Soğuk Savaş

Soğuk Savaş filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SOĞUK SAVAŞ |  COLD WAR | Yönetmen: Pawel Pawlikowski / Senarist: Pawel Pawlikowski , Janusz Glowacki, Piotr Borkowski/ Oyuncular: Joanna Kulig (Zula), Tomasz Kot (Wiktor), Borys Szyc (Kaczmarek), Agata Kulesza (Irena), Cédric Kahn (Michel), Jeanne Balibar (Juliette) / Polonya / 2018 / Siyah-Beyaz / 88´

Sinopsis:

“Ida” ile En İyi Yabancı Film Oscar Ödülü kazanan Pawel Pawlikowski’nin Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen Ödülü ile ayrılan filmi Soğuk Savaş’ta, Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Görsel atmosfer ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin giriş bölümünü pek beğenemedim.
  • Filmin bölümlendirmeleri arasındaki geçişler daha yumuşak olabilirdi.
  • Halk partisi sonrası eğlencede kameranın camdan/aynadan Zula ile Wiktor çiftinin bakışmalarını göstermesi güzel olmuş.
  • Wiktor ve Zula çifti “Artist” (Yönetmen: Michel Hazanavicius) filmindeki George Valentin (Jean Dujardin) – Peppy Miller (Bérénice Bejo) çifti ile benzerlikler taşır. İki filmde de en başta meşhur/saygın olan taraf erkeklerdirKadınlar ise sonradan daha meşhur olurlar.
  • Benzer şekilde Wiktor ve Zula ikilisi sanatsal bir çift olmak, hayallerinin peşinden gitmek gibi noktalar açısından “Aşıklar Şehri | La La Land”  (Yönetmen: Damien Chazelle) filmindeki Sebastian (Ryan Gosling) ile Mia (Emma Stone) ikilisini anımsatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Joanna Kulig’in yüzü ünlü Fransız oyuncu Julie Delpy’yi hatırlatır.
    Soğuk Savaş filminin bir sahnesinde Zula (Joanna Kulig)
    Joanna Kulig

    Julie Delpy
    Julie Delpy

Soğuk Savaş Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Polonya Ateşi”
  • “Soğuktu ve Türkü Söylüyordu”
  • “Po Po Land”

 

Kuzey Garı

Kuzey Garı filminde Mathilde rolünde Nicole Garcia

Kuzey Garı filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KUZEY GARI | GARE DU NORD | Yönetmen: Claire Simon / Senarist: Claire Simon, Shirel Amitay, Olivier Lorelle / Oyuncular: Nicole Garcia (Mathilde), Reda Kateb (Ismael), François Damiens (Sacha),  Monia Chokri (Joan) / Fransa / 2012 / Renkli / 119´

Sinopsis:

Her gün binlerce hayatın kesiştiği Gare du Nord’da anketör olarak çalışan Ismael’in yolu, üniversitede tarih profesörü olan Matihlde ile kesişiyor ve ikili arasında beklenmedik bir ilişki başlıyor. Paris’in büyüleyici Kuzey Garı’ndan da eşsiz görüntüler içeren filmin başrollerini Nicole Garcia ve Reda Kateb paylaşıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Zorlu PSM sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hem kurmaca hem de belgesel şeklindeki tercih pek başarılı olmamış.

Kuzey Garı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bekleme Ga(y)rı”
  • “İsmail’in Hayaleti”

 

Transit Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Transit filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

TRANSIT | Yönetmen: Christian Petzold / Senarist: Christian Petzold, Anna Seghers  (Roman Yazarı) / Oyuncular: Franz Rogowski (Georg), Paula Beer (Marie), Lilien Batman (Driss), Ronald Kukulies, Godehard Giese (Richard), Maryam Zaree (Melissa), Barbara Auer (Mimar), Matthias Brandt (Barmen, Dış Ses), Sebastian Hülk (Paul), Antoine Oppenheim (Binnet), Antoine Oppenheim (Jean Binnet), Alex Brendemühl (Meksika Konsolosu), Trystan Pütter (Amerika Konsolosu) / Almanya / 2018 / Renkli / 101´

