Tehlikeli Oyun

5.5 out of 10 stars (5,5 / 10)

Tehlikeli Oyun filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

TEHLİKELİ OYUN | SATURDAY FICTION | LAN XIN DA JU YUAN Yönetmen: Lou Ye / Senarist: Yingli Ma / Oyuncular: Gong Li (Jean Yu), Mark Chao, Joe Odagiri, Pascal Greggory, Tom Wlaschiha, Huang Xiangli / Çin / 2019 / Siyah-Beyaz / 126´ 

Özet:

Benzersiz yıldız Gong Li, Lou Ye’nin son filminde kendi hayatına yakın bir şekilde, çok ünlü bir Çinli oyuncuyu canlandırıyor. 1941 yılında, Jean Yu, Japon işgali altındaki Şangay’a döner. Amacı eski âşığının sahneye koyduğu bir oyunda rol almak gibi görünse de aslında Müttefikler’e bilgi sızdıran bir çifte ajandır. Yaz Sarayı, Bahar Sarhoşu ve Gizem filmlerini festivalde izlediğimiz Lou Ye’nin Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan son yapıtı, yönetmenin kendi çocukluk anılarından esinlendiği, siyah-beyaz çekimleriyle dramatik etkisini iyice artıran, her anı olasılıklarla dolu bir casus-gerilim filmi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kalabalık sahneler güzel çekilmiş
  • Filmin Siyah-Beyaz çekilmesi dönemi yansıtması adına güzel bir tercih olabilir belki ama çoğu zaman atmosferin de karanlık olması görüntüye hakim olmayı zorlaştırıyor.
  • Konu itibarı ile biraz “Çiçero” (Yönetmen: Serdar Akar) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Tehlikeli Oyun Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Yanık Portakal

8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Yanık Portakal filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

YANIK PORTAKAL | THE BURNT ORANGE HERESY Yönetmen: Giuseppe Capotondi / Senarist: Scott B. Smith, Charles Willeford (Kitabın Yazarı) / Oyuncular: Claes Bang (James Figueras), Elizabeth Debicki (Berenice Hollis), Mick Jagger (Joseph Cassidy), Donald Sutherland (Jerome Debney) / İtalya / 2019 / Renkli / 98´ 

Özet:

Venedik Film Festivali’nin kapanış filmi Yanık Portakal, akıllara Hitchcock filmlerini getiren, incelikli, seksi ve heyecanlı bir kara film. Filmin karizmatik ve çekici anti-kahramanı, amacına ulaşmak için gözünü bile kırpmadan cinayet işleyebilecek kadar hırslı sanat eleştirmeni James. İtalya’nın Como Gölü civarında bir malikânede James, baştan çıkardığı güzel Amerikalı bir gezginle birlikte bir tabloyu çalmak için uğraşıyor. Yönetmen Giuseppe Capotondi, A Simple Plan romanının yazarı Scott Smith ile birlikte uyarladığı ve Faust’u örnek alan yeni filminde (18 yıl sonra ilk kez kamera önüne geçen) Mick Jagger’ı bile dahil ettiği müthiş bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Görüntü yönetimi başarılı.
  • Film bir romandan uyarlanmış hissini olumlu anlamda veriyor.
  • Filmden bir replik: “Sanat hakikat olsa herkes yapabilir”
  • Claes Bang (özellikle de final bölümündeki kokteylde) sima olarak Tayanç Ayaydın’a oldukça benziyor.
  • Resim tablosunun üzerine kondurulunca “lanet getireceğine” inanılan “sinek” bir gece James’in burnuna girer.
  • Ressam Jerome Debney biraz “Sevmek Zamanı | Time to Love” (Yönetmen: Metin Erksan) filmindeki Boyacı Halil (Müşfik Kenter) karakterini çağrıştırır. Boyacı Halil nasıl Meral’in (Sema Özcan) kendisine değil de suretine aşık olduysa Debney de artık çerçevenin içindeki gerçek resme değil çerçeveye girecek hayali resme aşık.
  • Jerome Debney’nin hayali tablosuna verdiği “Yanık Portakal Sapkınlığı” bir bakıma James’in sapkınlığına referans gibidir.

