Onun Adı Petrunia

Onun Adı Petrunia filminde Zorica Nusheva (Petrunia)

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)
Onun Adı Petrunia filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ONUN ADI PETRUNIA | GOSPOD POSTOI, IMETO I’ E PETRUNIJA | GOD EXISTS, HER NAME IS PETRUNYA | Yönetmen: Teona Strugar Mitevska / Senarist: Elma Tataragic, Teona Strugar Mitevska/ Oyuncular: Zorica Nusheva (Petrunija), Labina Mitevska (Gazeteci Slavica), Simeon Moni Damevski (Emniyet Amiri Milan), Suad Begovski (Rahip), Stefan Vujisic (Polis Memuru Darko), Violeta Shapkovska (Vaska) / Makedonya / 2018 / Renkli / 100´ 

Sinopsis:

Petrunia, Teofanya bayramında suya atılan tahta haçı kapıp çıkarır. Haçın hem iyi şans hem de bereket getireceğine inanılır. Kuzey Makedonya’daki küçük Stip kasabasında yüzlerce erkeği kızdırmıştır Petrunia: Bir kadın ne hakla bu geleneğe karışıp bir de tüm erkeklerin önüne geçer? İş görüşmelerinde bile hakkı yenen eğitimli, aklı başında Petrunia, hakkını sonuna kadar koruyacaktır. Makedon toplumundaki dönüşümün kilise, medya ve yargıdaki yansımalarına göndermeleriyle, bu öfkeli olduğu kadar hüzünlü film, kemikleşmiş adetlerin hüküm sürdüğü bu ülkede kadınların dik durmalarının önemini vurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar, özellikle de Petrunia rolünde Zorica Nusheva oldukça başarılı.
  • Filmin ikinci yarısında hikaye biraz tıkanıyor.
  • Medyanın olaya dahil olmaya başlaması fakat dişe dokunur bir sonun getirilmemesi film adına eksik bir nokta olmuş.
  • Kilise, birey – din ilişkisi, medya gibi noktalar açısından “Yüz | Twarz | Mug” (Yönetmen: Malgorzata Szumowska) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Karakolda Petrunia ile Polis Memuru Darko arasındaki yakınlaşma/arkadaşlık “Hemşire” (Yönetmen: Dilek Çolak) filminde hastanede Leyla (Evren Duyal) ile Kerem (Sermet Yeşil) arasındaki yakınlaşmayı hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Petrunia ile annesi arasındaki problemli ilişki/iletişim şekli “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filminde Nesrin (Esra Bezen Bilgin) ile annesi Halise (Nihal Koldaş) arasındaki benzer ilişkiyi hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Onun Adı Petrunia Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Yüz Numaralı Petrunia”

 

Irmak

Irmak filminde kardeşlerin oyun oynadığı bir sahne

4.5 out of 10 stars (4,5 / 10)
Irmak filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

IRMAK | OZEN | THE RIVER | Yönetmen: Emir Baigazin / Senarist: Emir Baigazin/ Oyuncular: Zhalgas Klanov (Aslan), Eric Tazabekov, Zhasulan Userbayev (Yerlan), Ruslan Userbayev (Tourlan), Bagdaulet Sagindikov (Mourat), Sultanali Zhaksybek (Kenjeh), Kuandyk Kystykbayev (Baba), Aida Iliyaskyzy (Anne), Eric Tazabekov (Kanat) / Kazakistan / 2018 / Renkli / 108´ 

Sinopsis:

Aslan, Kazakistan’da bir ovanın ortasında, gözlerden uzak bir çiftlikte yaşayan beş erkek kardeşin en büyüğüdür. Her türlü lüks ve konfordan uzak yaşamlarını sürdürürken şehirli kuzenleri Kanat elinde kablosuz bir tabletle çıkagelir ve kardeşler için hiç aşina olmadıkları modern dünyaya açılan bir pencere aralar. Otoritesi sarsılan Aslan, kendini bir güç savaşında bulur. Aslan üçlemesinin Uyum Dersleri ve Yaralı Melek’i izleyen son filminde Kazak yönetmen Emir Baigazin, hayranlık uyandıran manzaralarla bezeli, Sineklerin Tanrısı’ndan esintiler taşıyan trajik ve dokunaklı bir büyüme ve modernlik hikâyesine imza atıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi ortalama buldum.
  • Filmin dezavantajlarından biri fazla sembolik ve/veya didaktik olması.
  • Film tempo anlamında oldukça sıkıntılı.
  • Filme ismini veren “Irmak” kelimesi beş harfli yani filmdeki beş kardeş gibi.
  • Kanat karakteri parlak giysisi ile dünyaya inmiş bir uzaylı gibi yorumlanabilir.
  • Filmdeki pastoral atmosfer “Medealar” (Yönetmen: Andrea Pallaoro) filmini akıllara getirir.  O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Hikayenin kırsal bir alanda geçmesi, çocukların baba figürü ile olan iletişimi gibi noktalar açısından “Beş Vakit” (Yönetmen: Reha Erdem) filmi akıllara gelir.

Irmak Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Beş Kardeş”

 

Son Darbe

Son Darbe filminde ekip soygun planının üzerinden geçerken

7 out of 10 stars (7 / 10)
Son Darbe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SON DARBE | THE KILLING | Yönetmen: Stanley Kubrick / Senarist: Stanley Kubrick, Jim Thompson, Lionel White (Özgün Yapıt: “Clean Break”)/ Oyuncular: Sterling Hayden (Johnny Clay), Coleen Gray (Fay), Vince Edwards (Val Cannon), Jay C. Flippen (Marvin Unger), Ted de Corsia (Randy Kennan), Marie Windsor (Sherry Peatty), Elisha Cook Jr. (George Peatty), Joe Sawyer (Mike O’Reilly) / ABD / 1956 / Siyah-Beyaz / 85´ 

Sinopsis:

Kubrick’in “klasikleri”nden bahsederken genellikle başlama noktası olarak anılan Son Darbe, yönetmenin kara film türüne ikinci adımı. Ancak bu defa elinin altında “Hollywood bütçesi” var. Suç öykülerinin ünlü yazarlarından Jim Thompson ile birlikte Lionel White’ın Clean Break romanından uyarladıkları senaryo, hapisten yeni çıkmış bir adamın topladığı ekibin “son bir vurgun” girişimini anlatıyor. Kubrick burada sadece türün kaygı ve potansiyel trajediyle örülü siyah-beyaz görsel dünyasını ustaca kurmakla kalmıyor (görüntü yönetimi bu defa Lucien Ballard’da), bir ileri bir geri sıçrayan öykü kurgusu da son derece etkili. Oyuncu kadrosuysa Sterling Hayden başta olmak üzere türün tanıdık simalarıyla dolu.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Senaryo başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kurgu başarılı.
  • Filmin sonlarına doğru Sebastian isimli köpek bir bavul inciri berbat eder.
  • Filmdeki ekibin vurgun deneyimi “Vay Başımıza Gelenler” (Yönetmen: Zeki Alasya) filmini akla getirir.
  • Aynı sahnelerin farklı planlardan tekrar gösterilmesi uygulaması “Balık ve Kedi” (Yönetmen: Shahram Mokri) filmini akla getirir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Son Darbe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “BlackSherry “

 

On Dört

On Dört filminde Mara (Tallie Medel) ve Jo (Norma Kuhling)

4 out of 10 stars (4 / 10)
On Dört filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ON DÖRT | FOURTEEN | Yönetmen: Dan Sallitt / Senarist: Dan Sallitt/ Oyuncular: Tallie Medel (Mara), Norma Kuhling (Jo Mitchel), Lorelei Romani (Lorelei), C. Mason Wells (Adam, Mara’nın Erkek Arkadaşı), Dylan McCormick (Conor, Jo’nun Erkek Arkadaşı), Kolyn Brown (Leah, Mara’nın İş Arkadaşı), Willy McGee (Josh, Jo’nun Erkek Arkadaşı), Scott Friend (Jonathan, Mara’nın Erkek Arkadaşı) / ABD / 2019 / Renkli / 94´ 

