Son Tatil

image

Filmin Künyesi:

SON TATİL | THE LEISURE SEEKER | Yönetmen: Paolo Virzi / Senarist: Michael Zadoorian (Roman), Stephen Amidon, Francesca Archibugi, Paolo Virzì, Francesco Piccolo / Oyuncular: Helen Mirren (Ella), Donald Sutherland (John), Kirsty Mitchell (Jennifer Ward), Janel Moloney (Jane), Christian McKay (Will),  / İtalya / 2017 / Renkli / 112´

Sinopsis:

Filmekimi’nde önceki yıllarda Human Capital / İnsan Sermayesi ve Like Crazy / Deli Dolu ile yüreklerimizi ısıtan İtalyan yönetmen Paolo Virzi, bu kez yaşlı bir çiftin peşinde yollara düşüyor, dünyadan ve hayattan zevk almak için aslında ne kadar azla yetinebileceğimizi anlatıyor. Doktorların tükenmez telkinlerinden ve çocuklarının dinmeyen ilgisinden bunalan Ella ile John, karavanlarına atlayıp evden uzaklaşmaya karar verirler. Dikkatini kolayca kaybeden John Alzheimer hastasıdır, Ella ise kanser. Yine de, “Dinlence Peşinde” adını verdikleri karavanla Boston’dan Key West’e doğru yola düşerler; geçtikleri yerlerde hayata ve birbirlerine olan tutkularını yeniden keşfederler. Virzi’nin tabiriyle “bir şarkı kadar sade, komik ve hüzünlü, biraz çatlak ama mutluluk veren bir özgürlük filmi” Kanadalı efsane oyuncu Donald Sutherland ile Oscar’lı efsane Helen Mirren’a yeniden hayran kalmak için birebir.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Güzel ve keyifli bir yol filmi olmuş.
  • John ile Ella arasındaki ilişkinin durumunu “45 Yıl” (Yönetmen: Andrew Haigh) filmindeki Geoff (Tom Courtenay) ile Kate (Charlotte Rampling) çiftine benzettim. İki filmde de erkek tarafından yapılan bir aldatma ve kadının bunu seneler sonra öğrenmesi söz konusu.
Reklamlar

Fortunata

image

Filmin Künyesi:

FORTUNATA | FORTUNATA | Yönetmen: Sergio Castellitto / Senarist: Margaret Mazzantini / Oyuncular: Jasmine Trinca (Fortunata), Stefano Accorsi (Patrizio), Nicole Centanni (Barbara), Alessanro Borghi (Chicano), Edoardo Pesce (Franco), Hanna Schygulla (Lotte) / İtalya / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak… Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak… Sergio Castellitto’nun Fortunata’sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Film iyi bir hikayeye sahip fakat ortaya çıkan yapıt pek isteneni verememiş.
  • Fortunata ile kızı Barbara arasındaki ilişki bana “Prensesim” (Yönetmen: Eva Ionesco) filminde Hanah Giurgiu (Isabelle Huppert) ile kızı Violetta Giurgiu (Anamaria Vartolomei) arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • Fortunata karakterinde bir Anna Magnani ile Sophia Loren karışımı görmek mümkün.
  • “Fortunata Hanım’ın Gündüz Topukları”

Accabadora

image

Filmin Künyesi:

ACCABADORA | Yönetmen: Enrico Pau / Senarist: Antonia Iaccarino, Enrico Pau, Igor Tuveri / Oyuncular: Donatella Finocchiaro (Annetta), Barry Ward (Albert), Carolina Crescentini (Tecla), Sara Serraiocco, Anita Kravos, Piero Marcialis, Camilla Soru, Federico Noli / İtalya / 2016 / Renkli / 94´

Sinopsis:

İkinci Dünya Savaşında 1940’lı yıllardayız ve 35 yaşlarındaki yalnız ve hep siyah giyinen bir kadın olan Annetta Sardunya adasının küçük bir köyünde yaşamaktadır. Geçmişine dair korkunç bir sırla yaşayan kadın günlerini bir çağrı bekleyerek geçirmektedir. Bu çağrı gelince de içinde ahşap bir tokmak, eski yastık ve bir çatlak ayanın bulunduğu torbayı açar ve o andan sonra gerçekleşen bir olay onun Cagliari’ye gitmesine sebep olur ve orada hayatı tamamen değişir ve ölmek üzere olan insanları ölüme yardımcı olan ve Sardunya geleğinde bulunan accabadora rolünden ayrılabileceğini keşfeder.