Yanık Portakal Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Sineklerin Ressamı”
  • “Lanet Zamanı”
  • “The Simsars”

Alice ve Belediye Başkanı

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)

Alice ve Belediye Başkanı filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ALICE VE BELEDİYE BAŞKANI | ALICE AND THE MAYOR | ALICE ET LE MAIRE Yönetmen: Nicolas Pariser / Senarist: Nicolas Pariser / Oyuncular: Fabrice Luchini (Paul Théraneau, Belediye Başkanı), Anaïs Demoustier (Alice Heimann), Antoine Reinartz (Daniel), Léonie Simaga (Isabelle Leinsdorf), Nora Hamzawi (Mélinda) / Fransa / 2019 / Renkli / 103´ 

Özet:

Hem düşündüren hem güldüren bu politik komedi, La Fontaine’in “Kurt ile Köpek” fablından esinlenerek birbirine zıt iki ana karakter etrafında kurulmuş. Lyon Belediye Başkanı Paul Théraneau, meslekte ve siyasette geçirdiği 30 yılın ardından artık iyi fikirler geliştiremediğini fark eder. Bu “varoluşsal mesele”yi halledebilmek için felsefe mezunu genç, akıllı, parlak Alice’i danışman olarak işe alır. Kendine bir misyon yükleyen ama derinlemesine düşünmeyen Paul ile çokça düşünen ama hayatta bir amacı olmayan Alice hep çatışacak ama sonuçta iyi fikirler üretecektir. Bir yandan nesiller arasındaki uçurumları gülümseterek inceleyen bu tatlı film, bir yandan da siyasette düşüncenin yerini ve gücün ağırlığını sorguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Diyaloglar başarılı yazılmış.
  • Hikayede Alice’nin hızlı yükselişi sanki biraz hızlı olmuş gibi.
  • Filmin son bölümünde Alice’nin Paul’a hediye ettiği kitap: “Katip Bartleby” (Yazar: Herman Melville). Katip Bartleby’nin hayat felsefesini dile getiren cümlesi şudur: “Yapmamayı tercih ederim.” Paul Théraneau karakteri de aslında bir noktadan sonra hayatında bu felsefeyi uygulamıştır diye düşünülebilir.

Alice ve Belediye Başkanı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Sen Filozofsun Büyük Düşün”
  • “Alice Harikalar Belediyesinde”

Gençlik

Gençlik filminde dans topluluğu

7 out of 10 stars (7 / 10)
Gençlik filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GENÇLİK | YOUTH | FANG HUA | Yönetmen: Feng Xiaogang / Senarist: Geling Yan / Oyuncular: Xuan Huang (Feng Liu), Miao Miao (Xiaoping He), Chuxi Zhong (Suizi), Caiyu Yang (Dingding Lin), Xiaofeng Li (Shuwen Hao),  TianChen Wang (Can Chen), Yan Su (Dans Eğitmeni), Yuan Sui (Drolma), Keru Wang (Xiao Ba Lei), Renbo Zhang (Zhu Ke) / Çin / 2017 / Renkli / 136´ 

Sinopsis:

Xiaoping, 1970’lerdeki Kültür Devrimi sırasında Çin Halk Ordusu’nun sanat topluluğuna katılarak hayatında yeni bir başlangıç yapmaya hazırlanan genç bir kızdır. Ancak topluluğa bir türlü adapte olamaz ve dışlanır. Onu anlayan ve savunan tek kişi, temiz kalpli Liu Feng’tir. Bu iki arkadaşın aralarındaki dostluk yıllar geçtikçe gelişecek ve birbirlerinde aşkı bulacaklardır. Yan Geling’in kendi biyografik romanından beyazperdeye uyarladığı ve Feng Xiaogang’ın yönettiği Gençlik’te, Çin’in 1970’lerden 1990’lara kadar uzanan çalkantılı tarihinde topluma yön veren olaylara tanık olmuş bir çiftin dokunaklı hikâyesini izliyoruz.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Yönetmenlik anlamında iyi kotarılmış bir çalışma olmuş.
  • Günlük hayatın içinden biraz daha fazla sahne olabilirdi.
  • Filmden bir replik: “Mezarlıktakilerle karşılaştırıldığımda iyi olmadığımı söyleyebilir miyim?”
  • Filmden bir replik: “Perdede gençliğimizin tomurcuklanan halini görmenizi istedim”
  • Bir tiyatro/dans topluluğunun yıllar içindeki serüveninin ele alınması açısından benzer minvaldeki “Soğuk Savaş | Cold War” (Yönetmen: Pawel Pawlikowski) filmi hatırlanır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Gençlik Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Üniformalı Yapıncak”
    • “Kezban Orduda”

