Foxtrot

image

Filmin Künyesi:

FOXTROT | Yönetmen: Samuel Maoz / Senarist: Samuel Maoz / Oyuncular: Lior Ashkenazi (Michael Feldmann), Sarah Adler (Daphna Feldmann), Yonatan Shiray (Jonathan Feldmann), Shira Haas (Alma Feldmann) / İsrail / 2017 / Renkli / 114´

Sinopsis:

İlk uzun metrajlı filmi Lübnan (Lebanon) ile tanıdığımız Samuel Maoz’un yeni filmi Foxtrot’ta, filme adını veren dansın bir adım ileri bir adım geri hareketleri gibi, tüm karakterler ne yaparlarsa yapsınlar sonunda yine kaderlerini değiştiremiyorlar. Üç perdeden oluşan bir tiyatro oyununu da andıran bu dikkatle tasarlanmış filmin ilk perdesinde askerdeki oğlunun ölüm haberini alan bir anne baba ve yas sürecinde onlara “destek” olup yol göstermeye çalışan ordu mensuplarını izliyoruz. Ardından gelen bölümlerin sürprizlerle dolu gelişmelerinin hepsi savaşın anlamsızlığının ve sonuçlarının bireysel etkilerinin altını ustaca çiziyor. Uzun süre hafızalarda kalacak bu psikolojik gerilim, Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan Büyük Jüri Ödülü’ne layık görülmüştü.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyuncuların performanslarını başarılı buldum.
  • Görüntü yönetimi farklı ve başarılı olmuş.
  • Mizahi unsurlar İsrail filmlerinde genellikle karşılaştığımız türdendi.
  • Filmin sınırda geçen ikinci bölümü hem tempoyu hem de kaliteyi düşürüyor gibi geldi bana.
  • Sınırda geçen ve yer yer absürt durumlar içeren sahneler “Gişe Memuru” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filminde uzak bir yere sürülen Gişe Memuru Kenan’ın (Serkan Ercan) başından geçen olayları/sahneleri hatırlattı.
  • Animasyon içeren sahneler filme renk katmış.
  • Savaş, ordu, askerlik vb. gibi unsurlar açısından film bana başka bir İsrail yapımı olan “Dağların Tepelerin Ardında” (Yönetmen: Eran Kolirin) filmini hatırlattı.
Reklamlar

Dağların Tepelerin Ardında

image

Filmin Künyesi:

DAĞLARIN TEPELERİN ARDINDA | ME’EVER LAHARIM VEHAGVAOT | BEYOND THE MOUNTAINS AND HILLS | Yönetmen: Eran Kolirin / Senarist: Eran Kolirin / Oyuncular: Alon Pdut (David Greenbaum), Mili Eshet (Yifat Greenbaum), Shiree Nadav-Naor (Rina Greenbaum), Noam İmber (Omri Greenbaum), Yoav Rothman / İsrail / 2016 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Greenbaum ailesi görünüşte sorunsuz bir hayat sürdürmektedir. Ne var ki, baba David’in 27 yıl hizmet verdiği İsrail ordusundan ayrılıp sivil hayata dönüşüyle birlikte ailenin tüm bireylerine ve aslında topluma sızmış olan huzursuzluk, kendini gösterecektir. Eran Kolirin, üçüncü filminde devleti yozlaşmaya yüz tutmuş aile mefhumu üzerinden tartışmaya açıyor. Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan Dağların Tepelerin Ardında, nedensiz ve isimsiz bir suçluluk duygusunun en iyi yansıtıldığı filmlerden..

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat düzeyde bir film olmuş.
  • David’in eşi ile öğrencisi arasındaki cinsel çağrışımlı edebi ilişki “Evde” (Yönetmen: François Ozon) filmini hatırlattı.
  • David’in eşinin öğretmenlik yaptığı okuldaki sınıf ortamı “Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor” (Yönetmen: Kartal Tibet) filmini hatırlattı.
  • Yifat Greenbaum’a hayat veren Mili Eshet sima olarak “Devlet Kuşu” (Yönetmen:  Memduh Ün) filminde Hülya karakterini oynayan Mehtap Ar’a benziyor.

