Güven

Güven filminde Ali (Bülent Çolak) ve Meryem (Gözde Çığacı)

Güven filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GÜVEN | TRUST | Yönetmen: Sefa Öztürk / Senarist: Sefa Öztürk / Oyuncular: Bülent Çolak (Ali), Gözde Cığacı (Meryem), Serkan Keskin (Komiser), Ahmet Kaynak (Ferit), Feride Çetin (Esra), Sabriye Kara (Münevver, Komşu) / Türkiye / 2017 / Renkli / 98´ 

Sinopsis:

Ali ve Meryem’den oluşan aile, görünüşte sıradan bir ailedir. Meryem’in evlenmeden önce aşık olduğu Ferit’ten bir çocuğu vardır. Ali’nin ikisini de bağrına basmasıyla gerçek bir aile olurlar. Fakat aradan geçen onca yılın ardından Ferit’in dönmesi tüm dengeleri değiştirir. Ali, Ferit’in gelişi ile karısını bir güven sınavına sokar. Genç kadın kendisini büyük bir ikilemin içerisinde bulur. Meryem, minnet duygusu ile aşk acısı arasında sıkışıp kalırken, Ali’nin kendine olan güveni sarsılmaya başlar. Tam da bu sırada Ferit’in öldürülmesi işleri içinden çıkılmaz bir hale sokar. Ferit’in öldürülmesi ile Ali ve Meryem arasındaki güvensizlik iyice artar. Birbirlerinden şüphelenen Ali ve Meryem polis sorgusuna maruz kalınca çareyi yine birbirlerine sığınmakta bulurlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin başlangıcında kamera gökyüzünden yavaş yavaş Ali ile Meryem’in evine doğru yaklaşır. Filmin sonunda ise yavaş yavaş evden gökyüzüne yaklaşır.
  • Filmin başlarında evdeki bir sahnede Ali ile Meryem Ferit’in şehre geri dönüşü ile ilgili konuşurlar. Sonrasında Meryem görüntüden çıkarken sehpadaki fotoğraf çerçevesi devrilir. Bu durum ileride yaşanacaklara dair bir işaret olarak okunabilir.
  • Güven kelimesi diyaloglarda biraz fazla tekrar edilmiş.
  • Filmin emniyet/karakol sahneleri çok başarılı olmamış.
  • Efsanevi dizi “Bizimkiler”in “Koş Sevim” karakterine hayat veren Sabriye Kara’yı filmde görmek güzeldi.
  • Diyaloglarda argo kullanımı biraz fazlaca olmuş. Öte yandan “argo” kullanım biçimi Yeşim Ustaoğlu filmlerini özellikle atmosfer olarak da “Araf” çalışmasını hatırlatır. “Araf” filmi de Zonguldak’a benzer bir coğrafyada Karabük’te geçer.
  • Filmin iki erkek ve bir kadın arasında geçen gönül hikayesi “Yük” (Yönetmen: Erden Kıral) filmini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmin konusunda yer alan define/hazine bulma teması “Hazine” (Yönetmen: Corneliu Porumboiu) filmini hatırlatır.  Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Meryem ile Münevver arasındaki komşuluk/dostluk “Aydede” (Yönetmen: Abdurrahman Öner) filminde Rabia (Ezgi Mola) ile Dürdane (Ayşenil Şamlıoğlu) arasındaki arkadaşlığı hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Güven Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Güvenlik Önce Gelir”
  • “Güvenilirlik Sırları”

 

Sibel

Sibel filminde Damla Sönmez

Sibel filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SİBEL | Yönetmen: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci / Senarist: Guillaume Giovanetti, Çağla Zencirci, Ramata Sy / Oyuncular: Damla Sönmez (Sibel), Erkan Kolçak Köstendil (Ali), Emin Gürsoy (Emin), Elit İşcan (Fatma), Meral Çetinkaya (Narin), Gülçin Kültür Şahin (Feride), Sevval Tezcan (Çiçek) / Türkiye / 2018 / Renkli / 95´ 

Sinopsis:

25 yaşındaki Sibel, Karadeniz’in ıslık diliyle konuşulan, küçük bir köyünde babası ve kız kardeşiyle yaşamaktadır. Çocukluğunda geçirdiği hastalık sebebiyle konuşamayan, çevresiyle ıslık diliyle anlaşan Sibel’in hayatı tarla, orman ve ev arasında geçer. Köyde kendini yalnız ve dışlanmış hisseden genç kadın, gizemli bir kurdun peşindeyken, bir gün ormanda saklanan Ali adında bir yabancıyla karşılaşır. Sibel, Ali’yle iletişim kurmaya başlayınca, içinde gizlenen gücü fark edecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Damla Sönmez başarılı oyunculuğu ile filme oldukça katkıda bulunmuş.
  • Görsel atmosfer başarılı.
  • Biraz gerçekçi biraz da masalsı bir film olmuş.
  • Fabl türü öykülerde insana ait bir özelliğin insan dışında bir varlığa verilmesi işlenir.  Bu filmde anlatılan öyküde ise sanki fabl türünün tersi bir durum söz konusu. Hayvana ait bir özelliğin (kuş gibi ıslık çalmak, kurt gibi saldırmak) hayvan dışında bir varlığa (Sibel, Ali) verilmesi gibi.
  • Meral Çetinkaya’nın hayat verdiği Narin karakteri “Murtaza” (Yönetmen: Özgür Sevimli) filminde kendisinin canlandırdığı Sabure karakterini anımsatır. “Murtaza” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Ali karakteri film içerisinde biraz yavan kalmış gibi duruyor.
  • Öyküde işlenen muhafazakar tutum yer yer “Mustang” (Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven) filmini hatırlatır. Bu filmin ondan çok çok daha iyi olduğu da aşikar. “Mustang” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Sibel Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Kırmızı Islıklı Kız”
  • “Kusurlular”

 

Çiçero

Çiçero filminde İlyas Bazna karakterine hayat veren Erdal Beşikçioğlu

Çiçero filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÇİÇERO | Yönetmen: Serdar Akar / Senarist: Ali Can Yaraş / Oyuncular: Erdal Beşikçioğlu (İlyas Bazna),  Burcu Biricik,  Ertan Saban, Tamer Levent,  Cem Kurtoğlu, Murat Garipağaoğlu,  Mehmet Ulay,  Altan Erkekli,  Mehmet Esen,  Levent Ülgen,  Çiğdem Selışık,  Selen Öztürk,  Açelya Özcan / Türkiye / 2019 / Renkli / 122´

Sinopsis:

Çiçero, 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren ve Almanya’nın bozguna uğramasında etkin payı olan casus Çiçero’nun savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını konu ediyor. İlyas Bazna, 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. İçeriden birçok bilgiye ulaşabilen Bazna, Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve kendisine “Çiçero” kod adı verilir. İlyas Bazna savaşın seyrini değiştirmesine rağmen T4 uygulamasıyla engellilerin gaz odalarına gitmelerine, iğneyle uyutulmalarına engel olamaz. İlyas Bazna’nın savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını beyaz perdeye yansıtacak olan filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar oturuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzikler başarılı.
  • Seslendirme/dublaj daha iyi olabilirdi.

Çiçero Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “006 İlyas Bond”

 

Borç

Borç filminde Tufan (Serdar Orçin)

Borç filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

BORÇ | Yönetmen: Vuslat Saraçoğlu / Senarist: Vuslat Saraçoğlu  / Oyuncular: Serdar Orçin (Tufan), İpek Türktan Kaynak (Mukaddes), Rüçhan Çalışkur (Huriye), Ozan Çelik, Feridun Koç  / Türkiye / 2018 / Renkli / 95´

Sinopsis:

