Kader Postası

Kader Postası filminde Zeynep (Boncuk Yılmaz))
8 out of 10 stars (8 / 10)

Kader Postası filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KADER POSTASI | FATED HEARTS | Yönetmen: Elif Akarsu Polat, Çiğdem Bozali / Senarist: Elif Akarsu Polat, Çiğdem Bozali / Oyuncular: Boncuk Yılmaz (Zeynep), Benian Dönmez (Kerime, Zeynep’in Annesi), Şahin Ergüney (Zeynep’in Babası), Rana Kayaçan (Zeynep’in Gençlik Hali), Koray Efe Yazgan (Yusuf’un Gençlik Hali), İdil Yade Kırnık (Zeynep’in Çocukluk Hali), Baran Salman (Yusuf’un Çocukluk Hali), Sedef Akalın (Emel), Tansel Öngel (Yusuf), Görkem Yeltan (Zeynep’in Teyzesi) / Türkiye / 2019 / Renkli / 104´ 

Özet:

Kader Postası, küçük bir kasabada yasayan Zeynep’in çocukluk ile başlayıp, ergenliğe ve oradan da yetişkinliğe uzanan hayat hikayesini anlatır. Zeynep’in çocukluğunun en yakın arkadaşı Yusuf, ergenliğinde Zeynep’in ilk aşkına dönüşür. Yusuf’un kasabadan zamansız ayrılışıyla ikisinin yolları ayrılır. Bu ayrılık Zeynep’i yetişkinliğinde yalnız bir kadına dönüştürür. Zeynep kaybettiği sevgiyi mahkumlara yazdığı mektuplarda arar. Mektuplar, Zeynep’i müebbet bir mahkuma götürür. Bu mahkum Yusuf’tan başkası değildir.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Bir ilk film olarak oldukça iyi bir iş kotarılmış.
  • Senaryo başarılı olmuş.
  • Oyunculuklar ve oyuncu seçimi başarılı.
  • Filmin müziklerini beğendim.
  • Yusuf’un kasabadan ayrıldıktan sonra Zeynep ile hiç iletişim kur(a)mamış olmaları pek iyi aktarılamıyor.
  • Filmin hem başlangıcı hem de sonu bir Kurban Bayramının 1. Gününe denk geliyor.
  • Filmin hem başlangıcında hem de sonunda Zeynep’in elbisesinin rengi beyazdır.
  • Filmden bir replik: “Büyümek de bazen keyifliymiş”
  • Filmdeki karakter gözlemlemeleri oldukça iyi yapılmış. Bu açıdan yakın zaman önce kaybettiğimiz büyük usta Umur Bugay (1941 – 2019) film ve dizilerindeki karakterleri hatırlatır.
  • Çocuklukta filizlenen aşk, aşkı ifade etmek için o dönemin simgelerinden kaset kullanılması, Anne – Kız ilişkisi gibi yönler açısından bu film “Karışık Kaset” (Tunç Şahin) filmini yer yer hatırlatır. Bu film ondan daha az karışık ve daha çok başarılı bir çalışma olmuş denilebilir. “Karışık Kaset” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Zeynep ve Annesi arasındaki iletişim problemleri ya da şekilleri “Ana Yurdu” (Yönetmen: Senem Tüzen) filmini hatırlatır. O film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Çocukluktan itibaren bir büyüme hikayesi/süreci anlatması açısından film “Çocukluk | Boyhood” (Yönetmen: Richard Linklater) filmini de hatırlatır. O film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • “Müebbet” kelimesini filmdeki birçok durum ile ilişkilendirebiliriz.
    1. Zeynep’in Babası için yaşadığı kasaba
    2. Onu sevmeyen biri ile evlenmiş olan Emel
    3. Onu dinlemeyen biri ile evli olan Zeynep’in Annesi
    4. Kaybettiği ilk aşkını yüreğinde taşıyan Zeynep

