Pislik

image

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

PİSLİK | FILTH | Yönetmen:  Jon S. Baird  / Oyuncular:  Imogen Poots (Drummond), James McAvoy (Bruce), Jamie Bell (Lennox), Jim Broadbent (Dr. Rossi), Eddie Marsan (Bladesey), Joanne Froggatt (Mary), Shirley Henderson (Bunty), Brian McCardie (Gillman), Emun Elliott (Inglis), Gary Lewis (Gus), John Sessions (Toal), Shauna Macdonald (Carole), Kate Dickie (Chrissie), Martin Compston (Gorman), Iain De Caestecker (Ocky), Joy McAvoy (Estelle), Jordan Young (Lexo), Pollyanna McIntosh (Size Queen), Bobby Rainsbury (Stephanie), Michael Moreland (Tramp), Therese Bradley (Madam Maisie),  Ron Donachie (Hector), Tracy Ann Oberman (Diana), Mitchell Mullen (Bobby), Luke McDonald (Euan), Colin Healy (Colin), Natasha O’Keeffe (Anna), Chidi Chickwe (Steven), Sanjeev Kohli (Sunil), Neil D’Souza (Anil), Trudie Styler (Madame R Zen Ficken), Megan Finn (Stacey) / İngiltere / 2013 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Entrikacı, geri kafalı ve yoz polis memuru Bruce Robertson terfi beklemektedir ve istediğini elde etmekten onu hiçbir şey alıkoyamayacaktır. Vahşi bir cinayeti çözmek için görevlendirilen ve meslektaşlarıyla da uğraşmak zorunda kalan Bruce, burnunun dibindeki olaylardan bihaber polis şefi Toal’un gözleri önünde diğer polislerin sonunu getirecek bir olay tezgahlar.

 Arkadaşlarının eşleriyle birlikte olup hepsinin sırlarını ortaya çıkartan ve onları birbirine düşüren Bruce, kontrolünden çıkan hile ağında kaybolmaya başlar. Çevirdiği oyundan şüphelenen meslektaşları, geçmişi, kayıp eşi ve felce uğratan uyuşturucu alışkanlığı içinde yitip giden Bruce’a bir oyun oynarlar.

Artılar

  • James McAvoy, Shauna Macdonald ve  Joanne Froggatt başarılı bir oyunculuk sergilemişler.
  • Genellikle geniş mekanların tercih edildiği filmin görsel atmosferini beğendim.

Eksiler

  • Genel anlamda orta seviyede bir film olmuş.
  • Filmin sonunda Carole’nin aslında onun varlığına bürünen Bruce olduğunu görmek bence beklenildiği kadar şaşırtıcı bir etki yaratmadı.
  • Filmin bir bölümünde geçen Bruce ve Bladesey’in Almanya tatili genel hikaye akışı içerisinde çok absürd ve gereksiz durmuş.
  • Bladesey’in filmin hikayesine dahil olma biçimi ve filmdeki sürekliliği pek başarılı değil gibi geldi bana.

Keşif

  • Fotokopi makinesini Recep İvedik tarzında kullanma deneyimi ilginçti.
  • Bladesey karakterinde yer yer Mr. Bean (Rowan Atkinson) tarzı davranışlar mevcut. Bu arada Bladesey filmde İngiliz bir karakteri canlandırıyor tıpkı Mr. Bean gibi.
  • Bruce’un intihar girişiminde kendini asma aracı olarak Mary’nin onun için ördüğü atkıyı kullanması ilginç bir detaydı.
  • Mary’nin çocuğunun erkek olması ile Bruce’un aynı yaşlarda ölen erkek kardeşi arasında bir bağlantı kurulabilir diye düşündüm.
  • Bruce, kardeşinin ölümüne neden olduğuna dair çektiği vicdan azabından dolayı yer yer sanrılar görmekte ve sesler duymaktadır. Hikayedeki bu uygulama bana “Mustafa Hakkında Her Şey” (Yönetmen: Çağan Irmak) filminde Mustafa (Fikret Kuşkan) ve onun gizemli geçmişi ile olan ilişkisini hatırlattı.
  • Bruce karakterinin film içerisindeki genel kişilik özellikleri ve davranışlarını “Dom Hemingway” (Yönetmen: Richard Shepard) filminin Dom Hemingway’ine (Jude Law) benzettim.
  • Eddie Marsan ve Joanne Froggatt ikilisi “Durgun Hayat” (Yönetmen: Uberto Pasolini) filminde de beraber yer almışlardı.
  • Bir sahnede Bruce, eşi Carole ve kızı Stacey’in yer aldığı bir videoyu izlemektedir. Derken Bruce Carole’nin ekranda olduğu bir anda videoyu durdurur. Sonra Bunty’yi arayıp telefon seksi yapar. Bruce’un duygusal patlaması bir anda biyolojik patlamaya kendini bırakıvermiştir. Tam bir erkek kafası hali yani 🙂

