Onun Adı Petrunia

Onun Adı Petrunia filminde Zorica Nusheva (Petrunia)

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)
Onun Adı Petrunia filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ONUN ADI PETRUNIA | GOSPOD POSTOI, IMETO I’ E PETRUNIJA | GOD EXISTS, HER NAME IS PETRUNYA | Yönetmen: Teona Strugar Mitevska / Senarist: Elma Tataragic, Teona Strugar Mitevska/ Oyuncular: Zorica Nusheva (Petrunija), Labina Mitevska (Gazeteci Slavica), Simeon Moni Damevski (Emniyet Amiri Milan), Suad Begovski (Rahip), Stefan Vujisic (Polis Memuru Darko), Violeta Shapkovska (Vaska) / Makedonya / 2018 / Renkli / 100´ 

Sinopsis:

Petrunia, Teofanya bayramında suya atılan tahta haçı kapıp çıkarır. Haçın hem iyi şans hem de bereket getireceğine inanılır. Kuzey Makedonya’daki küçük Stip kasabasında yüzlerce erkeği kızdırmıştır Petrunia: Bir kadın ne hakla bu geleneğe karışıp bir de tüm erkeklerin önüne geçer? İş görüşmelerinde bile hakkı yenen eğitimli, aklı başında Petrunia, hakkını sonuna kadar koruyacaktır. Makedon toplumundaki dönüşümün kilise, medya ve yargıdaki yansımalarına göndermeleriyle, bu öfkeli olduğu kadar hüzünlü film, kemikleşmiş adetlerin hüküm sürdüğü bu ülkede kadınların dik durmalarının önemini vurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar, özellikle de Petrunia rolünde Zorica Nusheva oldukça başarılı.
  • Filmin ikinci yarısında hikaye biraz tıkanıyor.
  • Medyanın olaya dahil olmaya başlaması fakat dişe dokunur bir sonun getirilmemesi film adına eksik bir nokta olmuş.
  • Kilise, birey – din ilişkisi, medya gibi noktalar açısından “Yüz | Twarz | Mug” (Yönetmen: Malgorzata Szumowska) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Karakolda Petrunia ile Polis Memuru Darko arasındaki yakınlaşma/arkadaşlık “Hemşire” (Yönetmen: Dilek Çolak) filminde hastanede Leyla (Evren Duyal) ile Kerem (Sermet Yeşil) arasındaki yakınlaşmayı hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Petrunia ile annesi arasındaki problemli ilişki/iletişim şekli “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filminde Nesrin (Esra Bezen Bilgin) ile annesi Halise (Nihal Koldaş) arasındaki benzer ilişkiyi hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Onun Adı Petrunia Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Yüz Numaralı Petrunia”

 

Kış Işığı

image

Filmin Künyesi:

KIŞ IŞIĞI | NATTVARDSGÄSTERNA | WINTER LIGHT | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman / Oyuncular: Ingrid Thulin (Märta Lundberg, Öğretmen), Gunnar Björnstrand (Tomas Ericsson, Rahip), Max von Sydow (Jonas Persson), Gunnel Lindblom (Karin Persson), Allan Edwall (Algot Frövik), Kolbjörn Knudsen (Knut Aronsson) / İsveç / 1963 / Siyah-Beyaz / 81´

Sinopsis:

Bergman’ın Tanrının Sessizliği üçlemesinin ikinci filmi olan Kış Işığı, üçlemenin diğer filmleri gibi, insanın Tanrı ve dinle ilişkisine yoğunlaşıyor ; Bergman’ın sözleriyle “nüfuz etmiş ”ten söz ediyor. Varoluşunu sorgulayan, inancını yitirmiş bir rahibin, ondan yardım isteyenler ve ona yardım etmek isteyenlerle olan ilişkilerini konu alan film , İsveç taşrasının karlı ve soğuk günlerini dingin ve şairane bir sinematografi eşliğinde sunuyor. 1960 ’ların nükleer savaş tehdidinin her anına sızdığı Kış Işığı Bergman’ın kendi yaşamından da izler taşıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • İnanmayı bırakmış bir rahibin inanmış görünmeyi de bırakmasına şahitlik edilir filmde.
  • Tomas’ın Märta ile arabada giderken, rahip olmasının anne ve babasının hayali olduğunu ifade ettiği sahnede hemzemin geçitte ilerleyen lokomotiften buharların çıkması güzel bir tesadüf olur.
  • Zangoç ile Rahip arasında ikinci kilisede geçen diyalog sahnesi güzel.
  • “Kırık Bir İnanç Hikayesi”