Kader Postası Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Karışık Mektup”
  • “Kader Kurbanları”
  • “Fakat Müebbet Bu Derin Bir Tutku”
  • “Mailhood”

Gençlik

Gençlik filminde dans topluluğu

7 out of 10 stars (7 / 10)
Gençlik filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GENÇLİK | YOUTH | FANG HUA | Yönetmen: Feng Xiaogang / Senarist: Geling Yan / Oyuncular: Xuan Huang (Feng Liu), Miao Miao (Xiaoping He), Chuxi Zhong (Suizi), Caiyu Yang (Dingding Lin), Xiaofeng Li (Shuwen Hao),  TianChen Wang (Can Chen), Yan Su (Dans Eğitmeni), Yuan Sui (Drolma), Keru Wang (Xiao Ba Lei), Renbo Zhang (Zhu Ke) / Çin / 2017 / Renkli / 136´ 

Sinopsis:

Xiaoping, 1970’lerdeki Kültür Devrimi sırasında Çin Halk Ordusu’nun sanat topluluğuna katılarak hayatında yeni bir başlangıç yapmaya hazırlanan genç bir kızdır. Ancak topluluğa bir türlü adapte olamaz ve dışlanır. Onu anlayan ve savunan tek kişi, temiz kalpli Liu Feng’tir. Bu iki arkadaşın aralarındaki dostluk yıllar geçtikçe gelişecek ve birbirlerinde aşkı bulacaklardır. Yan Geling’in kendi biyografik romanından beyazperdeye uyarladığı ve Feng Xiaogang’ın yönettiği Gençlik’te, Çin’in 1970’lerden 1990’lara kadar uzanan çalkantılı tarihinde topluma yön veren olaylara tanık olmuş bir çiftin dokunaklı hikâyesini izliyoruz.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Yönetmenlik anlamında iyi kotarılmış bir çalışma olmuş.
  • Günlük hayatın içinden biraz daha fazla sahne olabilirdi.
  • Filmden bir replik: “Mezarlıktakilerle karşılaştırıldığımda iyi olmadığımı söyleyebilir miyim?”
  • Filmden bir replik: “Perdede gençliğimizin tomurcuklanan halini görmenizi istedim”
  • Bir tiyatro/dans topluluğunun yıllar içindeki serüveninin ele alınması açısından benzer minvaldeki “Soğuk Savaş | Cold War” (Yönetmen: Pawel Pawlikowski) filmi hatırlanır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Gençlik Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Üniformalı Yapıncak”
    • “Kezban Orduda”

 

Hangi Kadın

Hangi Kadın filminde Juliette Binoche

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)
Hangi Kadın filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

HANGİ KADIN | CELLE QUE VOUS CROYEZ | WHO YOU THINK I AM | Yönetmen: Safy Nebbou / Senarist: Safy Nebbou, Julie Peyr/ Oyuncular: Juliette Binoche (Claire Millaud), François Civil (Alex Chelly), Nicole Garcia (Dr. Catherine Bormans), Charles Berling (Gilles), Marie-Ange Casta (Katia), Guillaume Gouix (Ludovic Dalaux) / Fransa / 2018 / Renkli / 101´ 

Sinopsis:

Bu hem eğlenceli hem hüzünlü film; sosyal medya çılgınlığının ve sanal dünya algılarının gerçek hayatı nasıl etkilediğine gençler değil farklı bir yaş grubu üzerinden bakıyor. Filmin kahramanı 50 yaşındaki iki çocuklu akademisyen Claire, genç sevgilisini sosyal medya üzerinden gözetlemek amacıyla Facebook’ta sahte bir hesap açıyor; 23 yaşında, sarışın, genç ve güzel Claire oluveriyor. Sevgilisi kanmıyor ama en yakın arkadaşı tuzağa düşüyor. Fransız yönetmen ve oyuncu Safy Nebbou’nun ödüllü yazar Camille Laurens’in aynı adlı romanından uyarladığı Juliette Binoche’un harika performansıyla öne çıkan film, Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirmişti.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı olmakla birlikte Dr. Catherine Bormans rolünde Nicole Garcia’yı çok başarılı bulmadım.
  • Claire’nin araba ile bekleyen çocuklarının önünde bir süre dönüp durduğu sahne eğlenceliydi.
  • Kadın odaklı olması, renk kullanımı, geçmişi gelecek içinde harmanlaması gibi noktalar açısından ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar’ın filmlerini hatırlatır.
  • Film yer yer, yine Juliette Binoche’nin başrolünde yer aldığı başka bir Fransız filmi “Sils Maria | Clouds of Sils Maria” (Yönetmen: Olivier Assayas) çalışmasını hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki inceleme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Hangi Kadın Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Juliette”

