FerahFeza

image

Filmin Künyesi:

FERAHFEZA | Yönetmen: Elif Refiğ / Oyuncular: Uğur Uzunel, Mert Asutay, Sitare Akbaş, Rıza Akın, Hüseyin Sevimli, Şebnem Köstem / Türkiye / 2012 / Renkli / 97´

Sinopsis:
Yirmi yaşındaki hayalperest Ali, Tuzla bölgesinde mal tedarikçisi olarak çalışmaktadır. Baskıcı babasının buyrukları kabus gibidir ve zorla da olsa yerine getirmeye çalışır. Tek arkadaşı Kısmet’tir; en büyük zevkleri ise gece olduğunda yakınlardaki tepeliğe tırmanıp şehri seyretmektir. Bu sıradan görünen hayatının içerisinde Ali, tesadüflere büyük anlamlar yükler ve onu daha güzel bir hayata götüreceğine inandığı işaretleri takip eder. Bu gecelerden birinde şehrin ışıklarını farklı bir noktadan görmek ister ve bir kuleye tırmanır. Bu farklı bakış açısı ona, duvarda yarım kalmış bir gemi grafitisi hediye edecektir. Ali, duvara bu çizimi yapan kişiyi bulması gerektiğine kendisini ikna eder. Bu gizemli kişi ona “Vamos”u bulmakta yardım edecek ve bu yerlerden uzaklara gitmesini sağlayacaktır…

Elif Refiğ’in ilk uzun metrajlı sinema filmi olan yapım iki gencin tesadüfen tanışmaları ve beraber çıktıkları yolculuğu beyazperdeye taşıyor…

Artılar

  • “Eda” rolünde Sitare Akbaş’ın oyunculuğu oldukça başarılı.
  • Ali’ye (Uğur Uzunel) yıldırım çarptığı ve sonra şiddetli bir yağmurun başladığı sahne güzel çekilmiş.

Eksiler

  • Yıllar önce ailesini terk edip daha sonra geri döndüğünü öğrendiğimiz Eda’nın babasının, anne tarafından çok çabuk affediliyor olması inandırıcılık anlamında bana biraz zayıf kalıyor gibi geldi.
  • Ali’nin biraz ani bir kararla gemi hayalinden vazgeçip babasının yanında çalışmaya başlamasını biraz sert bir geçiş olarak yorumladım.

Keşif

  • Ali’nin peşine düştüğü geminin ismi “Vamos”. Vamos, İspanyolca’da “Haydi” anlamına geliyor. Rüyasında Ali’nin karşısına çıkan bu gemi, ona haydi gel peşimden diyor belki de.
  • Ali Eda’da anne sevgisini; Eda da Ali’de baba sevgisini buluyor.
  • Ali’nin hayat içerisindeki durumu bana Orhan Veli’nin “Anlatamıyorum” şiirini hatırlattı.
  • Eda’ların evinde yaşanan iki sahnedeki “kavanoz kapağı açma” olayını şu şekilde yorumladım. Baba yokken anne kavanozu açamadığında kızı Eda’dan yardım isterken, baba geldikten sonra Eda’yı es geçerek direkt ondan yardım istiyor. Baba figürünün güç temsilini kavanoz kapağını açma üzerinden yorumlayabiliriz.
  • Babası Raif’in (Mert Asutay) biraz zorla da olsa Ali’yi alarak, baba-oğul felekten bir gece çalmak için meyhaneye gittikleri sahnedeyiz. Babanın Ali’den ısrarla meze söylemesini istemesinin sonucunda, Ali’nin meze olarak “Şakşuka” istemesini, “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde katil zanlısı Kenan’ın kardeşinin (Burhan Yıldız), köydeki evde geçen yemek sahnesinde kola istemesine benzettim.
  • Ali’nin babasının kedisi Ejder’e gösterdiği sevgi bir bakıma çocuğuna olan sevgisizliğin yansıması oluyor.

Öylesine

  •  “Bir Geminin Peşinde”.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s