Yüz

image

Filmin Künyesi:

YÜZ| TWARZ | MUG | Yönetmen: Malgorzata Szumowska / Senarist: Malgorzata Szumowska, Michal Englert / Oyuncular: Mateusz Kościukiewicz (Jacek), Agnieszka Podsiadlik (Jacek’in Ablası), Malgorzata Gorol (Dagmara – Jacek’in Sevgilisi/Nişanlısı), Roman Gancarczyk (Rahip), Dariusz Chojnacki (Jacek’in Abisi), Robert Talarczyk (Jacek’in Eniştesi), Anna Tomaszewska (Jacek’in Annesi), Martyna Krzysztofik (Jacek’in Yengesi), Iwona Bielska (Dagmara’nın Annesi) / Polonya / 2018 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Wimie… / …adına’yla Teddy ve Beden’le En İyi Yönetmen ödüllerini kazandığı Berlin Film Festivali’nden Yüz’le Jüri Büyük Ödülü alan Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska, yüz nakli ameliyatı üzerinden derin bir kimlik ve toplum eleştirisi yapıyor. Filmin ana karakteri, Polonya’da bir kasabada yaşayan ve buradan kaçma hayalleri kuran, metal müzik hayranı Jacek. Dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışan Jacek’e geçirdiği iş kazasının ardından Polonya’nın ilk yüz nakli uygulanır. Ameliyatın ardından herkesin Jacek’e karşı davranışı değişir. Kimlik, beden ve toplum politikalarına ciddi ancak kara mizahı ihmal etmeyen bir bakışla yaklaşan Szumowska, filmini “yetişkinler için bir masal” olarak tanımlıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Jacek’e yapılan “yüz nakli” bir anlamda toplumdaki “yüzsüzlük” kavramını da ortaya çıkarıyor.
  • Kiliseye, sağlık sistemine vb.  kurumlara, kimliklere yapılan eleştiriler güzel olmakla birlikte filmdeki gösteriş şekli fazla göze sokularak yapılıyor.
  • Filmin ilk yarısı daha başarılı.
  • Yönetmenin bir önceki “Beden” filmi yerine bu daha içine girilebilen ve özdeşleşilebilir bir film olmuş.
  • Jacek’in “yüz nakli” sonrasında reklam yüzü olarak kullanılması bir başka sıradan Şaban karakterinin (Kemal Sunal) reklam yüzü olduğu “Yüz Numaralı Adam” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filmini akla getirir.

The Club

image

Filmin Künyesi:

THE CLUB | Yönetmen: Pablo Larraín / Oyuncular: Roberto Farías (Sandokan), Antonia Zegers (Hermana Mónica), Alfredo Castro (Padre Vidal), Alejandro Goic (Padre Ortega), Alejandro Sieveking (Padre Ramírez), Jaime Vadell (Padre Silva), Marcelo Alonso (Padre García), José Soza (Padre Lazcano), Francisco Reyes (Padre Alfonso) / Şili / 2015 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Pablo Larraín’in Oscar’lı No’nun ardından yönettiği The Club, aşılmaz duvarların ardındaki sırlarla dolu Katolik Kilisesi’ne sert bir eleştiri yönelten, mizahi bir bakışı da ihmal etmeyen, karanlık bir film. Küçük bir sahil kasabasında, gözlerden uzakta bir evde dört eski rahip kalıyor. Bu ıssız yere, ağza alınmayacak günahlarından kurtulmaları için yollanmışlar. Başlarında katı düzenlerini takip eden sert bir kadın kâhya var. Fakat henüz gözden düşmüş bir beşinci rahibin evlerine gelmesiyle bu hassas düzen bozulacak, geride kaldığını sandıkları geçmişleri yüzlerine vurulacak, Araf’taki bu günahkârların karanlık sırları açığa çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyuncu seçimlerini ve müziği başarılı buldum.

Eksiler

  • Sahil kasabasının rahipler dışındaki yerel yaşayanları çok iyi aktarılamamış.
  • Rahiplerin sorgulanmasının birkaç güne yayılması biraz tuhaf olmuş.

Keşif

  • Atmosfer ve görüntü yönetimi anlamında Carlos Reygadas ve Raul Ruiz filmlerini anımsattı.

Öylesine

  • “Tazıların Ardında”