Sinopsis:

Mara ve Jo’nun arkadaşlıkları çocukluk yıllarına dayanıyor. Aslında birbirine hiç benzemeyen, hayatta farklı yönlere gitmiş bu iki genç kadının en iyi arkadaş olduğuna ilk bakışta inanmak çok zor. İkili arasındaki ilişkinin dinamiklerini kavramak için onları yavaş yavaş tanımak gerekiyor. Senarist ve yönetmen Dan Sallitt de filminde uzun yıllara yayılan bir süreçte, belki ilk bakışta önemsiz görünebilecek gündelik olaylar aracılığıyla Mara ve Jo’nun ortak noktalarını ve farklarını bize aktarıyor. Epeydir özlediğimiz eski usul Amerikan Bağımsız Sineması’nın tadını taşıyan On Dört, iki kadının zaman içerisinde uzaklaşıp yakınlaştığı arkadaşlığını, dozunda bir duygusallıkla ele alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Tempo anlamında sıkıntılı bir çalışma olmuş.
  • Filmden bir replik: “Dürüst olmak gerekseydi, kimse kimse ile çıkmazdı”
  • “Çocukluk | Boyhood” (Yönetmen: Richard Linklater) filminde bir çocuğun yıllara yayılan büyüme hikayesi anlatılır. Bu filmde de Jo ile Mara arasındaki arkadaşlığın büyüme hikayesi anlatılıyor.  “Çocukluk” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

On Dört Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Johood”.

 

Gerçek Aşk

Gerçek Aşk filminde Mario (Bouli Lanners) ve kızları

5.5 out of 10 stars (5,5 / 10)
Gerçek Aşk filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GERÇEK AŞK | C’EST ÇA L’AMOUR | REAL LOVE | Yönetmen: Claire Burger / Senarist: Claire Burger/ Oyuncular: Bouli Lanners (Mario Messina), Justine Lacroix (Frida Messina), Sarah Henochsberg (Niki), Cécile Remy-Boutang (Armelle), Antonia Buresi (Antonia), Célia Mayer (Alex) / Fransa / 2019 / Renkli / 98´ 

Sinopsis:

Gücünü kırılgan aile dinamiklerinin duygusal dengesini çok iyi yansıtan incelikli performanslarından alan Gerçek Aşk, aile krizinin ortasındaki sevgi bağımlısı bir adamı merkezine alıyor. Eşi evi terk ettikten sonra Mario iki ergen kızıyla bir başına kalır. 14 yaşındaki Frida, annesinin gidişi için babasını suçlar. Ablası Niki ise yakında evden ayrılma planları kurmaktadır. Sevdiği herkesi bir bir kaybettiğini hisseden Mario, bir yandan da kendilerini bulmaları için onların gitmesine göz yumması gerektiğinin farkındadır. Bu sıcak film, alışılageldik düzenlerinin bozulmasıyla bocalayan bir aileyi duygusal ve tarafsız bir bakışla gözlemliyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin müzikleri güzel.
  • Filmin sonlarında yer alan yangın tatbikatı sahnesi fena değildi. Film içerisinde verilen referans da kullanılmış oldu böylelikle.
  • Ayrılık süreci, çocukların velayeti/çocuklarla birlikte yaşama gibi noktalar açısından başka bir Fransız filmi olan “Velayet” (Yönetmen: Xavier Legrand) filmi akıllara gelebilir. O filme kıyasla bu yapım erkeğin bakış açısından ele alınan sakin tonda bir çalışma olmuş. Öte yandan “Velayet | Custody” filmi 2017 sıralamamda ki ilk on içerisinde yer alan bir çalışmaydı. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Gerçek Aşk Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “İşe Yarar Bir Şey”.