Eskişehir’de karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte yaşayan Tufan, küçük bir matbaada çalışmaktadır. Yan dairede yalnız oturan komşuları Huriye, bir gece aniden fenalaşır. Doktor, Huriye’nin bir süre tek başına kalmaması gerektiğini söyler. Tufan, bakacak kimsesi olmayan Huriye’yi ortada bırakmayı göze alamaz ve bir süre onu evinde tutmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan’ın “iyilik” hali önemli sınavlardan geçer.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Tufan’ın patronunu oynayan Feridun Koç aynı zamanda bir zamanların fenomen yapımı olan “Sıdıka” dizisinde Samim Saka’nın hocası Baturalp’e hayat veren kişidir.
  • Filmin sonunda yer alan şarkı güzeldi.
  • Evde tedavi edilen kuş ve evde bulunan hasta gibi detaylar “Aşk” (Yönetmen: Michael Haneke) filmini hatırlatır.
  • “Umut Dünyası” (Yönetmen: Safa Önal) filminde Tufan gibi bir matbaa çalışanı olan Ahmet (Tarık Akan) evine sığınan hasta bir kız olan Zeynep’e (Necla Nazır) yardım eder. Bu filmde de Tufan evine sığınan hasta komşusuna yardım eder.

Borç Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Borç Tufanı”

 

Bizi Hatırla

Bizi Hatırla Filminde Altan Erkekli (Kaan'ın Babası, Eşref Bey) ve Tolga Tekin (Kaan)

Bizi Hatırla filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

BİZİ HATIRLA | Yönetmen: Çağan Irmak / Senarist: Çağan Irmak  / Oyuncular: Altan Erkekli (Eşref), Tolga Tekin (Kaan), Özge Özberk, Binnur Kaya, Sumru Yavrucuk, Su Burcu Yazgı, Cem Kurtoğlu,  Yeşim Gül,  Fatma Karanfil / Türkiye / 2018 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Bizi Hatırla, ihmal ettiği babasının rahatsızlanmasının ardından onunla yeniden bağ kurmaya çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Çalışkan bir adam olan Kaan, sahip olduğu başarılı kariyerini dişi tırnağıyla gerçekleştirmiştir. Bulunduğu noktaya gelebilmek için yıllarca çalışmış ve sonunda istediği mevkiye gelmeyi başarmıştır. Eşi, iki çocuğu ve işiyle kurduğu sakin hayat onun için yeterlidir. Bu stresli yoğunluk içindeyken, bir sahil şehrinde yaşayan yaşlı babası Eşref’i biraz ihmal etmiş durumdadır. Ancak bu durum, günün birinde babasının geçirdiği bir rahatsızlık sonrasında değişir. Yaşanan rahatsızlık Eşref’i babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun iş temposu buna müsaade etmemektedir. İşten vakit ayıramadığından ötürü babasını İstanbul’a, evine getirmeyi tercih eder. Baba Eşref ise oğluna ve ailesine yük olmaktan çekinmektedir, bu nedenle de geldiği gibi kendi evine geri dönmek ister. Bu alışık olmadıkları durumun içinde nasıl davranacaklarını bilemeyen baba-oğlu, birbirlerine ne kadar yabancılaştıklarını fark ederler. Babasıyla tekrar bağ kurmaya çalışırken aynı çatı altında kalmak Kaan için zor kararlar alma gerekliliğini ve sıkı bir vicdan muhasebesini beraberinde getirecektir…

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar genel anlamda başarılı. Binnur Kaya filme oldukça renk katmış.
  • Filmde yönetmen Çağan Irmak’ın daha önceki çalışmaları “Babam ve Oğlum” ile “Dedemin İnsanları” filmlerinin sıcaklığını bulmak mümkün.
  • Film tema anlamında “Yol Ayrımı” (Yönetmen: Yavuz Turgul) filmini hatırlatır. Bu daha başarılı bir film olmuş. “Yol Ayrımı” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Medya dünyası ile ilgili sahneler “Kaygı” (Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik) filmini hatırlatır. Film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Bizi Hatırla Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Babam ve Kızım”
  • “Domatlar Açarken”

 

Anons Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Anons filmindeki dört asker