 

Soğuk Savaş

Soğuk Savaş filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SOĞUK SAVAŞ |  COLD WAR | Yönetmen: Pawel Pawlikowski / Senarist: Pawel Pawlikowski , Janusz Glowacki, Piotr Borkowski/ Oyuncular: Joanna Kulig (Zula), Tomasz Kot (Wiktor), Borys Szyc (Kaczmarek), Agata Kulesza (Irena), Cédric Kahn (Michel), Jeanne Balibar (Juliette) / Polonya / 2018 / Siyah-Beyaz / 88´

Sinopsis:

“Ida” ile En İyi Yabancı Film Oscar Ödülü kazanan Pawel Pawlikowski’nin Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen Ödülü ile ayrılan filmi Soğuk Savaş’ta, Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Görsel atmosfer ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin giriş bölümünü pek beğenemedim.
  • Filmin bölümlendirmeleri arasındaki geçişler daha yumuşak olabilirdi.
  • Halk partisi sonrası eğlencede kameranın camdan/aynadan Zula ile Wiktor çiftinin bakışmalarını göstermesi güzel olmuş.
  • Wiktor ve Zula çifti “Artist” (Yönetmen: Michel Hazanavicius) filmindeki George Valentin (Jean Dujardin) – Peppy Miller (Bérénice Bejo) çifti ile benzerlikler taşır. İki filmde de en başta meşhur/saygın olan taraf erkeklerdirKadınlar ise sonradan daha meşhur olurlar.
  • Benzer şekilde Wiktor ve Zula ikilisi sanatsal bir çift olmak, hayallerinin peşinden gitmek gibi noktalar açısından “Aşıklar Şehri | La La Land”  (Yönetmen: Damien Chazelle) filmindeki Sebastian (Ryan Gosling) ile Mia (Emma Stone) ikilisini anımsatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Joanna Kulig’in yüzü ünlü Fransız oyuncu Julie Delpy’yi hatırlatır.

    Soğuk Savaş filminin bir sahnesinde Zula (Joanna Kulig)
    Joanna Kulig

    Julie Delpy
    Julie Delpy

Soğuk Savaş Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Polonya Ateşi”
  • “Soğuktu ve Türkü Söylüyordu”
  • “Po Po Land”

 

Ava

image

Filmin Künyesi:

AVA | Yönetmen: Sadaf Foroughi / Senarist: Sadaf Foroughi / Oyuncular: Mahour Jabbari (Ava), Bahar Noohian (Bahar, Ava’nın Annesi), Vahid Aghapoor (Vahid, Ava’nın Babası), Parnian Akhtari (Anahita), Sarah Alimardani (Shirin),  Mona Ghiasi (Yasi), Houman Hoursan (Nima), Leili Rashidi (Bayan Dehkhoda), Shayesteh Sajadi (Melody)  / İran / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Ava, Tahran’da ailesiyle birlikte yaşayan, oldukça programlı bir hayatı olan bir lise öğrencisidir. En büyük tutkularından biri keman çalmak olan Ava da her genç gibi arkadaşlarıyla vakit geçirmekten keyif alır. Kendi yaşındaki bir oğlanla görüştüğünü öğrenen annesi duruma aşırı tepki göstererek Ava’yı jinekoloğa götürür. Olayın travmasını atlatamayan Ava, annesinin de kendi yaşındayken yaptığı “uygunsuz” davranışları öğrenince, keman derslerini atlatmaya ve okulda düzeni bozacak davranışlarda bulunmaya başlar. Annesinin koyduğu sınırlar daraldıkça, Ava’nın başkaldırısı ve özgürlüğüne olan özlemi de katlanarak artacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Annesinin Ava’yı jinekoloğa götürdüğü andan sonra evdeki çekimlerde Ava’yı daha çok karanlık ışıkta görürüz. Öncesinde ise Ava ile ilgili evdeki sahneler daha aydınlıktır.
  • Evet, Ava sanatla ilgili. Keman çalıyor, klasik müzik dinliyor, bir piyanosunun olmasını istiyor. Öte yandan ailenin geri kalanında sanatla ilgili bir bağ, alaka pek görülemiyor.
  • Genellikle beyaz eldivenleri ile görülen okul müdürü eğitimi tırnak içinde ameliyat eden ama bunda da başarısız olan bir cerrah gibi gözüküyor. Ava’nın annesi de bir doktor/cerrah. O da kızının eğitimi üzerinde başarısız bir ameliyat gerçekleştiriyor.
  • Yakın zaman önce 37. İstanbul Film Festivalinde yer alan başka bir İran yapımı “Tarihsiz, İmzasız” (Yönetmen: Vahid Jalilvand) filmindeki gibi bu filmde de hikayenin bazı noktalarına inandırıcılık sorunları var.
  • “Odamdaki Kemancı”

