Kız Kardeşler

Kız Kardeşler Filminde Reyhan
8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Kız Kardeşler filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KIZ KARDEŞLER | A TALE OF THREE SISTERS | Yönetmen: Emin Alper / Senarist: Emin Alper / Oyuncular: Cemre Ebüzziya (Reyhan), Ece Yüksel (Nurhan), Helin Kandemir (Havva), Kayhan Açıkgöz (Veysel), Müfit Kayacan (Şevket), Kubilay Tunçer (Necati), Hilmi Özçelik (Muhtar), Başak Kıvılcım Ertanoğlu (Hatice) / Türkiye / 2019 / Renkli / 107´ 

Özet:

Farklı yaşlardaki üç kız kardeş, Reyhan, Nurhan ve Havva, küçük yaşta kasabaya besleme olarak gönderilmiştir. Ne var ki, yanlarına verildikleri ailelerde tutunamazlar ve birbiri ardına baba ocağına geri gönderilirler. Dağ köyündeki evlerinde, birbirlerinden güç alarak ayakta kalmaya çalışan üç kız kardeş, bir yandan da tekrar kasabaya gidebilmek için gizli bir rekabet içine girerler.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Film müziği başarılı.
  • Reyhan ile Nurhan kardeşlerin yayık yapma sırasındaki diyalogları eğlenceli ve yapılan iş ile uyumluydu.
  • Açık alanda Necati Bey için kurulan sofra ve ortam yönetmenin bir diğer çalışması “Tepenin Ardı” filmindeki benzer bir sofra sahnesini hatırlatır.
  • Emin Alper’in köy filmlerindeki gerçeği yorumlama, gösterme biçimi/üslubu Metin Erksan filmlerini (“Susuz Yaz”, “Yılanların Öcü”) hatırlatır. “Yılanların Öcü | Revenge of The Snakes” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Reyhan karakterindeki feminen, kadınsı taraf “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filmindeki Nesrin (Esra Bezen Bilgin) karakterini hatırlatır. Hatta bu iki karakterin bir meczup ile yaşadıkları cinsel deneyim de ortak noktalardan biridir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Film hem görsel atmosfer hem de kimi noktalardaki üslup açısından Nuri Bilge Ceylan’ın muhteşem filmlerinden “Bir Zamanlar Anadolu’da” ve “Kış Uykusu” filmlerini hatırlatır. “Kış Uykusu” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Filmin üzerinde durduğu noktalardan biri de “Hor Görmek” konusu.

Kız Kardeşler Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kıl Kardeşler”
  • “Üç Nankörler”
  • “Veysel-i İnsan”
  • “Horgörenler”

Mutlu Lazzaro

Mutlu Lazzaro filminde Lazzaro (Adriano Tardiolo)

Mutlu Lazzaro filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

MUTLU LAZZARO | HAPPY AS LAZZARO | LAZZARO FELICE | Yönetmen: Alice Rohrwacher / Senarist: Alice Rohrwacher/ Oyuncular: Adriano Tardiolo (Lazzaro), Luca Chikovani (Tancredi’nin Küçüklüğü), Nicoletta Braschi (Marchesa Alfonsina De Luna), Alba Rohrwacher (Antonia’nın Büyüklüğü), Sergi Lopez (Ultimo), Tommaso Ragno (Tancredi’nin Büyüklüğü), Agnese Graziani (Antonia’nın Küçüklüğü) / İtalya / 2018 / Renkli / 125´ 

Sinopsis:

Alice Rohrwacher’in Cannes’da ödül kazanan son filmi, günümüz dünyasını mistik öğelerle ele alan bir dostluk hikâyesi anlatıyor. Düz bir zaman çizgisi izlemeyen ve Super16 filmle çekilen Mutlu Lazzaro, filme adını da veren genç çiftçi Lazzaro’yu takip ediyor. Cenneti andıran bir köyde yaşayan iyilik timsali Lazzaro, en yakın arkadaşı asilzade Tancredi’yi aramak için hem mekânı hem de zamanı aşmayı göze alıyor. Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülü için adı çokça geçen Adriano Tardiolo, mucizesiz bir aziz kadar masum Lazzaro rolündeki performansıyla öne çıkıyor. The Wonders / Mucizeler filmini 2014 Filmekimi’nde izlediğimiz, İtalya sinemasının yükselen yeteneklerinden Alice Rohrwacher’in insanın ruhuna işleyen filmi, hem tarzı hem de konusuyla Pasolini’nin yapıtlarını anımsatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Lazzaro’nun yavaşlığı filmin de yavaş akmasına neden olmuş sanki.
  • Filmden bir replik: “İnsanlar da hayvanlar gibidir. Serbest bırakıldıklarında köle olduklarını anlarlar.”
  • Yönetmenin bir önceki kurmaca uzun metraj çalışması “Mucizeler” daha başarılı bir filmdi.  Filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Köylülerin “marabalık” düzeninin kalkmış olduğundan haberdar olmaları “Kibar Feyzo” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmini hatırlatır.

