Kralı” (Yönetmen: Zeki Ökten) filminde seslendirmiştir.
  • Yusuf, babası Heves Ali için Duman’ın “Her Şeyi Yak” şarkısını şu şekilde uyarlamak istese:
    Beni yak kendini yak, türkünü yak
    Bir akordun yeter, ben hazırım bak
    İster çal, oyna; istersen öldür
    Aşk için ölmeli (mi) aşk, o zaman (mı) aşk
  • “Inside Heves Ali” | “Sen Türkülerini Yak”
  • “Kefenin Sazı Yok”

Bebek

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Bebek filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Bebek | Yönetmen: İhsan Yüce / Senarist: Yılmaz Kuzgun, İhsan Yüce / Oyuncular: Mahir Günşiray (Metin), Bilgen Bengü (Aysel), Tuncay Akça (Apo), Sevda Aktolga (Bebeğin Annesi), Saadet Gürses (Sevda), Mahmut Şenbahar, Baki Tamer, Güler Özonuk, Zerrin Yüce (Hüseyin’in Eşi), Gökhan Yılmaz (Bebek), Savaş Yurttaş (Hüseyin, Apo’nun Babası) / Türkiye / 1979 / Renkli / 85´ 

Özet:

Film, babasını bulmak için İstanbul’a gelen Apo’nun yaşadığı zorlukları anlatır. Hüseyin hastalanmış ve hastaneye yatırılmıştır. Bu esnada arkadaşı, Hüseyin’in memleketindeki kimsesiz oğluna bir mektup yollar. Apo, apar topar babasını görmek için yola çıkar. Apo hastaneye geldiğinde bir karışıklık olur ve babasının öldüğü söylenir. Kimsesiz kalan Apo’nun İstanbul’dan başka gidecek bir yeri de kalmamıştır. Kendisi gibi kimsesiz olan Metin ile tanışır. Beraber hayata tutunmaya çalışırlar. Apo’nun cami avlusunda bulduğu terk edilmiş bir bebek ile hayatları farklı bir biçim alır. Kendi babasını bulamayan Apo, bebeğin babasını bulmaya karar verir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda orta seviyede buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • İhsan Yüce filmde oyuncu olarak yer almasa da Hasta Bakıcı karakterindeki seslendirme ile kendini bizlerden mahrum bırakmamıştır.
  • Apo’nun sanki “Bremen Mızıkacıları” masalındaki gibi bir köşeye itilen, yalnız bırakılan karakterleri (Kedi, Köpek, Çocuk ve Bebek) hayatına dahil etmesi güzel bir yapı oluşturur.
  • Bebeğin annesi Sevda Aktolga’nın filmdeki durumu kendisinin de yer aldığı “Katma Değer Şaban” (Yönetmen: Kartal Tibet) filminde Şaban’ın (Keman Sunal) ona (Gül) taktığı “Tavuk Vicdanlı” lakabını hatırlatır.
  • Görüntü kalitesi biraz daha iyi olabilseymiş keşke.

Bebek Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kahta Mızıkacıları”

Üzgünüz, Size Ulaşamadık

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Üzgünüz, Size Ulaşamadık filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜZGÜNÜZ, SİZE ULAŞAMADIK | SORRY WE MISSED YOU Yönetmen: Ken Loach / Senarist: Paul Laverty / Oyuncular: Kris Hitchen (Ricky Turner), Debbie Honeywood (Abbie Turner), Rhys Stone (Sebastian ‘Seb’ Turner), Katie Proctor (Lisa Jane Turner), Ross Brewster (Gavin Maloney), Charlie Richmond (Henry Morgan), Alfie Dobson (Jack O’Brien), Micky McGregor (Davis) / İngiltere / 2019 / Renkli / 100´ 

Özet:

En son 2016’da Ben, Daniel Blake filmini izlediğimiz Loach aynı şehirde, Newcastle’da sözleşmeli çalışanların sıkıntılarından yola çıkıyor ve yine gözyaşlarımızı zorlayacak acı-tatlı bir dramı beyazperdeye aktarıyor. “İşçi sınıfının yönetmeni” olarak birçok başyapıta imza atan Ken Loach, bu kez iki çocuklu bir aileye odaklanıyor. Filmde, telefon app’leri çağında kendi kamyonetini almak isteyen Ricky’nin bu hamlesi, evlere bakıcılığa giden eşi Abby’nin düzenli çalışma hayatını sekteye uğratıyor. Loach’un uzun yıllardır birlikte çalıştığı Paul Laverty’nin senaryosunu yazdığı film, Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Yönetmenin bir önceki kurmaca uzun metraj filmi “Ben, Daniel Blake | I, Daniel Blake” daha başarılı bir film olmuştu. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Ricky’nin teslimat yaptığı bir müşteri ile yaptığı futbol muhabbeti/tartışması sahnesi güzeldi.
  • Kargo şirketinin sorumlu amiri Maloney karakterinin çalışanları sömürme, köle gibi kullanma tavırları Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı “Yoksul” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmindeki Odacı Sülüman Bey’i (Yaman Okay) hatırlatır.

Üzgünüz, Size Ulaşamadık Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Üzgünüz, Size Ulaşırken Kendimizi Kaybettik”.
  • “Newcastle’ye kargo için giderken evdeki bulgurdan olmak”
  • “Ricky Balboa”

Greta

Greta karakteri ile Isabelle Huppert

4.5 out of 10 stars (4,5 / 10)
Greta filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GRETA | Yönetmen: Neil Jordan / Senarist: Ray Wright, Neil Jordan / Oyuncular: Isabelle Huppert (Greta Hideg), Chloe Grace Moretz (Frances McCullen), Maika Monroe (Erica Penn), Colm Feore (Chris McCullen), Stephen Rea (Brian Cody) / İrlanda / 2018 / Renkli / 98´ 

Sinopsis:

İrlandalı usta Neil Jordan 2012’den bu yana çektiği ilk filminde başrolleri Isabelle Huppert ile Chloë Grace Moretz paylaşıyor; üstelik Isabelle Huppert yeniden piyanist rolünde. Saf ve iyi niyetli Frances, metroda bulduğu çantayı sahibi, filme adını veren piyanist Greta’ya hiç vakit geçirmeden iade eder. Biri eşini biri annesini henüz kaybetmiş olan iki kadın, kısa sürede yakınlaşır. Ancak kısa sürede Frances’in göründüğünden çok daha öte takıntılara sahip tehlikeli bir kadın olduğu ortaya çıkacaktır. Toronto’da prömiyerini yapan Greta, İstanbul Film Festivali’nde Sinema Onur Ödülü alan usta yönetmen Neil Jordan’a has sıradışı öğelerin yer aldığı, sağlam bir psikolojik gerilim.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Konusu itibarı ile akıcı bir film olmasına karşın bazı sahnelerde film pek ilerleyemiyor.
  • Filmde geçen ve manası derin olarak yorumlanabilecek “sakız gibi yapışma” hadisesi aklıma Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı “Umudumuz Şaban” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmindeki şu sahnenin videosunu hatırlatır.

Greta Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Kutuların Sessizliği”

 

Saf

Saf filminde Saadet Işıl Aksoy (Remziye) ve Erol Afşin (Kamil),

5.5 out of 10 stars (5,5 / 10)
Saf filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SAF | Yönetmen: Ali Vatansever / Senarist: Ali Vatansever / Oyuncular: Saadet Işıl Aksoy (Remziye), Erol Afşin (Kamil), Onur Buldu (Fatih), Ümmü Putgül (Nevin), Kida Khodr Ramadan (Ammar), Gökhan Civan (Cafer), Ebru Ojen Şahin (Burcu), Kutay Sandıkçı (Rıza), Mihaela Trofimov (Ivona) / Türkiye / 2018 / Renkli / 102´ 