 

Bakın Nasıl Kıvırıyoruz

Bakın Nasıl Kıvırıyoruz filminde Karin Viard

6 out of 10 stars (6 / 10)
Bakın Nasıl Kıvırıyoruz filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

BAKIN NASIL KIVIRIYORUZ | VOYEZ COMME ON DANSE | KISS & TELL | Yönetmen: Michel Blanc / Senarist: Michel Blanc/ Oyuncular: Karin Viard (Véro), Carole Bouquet (Lucie), Charlotte Rampling (Elizabeth), Jean-Paul Rouve (Julien), William Lebghil (Alex), Jacques Dutronc (Bertrand), Michel Blanc (Jean-Pierre), Guillaume Labbé (Loïc), Jeanne Guittet (Eva), Sara Martins (Serena) / Fransa / 2018 / Renkli / 88´ 

Sinopsis:

Müthiş oyuncu kadrosu, sivri diyalogları, her biri birbirinden acayip karakterleriyle Bakın Nasıl Kıvırıyoruz aile, dostluk ve arkadaşlık hakkında hareketli bir komedi. Film, orta yaşını geçen Julien’in ailesi ve yakınlarıyla ilişkisinin bir bir bozularak hayatını mahvetmelerini izliyor. Oğlu, karısı, sevgilisi, oğlunun sevgilisi, onun annesi, dostları, hep sanki Julien’in huzurunu kaçırmaya niyetlenmişler gibi, kendilerini olmayacak durumlara sokuyorlar. 100’e yakın filmde rol alan, birçok filmin senaryosunu yazan ünlü Fransız oyuncu Michel Blanc, 2003’te Filmekimi’nde gösterilen, yine kendi yönettiği Embrassez qui vous voudrez / Yaz Kaçamakları filminin devamı için yeniden kameranın arkasına geçiyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Akıcı ve komik bir film olmuş.
  • Diyaloglardaki nüktedan yapı güzel kurulmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Bertrand karakterinin filme etkisi biraz nötr olmuş.
  • Finaldeki karavan sahnesi güzeldi.
  • Filmden bir replik:
    – Dertlerin nasıl?
    – Gelişip dram oldular

Bakın Nasıl Kıvırıyoruz Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • Bulunamadı.

 

37. İstanbul Film Festivalinin Ardından

image

Bu festival süresince ( 6 Nisan – 17 Nisan 2018 ) toplam 23 tane film seyretmiş oldum. Festivalde izlediğim filmlerle ilgili beğeni sıralamam aşağıdaki gibi oldu. Bu listeye sadece 2017 ve 2018 yıllarında çekilmiş filmleri dahil etmenin daha uygun olacağını düşündüm. O nedenle “Bergman 100 Yaşında”, “Gömülü Hazineler”, “Cinemania” ve “Mimari Ütopyalar – Sinematik Distopyalar” bölümlerinde izlemiş olduğum filmleri bu sıralamaya dahil etmedim.

