Umut

8 out of 10 stars (8 / 10)

Umut filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Umut | Yönetmen: Yılmaz Güney / Senarist: Yılmaz Güney / Oyuncular: Yılmaz Güney (Cabbar), Gülsen Tunççelik Alnıaçık (Fatma, Cabbar’ın Eşi), Tuncel Kurtiz (Hasan), Osman Alyanak (Hüseyin Hoca), Nimet Tezel (Cabbar’ın Annesi), Kürşat Alnıaçık (Mehmet Emin), Sema Engin (Cemile), Hicret Gürson (Hicret) / Türkiye / 1970 / Siyah-Beyaz / 100´ 

Özet:

Film, yoksulluktan kurtulmaya çalışan bir arabacının yaşadıklarını konu edinir. Cabbar, ailesini geçindirebilmek için iki atıyla arabacılık yapmaktadır. Taksilerin çıkmasıyla atlı araba devri kapanmıştır. Belediye de geriye kalan atlı arabaları kaldırmayı düşünmektedir. Bu şartlar altında çalışan Cabbar, yalnızca ailesinin günlük nafakasını çıkarabilmektedir. Bir otomobilin çarpmasıyla atlarından biri ölür. Kıt kanaat geçinen aile atın ölümüyle iyice perişan olur. Kalan ata ve arabaya da alacaklılar el koyar. Hiçbir çıkış yolu kalmayan Cabbar elindekileri satarak arkadaşı Hasan ile birlikte define avına çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Görüntü yönetimi başarılı.
  • Özellikle filmin giriş bölümlerinde Cabbar’ın evinin içinden gösterilen kareler adeta bir resim tablosu gibidir.
  • Cabbar’ın tanıdığı/geçmişte yanında çalıştığı kişilerden borç istediği sahneler oldukça güzel.
  • Fatma karakteri “Sultan” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmindeki “Sultan” (Türkan Şoray) karakterini hatırlatır. İki filmde de dört çocuk vardır ve çocuklar annelerini canından bezdirmiştir.
  • Define avından hemen önceki gece Cabbar ailesine Kebapçı’da son bir akşam yemeği yedirir. Bu durum adeta Leonardo da Vinci’nin “Son Akşam Yemeği” resim tablosunun bir versiyonudur sanki.

Umut Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Cabbar & Hasan: Bir Hayalimiz Vardı”

Bebek

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Bebek filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Bebek | Yönetmen: İhsan Yüce / Senarist: Yılmaz Kuzgun, İhsan Yüce / Oyuncular: Mahir Günşiray (Metin), Bilgen Bengü (Aysel), Tuncay Akça (Apo), Sevda Aktolga (Bebeğin Annesi), Saadet Gürses (Sevda), Mahmut Şenbahar, Baki Tamer, Güler Özonuk, Zerrin Yüce (Hüseyin’in Eşi), Gökhan Yılmaz (Bebek), Savaş Yurttaş (Hüseyin, Apo’nun Babası) / Türkiye / 1979 / Renkli / 85´ 

Özet:

Film, babasını bulmak için İstanbul’a gelen Apo’nun yaşadığı zorlukları anlatır. Hüseyin hastalanmış ve hastaneye yatırılmıştır. Bu esnada arkadaşı, Hüseyin’in memleketindeki kimsesiz oğluna bir mektup yollar. Apo, apar topar babasını görmek için yola çıkar. Apo hastaneye geldiğinde bir karışıklık olur ve babasının öldüğü söylenir. Kimsesiz kalan Apo’nun İstanbul’dan başka gidecek bir yeri de kalmamıştır. Kendisi gibi kimsesiz olan Metin ile tanışır. Beraber hayata tutunmaya çalışırlar. Apo’nun cami avlusunda bulduğu terk edilmiş bir bebek ile hayatları farklı bir biçim alır. Kendi babasını bulamayan Apo, bebeğin babasını bulmaya karar verir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda orta seviyede buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • İhsan Yüce filmde oyuncu olarak yer almasa da Hasta Bakıcı karakterindeki seslendirme ile kendini bizlerden mahrum bırakmamıştır.
  • Apo’nun sanki “Bremen Mızıkacıları” masalındaki gibi bir köşeye itilen, yalnız bırakılan karakterleri (Kedi, Köpek, Çocuk ve Bebek) hayatına dahil etmesi güzel bir yapı oluşturur.
  • Bebeğin annesi Sevda Aktolga’nın filmdeki durumu kendisinin de yer aldığı “Katma Değer Şaban” (Yönetmen: Kartal Tibet) filminde Şaban’ın (Keman Sunal) ona (Gül) taktığı “Tavuk Vicdanlı” lakabını hatırlatır.
  • Görüntü kalitesi biraz daha iyi olabilseymiş keşke.