Dovlatov

image

Filmin Künyesi:

DOVLATOV | Yönetmen: Alexey German Jr. / Senarist: Aleksey German, Yulia Tupikina / Oyuncular: Milan Maric (Sergei Dovlatov), Danila Kozlovsky (David), Helena Sujecka (Elena Dovlatova), Artur Beschastny (Iosif Brodsky), Anton Shagin (Anton Kuznetsov), Piotr Gasowski (Semyon Aleksandrovich), Eva Gerr (Katya Dovlatova), Hanna Sleszynska (Editör) / Rusya / 2018 / Renkli / 126´

Sinopsis:

1971, Leningrad. Ölümünden sonra ünlenecek Rus yazar Sergei Dovlatov, günlerini yazılarının yayımlanmasının koşulu olan Yazarlar Sendikası’na üyeliğini kovalayıp ufak yazı işleriyle geçirir. Akşamları ise caz dinlenen partilerde kentteki sanatçı ve yazarlarla bir araya gelir. Under Electric Clouds’un yönetmeni Alexey German Jr., Berlin’de dünya prömiyerini yapan yeni filminde Dovlatov’un hayatından altı günü anlatıyor ve bu hikâye üzerinden dönemin entelektüel çevresi ve onların Brejnev zamanı Sovyetler Birliği’yle ilişkisinin de portresini sunuyor. Yönetmen, John Steinbeck’ten Vladimir Nabokov’a uzanan referanslarla dolu senaryosunu, koreografileriyle büyüleyen sahnelerle aktarıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Milan Maric başta olmak üzere tüm oyuncu performansları başarılı.
  • Senaryo ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Uzun süresine rağmen film hiç sıkmıyor/bunaltmıyor.
  • Yönetmenin filmde uyguladığı kamerayı kullanım biçimi yönetmen olan babası Aleksey German’ın “Tanrı Olmak Zor İş” filmini akıllara getiriyor.
  • Bir sanatçının üretim alanının kısıtlanması, özgürlüğünün engellenmesi, baskı görmesi, çile çekmesi vb. gibi açılardan “Ardıl Görüntü” (Yönetmen: Andrzej Wajda) filmi ile de benzerlik taşımakta.
  • Filmden bir replik: “Zamanın anahtar deliğinden bakmak istiyorum…”
  • “Yazar Olmak Zor İş”

Beni Adınla Çağır

image

Filmin Künyesi:

BENİ ADINLA ÇAĞIR | CALL ME BY YOUR NAME | Yönetmen: Luca Guadagnino / Senarist: James Ivory (Senaryo), André Aciman (Roman’ın Yazarı) / Oyuncular: Armie Hammer (Oliver), Timothée Chalamet (Elio), Michael Stuhlbarg (Elio’nun Babası), Amira Casar (Annella), Esther Garrel (Marzia), Victoire Du Bois (Chiara), Vanda Capriolo (Mafalda), Antonio Rimoldi (Anchiese), André Aciman (Mounir), Peter Spears (Isaac) / İtalya / 2017 / Renkli / 130´

Sinopsis:

1983 yazında, İtalya’nın kuzeyinde 17 yaşındaki Elio Perlman (Timothée Chalamet) günlerini, ailesinin 17. yüzyıldan kalma villasında geçirmektedir. Miskince notaların kopyasını çıkarıp, arkadaşı Marzia (Esther Garrel) ile flörtleşmektedir. Bir gün, doktora tezi üzerinde çalışan 24 yaşındaki Oliver (Armie Hammer) Greko-Roman kültür alanında çalışan Elio’nun babasına (Mark Stuhlbarg) yardım etmek için yanlarına gelir. Elio ve Oliver kısa bir süre içinde bu yazın, hayatlarını sonsuza dek değiştireceğini fark ederler.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin geçtiği mekanlar oldukça pastoral ve güzel.
  • Filmdeki müzikler güzel olmakla birlikte belki biraz fazla kullanılmış olabilir.
  • İkinci bölümde tempo bir ara düşer gibi olsa da sonlara doğru yine gücüne kavuşuyor film.
  • Elio’nun fizyonomisi antik dönem heykellerine benzemekte. Oliver’in aradığı ya da bulmaya çalıştığı heykeldir bu belki de.
  • Günümüz döneminde geçen “Mavi En Sıcak Renktir” (Yönetmen: Abdellatif Kechiche) filminde, aşkı yaşama şekli çağa uygun olarak daha hızlıyken; 1980’lerde geçen bu filmde ise yine çağına uygun olarak aşk daha sakin olarak yaşanmakta.
  • “Call Me By Later”
  • “83′ Yazı”