  1. DOVLATOV – Yönetmen: Alexey German Jr. – Ülke: Rusya
  2. ONA İYİ BAK | HJERTESTART | HANDLE WITH CARE – Yönetmen: Arild Andresen – Ülke: Norveç
  3. KUZGUNLAR | KORPARNA | RAVENS – Yönetmen: Jens Assur – Ülke: İsveç
  4. YÜZ | TWARZ | MUG – Yönetmen: Malgorzata Szumowska – Ülke: Polonya
  5. SERGIO & SERGEI – Yönetmen: Ernesto Daranas – Ülke: Küba
  6. DUA | LA PRIÈRE | THE PRAYER – Yönetmen: Cédric Kahn – Ülke: Fransa
  7. FRANSA’DA BİR MEVSİM | UNE SAISON EN FRANCE | A SEASON IN FRANCE – Yönetmen: Mahamat-Saleh Haroun – Ülke: Fransa
  8. EKSİ BİR | MINUS ONE – Yönetmen: Orhan Oğuz – Ülke: Türkiye
  9. BİR ZAMANLAR KASIM’DA | PEWNEGO GO RAZU W LISTOPADZIE… | ONCE UPON A TIME IN NOVEMBER – Yönetmen: Andrzej Jakimowski – Ülke: Polonya
  10. TARİHSİZ, İMZASIZ | BEDOUNE TARIKH, BEDOUNE EMZA | NO DATE, NO SIGNATURE – Yönetmen: Vahid Jalilvand – Ülke: İran
  11. EV | THE HOME – Yönetmen: Asghar Yousefinejad – Ülke: İran
  12. MAVİLİ | IN BLUE – Yönetmen: Jaap van Heusden – Ülke: Hollanda
  13. 24 KARE | 24 FRAMES – Yönetmen: Abbas Kiarostami – Ülke: İran
  14. HESAPLAŞMA | UNA QUESTIONE PRIVATA | RAINBOW (A PRIVATE AFFAIR) – Yönetmen: Paolo Taviani, Vittorio Taviani – Ülke: İtalya
  15. BIKINI MOON – Yönetmen: Milcho Manchevski | Ülke: ABD
  16. HANNAH – Yönetmen: Andrea Pallaoro – Ülke: İtalya

Utanç

image

Filmin Künyesi:

UTANÇ | SKAMMEN | SHAME | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman / Oyuncular: Liv Ullmann (Eva Rosenberg), Max von Sydow (Jan Rosenberg), Sigge Fürst (Filip), Gunnar Björnstrand (Jacobi, Belediye Başkanı), Birgitta Valberg (Jacobi’nin Eşi), Hans Alfredson (Fredrik Lobelius), Ingvar Kjellson (Oswald) / İsveç / 1968 / Siyah-Beyaz / 103´

Sinopsis:

Savaşın ortasında kalmış bir çiftin birbirlerine tutunma hikâyesi üzerinden utanç, ahlaki çöküntü ve şiddet kavramlarını ele alan Utanç, Bergman’ın ender distopya filmlerinden biri. Apolitik, sanatçı çift Eva ve Jan, savaştan olabildiğince uzak kalabilmek için ıssız bir adaya yerleşmişlerdir. Ancak eninde sonunda onlara ulaşan savaşın çiftin üzerindeki etkisi son derece yıkıcı olacaktır. Vietnam Savaşı’nın en sıcak döneminde çekilen film, savaşın kendisinden çok, birey üzerindeki psikolojik etkilerine değiniyor. Bergman, kendi yaşadığı ıssız Farö adasında çektiği Utanç’ta asıl savaşın hemen çeperinde süregiden “küçük savaş” kavramına yoğunlaştığını söylüyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve yaratılan atmosfer başarılı.
  • Genelde Bergman filmlerinde pek rastlamam ama bu filmin ikinci yarısında senaryoda yer yer aksaklıklar yer alıyor.
  • Jacobi karakteri sima olarak Stalin’i andırıyor.
  • Jan karakterinin bir benzerini yakın dönem çalışmalarından “Turist” (Yönetmen: Ruben Östlund) filmindeki Tomas (Johannes Kuhnke) karakterinde görmek mümkün.
  • Bencil ve korkak olan Jan, Eva’nın elinden kayıp gitmemesi için bencilliğinden vazgeçmeden korkaklığını yenmeye çabalıyor.