Anons filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ANONS | THE ANNOUNCEMENT | Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun / Senarist: Mahmut Fazıl Coşkun, Ercan Kesal / Oyuncular: Ali Seçkiner Alıcı (Reha), Tarhan Karagöz (Şinasi), Murat Kılıç (Kemal), Şencan Güleryüz (Rıfat), Serkan Ercan (Hamdi İrdal, İstanbul Radyosu Müdürü), Erdem Şenocak (Murat), Mehmet Yılmaz Ak (Şoför Behçet), Ahmet Boyacıoğlu (Alman Doktor),  Sezin Bozacı (Hemşire), Tolga Evren (Cüneyt), Müfit Kayacan (Hayati), Nazmi Kırık (Nazif), Feridun Koç (Hadi Bey),  Görkem Mertsöz (Tevfik Gümüş), Sanem Öge (Nejla Gümüş)/ Türkiye / 2017 / Renkli / 95´

Sinopsis:

1963 yılı, Mayıs ayının son günleri… Film ordudan tasfiye edilmiş dört eski askerin bir gece boyunca süren sıra dışı yolculuğunu anlatır. Teğmen Şinasi, Binbaşı Kemal, Binbaşı Rıfat ve Albay Reha aynı gece Ankara’da başlayacak olan askeri darbenin İstanbul ayağında, darbe bildirisini İstanbul Radyosu’ndan anons etmeyi planlamaktadır. Yeterince güçlü ve etkili yapılan bir anons sonucunda darbenin başarılı olacağından ve halk desteğini arkalarına alacaklarından emindirler. Fakat hiçbir şey bekledikleri gibi gitmeyecektir.

Her şeyin planlama ve askeri güçle çözülebileceğine inanan bu dört asker, kendilerini başkalarının adına karar verebilecek konumda hissetmişlerdir. Fakat onları yenilgiye uğratan şey sivil hayatın görünmez gücüdür.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve oyuncu seçimi başarılı.
  • Filmin ilk 15-20 dakikası tempo anlamında çok ağır ilerliyor.
  • Filmin ilk sahnesinde bir hastane odasındayız ve ilk anons birazdan duyuluyor olacak.
  • Martini ile ilgili hem Tevfik’in ev sahibinin evinde hem de radyoda geçen sahneler eğlenceli olmuş.
  • Reha karakterine hayat veren Ali Seçkiner Alıcı efsane TV programı “Olacak O Kadar” (Levent Kırca, Oya Başar) kadrosunda yer alan değerli oyuncu Tekin Siper’i anımsatıyor.

    Filmden bir kare (Ali Seçkiner Alıcı, Soldaki)
Tekin Siper (1941-2001)

Anons Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Reha Martini”
  • “Anons var, görüntü yok”
  • “Dar Alanda Kısa Anonslar”

 

Aydede Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Ezgi Mola - Aydede Filmi "Rabia" rolünde