Rodin

image

Filmin Künyesi:

RODIN | Yönetmen: Jacques Doillon / Senarist: Jacques Doillon / Oyuncular: Vincent Lindon (Auguste Rodin), Izïa Higelin (Camille Claudel), Séverine Caneele (Rose Beuret) / Fransa / 2017 / Renkli / 119´

Sinopsis:

Gelmiş geçmiş en büyük heykel sanatçılarından Rodin, ölümünün yüzüncü yıldönümünde yapıtlarının yanı sıra aşklarını da ele alan büyük bütçeli, göz alıcı bir filmle de gündemde. Dünya prömiyerini Cannes’da yapan Rodin, “Düşünen Adam” ve “Öpücük” gibi şaheserlerinin temeli olan “Cehennemin Kapıları”nı Paris’te henüz tamamlayan usta sanatçı Auguste Rodin’i sanatı ve çalkantılı özel hayatı prizmasından bakarak gözlemliyor. Rodin, bu benzersiz ustayı hayatını paylaştığı eşi Rose, yetenekli öğrencisi ve sonradan metresi Camille Claudel’e duyduğu tutku ve bugün, çağdaş heykel sanatının dönüm noktası olarak değerlendirilen yapıtlarıyla ele alıyor. Filmde Rodin’i İnsanın Değeri ile tanıdığımız Vincent Lindon, muhteşem bir performansla canlandırıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • 19. yy’ye ait bir Evlilik Sözleşmesi de görmüş oluyoruz filmde.
  • Camille Claudel, eserlerinin sergilenmesi ve kabul edilmesi konusunda cinsiyet ayrımına maruz kalıyor çoğunlukla. Dönemin Fransız toplumu Camille’ye diyor ki “Elinin kili ile erkek işine karışma”
  • Auguste Rodin’e heykel modelliği yapmak için yarışan/kapışan genç kızlar Yeşilçam’dan tanık olduğumuz artist/manken olmak için evden kaçan genç kızların halini anımsattı.
  • “Heykellerim, Aşkım ve Sen”

İçimdeki Güneş

image

Filmin Künyesi:

İÇİMDEKİ GÜNEŞ | LET THE SUNSHINE IN | UN BEAU SOLEIL INTÉRIEUR | Yönetmen: Claire Denis / Senarist: Christine Angot, Claire Denis / Oyuncular: Juliette Binoche (Isabelle), Xavier Beauvois (Vincent), Philippe Katerine (Mathieu), Valeria Bruni-Tedeschi, Gérard Depardieu  (Falcı) / Fransa / 2017 / Renkli / 94´

Sinopsis:

Juliette Binoche’a uzun zamandır oynadığı en güzel rolü veren Claire Denis’nin son filmi, boşanmış, tek çocuklu bir kadının “gerçek” aşk arayışını ironik bir dille anlatıyor. Binoche’un canlandırdığı Isabelle, 50’li yaşlarını süren, duygularının hayatını yönlendirmesine izin veren, mutsuz ve kararsız bir sanatçıdır. Tanıştığı birkaç erkekle ilişki kurmayı dener, ancak bu adamların uyumsuzlukları, iletişim kazaları, tuhaf ve hatta komik durumlar onu yıldırır. Günümüz dünyası ve ilişkilerinin zorluğuna mizahi bir yolla eğilen film, Cannes’da Yönetmenlerin 15 Günü bölümünden büyük ödülle döndü.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarısız buldum.
  • Claire Denis ve Juliette Binoche birlikteliğinden daha güzel ve kaliteli bir iş çıkmasını beklerdim.
  • Isabelle’nin içindeki güneş her sabah doğup her akşam batıyor.
  • “Yedi Kocalı Isabelle”