 

Güven

Güven filminde Ali (Bülent Çolak) ve Meryem (Gözde Çığacı)

Güven filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GÜVEN | TRUST | Yönetmen: Sefa Öztürk / Senarist: Sefa Öztürk / Oyuncular: Bülent Çolak (Ali), Gözde Cığacı (Meryem), Serkan Keskin (Komiser), Ahmet Kaynak (Ferit), Feride Çetin (Esra), Sabriye Kara (Münevver, Komşu) / Türkiye / 2017 / Renkli / 98´ 

Sinopsis:

Ali ve Meryem’den oluşan aile, görünüşte sıradan bir ailedir. Meryem’in evlenmeden önce aşık olduğu Ferit’ten bir çocuğu vardır. Ali’nin ikisini de bağrına basmasıyla gerçek bir aile olurlar. Fakat aradan geçen onca yılın ardından Ferit’in dönmesi tüm dengeleri değiştirir. Ali, Ferit’in gelişi ile karısını bir güven sınavına sokar. Genç kadın kendisini büyük bir ikilemin içerisinde bulur. Meryem, minnet duygusu ile aşk acısı arasında sıkışıp kalırken, Ali’nin kendine olan güveni sarsılmaya başlar. Tam da bu sırada Ferit’in öldürülmesi işleri içinden çıkılmaz bir hale sokar. Ferit’in öldürülmesi ile Ali ve Meryem arasındaki güvensizlik iyice artar. Birbirlerinden şüphelenen Ali ve Meryem polis sorgusuna maruz kalınca çareyi yine birbirlerine sığınmakta bulurlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin başlangıcında kamera gökyüzünden yavaş yavaş Ali ile Meryem’in evine doğru yaklaşır. Filmin sonunda ise yavaş yavaş evden gökyüzüne yaklaşır.
  • Filmin başlarında evdeki bir sahnede Ali ile Meryem Ferit’in şehre geri dönüşü ile ilgili konuşurlar. Sonrasında Meryem görüntüden çıkarken sehpadaki fotoğraf çerçevesi devrilir. Bu durum ileride yaşanacaklara dair bir işaret olarak okunabilir.
  • Güven kelimesi diyaloglarda biraz fazla tekrar edilmiş.
  • Filmin emniyet/karakol sahneleri çok başarılı olmamış.
  • Efsanevi dizi “Bizimkiler”in “Koş Sevim” karakterine hayat veren Sabriye Kara’yı filmde görmek güzeldi.
  • Diyaloglarda argo kullanımı biraz fazlaca olmuş. Öte yandan “argo” kullanım biçimi Yeşim Ustaoğlu filmlerini özellikle atmosfer olarak da “Araf” çalışmasını hatırlatır. “Araf” filmi de Zonguldak’a benzer bir coğrafyada Karabük’te geçer.
  • Filmin iki erkek ve bir kadın arasında geçen gönül hikayesi “Yük” (Yönetmen: Erden Kıral) filmini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmin konusunda yer alan define/hazine bulma teması “Hazine” (Yönetmen: Corneliu Porumboiu) filmini hatırlatır.  Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Meryem ile Münevver arasındaki komşuluk/dostluk “Aydede” (Yönetmen: Abdurrahman Öner) filminde Rabia (Ezgi Mola) ile Dürdane (Ayşenil Şamlıoğlu) arasındaki arkadaşlığı hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Güven Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Güvenlik Önce Gelir”
  • “Güvenilirlik Sırları”