Veda Partisi

image

Filmin Künyesi:

VEDA PARTİSİ | MITA TOVA| THE FAREWELL PARTY | Yönetmen: Sharon Maymon / Oyuncular: Ze´Ev Revach (Yehezkel), Levana Finkelshtein (Levana), Aliza Rosen (Yana), İlan Dar (Dr. Daniel), Rafi Tabor (Raffi Segal) / İsrail / 2014 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Sharon Maymon ve Tal Granit’in uzun metrajlı ilk filmi olan Veda Partisi, janrının tüm olanaklarını seferber eden bir kara komedi. Bir huzurevinde yaşayan birkaç dost, ölmek isteyen bir arkadaşları için bir ötanazi makinesi icat ediyor. Yaptıkları makinenin haberi yayıldıkça ve her gün daha çok insan makine hakkında soru sormaya başlayınca mucitler oldukça zorlu bir soruyla karşı karşıya kalıyor: İnsanların ölmesine yardım ederek doğru bir iş mi yapıyoruz acaba?

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Eğlenceli ve belirli düzeyde bir film olmuş.
  • Senaryoyu başarılı buldum.
  • Oyuncu seçimi iyi yapılmış.

Eksiler

  • Makinenin kullanımı ile ilgili grup içerisinde gizliden para alma olayı çok tutarlı gelmedi bana.

Keşif

  • Cihazın kısa devre yaptığı ve de çardakta yaşlılarımızın çıplak sohbet ettiği sahneler komikti.
  • Duygusallık, mizah ve de yaşlılık temaları ile filmin kurduğu ilişki “Yarım Kalan Şarkı” (Yönetmen: Paul Andrew Williams) daki gibiydi.
  • Alzheimer olduğu için insanın ölmeyi istemesi ne garip bir durum. Sevdiklerini tanıyamayıp, güzel anıları hatırlayamayacaksan yaşamanın bir anlamı kalır mıydı sorusunu sorduruyor insana

Öylesine

  • “Heaven’s Five”

Arabani

image

Filmin Künyesi:

ARABANI | Yönetmen:  Adi Adwan  / Oyuncular:  Eyad Sheety (Yusuf), Daniella Niddam (Smadar), Tom Kelrich (Eli), Zuhaira Sabbagh (Afifa), Shadi Mari (Samer), Lucy Aharish (Yusra) / İsrail / 2013 / Renkli / 84´

Sinopsis:

“Arabani” Arapça ve İbranice karışımı bir dildir. İsrailli araplar ve Dürzi halkları bu dili kullanır.

40 yaşındaki Dürzi Joseph 17 yıl sonra, 16 yaşındaki kızı Smadar ve 14 yaşındaki oğlu Eli ile birlikte doğduğu köye geri döner.

Joseph’ in köyünden ayrılma sebebi Dürzi din kurallarına aykırı olan Yahudi bir kadınla evlenmesidir. Joseph eşinden ayrılmasından sonra Dürzi kabul edilmeyen iki çocuğuyla beraber annesiyle yaşamak için köyüne geri döner. (Dürzi olabilmek için Dürzi anne ve Dürzi babadan olmak gerekir.)

Joseph ‘in geri dönüşü kavgalara neden olur. Başta annesi Afifa onları kabul etmez ancak daha sonra fikrini değiştirir ve bütün köyün geleneksel kurallarına ve dini liderlerine karşı çıkar. Bu karşılaşma köyün sakinleri ve yeni gelenler arasında çatışmalara sebep olur.

Eli, Arap dili ve mentalitesine karşı kin besler, görüşleri aşırılaşır ve bu Eli’nin gençlik davranışlarını etkiler. Köyde geleneksel Yahudi kostümleriyle dolaşmaya başlar.

Diğer taraftan Smadar bütün tehlikelere karşı köyün 18 yaşındaki genç delikanlısı Samir’le aşk yaşamaya başlar.