Mutlu Lazzaro Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Lazzayanna”
  • “Marki’nin Köpeği”
  • “Aziz Topraklar Üzerinde”
  • “Kibar Lazzaro”

 

Sibel

Sibel filminde Damla Sönmez

Sibel filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SİBEL | Yönetmen: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci / Senarist: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci, Ramata Sy / Oyuncular: Damla Sönmez (Sibel), Erkan Kolçak Köstendil (Ali), Emin Gürsoy (Emin), Elit İşcan (Fatma), Meral Çetinkaya (Narin), Gülçin Kültür Şahin (Feride), Sevval Tezcan (Çiçek) / Türkiye / 2018 / Renkli / 95´ 

Sinopsis:

25 yaşındaki Sibel, Karadeniz’in ıslık diliyle konuşulan, küçük bir köyünde babası ve kız kardeşiyle yaşamaktadır. Çocukluğunda geçirdiği hastalık sebebiyle konuşamayan, çevresiyle ıslık diliyle anlaşan Sibel’in hayatı tarla, orman ve ev arasında geçer. Köyde kendini yalnız ve dışlanmış hisseden genç kadın, gizemli bir kurdun peşindeyken, bir gün ormanda saklanan Ali adında bir yabancıyla karşılaşır. Sibel, Ali’yle iletişim kurmaya başlayınca, içinde gizlenen gücü fark edecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Damla Sönmez başarılı oyunculuğu ile filme oldukça katkıda bulunmuş.
  • Görsel atmosfer başarılı.
  • Biraz gerçekçi biraz da masalsı bir film olmuş.
  • Fabl türü öykülerde insana ait bir özelliğin insan dışında bir varlığa verilmesi işlenir.  Bu filmde anlatılan öyküde ise sanki fabl türünün tersi bir durum söz konusu. Hayvana ait bir özelliğin (kuş gibi ıslık çalmak, kurt gibi saldırmak) hayvan dışında bir varlığa (Sibel, Ali) verilmesi gibi.
  • Meral Çetinkaya’nın hayat verdiği Narin karakteri “Murtaza” (Yönetmen: Özgür Sevimli) filminde kendisinin canlandırdığı Sabure karakterini anımsatır. “Murtaza” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Ali karakteri film içerisinde biraz yavan kalmış gibi duruyor.
  • Öyküde işlenen muhafazakar tutum yer yer “Mustang” (Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven) filmini hatırlatır. Bu filmin ondan çok çok daha iyi olduğu da aşikar. “Mustang” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Sibel Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kırmızı Islıklı Kız”
  • “Kusurlular”

 

Üç Hayat

Üç Hayat filminde Behnaz Jafari ve Jafar Panahi

Üç Hayat filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ HAYAT |  THREE FACES | SE ROKH | Yönetmen: Jafar Panahi / Senarist: Jafar Panahi, Nader Saeivar / Oyuncular: Behnaz Jafari (Kendisi), Jafar Panahi (Kendisi), Marziyeh Rezai (Kendisi), Narges Del Aram (Marziyeh’in Annesi), Maedeh Erteghaei (Kendisi) / İran / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

“İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Bu filmin 2018 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülünü almış olması hiç hakkaniyetli olmamış kanımca.
  • Giriş bölümü güzel olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin içinde doğal bir kültür mozaiği yaratılmaya çalışılmışsa da kimi sahneler hikayeden ayrık ve zorlama olmuş.
  • Şehrazat karakteri “Kutsal Mahluk” (Yönetmen: Yavar Rzayev) filmindeki kadın ressam karakterini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmden bir replik: “Burada artist istemiyoruz”