Sinopsis:

Saf, gecekonduda yaşayan bir çiftin mahallede çıkan kentsel dönüşüm söylentileri sonrasında değişen hayatlarını konu ediyor. Kamil, lüks site şantiyelerinin mahalleleri kuşattığı Fikirtepe’de, karısı Remziye’yle birlikte gecekonduda yaşayan naif bir adamdır. Uzun süredir işsiz olan Kamil, yoğun bir vicdan muhasebesinin ardından, yan mahallede yürütülen kentsel dönüşüm projesinin şantiyesinde, Suriyeli bir mültecinin yerine, gizlice işe başlar. İşyerinde karşılaştığı baskı ve mahallesinde artan tepkiler Kamil’i dönüştürmeye başlar; Kamil’in yaşadıkları, onunla birlikte en çok eşi Remziye’yi etkileyecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Açıkçası Remziye karakterine hayat veren Saadet Işıl Aksoy’u başarılı bulamadım. Oyuncu seçimi anlamında kanaatimce yanlış bir tercih olmuş.
  • Kamil ile Remziye arasındaki sevgi, aşk ve bağlılık dışarıdan çok hissedilemiyor.
  • Bir inşaat işçisini odağına alması açısından “Babamın Kanatları” (Yönetmen: Kıvanç Sezer) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kamil’in dürüst ve inandığı doğrulardan şaşmayan bir insan olması benzer bir karaktere sahip olan İran yapımı “İnatçı Bir Adam” (Yönetmen: Mohammad Rasoulof) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kamil karakterinin saf ve iyi niyetli biri olması “Mutlu Lazzaro | Happy as Lazzaro” (Yönetmen: Alice Rohrwacher) filmindeki Lazzaro (Adriano Tardiolo) karakterini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Temizlik işlerinde çalışan Remziye ve Nevin karakterleri benzer iki kadının hikayesinin anlatıldığı “Toz Bezi” (Yönetmen: Ahu Öztürk) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kahvede yapılan evlerin satılması/satılmaması ile ilgili “dayanışma” toplantıları Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı “Yedi Bela Hüsnü” (Yönetmen: Natuk Baytan) filmindeki benzer sahneleri hatırlatır.

Saf Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Saf Lazzaro | Saf as Lazzaro”
    • “Saf Bir Adam”

 

Mutlu Lazzaro

Mutlu Lazzaro filminde Lazzaro (Adriano Tardiolo)

Mutlu Lazzaro filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

MUTLU LAZZARO | HAPPY AS LAZZARO | LAZZARO FELICE | Yönetmen: Alice Rohrwacher / Senarist: Alice Rohrwacher/ Oyuncular: Adriano Tardiolo (Lazzaro), Luca Chikovani (Tancredi’nin Küçüklüğü), Nicoletta Braschi (Marchesa Alfonsina De Luna), Alba Rohrwacher (Antonia’nın Büyüklüğü), Sergi Lopez (Ultimo), Tommaso Ragno (Tancredi’nin Büyüklüğü), Agnese Graziani (Antonia’nın Küçüklüğü) / İtalya / 2018 / Renkli / 125´ 

Sinopsis:

Alice Rohrwacher’in Cannes’da ödül kazanan son filmi, günümüz dünyasını mistik öğelerle ele alan bir dostluk hikâyesi anlatıyor. Düz bir zaman çizgisi izlemeyen ve Super16 filmle çekilen Mutlu Lazzaro, filme adını da veren genç çiftçi Lazzaro’yu takip ediyor. Cenneti andıran bir köyde yaşayan iyilik timsali Lazzaro, en yakın arkadaşı asilzade Tancredi’yi aramak için hem mekânı hem de zamanı aşmayı göze alıyor. Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülü için adı çokça geçen Adriano Tardiolo, mucizesiz bir aziz kadar masum Lazzaro rolündeki performansıyla öne çıkıyor. The Wonders / Mucizeler filmini 2014 Filmekimi’nde izlediğimiz, İtalya sinemasının yükselen yeteneklerinden Alice Rohrwacher’in insanın ruhuna işleyen filmi, hem tarzı hem de konusuyla Pasolini’nin yapıtlarını anımsatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Lazzaro’nun yavaşlığı filmin de yavaş akmasına neden olmuş sanki.
  • Filmden bir replik: “İnsanlar da hayvanlar gibidir. Serbest bırakıldıklarında köle olduklarını anlarlar.”
  • Yönetmenin bir önceki kurmaca uzun metraj çalışması “Mucizeler” daha başarılı bir filmdi.  Filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Köylülerin “marabalık” düzeninin kalkmış olduğundan haberdar olmaları “Kibar Feyzo” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmini hatırlatır.

Mutlu Lazzaro Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Lazzayanna”
  • “Marki’nin Köpeği”
  • “Aziz Topraklar Üzerinde”
  • “Kibar Lazzaro”

 

Arakçılar

Arakçılar filminden bir kare

Arakçılar filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ARAKÇILAR | SHOPLIFTERS | MANBIKI KAZOKU | Yönetmen: Hirokazu Kore-Eda / Senarist: Hirokazu Kore-Eda / Oyuncular: Lily Franky (Osamu Shibata), Sakura Ando (Nobuyo Shibata), Mayu Matsuoka (Aki Shibata), Kirin Kiki (Hatsue, Büyükanne), Kairi Jyo (Shota Shibata), Miyu Sasaki (Yuri Hojo) / Japonya / 2018 / Renkli / 121´

Sinopsis:

Hirokazu Kore-eda’nın Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen yeni filmi, yönetmenin sevilen tarzını yansıtan dokunaklı bir aile dramı. Filmin kahramanları, ufacık bir evde yaşayan ve geçinmek için süpermarketlerden yiyecek çalan bir aile. Sokakta terk edilmiş küçük bir kızı kendilerince evlat edinen aile böylece büyüyor, ancak bu iyilik cezasız kalmıyor. 1997’den bu yana Altın Palmiye kazanan ilk Japon filmi olan Arakçılar’ı Cannes ana yarışması jüri başkanı Cate Blanchett, “oyuncuların performansları, yönetmenin vizyonuyla iç içe geçiyor” diyerek övmüştü. 2013’te Filmekimi’nde gösterilen Like Father Like Son / Benim Babam, Benim Oğlum filmiyle “aile nedir?” sorusunu toplumsal bir açıdan ele alan Kore-eda hem tekniği hem de konusuyla Japon sinemasının efsane yönetmeni Ozu’yu anımsatıyor. Filmde büyükanneyi canlandıran Kirin Kiki 15 Eylül’de hayatını kaybetti.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmakla birlikte 2018 Cannes Film Festivalinde bu filmin Altın Palmiye ödülü kazanmış olmasını yadırgadım.
  • Filmin giriş bölümü başarılı.
  • Küçük kız Yuri/Juri/Lin karakteri filme oldukça renk katmış.
  • Filmin ilk bölümü tempo anlamında sıkıntılı.
  • Senaryoda yer yer açık noktalar yer almakta.
  • Filmin tırnak içerisinde “hırsızlık/arakçılık” ile kurduğu sempatik ilişki Kemal Sunal’ın yer aldığı “Sevimli Hırsız” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmini hatırlatır.
  • Deniz kenarındaki sahnede aile sıcaklığı anlamında kucaklaşma/el ele tutuşma mizanseni “Roma” (Yönetmen: Alfonso Cuarón) filmini hatırlatır. O filmde de benzer bir deniz kenarı sahnesinde aile bireylerinin Cleo (Yalitza Aparicio) ile olan kucaklaşması vardır. Bu film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Arakçılar Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Roma

