Düşüş

Düşüş filmindeki bir sahnede Bay Lin (Ortadaki))

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)
Düşüş filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

DÜŞÜŞ | THE FALL | Yönetmen: Zhou Lidong / Senarist: Zhou Lidong / Oyuncular: Zhou Lidong (Lin), Lu Daju (Bay Lu), Yan Luyang (Dingzi) / Çin / 2018 / Renkli / 108´ 

Sinopsis:

Yerel bir şirkette yönetici olarak çalışan Lin, sıradan bir hayat sürmektedir. Eşi yurtdışında yaşamakta, oğlu ise üniversiteye giriş sınavına hazırlanmaktadır. Bir baba ve eş olarak sorumluluklarını yerine getirmeye çabalayan Lin’in büyük bir şirketle yapacağı anlaşma, tüm düzenini altüst edecek ve kendini zorlu bir varolma mücadelesi içinde bulacaktır. Yönetmen Zhou Lidong’un senaryosunu yazıp başrolünü üstlendiği bu ilk uzun metrajlı filmi, geçtiğimiz yıl Varşova Uluslararası Film Festivali’nde NETPAC ödülü’nü aldı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar belirli bir seviyede kotarılmış.
  • Filmden bir replik: “Belki de olgun olmak ile çürümek aynı şeydir”
  • Kamp alanında gece vakti gerçekleşen sohbet sahnesi güzeldi.
  • Japonya’dan gelen bir iş ortağının dahil olduğu bölümler eğlenceliydi.
  • Lin’in evden çıkmadan önce telefon, anahtar ve cüzdan üçlüsünü kontrol etme ritüeli “Anahtar Ev Ayna | Key House Mirror” (Yönetmen: Michael Noer) filmindeki yaşlı çiftin evlilikleri ile ilgili ritüeli hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Düşüş Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Telefon Anahtar Cüzdan”

 

Lucky

image

Filmin Künyesi:

LUCKY | LUCKY | Yönetmen: John Carroll Lynch / Senarist: Logan Sparks, Drago Sumonja / Oyuncular: Harry Dean Stanton (Lucky), David Lynch (Howard), Ron Livingston (Bobby Lawrence), Ed Begley Jr (Dr. Christian Kneedler), Tom Skerritt (Fred), Beth Grant (Elaine), James Darren (Paulie), Barry Shabaka Henley (Joe) / ABD / 2017 / Renkli / 88´

Sinopsis:

Paris, Texas’tan Inland Empire’a 200’e yakın filmde rol alan ve bu yıl 90. yaşgününü kutlayan benzersiz karakter oyuncusu Harry Dean Stanton’ın başrolü üstlendiği bu bağımsız Amerikan filminin kahramanı çölde bir kasabada yaşayan Lucky. Sabahları güne yoga ve kahvaltıyla başlayan, ilerleyen yaşına rağmen ne sağlık ne de genel olarak hayata dair herhangi bir sorunla karşılaşmayan Lucky, bir ateisttir. Derken bir gün, bu “talihli günlerinin” de sona erebileceği aklına takılır ve Lucky’nin “aydınlanma” yolculuğu başlar. Dünya prömiyerini South by Southwest Film Festivali’nde yapan Lucky, David Lynch’in de dahil olduğu güçlü oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Lucky karakterinin her gün tekrarladığı eylemler film içerisinde iyi bir uygulama olmuş.
  • Lucky karakterini filmde hep bir şeyler içerken görüyoruz. Neredeyse hiç yemek yemiyor. Güne süt ve kahve ile başlıyor. Öğlen de şekerli kahvesi ile devam ediyor. Akşam da bir kokteyl ile yeme içmeye son veriyor.
  • Markette çalışan komşunun evindeki partide Lucky’nin İspanyolca şarkı seslendirdiği sahne güzeldi.
  • Lucky de bir bakıma sırtında İkinci Dünya Savaşı’na dair anıları taşıyan bir kara kaplumbağası.
  • Hastanede Doktor ile Lucky arasında geçen diyaloglar güzel ve eğlenceliydi. Bu sahne bana “Korkusuz Korkak” (Yönetmen: Natuk Baytan) filminde Doktor ile yaşlı bir adam (Mülayim Ters) arasında geçen sahneyi anımsattı.
  • “Şanslı Bir Hayat”
  • “Hiçlik Üzerine Bir Film”

Yuvaya Dönüş

image

Filmin Künyesi:

YUVAYA DÖNÜŞ | COMING HOME | GUI LAI | Yönetmen: Yimou Zhang / Oyuncular: Li Gong (Feng Wanyu), Daoming Chen (Lu Yanshi), Tao Guo (Memur Liu), Huiwen Zhang (Dandan), Chun Li (Cui Meifang) / Çin / 2014 / Renkli / 109´

Sinopsis:

Kendilerini birbirlerine adamış bir çift olan Lu Yanshi (Chen Daoming) ve Feng Wanyu (Gong Li), tam da eşi bir kazada yaralanmış olan Lu’nun tutuklanarak siyasi bir mahkum olarak çalışma kampına yollanmasıyla birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Kültür Devrimi’nin son günlerinde serbest bırakılan Lu nihayet eve döner ancak çok sevdiği karısının bellek kaybı yaşadığı ve bunun bir sonucu olarak da geçmişini çok az hatırlayabildiği gerçeğiyle karşılaşır. Lu’yu tanıyamayan Feng, sabırla kocasının dönmesini beklemektedir. Paramparça olan ailesinin yüreğinde bir yabancı olan Lu Yanshi, geçmişlerini yeniden diriltmek ve karısının hafızasını geri getirmek için kararlıdır.