Sinopsis:

İkinci Dünya Savaşı döneminde, Paris’te yaşayan Alman Georg, Nazi birliklerinin şehre yaklaşmasıyla kendini Marsilya’ya atar. Ölü bir yazardan kendisine kalan belgeleri kullanarak Meksika’ya kaçmayı amaçlar. Ancak Marsilya’da tanışacağı Marie, Georg için her şeyi değiştirecektir. Anna Seghers’in 1942 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan Transit, aynı zamanda 2018 Berlin Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne adaydı.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Geçmiş zamanda geçen hikayeyi şimdiki zamanın mekanları ile kullanma biçimi güzel uygulanmış.
  • Yönetmenin bir önceki “Yüzündeki Sır” filminden daha başarılı bir çalışma olmuş.
  • “Yüzündeki Sır” filminde olduğu gibi bu filmde de hikayenin inandırıcılık ile ilgili sorunlu bir ilişkisi var maalesef.
  • Filmin büyük bir bölümünde kullanılan hikaye anlatıcısı/dış ses kanımca pek iyi bir tercih olmamış.
  • Filmin en güzel sahneleri Georg’un Driss ve Melissa ile olduğu bölümler olmuş.
  • Georg’un kendisi de yaşam ile ölüm arasında bir transit sanki.  Onun yaşamına dahil olanlar ya da onun, yaşamına dahil oldukları transit bir bölgeden geçiyorlar adeta.
  • Mimar karakterini canlandıran Barbara Auer, sanatçı Nurseli İdiz’i hatırlatıyor.
    Barbara Auer Transit filminde
    Barbara Auer (Filmden bir sahne)

    Nurseli İdiz Transit filminde Barbara Auer ile benziyor
    Nurseli İdiz
  • Richard karakterini canlandıran Godehard Giese usta oyuncu Fikret Kuşkan’ı anmsatıyor.
    Godehard Giese Transit filminde Fikret Kuşkan ile benziyor
    Godehard Giese (Sağdaki, Filmden bir sahne)
    Fikret Kuşkan Transit filminde Godehard Giese ile benziyor
    Fikret Kuşkan

    Transit Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Teknikerler de Sever”

 

Üç Renk: Beyaz

image

Filmin Künyesi:

ÜÇ RENK: BEYAZ | THREE COLOURS: WHITE | TROIS COULEURS: BLANC | Yönetmen: Krzysztof Kieslowski / Senarist: Krzysztof Kieslowski , Krzysztof Piesiewicz, Agnieszka Holland, Edward Zebrowski, Edward Klosinski, Marcin Latallo / Oyuncular: Zbigniew Zamachowski (Karol Karol), Julie Delpy (Dominique), Janusz Gajos (Mikolaj), Jerzy Stuhr (Jurek),Teresa Budzisz-Krzyzanowska (Madam Jadwiga) / Polonya / 1994 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Her hareketin bulacağı bir karşılık illa ki vardır. Her ne kadar işin içinde sevgi, aşk gibi kavramlar yer alsa da içgüdüsel tepkilerimiz çok farklı tezahür edebilir yeri geldiğinde. Polonyalı Karol, Paris’te yaşayan bir kuafördür. Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır. Memleketi Polonya’ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar…Usta sinemacı Kieslowski, modern ve en özgürlükçü toplumlarda bile ‘Eşitlik’ kavramının mümkün olamaması, aşkta ve savaşta en ‘güçlü’ olanın en ‘eşit’ olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız durumunu dahice bir yöntemle alaya alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Julie Delpy’nin potansiyeli çok iyi kullanılamamış.
  • Mizahi anlamda artıları olsa da genel anlamda kalite sıkıntısı çeken bir film ortaya çıkmış.
  • Bavul ile seyahat olayı eğlenceli bir uygulamaydı.