Üç Hayat Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Kelebekler

image

Filmin Künyesi:

KELEBEKLER | Yönetmen: Tolga Karaçelik / Senarist: Tolga Karaçelik / Oyuncular: Tolga Tekin (Cemal), Bartu Küçükçağlayan (Kenan), Tuğçe Altuğ (Suzan), Serkan Keskin (Muhtar), Hakan Karsak (İmam), Ercan Kesal (Çoban) / Türkiye / 2018 / Renkli / 117´

Sinopsis:

Üç kardeşin yolları yıllar önce ayrılmıştır. Aradan geçen 30 yılın ardından babaları çocuklarını bir araya getirmek ister ve onları Hasanlar Köyü’ndeki evlerine geri çağırır. Kardeşlerden en büyüğü Cemal, onları alır ve nedenini bilmedikleri bir yolculuğa çıkar. Üç kardeş köye gittiklerinde ise babalarının öldüğünü öğrenirler. Babaları, köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi vasiyet etmiştir. Birbirlerini çok az tanıyan kardeşler köyde kaldıkları süre boyunca yaşadıkları olaylarla kendilerini, birbirlerini ve babalarının kim olduğunu anlamaya çalışır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim. Güzel bir çalışma olmuş.
  • Önceki iki filmi (“Gişe Memuru”, “Sarmaşık”) ile karşılaştırıldığında benim en çok beğendiğim film bu oldu.
  • Senaryodaki absürt mizahı oldukça başarılı buldum. Mizahı elden bırakmadan dramatik açıdan da işlevini yerine getirmiş film.
  • Tüm oyuncu ekibi başarılı. Yan rollerde Muhtar ve İmam karakterleri de iyi iş çıkarmışlar.
  • Filmdeki müzik kullanımını ve tercihini başarılı buldum.
  • Üç kardeşin babaları, anneleri ve geçmişleri ile ilgili belki biraz daha fazla ayrıntı olabilirdi.
  • Filmin içerisinde “Afar” tabelasını ve Serkan Ercan’ı görmek güzeldi. Yönetmenin “Gişe Memuru” filmine bir selamı oldu.
  • Yönetmen Emin Alper’i de kısa da olsa bir rolde görmüş olmak güzel.
  • “Sarmaşık” filminde salyangozlar metaforunu kullanan yönetmen bu filminde de kelebekleri kullanmış.
  • “Beş Yüz Liracık Borç Verir Misin?”
  • “Baba Beni Uzaya Gönder”

Bahçe

image

Filmin Künyesi:

BAHÇE | THE GARDEN | ZAHRADA | Yönetmen: Martin Šulík / Senarist: Otec, Ondrej Sulaj, Martin Šulík / Oyuncular: Roman Luknár (Jakub), Zuzana Sulajová (Helena), Jana Svandová (Tereza), Marián Labuda (Otec) / Slovakya / 1995 / Renkli / 99´

Sinopsis:

Genç Jakub hayatından memnun değil; işi onu tatmin etmiyor, evli bir kadınla olan ilişkisini de yürütemiyor, hiç geçinemediği babasıyla da bir apartman dairesi paylaşmak zorunda. Kendisini çevreleyen boz gerçeklikte kaçmak için Jakup kısa bir süreliğine büyükbabasının köydeki eski evine taşınmaya karar veriyor. Buradayken büyükbabasının günlüğünü buluyor, bu da yalın ve unutulmuş bir dünyanın büyüsünü keşfetmesini sağlıyor: erik likörü yapmayı, ekmek pişirmeyi, büyük bahçenin çimlerini biçmeyi öğreniyor; gizemli üç adam onu ziyaret ediyor, bilinmezliklerle dolu ve son derece ilginç bir kız olan Helen’la tanışıyor. Kısa tatili gittikçe uzuyor ve Jakup daha farkına bile varamadan hayatı köklü bir değişime uğruyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Enteresan bir film olmuş.
  • Filmde ara ara kullanılan müziği beğendim.
  • Luis Bunuel’in gerçeküstücülüğü ile Ingmar Bergman’ın ruhüstücülüğü birleşimi bir film olmuş.
  • Film bir ağaçtan kopup düşen bir dal ile başlıyor. Jakub’un hayatı da bu dal gibi bir “kopukluk” içinde. Babası ile olan ilişkisi, evli Tereza ile olan şehvet macerası, okuldaki öğretmenlik işi vb. Büyükbabanın köydeki evinde bile ilk başlarda Jakub’un el/adım attığı her yerde bir sıkıntı oluşuyor.
  • Büyükbabanın ters şekilde yazılmış günlüğü fikrini oldukça iyi buldum. Jakub yazılanları bir ayna yardımı ile okuyabiliyor. Bu ayna onun kendi iç dünyasını keşfetmesini sağlıyor bir bakıma.
  • Jakub’un babası filme oldukça renk katmış.
  • Jakub’un hayatındaki iki kadının (Tereza ve Helena) temsil ettiği karakterler “Arzunun Şu Karanlık Nesnesi” (Yönetmen: Luis Bunuel) filmindeki iki farklı Conchita (Carole Bouquet, Ángela Molina) karakterini anımsatıyor.
  • “Arzunun Şu Karanlık Bahçesi”