Not: Yukarıdaki paragraf İtalyan Kültür Merkezi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş.
  • Görsel atmosfer ve müzikler başarılı.

Bay Kainat

image

Filmin Künyesi:

BAY KÂİNAT | MISTER UNIVERSO | MISTER UNIVERSO | Yönetmen: Tizza Covi, Rainer Frimmel / Senarist: Tizza Covi / Oyuncular: Tairo Caroli, Wendy Weber, Arthur Robin/ İtalya / 2016 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Genç aslan terbiyecisi Tairo, hayatına dair derin bir hoşnutsuzluk duygusuyla boğuşmaktadır. Gözü gibi baktığı tılsımını kaybetmesini bir fırsat olarak gören Tairo, tılsımı yıllar önce kendisine veren kişiyi bulmak üzere İtalya’ya doğru yolculuğa çıkar. Bay Kâinat, bir mitin peşinde, fantezinin gerçekliği ile dans eden bir adamın yaşam algısı üzerinden hareket eden, delidolu bir doküdrama. Sirk kültürünün enerjisi ve göz yanılmasına uğramanın bilinçli ama şaşkınlıkla dolu keyfi bu filmi en iyi tanımlayan unsurlar.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Değişik ve eğlenceli bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • “Bükemediğin demiri öpeceksin”
  • “Son Demir Bükücü”
  • Film bir noktadan sonra değişik bir yol filmi şeklinde ilerliyor.

Konformist

image

Filmin Künyesi:

KONFORMİST | IL CONFORMISTA | Yönetmen: Bernardo Bertolucci / Senarist: Bernardo Bertolucci / Oyuncular: Jean-Louis Trintignant (Marcello Clerici), Stefania Sandrelli (Giulia), Gastone Moschin (Manganiello), Enzo Tarascio (Profesör Quadri), Fosco Giachetti (Albay), José Quaglio (Italo), Dominique Sanda (Anna Quadri), Pierre Clémenti (Lino) / İtalya / 1970 / Renkli / 111´

Sinopsis:

1930’lu ve 1940’lı yıllarda Mussolini döneminde ve sonrasında geçen film, genç bir adamın kişiliğinde İtalyan burjuvazisinin faşizme gönüllü kucak açışını ele alır, faşist ideolojinin sosyo-psikolojik kökenlerini irdeler. Toplumsal histeriye uyarak yeni düzene hiç sorgulamadan boyun eğip uyum sağlayan bu zayıf iradeli ‘konformist’ genç (Trintignant), bir yandan geçmişiyle hesaplaşırken, diğer yandan da yabancı bir ülkede devleti adına tetikçiliğe soyunacaktır. Konformist, kısa cümlelerle tanımlamak gerekirse, faşist dönemde bir genç adam için yazılmış ‘yükselmenin el kitabı’ veya faşist işbirlikçiler aleyhine bir iddianamedir. 1970’te ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” ödülüne aday gösterilen filme, burada “Interfilm Ödülü” ve “Gazeteciler Özel Ödülü” verildi. David di Donatello Ödülleri’nden “En İyi Film David Ödülü”nü aldı.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kamera ve müzik kullanımı etkileyici.
  • Marcello Clerici’nin bir sahnede elindeki silahı etrafına ve kafasına doğrultması “Korkusuz Korkak”(Yönetmen: Natuk Baytan) filmini hatırlattı.
  • Marcello Clerici’nin bir sahnede şapkasını kaybettiğini anlaması ve kapıdan çıkarken ki tuhaf davranışları “Süt Kardeşler” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlattı.
  • “Konforsuz Konformist”
  • Manganiello’nun parkta Marcello Clerici’ye seslenmesi sırasında etrafındakiler tarafından kuşlarla konuşuluyor sanılması “Yedi Bela Hüsnü” (Yönetmen: Natuk Baytan) filmini hatırlattı.
  • Herkesin farklı olmaya çalışırken Marcello Clerici’nin aslında herkes gibi normal olmak istemesi.