Artılar

  • Filmdeki ışık ve renk kullanımını beğendim.
  • Li Gong’un oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Senaryoyu çok başarılı bulmadım.
  • Dandan’ın, serbest kalan babasını hemen kabullenişi çok anlaşılır gelmedi bana.

Keşif

  • Lu’nun mektuplarla Feng’in yaşamına müdahale etmesi bana “Ruby Sparks” (Yönetmen: Jonathan Dayton , Valerie Faris) filmini anımsattı.
  • Feng Wanyu’nun her ayın 5’inde Lu’nun gelecek olmasını karşılama ritüeli bana “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filminde Basri’nin (Ercan Kesal) her ay, kayıp oğlunun durumu ile ilgili emniyete gidip dilekçe yazmasını hatırlattı.
  • Çin’deki Kültür Devrimi filmde daha çok bir arka plan, dekor olarak kullanılmış gibi geldi bana.

Öylesine

  • “Gönderilmemiş Mektuplar”
  • Lu, iyi ki ayın 29’unda doğmamış 🙂
  • “Cumartesi Anneleri”

Dingin Sular

image

Filmin Künyesi:

DİNGİN SULAR | STILL THE WATER | FUTATSUME NO MADO | Yönetmen: Naomi Kawase / Oyuncular: Nijiro Murakami (Kaito), Jun Yoshinaga (Kyoko), Tetta Sugimoto (Toru), Miyuki Matsuda (Isa), Makiko Watanabe (Misaki), Jun Murakami (Atsushi), Fujio Tokita / Japonya / 2014 / Renkli / 118´

Sinopsis:

İlk kez izleyici karşısına çıktığı Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan Dingin Sular’ı, yönetmeni Naomi Kawase “başyapıtı” olarak tanımlıyor. Film, doğa bağlantılı kadim gelenekleri sürdüren, ne ruhlar alemiyle bağları ne de kültürel töreleri henüz körelmemiş olan, Amami adlı tropik altı bir Japon adasında geçiyor. Ağustos ayında yapılan geleneksel dolunay dansları sırasında 16 yaşındaki Kaito, denizde sırtı dövmeli bir adamın cesedini bulur. Kaito, kız arkadaşı Kyoko ile birlikte, bu cesedin gizlerini çözmeye çalışırken yaşam, ölüm ve aşk döngülerini keşfedecek ve iki genç birlikte yetişkinliğe ilk adımlarını atacaklardır.

Artılar

  • Filmi hem sevdim hem sevmedim.
  • Filmin görsel atmosferini beğendim.

Eksiler

  • Dedeyi, Kyoko’nun annesinin yanında hiç göremiyoruz.
  • O kadar olaylar oluyor/gelişiyor ne anne ne de baba Kaito ile ilgilenmiyor.

Keşif

  • Filmin mistik yönü bana “Güneşsiz” (Yönetmen: Chris Marker) filmini hatırlattı.
  • Filmde geçen bir diyalogda seks denizde sörf yapmaya benzetiliyor.
  • Kyoko’nun Kaito ile sevişmek için acele etmesinde annesinin tükenen enerjisinin onda birikmesinin etkisi olabilir mi diye düşündüm.
  • Kyoko’nun “bilge” dedesi bana “Hayat Bayram Olsa” (Yönetmen: Orhan Aksoy) filminde Ceylan Ateşoğlu’nun (Hülya Koçyiğit) akıl danıştığı Kutsi Dede (Yüksel Gözen) karakterini çağrıştırdı.
  • Filmin sonunda çıplak ağaçlar içerisinde çıplak Kaito ve Kyoko finali çıplak suda yaparlar.
  • Japonya’da da “Öz Deniz …” ile başlayan bir restoran ismi olabiliyormuş demek eğer bir çeviri azizliğine uğramadıysak.
  • Kyoko’ların evlerinin bahçesindeki Banyan Ağacı’nın bir önemi var filmde. Hindistan’da kutsal sayılan bu ağaç Kyoko’nun Budist annesi tarafından da oldukça önemseniyor. Kimi zaman ağacın kendisine bakılıp meditasyon yapılıyor kimi zaman ise ağacın gölgesi ile huzur bulunuyor.
  • Japon filmlerinde genellikle rastladığımız gelenekler ve ritüeller film içerisinde naif bir şekilde kullanılmış.
  • Bir keçinin kurban edildiği sahnede Kyoko ruhun çıkışını gözlemliyor. Belki de bu sahnede yakın zaman sonra kaybedeceği annesini duyumsuyor.

Öylesine

  • Dingin Sular, Bilgin İnsanlar”
  • Kaito genelde “Bugün olmaz başım ağrıyor” modunda.
  • “Dinginim dostlarım, dinginim dingin”