Newton

image

Filmin Künyesi:

NEWTON | NEWTON | NEWTON | Yönetmen: Amit V. Masurkar / Senarist: Mayank Tewari, Amit V. Masurkar / Oyuncular: Rajkummar Rao (Newton Kumar), Anjali Patil (Malko), Pankaj Tripathi (Aatma Singh), Raghubir Yadav (Loknath) / Hindistan / 2017 / Renkli / 106´

Sinopsis:

Dünya prömiyerini Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde yapan ve burada ödül kazanan Newton, Hindistan’da seçim zamanı tarafsızlığını ve adaleti korumaya çalışan idealist bir memurun hikâyesini mizahi bir bakış açısıyla anlatıyor. Gönüllü seçim memuru Newton, sık ormanlarla kaplı Chhattisgarh eyaletinde, bir köydeki sandığa gözlemci olarak atanır. Ancak, helikopterle ulaşılan bu köyde seçmenlerden bürokratlara, Maocu teröristlerden güvenlik görevlilerine önüne birçok engel çıkacaktır. Newton demokrasi ve idealler hakkında sivri bir kara komedi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hindistan usulü “İtirazım Var” (Yönetmen: Onur Ünlü) filmi gibi olmuş.
  • Filmden bir replik: “Newton’san Newton’luğunu bil, Einstein’lik taslama”
  • Filmin mizahi dilindeki hiciv, taşlama üslubu Onur Ünlü’yü çağrıştırıyor.
  • Newton’un dürüstlüğünde “Dolap Beygiri” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Memur Ali (İlyas Salman) havası var.

Ana Yurdu

image

Filmin Künyesi:

ANA YURDU | Yönetmen: Senem Tüzen / Senarist: Senem Tüzen / Oyuncular: Esra Bezen Bilgin (Nesrin), Nihal Koldaş (Halise), Fatma Kısa (Emine), Semih Aydın (Halil), Habibe Doygun (Habibe Abla) / Türkiye / 2015 / Renkli / 96´

Sinopsis:

“Ana Yurdu”, annesine duyduğu sevgi ve nefret hisleriyle arafta kalmış bir kadının kendinden ödün vermeyen portresidir. Nesrin, romanını bitirmek ve yazar olma hayallerini gerçekleştirmek için, kısa süre önce ölen anneannesinin İç Anadolu’daki boş köy evine taşınır. Ama gün be gün muhafazakarlaşan annesi Halise’nin beklenmedik ziyareti ve tüm ısrarlarına rağmen dönmeyi reddetmesiyle birlikte Nesrin’in yazma denemeleri ve köy hayatına dair kurduğu hayaller suya düşer. Bu iki kadın, birbirlerinin iç dünyalarındaki en kuytu köşelerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Filmin finali daha farklı ve iyi olabilirdi.
  • Oto tamircisinde geçen sahneler daha detaylı olabilirdi.

Keşif

  • Bir sahnede gaz lambası/fener ile anne Halise’nin yüzünün aydınlatılması “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmindeki gaz lambalı benzer sahneyi çağrıştırıyor.
  • Filmin atmosferindeki karanlık ve tekinsizlik bana, baş rollerden birinde yine Esra Bezen Bilgin’in oynadığı “Kusursuzlar” (Yönetmen: Ramin Matin) filmini anımsattı.
  • Bu filmde baba figürünün varlığı bir köksüzlük yaratırken; “Köksüz” (Yönetmen: Deniz Akçay) filminde baba figürünün yokluğu mevzu bahisti.
  • Esra Bezen Bilgin’in oyunculuk yeteneğinde ve performansında yeni dönemin Müjde Ar’ını görür gibi oluyoruz.