Afifa dua etmek için Hilwe (Dürzi şapeli)’e geldiğinde oradan kovulur. Joseph çocukluk arkadaşı Sami’den yardım ister. Sami de köyün diğer yaşayanlarında farklı bir tepki vermez. Joseph ve ailesine şiddet bunlarla sınırlı kalmaz. Joseph ve ailesini taşlarlar, duvarlara “domuzlar evinize dönün ” yazarlar. Joseph iki adam tarafından saldırıya uğrar ve “iki gün içinde köyü terket” diye tehdit alır.

Son gece aile arasında tansiyon yükselir. Evinizi yakarız tehditleri gerçek olmak üzeredir.

Artılar

  • Filmin görsel estetiğini beğendim.
  • Filmdeki sakin ilerleyiş başarılıydı.

Eksiler

  • Genel anlamda vasat bir filmdi.
  • Eli’nin yeni geldikleri Dürzi köyünde gençlerle hemen kaynaşması pek inandırıcı gelmedi bana.

Keşif

  • Yaşını başını almış Yusuf’un küçük bir çocuk gibi annesinin dizlerine başını koyduğu sahne oldukça dokunaklıydı.
  • Bir sahnede salondaki kanepede Yusuf, Smadar’ın sevgilisi, Smadar ve Yusuf’un annesi yan yana oturuyorlar. Derken bir süre sonra herkesin bir işi çıkıp kanepeden kalkıyor. Sadece Yusuf’un annesi kanepede kalıyor. Yusuf’un yokluğunda yıllardır yalnız oturduğu gibi…
  • Farklı boyutlarda da olsa Yusuf’un istenmeyen bir evlilik yaptığı için evden kovulması, köyde onu seven Yusra’nın olması gibi öğeler bana zaman zaman “Babam ve Oğlum” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmini anımsattı.

Öylesine

  • “Annem ve Oğlum”
    – Ona bir oda ver anne, bir evi olsun. ama zaman zaman da çıkıp Dürzi olmayan biriyle evlenebilsin.

Son Şans

image

Filmin Künyesi:

SON ŞANS | THE CONGRESS | Yönetmen:  Ari Folman  / Oyuncular: Robin Wright (Robin Wright), Harvey Keitel (Al), Jon Hamm (Dylan Truliner), Paul Giamatti (Dr. Barker), Kodi Smit-McPhee (Aaron Wright), Danny Huston (Jeff), Sami Gayle (Sarah Wright), Michael Stahl-David (Steve), Michael Stahl-David (Maxi), Sarah Shahi (Michelle), Ed Corbin (Charlie), Christopher B. Duncan (Christopher Ryne) / İsrail / 2013 / Renkli / 122´

Sinopsis:

Robin Wright kendisini oynadığı Son Şans (The Congress) filminde, büyük bir stüdyodan sinema kimliğini satması için teklif alır. Birebir taratılıp bir örnek çıkarılacak ve yaratılan figür kısıtlama olmadan her tür Hollywood filminde kullanılabilecektir. Üstelik o zamana kadar oynamayı reddettiği en ticari filmler dahil! Karşılığında ise oldukça yüklü bir ücret ama daha da önemlisi, sonsuza kadar genç kalma olanağı… 20 yıllık kontratın sonunda ise Robin Wright’ı, geleceğin düşsel sinema dünyasında izliyoruz. Yarı animasyon olan bu film, sizi çizgi ve gerçeklik arasında bir yolculuğa çıkaracak.

Artılar

  • Filmi genel anlamda vasatın üstünde buldum.
  • Filmdeki müzik kullanımını beğendim.
  • Animasyon sahneleri oldukça başarılıydı.
  • Robin Wright’ın oyunculuğu başarılıydı.

Eksiler

  • Robin’in eşi hakkında az da olsa bilgi sahibi olsak iyi olabilir miydi diye düşündüm.
  • İnsanların dünyanın öte tarafına geçip geçmemeye tam olarak neye göre karar verdiklerini pek çözemedim.
  • Robin’in kontratı sonrası filmin direkt 20 yıl sonrasından devam etmesi çok hızlı bir geçiş mi oldu acaba.
  • Filmin animasyon bölümünde Robin’in önüne sürekli engeller çıkması biraz zorlayıcı çatışmalar yaratmış.