Roma filminde Cleo (Yalitza Aparicio)

Roma filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Filmin Künyesi:

ROMA | Yönetmen: Alfonso Cuarón / Senarist: Alfonso Cuarón  / Oyuncular: Yalitza Aparicio (Cleo),  Marina de Tavira (Sofia), Diego Cortina Autrey (Toño), Carlos Peralta ( Paco), Marco Graf (Pepe),  Daniela Demesa (Sofi),Nancy García García (Adela), Verónica García (Teresa), Andy Cortés (Ignacio), Fernando Grediaga (Antonio), Jorge Antonio Guerrero (Fermín), José Manuel Guerrero Mendoza (Ramón) / Meksika / 2018 / Siyah-Beyaz / 135´

Sinopsis:

Cleo, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı bir Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadındır. Bir yandan ev işleri ile uğraşan Cleo, bir yandan da evdeki dört çocukla ilgilenir. O tüm zamanını hizmetlisi olduğu evde geçirse de kendisine ait bambaşka bir dünyası vardır. Genç kadın, gönlünü Fermin adındaki bir adama kaptırmıştır. Fakat bu ilişki pek de Cleo’nun düşlediği gibi sonuçlanmaz. Bu sırada evin dört çocuk annesi olan hanımı Sofia, kocasının yokluğu ile başa çıkmaya çalışır. Birbirinden farklı hayatlara sahip olsalar da benzer travmalar yaşayan Cleo ve Sofia, siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda birbirlerinin en büyük destekçisi olur.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi beğendim. Başarılı ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Oyunculuklar ve sinematograf oldukça başarılı.
  • Filmin final bölümü güzel kurgulanmış.
  • Film boyunca Cleo’nun başına bütün felaketler geliyor sanki. Deprem, yangın, boğulma, katliam vb. gibi.
  •  Cleo karakteri karşılaştığı tüm güçlüklere karşın bir şekilde ayakta kalmayı, ağlamamayı başarıyor doğum sahnesine kadar.  Bu durum “Gülen Adam” (Yönetmen: Kartal Tibet) filminde hayatı boyunca gülen biri olan Yusuf Şaplak‘ın (Kemal Sunal) bebeği doğduktan sonra ağlaması sahnesini hatırlatır.

Roma Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Cleo from 70 to 71”
  • “Dalga Seviyesi”
  • “Güçlü Kadın”

 

Yüz

image

Filmin Künyesi:

YÜZ| TWARZ | MUG | Yönetmen: Malgorzata Szumowska / Senarist: Malgorzata Szumowska, Michal Englert / Oyuncular: Mateusz Kościukiewicz (Jacek), Agnieszka Podsiadlik (Jacek’in Ablası), Malgorzata Gorol (Dagmara – Jacek’in Sevgilisi/Nişanlısı), Roman Gancarczyk (Rahip), Dariusz Chojnacki (Jacek’in Abisi), Robert Talarczyk (Jacek’in Eniştesi), Anna Tomaszewska (Jacek’in Annesi), Martyna Krzysztofik (Jacek’in Yengesi), Iwona Bielska (Dagmara’nın Annesi) / Polonya / 2018 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Wimie… / …adına’yla Teddy ve Beden’le En İyi Yönetmen ödüllerini kazandığı Berlin Film Festivali’nden Yüz’le Jüri Büyük Ödülü alan Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska, yüz nakli ameliyatı üzerinden derin bir kimlik ve toplum eleştirisi yapıyor. Filmin ana karakteri, Polonya’da bir kasabada yaşayan ve buradan kaçma hayalleri kuran, metal müzik hayranı Jacek. Dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışan Jacek’e geçirdiği iş kazasının ardından Polonya’nın ilk yüz nakli uygulanır. Ameliyatın ardından herkesin Jacek’e karşı davranışı değişir. Kimlik, beden ve toplum politikalarına ciddi ancak kara mizahı ihmal etmeyen bir bakışla yaklaşan Szumowska, filmini “yetişkinler için bir masal” olarak tanımlıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Jacek’e yapılan “yüz nakli” bir anlamda toplumdaki “yüzsüzlük” kavramını da ortaya çıkarıyor.
  • Kiliseye, sağlık sistemine vb.  kurumlara, kimliklere yapılan eleştiriler güzel olmakla birlikte filmdeki gösteriş şekli fazla göze sokularak yapılıyor.
  • Filmin ilk yarısı daha başarılı.
  • Yönetmenin bir önceki “Beden” filmi yerine bu daha içine girilebilen ve özdeşleşilebilir bir film olmuş.
  • Jacek’in “yüz nakli” sonrasında reklam yüzü olarak kullanılması bir başka sıradan Şaban karakterinin (Kemal Sunal) reklam yüzü olduğu “Yüz Numaralı Adam” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filmini akla getirir.

