Postacının Beyaz Geceleri

image

Filmin Künyesi:

POSTACININ BEYAZ GECELERİ | BELYE NOCHI POCHTALONA ALEKSEYA TRYAPITSYNA| THE POSTMAN´S WHITE NIGHTS | Yönetmen: Andrei Konchalovsky / Oyuncular: Aleksey Tryapitsyn (Lyokha), İrina Ermolova (Irina), Timur Bondarenko (Timur) / Rusya / 2014 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Usta Rus yönetmen Andrei Konchalovky’nin son filmi, yönetmenin Rus sinemasına muhteşem dönüşünü müjdeliyor. Filmde, bilfiil kendilerini oynayan köylüleri izliyoruz. Bu insanların yaşadığı köy resmen dünyanın öbür ucunda ve oraya ulaşmanın tek yolu da aradaki gölü tekneyle geçmek. Haliyle köyde yaşam neredeyse gerçeküstü. Bu kapalı toplumun dış dünyayla tek bağlantısı, diğer bir deyişle köyün can damarı ise, postacı. Gelgelelim postacının tutkun olduğu kadın kente taşınınca, üstüne üstlük postacının teknesinin motoru çalınınca, köyde alışılagelmiş yaşam alt üst olur

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Bazı görsel kareler filmin belki de tek olumlu yanı.

Eksiler

  • Genel anlamda başarısız bir film olmuş.
  • Postacının bölgedeki önemine dair pek bir şey çıkarılamıyor hikayedeki anlatımdan.
  • Irina’nın filmdeki konumu tam olarak şekillendirilemiyor.

Keşif

  • Kurmacadan ziyade belgesel havası var filmde.
  • Yaşamın sıradanlığını resmeden kimi sahneler var: Postacının her sabah uyandığında yatağının kenarında terliklerini bulması, açılan TV’de popüler kültür programlarının boy göstermesi vb.
  • Postacının ara ara gördüğü kedi ve Irina’nın çocuğunun da bir kedili oyuncağı olması.

Öylesine

  • “Bir Postacının Hayatı”

Sivas

image

Filmin Künyesi:

SİVAS | Yönetmen: Kaan Müjdeci / Oyuncular: Doğan İzci (Aslan), Ozan Celik (Şahin), Çakır (Sivas), Muttalip Müjdeci (Muhtar) / Türkiye / 2014 / Renkli / 97´

Sinopsis:

11 yaşındaki Aslan’ın yaşadığı küçük köydeki tek gündeliği okula gitmek ve arkadaşlarıyla vakit geçirmekten ibarettir; en büyük derdiyse aynı sınıfta okuduğu Ayşe’ye olan aşkıdır. Bir gün yaşadıkları yerde bir hayli popüler olan köpek dövüşlerinden birine denk gelen Aslan, burada dövüşü kaybeden ve yaralanıp yere yığılan Sivas adında terk edilmiş kangal köpeğiyle karşılaşır. Bu karşılaşma o andan itibaren yaşayacağı hayatı etkileyecek en önemli dönüm noktalarından biri olur.

Artılar

  • Bir ilk film olarak oldukça başarılı.
  • Filmin görüntü yönetimini beğendim.
  • Senaryoyu genel anlamda beğendim.
  • Doğan İzci’nin oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Belki filmin geçtiği yerdeki hayatın doğasında da küfür fazlaca vardır ama filmde 7’den 70’e herkesin ilgili sahne gereği küfürlü konuşması beni biraz rahatsız etti.
  • Köpeğini çok seven Aslan’ın dövüşlere onu yem etmesi biraz garip geldi bana hele ki dam üstünde dağı taşı inleterek isyan ettiği o sahneden sonra.
  • Köy yerinde daha otoriter olmasını beklediğimiz “baba” figürünü Aslan’ın babası için söylemek biraz zor.
  • Oldukça fazla erkek egemen bir film ve doyurucu bir kadın karakter yok.
  • Öğretmenin köpek dövüştürülmesi ile ilgili Aslan’a ya da diğer çocuklara bir nasihatte bulunmamasını garipsedim.

Keşif

  • Finalde arabadan yükselen Neşet Ertaş’ın “Hata Benim” şarkısı aklıma “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) yine arabada geçen bir sahnede çalan Neşet Ertaş’ın “Allı Turnam” türküsünü getirdi.
  • Son sahnede türkü yavaş yavaş akarken kamera bizlere dövüşten yeni çıkmış Sivas’ın gözlerini gösteriyor.
  • Aslan’ın koşarak öğretmenin evine gittiği ve Prens’i oynamak istediğini söylediği sahne oldukça güzeldi. Bu sahnede kamera Aslan’ı bize avlunun arkasından  göz hizasında gösteriyor sanki bir cüce gibi.
  • Filmin sonuna doğru Muhtar’ın, insanların ve hayvanların doğadaki yerleri ile ilgili anlattıkları aklıma “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde arabada geçen bürokratik hiyerarşiyi getirdi.
  • Mavi branda üzerinde Aslan, Ayşe ve Sivas arasında geçen sahne güzeldi.
  • Bu filmde fark yaratıcı bir role sahip olan “Muhtar” karakteri bana “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmindeki Muhtar’ı (Ercan Kesal) hatırlattı.