Öylesine

  • “Sanrılar ve Pislikler”
  • “Bruce Hakkında Her Şey”
  • “Terfin varsa gelir Yemenden; terfin yoksa ne gelir elden”
  • “Pislikler de Sever”
  • Bruce’in mottosu “Pislik at izi kalsın” olur herhalde 🙂

Patron Mutlu Son İstiyor

image

Filmin Künyesi:

PATRON MUTLU SON İSTİYOR | Yönetmen: Kıvanç Baruönü / Oyuncular: Tolga Çevik, Ezgi Mola, Murat Başoğlu, Erkan Can, Ersin Korkut, Mustafa Uzunyılmaz, Saba Tümer, Ayşenur Yazıcı / Türkiye / 2013 / Renkli / 110´

Sinopsis:
Yapımcı İsfendiyar, senaristlik yapan Sinan’ı romantik komedi filmi senaryosu yazması için Kapadokya’ya gönderir. Burada bir butik otele yerleşen Sinan zor durumdadır. Çünkü ne yazacağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Üstelik düşünmek için yeterli zamana sahip değildir. Patronu, işini bir an önce bitirmesi için ona baskı yapmaktadır. Sinan, butik otelin sahibi olan İzzet Bey’in kızı Eylül’le tanışır ve ondan çok etkilenir. Hatta ondan ilham alarak yazacağı senaryoyu onun üzerine kurmaya karar verir. Ancak bir sorun vardır: Eylül, ünlü bir oyuncu olan Faruk’la nişanlıdır. Faruk ile Sinan birbirlerini uzun zamandır tanımaktadırlar ve bu tanışıklık pek hoş anılarla dolu değildir. Çünkü Sinan, zamanında yakın arkadaş olduğu Faruk’un sevgilisini çalmıştır; bu yüzden de Faruk, Sinan’ı düşman ilan etmiştir

Artılar

  • “Sinan” ve “İsfendiyar” rollerinde Tolga Çevik iyi bir oyunculuk sergilemiş.
  • “Eylül” rolünde Ezgi Mola’nın oyunculuğu genel anlamda başarılı.
  • Senaryodaki diyaloglar genellikle başarılı, Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden çıktığı fark ediliyor.

Eksiler

  • Filmde birkaç noktanın final havası taşıması patronun mutlu son istemesinin sonucu olmuş sanki. Seyirci de aslında sadece bir son istiyor mutlu ya da mutsuz.
  • Senaryonun mizahi tarafı biraz daha kuvvetli olabilirdi.
  • Sinan’ın patronu İsfendiyar’ın  bir ara uzunca bir süre ortalarda olmaması karakterin devamlılığı açısından sıkıntılı olmuş.
  • Eylül ve sevgilisi Faruk’un (Murat Başoğlu) tanışma hikayesine ya da birlikteliklerinin başlangıcına dair biraz daha bilgi sahibi olabilsek iyi olurdu.

Keşif

  • Tolga Çevik’in canlandırdığı Sinan karakterinde bir yerli Mr. Bean havası sezdim. 
  • Metafor kullanmayı seven senarist Sinan’ın film süresince uçup giden hayallerini balon metaforu ile belki açıklayabiliriz.
  • “Gülen Gözler” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde “Vecihi” (Şener Şen) karakteri yüksekten uçarak (evin üstünde pilotluk denemeleri) sevdiği kız Fikret’e (Ayşen Gruda) ulaşmaya çalışıyordu.  Bu filmde de Sinan alçaktan uçarak (balonu yerden yakalamaya/durdurmaya çalışması) sevdiği kız Eylül’e ulaşmaya çalışıyor.
  • Bu filmde Ezgi Mola oyunculuğu ve duruşu ile bana Türkan Şoray’ı anımsattı.
  • Eylül’ün filmde söylediği şuna benzer bir replik oldukça güzeldi.
    “Aslında  ne güzel olur, böyle yaşadıklarımızı yazsak ya da görebilsek. Kendimizin hayatta hangi rolde olduğunu görürdük.”
  • Sinan ve Eylül’ün balon gezisinde kaybolup bir süre yalnız başlarına mağarada kaldıkları bölümler bana “Salako” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmini hatırlattı. Kemal Sunal’ın canlandırdığı “Salako” karakteri ile bu filmde Tolga Çevik’in canlandırdığı Sinan karakteri arasında kimi açılardan benzerlik kurmak mümkün. Bizim karakterimiz de bir nevi “Sinano” ya da “Şapşalo” (olumlu anlamda) olabilir. Salako filmin sonuna kadar muradına erememişti aynı bizim Şapşalo (Sinano) gibi.

Öylesine

  • “Sinano” | “Şapşalo”.