 

Pastacı

Pastacı filminde Tim Kalkhof (Thomas) ve Sarah Adler (Anat)

Pastacı filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

PASTACI | THE CAKEMAKER | Yönetmen: Ofir Raul Graizer / Senarist: Ofir Raul Graizer / Oyuncular: Tim Kalkhof (Thomas), Sarah Adler (Anat Nachmias), Roy Miller (Oren Nachmias), Zohar Shtrauss (Moti), Sandra Sade (Hanna), Tamir Ben Yehuda (Itai Nachmias), Stephanie Stremler (Sophia), Tagel Eliyahu (Dana), Eliezer Shimon (Avram) / İsrail / 2018 / Renkli / 104´ 

Sinopsis:

Oren iş için sıklıkla gittiği Berlin’de eşinin sevdiği kurabiyelerden almak için Thomas’ın kafesine uğrar. Bu ziyaretler zamanla tanışıklığa ve sonunda da beklenmedik bir aşka dönüşecektir. Oren’in aniden ölümü, Thomas’ın kendini Kudüs’te Oren’in ailesi ile birlikte yaşadığı şehirde bulmasıyla sonuçlanır. Genç adam ölen sevgilisinden geriye kalanlarla baş başa kalacaktır. Yönetmen Ofir Raul Graizer bu ilk filminde, aile bağları, aşk, yas ve din temalarını öne çıkaran dokunaklı bir drama imza atıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı. Özellikle piyano seslerinin sahnelere eşlik ettiği bölümler oldukça hoş olmuş.
  • Hikayedeki çatışma düzlemi iyi kurgulanmış.
  • Anat’ın kocasından kalan eşyalara daha önceden bakmamış olması biraz tuhaf/garip olmuş.
  • Sarah Adler ve Ülkü Duru birbirlerine benzemiyorlar mı sizce de?

    Sarah Adler (Pastacı filminden bir sahnede) ve Ülkü Duru
    Sarah Adler ve Ülkü Duru
  • “Bak Pastacı geliyor selam veriyor
    Herkes ona bakıyor merak ediyor
    Çok teşekkür ederim pastacı sana
    Çok güzel kurabiyeler getirdin bana”

Pastacı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Pastacı Kurabiyeyi İki Kere Yapar”
  • “Beni Pastanla Çağır”
  • “Pastacının Beyaz Yalanları”
  • “Tarifi Bende Saklı”

 

Şüphe

Şüphe filminden bir karede Haemi (Jong-seo Jeon)

Şüphe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ŞÜPHE |  BURNING | BEONING | Yönetmen: Chang-dong Lee / Senarist: Jungmi Oh, Chang-dong Lee, Haruki Murakami (Yazar, “Barn Burning” Kısa Hikayesi) / Oyuncular: Ah-In Yoo (Lee Jong-su), Steven Yeun (Ben), Jong-seo Jeon (Shin Hae-mi), Seong-kun Mun (Avukat) / Güney Kore / 2018 / Renkli / 148´

Sinopsis:

Yarı zamanlı kurye, arada sırada da yazar olan Jongsu bir teslimat sırasında eski komşusu olan Haemi’yle karşılaşır. Haemi genç adamdan, kendisi Afrika seyahatindeyken kedisine göz kulak olmasını rica eder. Seyahatten döndüğündeyse, Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Bir gün Ben Jongsu’ya sahip olduğu tuhaf bir hobiden bahseder.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Final bölümü güzel tasarlanmış.
  • Haemi’nin Jongsu  ile daha ilk görüşmesinde Afrika seyahati dolayısı ile kedisini ona emanet etmeyi teklif etmesi biraz garip durmuş.
  • Jongsu’nun yıllar sonra annesi ile buluştuğu bölüm filmin geneline göre ayrık/yapay bir sahne olmuş.
  • Jongsu, Haemi ve Ben Jongsu’nun evinde bir araya gelirler. Haemi iki erkeğin arasında oturur.  Ben,  filmde bahsedilen “açlık” türlerinden “Büyük Açlık” olgusunu temsil ederken; Jongsu da “Küçük Açlık” tarafını temsil eder adeta.
  • Karakterlerin burçları şöyle olabilir mesela:  Jongsu (Balık) – Haemi (İkizler) – Ben (Aslan)
  • Haemi’nin Afrika seyahatinde görmüş olduğu “açlık” dansına dair performansı “Batan Güneş | L’eclisse” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filminde Vittoria’nın (Monica Vitti) arkadaşı Marta’nın (Mirella Ricciardi) evinde yapmış olduğu dansı hatırlatır.
  • “Bir İhtimal Daha Var” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Bir ihtimal daha var
    O da yanmak mı dersin
    Söyle canım ne dersin
    Vuslatın başka alem
    Sen bir ömre bedelsin
  • “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Muhabbet serasına girdim bu gece
    Birikmiş külleri gördüm bu gece
    Vuslatın çağına erdim bu gece
    Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş
    Ararım, ararım, ararım seni her serada
    Sorarım ıssız gecelerde sevgilim nerede
  • “Yangın Olur Biz Yangına Gideriz”  şarkısının sözleri bu film için uyarlansa:
    Yangın olur biz yangına gideriz
    Düz serada keklik gibi sekeriz
    Yokuşlarda şahin gibi uçarız

Şüphe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Aşklık Oyunları”
  • “Muhtemel Güzellik”
  • “Küçük Açlık Büyük Aşk”

 

Soğuk Savaş

Soğuk Savaş filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SOĞUK SAVAŞ |  COLD WAR | Yönetmen: Pawel Pawlikowski / Senarist: Pawel Pawlikowski , Janusz Glowacki, Piotr Borkowski/ Oyuncular: Joanna Kulig (Zula), Tomasz Kot (Wiktor), Borys Szyc (Kaczmarek), Agata Kulesza (Irena), Cédric Kahn (Michel), Jeanne Balibar (Juliette) / Polonya / 2018 / Siyah-Beyaz / 88´

Sinopsis:

“Ida” ile En İyi Yabancı Film Oscar Ödülü kazanan Pawel Pawlikowski’nin Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen Ödülü ile ayrılan filmi Soğuk Savaş’ta, Zula ve Wiktor savaştan harabe halinde çıkan Polonya’da karşılaşır. Farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olan kahramanlarımız birbiriyle asla anlaşamayacak tiplerdir, ama kader yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlamıştır. 50’li yılların Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Soğuk Savaş; politik görüş, kişilik özellikleri ve kaderin cilveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Görsel atmosfer ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin giriş bölümünü pek beğenemedim.
  • Filmin bölümlendirmeleri arasındaki geçişler daha yumuşak olabilirdi.
  • Halk partisi sonrası eğlencede kameranın camdan/aynadan Zula ile Wiktor çiftinin bakışmalarını göstermesi güzel olmuş.
  • Wiktor ve Zula çifti “Artist” (Yönetmen: Michel Hazanavicius) filmindeki George Valentin (Jean Dujardin) – Peppy Miller (Bérénice Bejo) çifti ile benzerlikler taşır. İki filmde de en başta meşhur/saygın olan taraf erkeklerdirKadınlar ise sonradan daha meşhur olurlar.
  • Benzer şekilde Wiktor ve Zula ikilisi sanatsal bir çift olmak, hayallerinin peşinden gitmek gibi noktalar açısından “Aşıklar Şehri | La La Land”  (Yönetmen: Damien Chazelle) filmindeki Sebastian (Ryan Gosling) ile Mia (Emma Stone) ikilisini anımsatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Joanna Kulig’in yüzü ünlü Fransız oyuncu Julie Delpy’yi hatırlatır.