Faize Hücum

image

Filmin Künyesi:

FAİZE HÜCUM | Yönetmen: Zeki Ökten / Senarist: Fehmi Yaşar / Oyuncular: Genco Erkal (Kamil), Asuman Arsan (Saniye), Ayşe Selen (Nesrin), Ahmet Sezerel (Murat), Barış Altay (Yılmaz), Hikmet Karagöz (Kapıcı Cemal) / Türkiye / 1982 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı Faize Hücum (1982), kendisini devrin modası banker furyasına kaptıran bir devlet memurunun hikâyesini anlatır. Kamil Bey, otuz yıl devlet hizmetinin ardından emekliye ayrılır. Gündemi meşgul eden banker söylentileri onun da dikkatini çeker. İnsanlar refah içerisinde yaşama hayaliyle bankerlere koşmaktadır. Kamil de emekli ikramiyesi, üç aylık maaşı ve evini satarak bütün parasını bankerlere teslim eder. Ailesiyle birlikte bir apartman dairesine taşınır. Bankerlerin kaçtığı haberini alana kadar refah içinde yaşayacaklardır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Bir Zeki Ökten filmi olduğunu birçok yerde hissettiriyor film.
  • Hem başrol hem de yardımcı rol oyuncuları iyi bir şekilde seçilmiş.
  • Senaryoda yer alan ufak hikayeler, halk ağzında konuşmalar oldukça gerçekçi bir portre çizmiş. Bu bağlamda senaryoyu başarılı buldum.
  • Banker krizi ile ilgili toplum psikolojisinin filmde iyi yansıtıldığını düşünüyorum.
  • Kamil Bey’in eşi Saniye Hanım’a yaptığı “Çamaşır Makinesi” sürprizi aklıma “Güler misin Ağlar mısın” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filminde Rasim Usta’nın (Kadir Savun) eşine (Neriman Köksal) yaptığı benzer sürprizi hatırlattı. Ne yazık ki iki filmde de bu sürprizlerin sonrasında talih pek yaver gitmedi.
  • Bir sabah Kamil Bey’in erkenden kahveye geldiği sahnede radyoda çalan türkünün ismi : “Başına Döndüğüm Kurban Olduğum”. Aynı türkü yönetmenin “Yoksul” filminde Yoksul (Kemal Sunal) karakterinin bir sabah kahvaltısına yine radyodan eşlik etmektedir. Türkünün bir seslendirmesine buradan erişilebilir.
  • Kamil Bey, Banker krizi ile ilgili haberlerin asılsız olduğunu düşünüp eve döndüğünde gazeteyi yırtar. Ama bilmiyordur ki aslında bu yırtılan onun yatırdığı paralardır.
  • Final görüntüsünü ilginç buldum.  Yaşanan darbeler, krizler ve bunun gibi olumsuzlukların toplumu sakat bırakması yönünde yorumladım bu sahneyi.