Bebek Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kahta Mızıkacıları”

Kefernahum

Kefernahum filminde Zain Al Rafeea (Zain) ve Treasure Bankole (Yonas),

Kefernahum filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KEFERNAHUM | CAPHARNAÜM | Yönetmen: Nadine Labaki / Senarist: Nadine Labaki, Jihad Hojeily, Michelle Keserwany, Georges Khabbaz, Khaled Mouzanar / Oyuncular: Zain Al Rafeea (Zain), Yordanos Shiferaw (Rahil), Boluwatife Treasure Bankole (Yonas), Kawsar Al Haddad (Souad, Zain’in Annesi), Fadi Yousef (Selim, Zain’in Babası), Haita ‘Cedra’ Izzam (Sahar, Zain’in Kız Kardeşi), Alaa Chouchnieh (Aspro), Joseph Jimbazian (Harout, Hamamböceği Adam) / Lübnan / 2018 / Renkli / 120´ 

Sinopsis:

Filmlerinde çok farklı konular üzerinden de olsa, Lübnan’daki hayatın çeşitli yönlerine, hayatın adaletsizliği ve ekonomik eşitsizlik gibi temaları odağına alan Nadine Labaki bu kez de 12 yaşlarındaki Zain’in hikâyesi üzerinden anlattığı, dokunaklı bir filmle karşımızda. Kendisini dünyaya getirdikleri için ailesini dava eden, doğum belgesi bile çıkartamadıkları için yaşını kimsenin tam olarak bilmediği, kimliği olamayan ve bu yüzden ne okula gidebilen ne de hastaneye kabul edilen Zain, Lübnan’ın yoksul mahallelerinde çalışarak hayata tutunmaya çalışıyor. 11 yaşındaki kız kardeşi yanında çalıştığı adama satılınca sabrını kaybediyor. Kadrosu neredeyse tamamen amatör oyunculardan oluşan film, izleyenlere verdiği gerçeklik duygusunun yanında masalsı bir atmosfer de sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyunculuklar özellikle de Zain ve küçük Yonas karakterleri çok başarılı.
  • Lunaparktaki mısır satıcısı kadın ve Hamamböceği Adam karakterleri oldukça renkli olmuş. Rahil’e çalışma izni alınması ile ilgili sahne ise bu dramatik film içerisindeki en gülümsetici bölüm olmuş.
  • Müzik kullanımını bazı noktalarda aşırı buldum.
  • Filmde anlatılan Sahar’ın adet görmesinin saklanması, ailesinin adet gördüğü için onu artık evlendirebileceklerini düşünmeleri gibi unsurlar “Halam Geldi” (Yönetmen: Erhan Kozan) filmini hatırlatır. Bu film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Kefernahum Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Tarihsiz, İmzasız

image

Filmin Künyesi:

TARİHSİZ, İMZASIZ | BEDOUNE TARIKH, BEDOUNE EMZA | NO DATE, NO SIGNATURE | Yönetmen: Vahid Jalilvand / Senarist: Ali Zarnegar, Vahid Jalilvand / Oyuncular: Amir Agha’ee (Kaveh Nariman), Navid Mohammadzadeh (Moosa), Hediyeh Tehrani (Sayeh), Zakiyeh Behbahani (Leila), Sa’eed Dakh, Alireza Ostadi, / İran / 2017 / Renkli / 104´

Sinopsis:

İlk filmi 9 Mayıs, Çarşamba daha önce festivalde gösterilen Vahid Jalilvand’ın son filmi, suçluluğun pençesinde kıvranan bir doktorun trajik günlerini mercek altına alıyor. Namuslu ve ilkeli bir adli tabip olan Doktor Kave bir trafik kazası yapar ve 8 yaşında bir oğlanın yaralanmasına sebep olur. Ertesi gün, çocuğun öldüğünü öğrenir. Acaba bu ölüme kendi kazası mı yol açmıştır, yoksa konulan gıda zehirlenmesi teşhisi doğru mudur? Korkaklık, şüphe ve dürüstlük gibi kavramları ahlaki bir ikilem üzerinden sorgulayan Tarihsiz, İmzasız, özellikle oyuncularının çarpıcı performansları ve senaryosuyla dikkat çekerken İran sinemasının son yıllardaki yükselişinin nedensiz olmadığını vurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Konu ve içerik itibarı ile çok yeni bir şey söylemese de film, bir bütün olarak iyi bir iş çıkarmış yönetmen.
  • Doktor Kave’nin karıştığı kaza ve bundan dolayı duyduğu vicdan azabı noktasında inandırıcılık anlamında biraz sıkıntı barındırıyor film.
  • Hem atmosfer hem de savcı, doktor vb. karakterleri açısından “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini de akıllara getiriyor.