Fransa’da Bir Mevsim

image

Filmin Künyesi:

FRANSA’DA BİR MEVSİM | UNE SAISON EN FRANCE | A SEASON IN FRANCE | Yönetmen: Mahamat-Saleh Haroun / Senarist: Mahamat-Saleh Haroun / Oyuncular: Sandrine Bonnaire (Carole Blaszak), Eriq Ebouaney (Abbas Mahadjir), Bibi Tanga (Etienne Bamingui), Ibrahim Burama Darboe (Yacine Mahadjir), Aalayna Lys (Asma Mahadjir) / Fransa / 2017 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Çad asıllı yönetmen Mahamat-Saleh Haroun’dan Paris’in alt tabakasında ayakta kalma mücadelesi veren kaçak göçmenlerin hayatına gerçekçi ve dokunaklı bir bakış… Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki savaştan kaçarak Paris’e gelen iki kardeşten öğretmen olan Abbas manavlık, felsefe profesörü olan Etienne ise gece bekçiliği yapmaktadır. Her an polis tarafından ele geçirilerek sınır dışı edilme endişesiyle yaşayan kardeşler korku ve belirsizlik üzerine yeni bir hayat inşa etmeye çalışırken ellerinden gelebilecek en iyi şeyin onurlarını korumak olduğunu öğreneceklerdir. Haroun’un “Avrupa’ya sığınmış, yüzleri görülmeyen insanların hikâyesini” anlattığını söylediği Fransa’da Bir Mevsim, dünyanın en çok ziyaret edilen (ışıklar) şehri Paris’in hiç bilmediğimiz yönüyle bizi yüzleştiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve müzik tercihleri başarılı.
  • Film aslında hikaye anlamında çok yavaş ilerlemese de izlenirken yavaş ilerliyor hissi yaratıyor.
  • Amca Etienne karakteri ile ilgili tam bir bağ kurulamıyor. Amcanın çocuklarla bir arada olduğu bir sahne olmaması da ilginç geldi bana.
  • Senaryoda kimi eksiklikler olsa da sıcak ve keyifli bir film olmuş.
  • Film kullandığı samimi dil açısından göçmen konusuna değinen ve Fransa’da geçen “Umut Limanı” (Yönetmen: Aki Kaurismaki) filmini akıllara getiriyor.
  • 2015 yılında Altın Palmiye kazanan ve benzer bir konuya değinen “Dheepan” (Yönetmen: Jacques Audiard) filminden daha sıcak buldum bu filmi.
  • “Saint-Étienne “
  • “Yacine Saint-Germain”
  • “Haydi Abbas, vakit tamam;
    30 gün diyordun işte doldu zaman.”

Anahtar Ev Ayna

image

Filmin Künyesi:

ANAHTAR EV AYNA | KEY HOUSE MIRROR | NØGLE HUS SPEJL | Yönetmen: Michael Noer / Senarist: Anders Frithiof August, Michael Noer / Oyuncular: Ghita Nørby (Lily), Sven Wollter (Piloten), Trine Pallesen (Katrine) / Danimarka / 2015 / Renkli / 92´

Sinopsis:

Lily ve Max 50 yıldan beri evlidirler. Max’in inme geçirmesinden bu yana profesyonel bakıma bağımlı olduğu bir huzurevinde birlikte yaşamaktadırlar. “Pilot” isimli bir adam yan odaya yerleştiğinde, onun hayata olan bağlılığı Lily’i cezbeder. Bununla birlikte, hem ailesi hem de huzurevinin diğer sakinleri, bu yeni konuktan hoşlanmazlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Akbank Sanat sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Lily karakterini canlandıran oyuncunun simasını ve genel duruşunu Füsun Erbulak’a benzettim.
  • Sattığını unuttuğu yazlığa giden Lily kendini rüzgara bırakır. Geçmiş hatıralar, anımsayamadığı zamanlar uçup gitsin diye belki de.
  • “Hareketli Bir Hayat”