Aydede filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYDEDE | ROAD TO THE MOON |Yönetmen: Abdurrahman Öner / Senarist: Abdurrahman Öner / Oyuncular: Ezgi Mola (Rabia), Bilal Zeynel Çelik (Bekir), Mehmet Özgür (Osman – Kaporta Ustası), Reha Özcan (Necati – Enişte), Banu Fotocan (Fatma – Abla), Ayşenil Şamlıoğlu (Dürdane – Komşu), Nazan Kesal (Neriman), Nalan Kuruçim (Necla), Emirhan Ateş (Hasan), Melih Acar (Ümit), Azmi Bulut (Oğuzhan), Hacer Ela Yamaç (Eda) / Türkiye / 2018 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Küçük yaşta babasını kaybetmiş olan Bekir’in annesi Rabia ile dedesi İlyas, birlikte kasabanın tuhafiye dükkânını işletmektedir. İlyas vefat edince, üzülmemesi için Küçük Bekir’e çok sevdiği dedesinin öldükten sonra Ay’a gidip, Aydede olduğu söylenir. Bekir televizyonda gördüğü Badi filmindeki gibi, bir bisiklet alıp Ay’a uçmayı ve dedesini görmeyi hayal eder. Annesi Rabia ise, ablası ile aralarında çektikleri miras kurasında, oturdukları evle tuhafiye dükkânını kaybeder, ardından ablası ile amansız bir miras kavgasına tutuşur. Yaşadığı platonik aşk, Rabia’nın hayatını daha da zorlaştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar iyi.
  • Enişte karakterine hayat veren Reha Özcan kısa süre yer almasına karşın “kötü adam” rolünün hakkını veriyor.
  • Rabia’nın oğlu Bekir’e anlattığı“Aydede” hikayesi inandırıcılık anlamında sıkıntılı görünüyor senaryo/hikaye ile ilgili bilmediğim bir detay yoksa. Zira Bekir’in babası da hayatını kaybetmiş ve bu gerçeği Bekir anlayabilmiş/kabul edebilmiş.
  • Filmin kimi bölümlerinde Rabia’nın verdiği tepkiler/patlamalar çok ani oluyor. Bu durum inandırıcılık anlamında zaman zaman sıkıntı yaratıyor.
  • Filmin başlarında yer alan okul sahnesinde, öğrenci Ali pencereden dışarıya bakıyor ve bir at görüyor. Yılların ilkokul fişi bir anlamda gerçekleşiveriyor: “Ali ata bak”
  • Filmde ayın gösterildiği sahneler bir anlamda film içindeki bölümlemeler gibi olmuş diye düşünülebilir. Filmin başında ayın tamamı görünürken sonlara doğru ay gitgide belirsizleşiyor.
  • Filmden bir replik: “Dünya değirmen öğüttüğü de insan”
  • Fransa Kraliçesi Marie Antoinette tarafından söylendiği ileri sürülen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” cümlesi bu filme şu şekilde uyarlanabilir belki: “Mercimek bulamıyorlarsa böreği fırına versinler”
  • Filmin bisikletle olan ilişkisi başka bir Türk filmi olan “Mavi Bisiklet” (Yönetmen: Ümit Köreken ) isimli çalışmayı akla getiriyor. Bu filmle ilgili “Öylecine Bir Aşk” içerisindeki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Aydede Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Siyah Bisiklet”

 

Halef Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Halef Filmi içerisinde olayın başladığı ve bittiği yer olan kuyu

Halef filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

HALEF | Yönetmen: Murat Düzgünoğlu / Senarist: Murat Düzgünoğlu, Melik Saraçoğlu / Oyuncular: Muhammet Uzuner (Mahir), Baran Şükrü Babacan (Halef), Güler Ökten (Sakine-Anne), Muhammed Cangören (Şıh), Kübra Kip (Sibel), Bülent Düzgünoğlu (Şef), Birsen Dürülü (Hadra) / Türkiye / 2018 / Renkli / 104´

Sinopsis:

Portakal hasadı için Adana’ya, annesinin yanına gelen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur: Yıllar önce bir kaza sonucu ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef. Uzak durmaya çalışsa da, farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef’in çocukluk yıllarına dair anlattıkları, Mahir’in kafasını karıştıracaktır. Hayvanların bile yeniden dünyaya gelmiş̧ insanlar olduğuna inanılan, tavaf edilen dergâhlar, şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, hayata rasyonel bakan Mahir’in mistisizme, mistik bakan Halef’inse şüpheciliğe kaymasıyla yalpalayan ve kerterizlerini yitiren iki kardeşin öyküsü, her şeyin başladığı yerde bitecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda değerlendirildiğinde başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuk anlamında iyi bir iş ortaya çıkarılmış.
  • Filmin görsel atmosferi güzel yaratılmış.
  • Filmden bir replik: “Burada yaşayanlar tek hayatla yetinmiyor”
  • Filmin mistik ve uhrevi yönü başrolünde yine Muhammed Uzuner’in yer aldığı “Taş” (Yönetmen: Orhan Eskiköy) filmini çağrıştırır. Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan “Taş” filmi ile ilgili yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmde yer verilen ağaç ve kuyu gibi metaforlar “Ahlat Ağacı” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde de kullanılan benzer metaforları anımsatır.  Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan “Ahlat Ağacı” filmi ile ilgili yazıya buradan erişebilirsiniz.