Allah İzin Verirse

image

Filmin Künyesi:

ALLAH İZİN VERİRSE | SE DIO VUOLE| GOD WILLING | Yönetmen: Edoardo Falcone / Senarist: Edoardo Falcone, Marco Martani / Oyuncular: Marco Giallini (Tommaso), Alessandro Gassmann (Don Pietro), Laura Morante (Carla), Ilaria Spada (Bianca), Edoardo Pesce (Gianni), Enrico Oetiker (Andrea), Carlo De Ruggieri (Pizzuti), Giuseppina Cervizzi (Rosa) / İtalya / 2015 / Renkli / 87´

Sinopsis:

Senarist Edoardo Falcone´nin ilk yönetmenlik denemesi Allah İzin Verirse, geçen yılın en başarılı İtalyan filmlerinden. Hem izleyicilerin hem de eleştirmenlerin beğenisi toplayan bu komedinin başkarakteri, çok başarılı ancak bir o kadar da kibirli kalp cerrahı Tomasso. Tomasso, kendi işinde ne kadar başarılı olursa olsun aile ilişkilerinde pek iyi değildir. Karısıyla arası son zamanlarda bozuktur ve kızı Bianca´nın da hayatta hiçbir amacının olmamasına katlanamaz. Bunlar yetmezmiş gibi, bütün umudunu bağladığı ve kendisi gibi bir cerrah olmasını beklediği oğlu Andrea tüm hayatını değiştirecek bir karar verdiğini söyler. Tomasso bu haberin şokunu atlatır atlatmaz, oğlunun aklına kimin girdiğini bulmaya koyulur.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Oyunculuklar, senaryo ve diyaloglar başarılı.

Eksiler

  • Bianca karakteri biraz fazla karikatürize edilmiş gibi geldi bana.
  • Yer yer biraz skeç havası hakim.

Keşif

  • Dengede bir mizah kullanılmış filmde.
  • Tommaso’nun Rahip ile evdeki tanışma sahnesi oldukça eğlenceliydi.
  • Allah izin verirse Rahip Pietro yaşamaya devam edecek.
  • Marco Giallini Cüneyt Gökçer’e ne de çok benziyor.

Öylesine

  • “The Rahip”

Denizdeki Ateş

image

Filmin Künyesi:

DENİZDEKİ ATEŞ | FUOCOAMMARE| FIRE AT SEA | Yönetmen: Gianfranco Rosi / Oyuncular: Samuele Pucillo (Samuele), Mattias Cucina (Mattias), Samuele Caruana (Samuele), Pietro Bartolo (Pietro), Giuseppe Fragapane (Giuseppe), Maria Signorello (Maria), Francesco Mannino (Francesco), Maria Costa (Maria) / İtalya / 2015 / Renkli / 108´

Sinopsis:

Üç yıl önce Çevreyolu ile Altın Aslan kazanan Gianfranco Rosi, Berlin´den Altın Ayı ile dönen yeni belgeseli Denizdeki Ateş´te günümüzün en acil ve en önemli toplumsal sorununa değiniyor. Film, özellikle Kuzey Afrikalı mültecilerin Avrupa´ya giriş noktası olan, İtalyan adası Lampedusa´da geçiyor. Rosi, adanın çeşitli sakinlerinin hayatını takip ediyor: Bir balıkçı ailesi, bir radyo DJ´i, adada göçmenlerle ilgilenen tek doktor ve 12 yaşındaki Samuele… Bir anlamda filmin yıldızı olan Samuele´nin göz hastalığı, sapanla oynadığı oyunlar, hatta onunla ilgili hemen her şey Avrupa´nın göçmen sorununa yaklaşımıyla ilgili bir metafora dönüşüyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda iyi bir film olmuş.
  • Filmin yönetimini başarılı buldum.

Eksiler

  • Radyo DJ’nin filme pek bir katkısı olmamış.
  • Adadaki yaşama dair biraz daha detay aktarılsa iyi olurmuş.

Keşif

  • Samuele filme oldukça güç katmış. Sapan macerası, deniz macerası, okul macerası, doktor macerası …
  • Samuele’nin başından geçen olaylarla mültecilerin yaşadığı durumlar arasında bir paralellik kurulabilir: Sapan ile avlanma (mültecilerin denizdeki tehlikesi), mide tutması (yaşananların kaldırılamaması), göz tedavisi (olayları daha iyi görme), nefes darlığı (iltica etme şartları)
  • Bir mültecinin ağıt formunda konuştuğu bölüm oldukça çarpıcıydı. Denizin yol olmasına dair vurgu ilginçti.
  • Samuele’nin sofrada seslice makarna yemesi bana “Bekçiler Kralı” (Yönetmen: Osman F. Seden) filminde Bekçi Şaban Özgüneş’in (Kemal Sunal) karakoldaki sesli çay içme sahnesini hatırlattı.
  • Filmin ismi ile aynı olan şarkı güzel.

Öylesine

  • “Gece Kuşu Samuele”