Öylesine

  • “Home Sivas Home”
  • “Aslan Sivas”
  • “Aslan Ayşe’yi Seviyor”
  • Aslan için Nil Karaibrahimgil’den geliyor: “Peri”. Sözleri biraz değiştirdim 🙂
    “O beni prens Sivas sanıyor
    Ne hata yapsam geri sarıyor
    Mitolojiden biri sanıyor
    Bendeki de boy o cüce görüyor”

Mucizeler

image

Filmin Künyesi:

MUCİZELER | THE WONDERS | LE MERAVIGLIE | Yönetmen: Alice Rohrwacher / Oyuncular: Maria Alexandra Lungu (Gelsomina), Sam Louwyck (Wolfgang), Alba Rohrwacher (Angelica), Sabine Timoteo (Cocò), Agnese Graziani (Marinella), Monica Bellucci (Milly Catena), Luis Huilca Logrono / İtalya / 2014 / Renkli / 110´

Sinopsis:

Bu yaz sona ererken Gelsomina, üç kız kardeşi ve geleneklere sıkı sıkıya bağlı, arıcılık yapan babası için hiçbir şey aynı kalmayacaktır artık. Çünkü bu yaz, aileyi bir arada tutan kurallar çatırdamaya başlayacaktır: Önce gençlik rehabilitasyon programına dahil olan genç bir Alman kasabaya gelir. Kasabanın diğer ziyaretçileri ise dev ödüller dağıtan bir televizyon yarışması ile muhteşem güzellikteki gizemli sunucusu Milly olur; üstelik herkes bu yarışmaya katılmak için can atmaktadır. Mucizeler, yönetmeni Rohrwacher’a göre “İtalya’nın doğal görünümünü, mahvını ve bir tur lunaparka dönüşmesini anlatıyor.”

Artılar

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Yönetmenlik performansı başarılı.
  • Filmin görüntü yönetimi güzel.
  • Filmdeki tüm oyunculuklar iyi bir seviyede.
  • Filmin final sahnesi güzeldi.
  • Şiirsel bir film olmuş.
  • 2014 Cannes Büyük Ödül’ünü sonuna kadar hak eden bir yapım olmuş.

Eksiler

  • Köy Yaşamı Mucizeleri yarışmasının adadaki gösteri kısmı filmin genel havasını sanki biraz bozuyor gibi geldi bana.
  • Coco ve Adrian karakterlerinin ailedeki varlıkları tam olarak resmedilemiyor gibi geldi bana.

Keşif

  • Filmde köy hayatına ait sade ve doğal görüntüler bana “Medealar” (Yönetmen: Andrea Pallaoro) filmini hatırlattı.
  • Filmin başlangıç sekansı bana “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlattı.
  • Bu filmde de “Medealar” filminde olduğu gibi o yazdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
  • Filme ismini de veren “mucize” temasını birçok noktada görmemiz mümkün.
    1. Köy Yaşamı Mucizeleri Yarışması
    2. Konuş(a)mayan Martin’in ıslığı
    3. Gelsomina’nın yüzünde dans eden arılar
    4. Monica Belluci 🙂
  • Bir bakıma babasının sahip olamadığı “erkek çocuğu” görevini üstlenen Gelsomina, Martin’in gelmesi ile bu rolün biraz elinden alınmasına içten içe bozuluyor diye gözlemledim.
  • Ailemiz gerçekten de “arı” gibi çalışıyor.
  • Bal damıtma makinesindeki kovanın değiştirilmesinin unutulması sonrasında odanın bal ile dolması güzel bir sahneydi. Bu bana “Gülen Gözler” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde tavan arasından evin içerisine dolan sabun tozu/köpüğü sahnesini hatırlattı.
  • Martin’i bir masal kahramanı olarak da hayal edebiliriz diye düşündüm: “Konuş(a)mayan Güzel”. Gelsomina konuşamayan Martin’i öpmeye çalıştığında büyü bozuluyor, masal sona eriyor.
  • Gelsomina ve kardeşi Marinella arasındaki çekişme filmde iyi bir şekilde işlenmiş/kullanılmış.
  • Mavi renk ayrı bir yakışıyor Gelsomina’ya.
  • Anne ve babanın evde olmadıkları bir gün Gelsomina ve kardeşleri yalnızdırlar (Coco da onlardan biri) ve belki de özgürdürler. Depoda bal ile uğraşırlarken Marinella teybin sesini sonuna kadar açarak özgürlüklerini bir şekilde ilan ederler. Çok hayatın içinden bulduğum bir sahneydi bu.

Öylesine

  • Bal dök izle 🙂
  • “Getir Götür Gelsomina”
  • “Islıklar ve Vızıltılar”