Başsız Kadın

image

Filmin Künyesi:

BAŞSIZ KADIN | THE HEADLESS WOMAN | LA MUJER SIN CABEZA | Yönetmen: Lucrecia Martel / Senarist: Lucrecia Martel / Oyuncular: María Onetto (Verónica), Claudia Cantero (Josefina), Inés Efron (Candita), César Bordón (Marcos), Daniel Genoud (Juan Manuel), Guillermo Arengo (Marcelo), Mará Vaner (Tía Lala) / Arjantin / 2008 / Renkli / 87´

Sinopsis:

Arjantin’de şehirden uzakta bir otoyolda, oyun oynayan yoksul çocuklar ve sokak köpekleri dışında bir canlı görmek zor. Verónica ise bu yoldan arabasıyla geçtiğine emin, fakat çarptığı şeyin bir çocuk mu yoksa bir köpek mi olduğunu bilmiyor. Durup bakmak ve yardım etmek yerine yola devam etmeyi, röntgen çektirmek için hastaneye gitmeyi ve geceyi bir otelde geçirmeyi tercih ediyor. Şokta olduğunu söylüyor. Kendine geldiğinde olay mahaline dönmeye, gazeteleri kontrol etmeye karar veriyor; peki ya hastanedeki ve oteldeki kayıtları? Başsız Kadın, işleyip işlemediğine emin olmadığı bir suçun karanlığı altında ezilen, orta sınıftan, orta yaşlı bir kadının psikolojik buhranını anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi pek başarılı bulduğumu söyleyemem.
  • Aslında güzel bir hikayesi var filmin. Ancak senaryo ve yönetim için aynı şeyi söylemek zor.
  • Verónica da kendi üzerine düşeni yapıp saç rengini değiştirerek bir bakıma delil “karartıyor” denilebilir..
  • “Çocuk Pozu” (Yönetmen: Calin Peter Netzer) filminde de benzer bir hikaye yaşanıyor filmin başında. O filmde hikaye iyi bir şekilde senaryolaştırılmış ve yönetilmiş.
  • “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde hikaye bizi sık sık bozkırdaki bir çeşmenin başına getirir. Bu filmde de sık sık otoyoldaki bir kanalın yanında buluveririz kendimizi.
  • Alfred Hitchcock’un “Vertigo” filmi Türkçe “Ölüm Korkusu” olarak da isimlendirilir. “Başsız Kadın”filminde  Verónica karakterine genellikle Veró diye hitap edildiğini görürüz. Alternatif bir film ismi olarak “Verotigo” kullanırsak Türkçe olarak “Öldürmüş Olma Korkusu” diye isimlendirebiliriz.

Toz Bezi

image

Filmin Künyesi:

TOZ BEZİ | DUST CLOTH | Yönetmen: Ahu Öztürk / Senarist: Ahu Öztürk / Oyuncular: Nazan Kesal (Hatun), Asiye Dinçsoy (Nesrin), Mehmet Özgür (Sero), Serra Yılmaz (Ayten), Didem İnselel (Aslı), Gökçe Yanardağ / Türkiye / 2015 / Renkli / 98´

Sinopsis:

İki gündelikçi kadın, temizliğe gittikleri evlerdeki insanlarla kurdukları ilişki, gündelik çatışmalar, kendi arkadaşlık-kardeşlikleri ve bu yakın arkadaşlığın hiyerarşisi, hayata tutunma çabası, kadınlık, annelik, temizlik ve yoksulluk… Nesrin ve Hatun şehrin yoksulluğu ve zenginliği arasındaki bir vagonda gelip giderken, hayatı anlamaya ve kendilerine gidecek yollar bulmaya çalışırlar. Hatun temizliğe gittiği mahallede bir ev almak için para biriktirmeye çalışırken, Nesrin önce onu terk eden kocasının yokluğuyla, kendi yalnızlığıyla yüzleşir, ardından da 5 yaşındaki kızıyla hayata tutunmanın yollarını arar. Yolları birbirine benzemez ama yoldaşlık bakidir. İki kadın birbirine benzemez hayallerle tutunmaya çalışır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Bir ilk film olarak başarılı bir çalışma olmuş.

Eksiler

  • İstanbul Film Festivalinde “Altın Lale” ödülünü alacak derecede bir film olduğunu çok düşünmüyorum.
  • Senaryo biraz güçsüz kalmış.

Keşif

  • Tozlar sadece yerlerde, eşyalarda değil insan ilişkilerinde de olabiliyor. Her gün o tozları da almak gerekiyor belki de konuşarak.
  • Nesrin’in son kez Hatun ve kızının arkasından baktığı sahne güzeldi.

Öylesine

  • Bulunamadı.