Halef Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Halef Selef”
  • “Portakal Ağacı”
  • “İçimdeki Halef”

 

Güvercin Filmi Üzerine Öylesine Notlar

"Güvercin" filminden bir sahnede Yusuf ile güvercini Maverdi

Güvercin filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GÜVERCİN | THE PIGEON | Yönetmen: Banu Sıvacı / Senarist: Banu Sıvacı / Oyuncular: Kemal Burak Alper (Yusuf), Ruhi Sarı (Halil), Demet Genç (Rumeysa), Michal Elia Kamal (Gülfem) / Türkiye / 2018 / Renkli / 78´

Sinopsis:

Yusuf, Adana’nın kenar mahallelerinden birinde, ağabeyi ve ablasıyla birlikte yaşayan bir gençtir. Oturdukları evin çatısında, ölen babasından kalan güvercinlerini tutkuyla besleyip eğitmektedir. Yusuf, Maverdi adını verdiği dişi güverciniyle özel bir bağ kurmuştur. Ağabeyi Yusuf’a, çalışması ve para kazanması konusunda baskı yapar. Kuşlarından başka bir dünyayı tanımayan Yusuf, çalışma hayatı ve mahallesinin gerçekleriyle yüzleşir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Bir ilk film olarak başarılı bir çalışma olmuş.
  • Yusuf karakterini canlandıran Kemal Burak Alper iyi bir performans ortaya çıkarmış.
  • Filmde yer alan güvercinler de gerçekten iyi oyunculuk sergilemiş.
  • Filmin zayıf yönü hikaye örgüsündeki konuların yavan ve kısır kalması olmuş.
  • Zayıf yapılı olan Yusuf’un kendisi de kuş kadar besleniyor.
  • Yusuf karakteri bana biraz Zeki Ökten ve Ömer Kavur filmlerindeki saf ve iyi yürekli insan temsillerini hatırlatıyor.
  • Yusuf’un içine kapanık olması, yalnızlık çekmesi, vefat etmiş anne-babasını özlemesi “Yumurta” (Yönetmen: Semih Kaplanoğlu) filminde başrolde yer alan Yusuf (Nejat İşler) karakterini anımsatıyor. Bu arada iki filmde de Yusuf karakterinin “yumurta” ile olan sahneleri yer almakta. “Yumurta” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

    Güvercin Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Yusuf ile Maverdi”
  • “Güvercinleri Seyreden İnsan”

 

Renksiz Rüya

image

Filmin Künyesi:

RENKSİZ RÜYA | HEWNO BERENG | Yönetmen: Mehmet Ali Konar / Senarist: Mehmet Ali Konar / Oyuncular: Civan Güney Tunç (Mirza), Bilal Bulut (Mir Ahmed), Orhan Alıcı, Cuma Karaaslan / Türkiye / 2017 / Renkli / 80´

Sinopsis:

90’lı yılların karanlık politik olaylarının ortasında kalan Mirza, bu uğursuz, süreğen durumun mağduru olmaktan kurtulamamıştır. Annesinin ölümünün ardından iyice içine kapanıp gördüğü kötü rüyalarla savaşmaya çalışan Mirza’nın hayatı, Mir Ahmed’in bir süreliğine evlerine misafir gelmesiyle değişir. Renksiz Rüya, kuşatılmış bir zaman aralığında çocukluk, matem ve hayallerin hikâyesini, bir çocuğun yaşam ritmi ve farkındalığı üzerinden anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar sade, doğal ve başarılı.
  • Senaryoyu dengeli buldum.
  • Çocuk oyuncu Civan Güney Tunç bakışları ile bile oynuyor pek çok yerde.
  • Mir Ahmed evin çatısında gördüğü Mirza’ya “haykır” diye bir tavsiyede bulunur. O anda olmasa bile filmin sonunda bu tavsiyeyi sessiz bir şekilde uygular Mirza.
  • Görsel atmosfer ve bir çocuğun yetişkinlerle olan iletişimini ele alma açısından bu yapım “Rauf” (Yönetmen: Soner Caner, Barış Kaya) filmini hatırlatıyor. Öte yandan “Renksiz Rüya” filminin daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
  • Bingöl’e ait bir halk oyunu olan Kartal’a filmde yer verilmesi güzel olmuş.
  • Film için Ajda Pekkan’dan geliyor: “Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile”
  • “Siyah Giyme Söz Olur”
  • “Siyah Giyen Adamlar”