Stalker

image

Filmin Künyesi:

STALKER | İZ SÜRÜCÜ | Yönetmen: Andrei Tarkovsky / Senarist: Arkadiy Strugatskiy, Boris Strugatskiy (Özgün Yapıt: “Yol kenarında Piknik) / Oyuncular: Aleksandr Kaydanovskiy (İz Sürücü), Anatoliy Solonitsyn (Yazar), Nikolay Grinko (Profesör), Alisa Freyndlikh (Zhena Stalkera), Natalya Abramova (Marta) / Rusya / 1979 / Renkli / 162´

Sinopsis:

Efsane Rus yönetmen Andrey Tarkovski’nin başyapıtı kabul edilen Stalker, CGI’ın olmadığı bir dönemde yalnızca film dilinin gücünün nelere yetebileceğinin kanıtı sanki. İki yolcunun bir rehber eşliğinde yasak bir bölgeye yaptığı metafizik yolculuğu konu alan film, alışılagelmiş kalıpların çok dışında, yalın ama güçlü görüntüleriyle hem gerçek bir bilimkurgu hem de tam bir zihin egzersizi. İnsanın doğasına ve umutlarına odaklanan, aynayı izleyenin kendi yüreğine yönelten Stalker tekinsiz atmosferi, felsefi çağrışımları her sinemaseverin mutlaka görmesi gereken, günümüzde de etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen, benzersiz bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Hem oyunculuklar hem de görsel atmosfer iyi.
  • Filmin uzun denilebilecek süresi izlenirken neredeyse hiç hissedilmiyor.
  • İnanç, mutluluk ve vicdan ile ilgili yer alan söylemler güzel.
  • “Önemli olan takip edilen iz değil, izi takip ettiren sürücüdür”

Sessizlik

image

Filmin Künyesi:

SESSİZLİK | TYSTNADEN | THE SILENCE | Yönetmen: Ingmar Bergman / Senarist: Ingmar Bergman / Oyuncular: Ingrid Thulin (Ester), Gunnel Lindblom (Anna), Birger Malmsten (Barmen), Håkan Jahnberg (Garson), Jörgen Lindström (Johan) / İsveç / 1963 / Siyah-Beyaz / 96´

Sinopsis:

Tanrının Sessizliği üçlemesinin son filmi olan Sessizlik, iki kız kardeş arasındaki çatışma üzerinden modern dünyada iletişimsizliği konu alıyor. Ester, kız kardeşi Anna ve oğlu, Avrupa’daki yolculukları sırasında, Ester’in hastalığının iyice kötüleşmesiyle, dillerini bile bilmedikleri, isli ve sevimsiz bir şehirde konaklamak zorunda kalırlar. Yerleştikleri otelde zaman geçtikçe, kız kardeşler arasındaki mesafe ve gerginlik iyice artar. Gösterime girdiğinde ahlaksızlık suçlamalarıyla İsveç parlamentosundan kiliseye kadar birçok kurumdan çok ağır tepkiler alan film, bu sayede müthiş bir gişe başarısına ulaştı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar, senaryo ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Film boyunca kardeşlerden Anna sıcaktan bunalırken Ester soğuktan üşüyor biraz da hastalıktan kaynaklı. Bu durum biraz karakterlerin mizacını da yansıtıyor. Küçük kardeş Anna daha sıcakkanlı, kadınsı bir karakterken; abla Ester daha soğukkanlı, erkeksi bir karakter.
  • Bergman’ın pek çok filminde karakterler arasındaki problemin temel kaynağı olarak yorumlanabilecek “kibir” duygusu bu filmde de var.
  • Bu filmi de izledikten sonra Bergman’ın “Tanrının Sessizliği” ya da diğer bir ismiyle “Oda” üçlemesinin (“Aynanın İçinden”, “Kış Işığı”, “Sessizlik”) en iyi filminin “Aynanın İçinden (Through a Glass Darkly)” olduğuna kanaat getirdim.
  • “Kusursuzlar” (Yönetmen: Ramin Matin) filmindeki iki kız kardeş arasındaki iletişimsizlik problemi de bu filmdekine benziyor. O filmde abla Yasemin (Esra Bezen Bilgin) sıcakkanlı bir karakterken kardeş Lale (İpek Türktan Kaynak) soğukkanlı bir karakterdi.