Keşif

  • Fütüristler kongresindeki protesto sahnesi bana “Nereye Bakıyor Bu Adamlar” (Yönetmen: Osman F. Seden) filminde Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisinin Reklam Şirketinin Patronu Memduh’un (Ali Sururi) oyununu bozup protesto ettikleri sahneyi anımsattı.
  • Robin’in dijital kopyası için taranması sırasında mikrofonu eline Al bir susmadı yani 🙂 Robin’i duygudan duyguya soktu.
  • Robin’in dijital taranma sahnesi bana “Aurora” (Yönetmen: Kristina Buozyte) filminde beyindeki sinir hücrelerinin içerisine girme ile ilgili deneyimi hatırlattı.
  • Bilim-kurgusal ve fütürist yaklaşımlar açısından benzer temaya sahip “Sıfır Teorisi” (Yönetmen: Terry Gilliam) filminden çok daha iyi bir film bence.
  • Film çok katmanlı bir yapıya sahip ve pek çok şekilde okunabilir.

Öylesine

  • “Kırmızı Planörün Yolculuğu”
  • “Selvi Robinim Al Menejerim”

Esther

image

Filmin Künyesi:

ESTHER | Yönetmen: Amos Gitai / Oyuncular: Simona Benyamini, Mohammed Bakri, Juliano Merr, Zare Vartanian, Schmuel Wolf, David Cohen, Sarah Cohen, Rim Bani / İsrail-Avusturya-İngiltere / 1985 / Renkli / 97´

Sinopsis:
Dev bir “tableau vivant” olarak tasarlanan film Eski Ahit’teki Ester’in hikayesini anlatıyor. Kral Hşayarşa tarafından eş olarak seçilen Ester, Yahudi olduğunu bilmemektedir. Halkına karşı girişilecek bir komployu öğrendiğinde, onları kurtarmayı başarır. Hayatta kalma ve direniş mitini kullanan Gitai, Yahudilerin düşmanlarına karşı giriştiği intikam katliamlarını anlatıyor. Bu şiddet, günümüz olaylarında da yankılanıyor ve Gitai’nin hikayeyi filme çektiği Wadi Salib’deki yıkıntıların vurguladığı bir koşutluk yaratıyor.  Film Spirit of Exile (Sürgün Ruhu) adlı üçlemenin ilk filmi; diğer bölümler Berlin, Kudüs ve Golem’i içeriyor.

Artılar

  • Anlatıcı olarak filmde yer alan karakter (Schmuel Wolf) olumlu anlamda renk katmış.
  • Filmdeki mekanların yıkıntı, harabe biçimde olması filmin savaş ve intikam konularında vermek istediği mesajlar açısından uygun bir tercih olmuş.

Eksiler

  • Şarkılı/müzikli kısımlar sanki biraz fazla olmuş.
  • Filmin temposu genel anlamda düşük.

Keşif

  • Filmin son kısmında oyuncuların bir yandan yürürken bir yandan da teker teker kendi gerçek hikayelerinden bahsetmeleri bana “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” (Yönetmen: Luis Bunuel) filmindeki uçsuz bucaksız yolda yürüyüş sahnelerini çağrıştırdı.
  • Genellikle uzak plan çekimler ve sabit kamera kullanımı tercih edilmiş.
  • Haman’ın (Juliano Merr) Yahudilerin katledilmesi ile ilgili hazırlattığı fermanın okunması sırasında etrafta pek insan görmüyoruz. Hatta uzunca bir süre fermanın tekrar edildiği bir yerde ise çeşitli hayvanların toplanmış olduğunu görüyoruz. Bir nevi Nuh Tufanı’nın başka bir versiyonu gibi.

Öylesine

  • Kral’ın (Zare Vartanian) Esther (Simona Benyamini) için okuyacağı şarkı sanırım şöyle olurdu:
    “Esther’im biçim biçim”
    “Ölürüm Esther için”
    “Alem bana düşmandır”
    “Esther sevdiğim için”