Öylesine

  • “Niğde in Niğde”
  • “Şalvar Romanı” 
  • “Dua Krizinin Eşiğindeki Kadınlar”
  • “Ana Uykusu”

Nabat

image

Filmin Künyesi:

NABAT | Yönetmen: Elchin Musaoglu / Oyuncular: Fatemeh Motamed Arya (Nabat), Vidadi Aliyev (Iskender), Sabir Mamadov, Farhad Israfilov (Davud) / Azerbaycan / 2014 / Renkli/ 105´

Sinopsis:

Nabat ve hasta ve eski bir orman işçisi olan kocası İskender, köyden uzakta küçük ve izole bir evde yaşamaktadırlar. Bir süredir savaş ortamı hüküm sürmektedir ve oğulları cephede hayatını kaybetmiştir. Tek gelirleri ise sahip oldukları tek inekten sağıp sattıkları süttür. İskender’in ölümünden sonra terk edilmiş bir köyde tek başına kalan Nabat, bir dişi kurdun altında hayatta kalmaya çalışır…

Not: Yukarıdaki paragraf Boğaziçi Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Filmin hem genel hem de görüntü yönetimi başarılı.
  • Filmin sade diyalogları ve müzikleri güzeldi.

Eksiler

  • Tüm köyün tahliye edilmesi sırasında Nabat’ın unutulmuş olma ihtimali biraz zayıf duruyor.
  • Birden fazla noktada final var gibi.

Keşif

  • Nabat’ın banyo yaptığı sahnede gölgesinin evin duvarındaki boş çerçeveye yerleşmesi güzel bir andı.
  • Nabat’ın ineğinin süt vermeyi keserek kovayı devirdiği an İskender’in ölüm zamanına denk geliyor.
  • Nabat’ın ineğini aramaya çıktığı ve sisler içinde kadrajda kaybolduğu sahne güzeldi.
  • Nabat’ın kağnısı ile sabaha karşı eşini gömmekten döndüğü sahne “Caniler Avcısı” (Yönetmen: Charles Laughton) filmindeki gece at arabası ile geçilen sahneyi anımsattı.

Öylesine

  • Bulunamadı.

İnatçılar

image

Filmin Künyesi:

İNATÇILAR | RAMS | HRÚTAR | Yönetmen: Grímur Hakonarson / Oyuncular: Sigurdur Sigurjonsson (Gummi), Theodór Júlíusson (Kiddi), Charlotte Böving (Katrin), Gunnar Jónsson (Grímur), Porleifur Einarsson (Sindri), Sveinn Ólafur Gunnarsson (Bjarni), Jón Benónýsson (Runólfur) / İzlanda / 2015 / Renkli/ 92´

Sinopsis:

Gözlerden uzakta bir vadide iki kavgalı kardeş, Gummi ve Kiddi, yan yana çiftliklerde, nesillerdir ödüllü koyunlar yetiştirirler. Arazileri ortak, yaşantıları neredeyse aynı olmasına rağmen iki kardeş birbiriyle neredeyse 40 yıldır hiç konuşmamıştır. Kiddi’nin koyunları bulaşıcı bir hastalık yüzünden telef olmaya başlayınca, yetkililer mezradaki tüm hayvanları itlaf kararı alır. Elbette Gummi ve Kiddi, bu kadar kolay pes etmeyecek, en yakınlarını, yani koyunlarını kurtarmak için işbirliği yapmayı bile göze alacaklardır. Amansız İzlanda’nın nefes kesen manzarası ve Kuzeyli mizahıyla İnatçılar, İzlanda’nın Oscar adayı oldu.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oyunculuklar dengeli olmuş.
  • Filmin müzikleri başarılı.

Eksiler

  • Vasatın altında bir film olmuş.
  • Filmde tempo sorunu var.
  • Gummi ve Kiddi arasındaki husumetin temel nedenleri yeterince aktarılamıyor.

Keşif

  • İnsanların koyunlarla kurdukları dostane ilişki güzeldi.
  • Köpeklerle sağlanan haberleşme, mesaj iletimi yöntemi eğlenceliydi.

Öylesine

  • Bulunamadı.