    Soğuk Savaş filminin bir sahnesinde Zula (Joanna Kulig)
    Joanna Kulig

    Julie Delpy
    Julie Delpy

Soğuk Savaş Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Polonya Ateşi”
  • “Soğuktu ve Türkü Söylüyordu”
  • “Po Po Land”

 

Muhtemel Aşk

Muhtemel Aşk filminde Franz Rogowski (Christian Gruvert) ve Sandra Hüller (Marion Koch)

Muhtemel Aşk filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

MUHTEMEL AŞK | IN THE AISLES |  IN DEN GÄNGEN | Yönetmen: Thomas Stuber / Senarist: Clemens Meyer, Thomas Stuber, Clemens Meyer (Kısa Hikayenin Sahibi)  / Oyuncular: Franz Rogowski (Christian Gruvert), Sandra Hüller (Marion Koch), Peter Kurth (Bruno), Henning Peker (Wolfgang), Ramona Kunze-Libnow (Irina), Gerdy Zint (Tino), Matthias Brenner (Jürgen),  Clemens Meyer (Marions Mann),  Andreas Leupold (Rudi),  Michael Specht (Paletten-Klaus), Steffen Scheumann (Norbert), Sascha Nathan (Johnny) / Almanya / 2018 / Renkli / 125´

Sinopsis:

Muhtemel Aşk, bir süpermarkette çalışmaya başlayan genç bir adamın hayatını konu ediyor. Christian, bir süpermarkette çalışan genç bir adamdır. Karanlık geçmişini ardından bırakmaya çalışan Christian, yeni ortamına ayak uydurmaya çalışır. Uzun koridorlar, telaşlı kasa kuyrukları ve yük kaldırma araçlarından oluşan bambaşka bir hayata adım atan genç adamın en büyük destekçisi Bruno olur. Christian, kendisine çocuğuymuş gibi davranan Bruno sayesinde işi kolayca öğrenir. Genç adam raf istifleyicisi olarak çalıştığı marketin şeker reyonunda çalışan Marion’u görür görmez aşık olur. Ancak kendi küçük dünyasında bu aşkı yaşatmak Christian için hiç de kolay olmaz.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmde tercih edilen müzikler güzel.
  • Franz Rogowski ‘nin oynadığı filmlerde genellikle canlandırdığı karakterler Serdar Orçin’i hatırlatıyor.
  • Forkliftin bir seviyede iken çıkardığı ses ile okyanus arasındaki benzetim güzel olmuş.
  • Noel zamanı Christian evdeyken dışarıdan gelen havai fişek sesleri “İnce Buz, Kara Kömür” (Yönetmen: Diao Yinan) filmindeki final bölümünü hatırlatır.  Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Forklift ustası Christian’ın oyun salonunda da forklift benzeri oyuncak makinesini kullanması güzel olmuş.
  • “Forklift var iş bitirir, forklift var aşk yitirir”

Muhtemel Aşk Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Çaylaklar da Sever”

 

Deniz Kıyısındaki Ev

image

Filmin Künyesi:

DENİZ KIYISINDAKİ EV | LA VILLA | Yönetmen: Robert Guédiguian / Senarist: Robert Guédiguian, Serge Valletti / Oyuncular: Ariane Ascaride (Angèle Barberini), Jean-Pierre Darroussin (Joseph), Gérard Meylan (Armand), Jacques Boudet (Martin, Yvan’ın Babası), Anaïs Demoustier (Bérangère), Robinson Stévenin (Benjamin), Yann Trégouët (Yvan), Geneviève Mnich (Suzanne, Yvan’ın Annesi), Fred Ulysse (Maurice, Üç Kardeşin Babası), Esther Seignon (Blanche)  / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Deniz Kıyısındaki Ev, ölüm döşeğindeki babalarının yanında olabilmek için yıllar sonra bir araya gelen üç kardeşin hikayesini anlatıyor. Marsilya’da denize nazır bir villada yaşayan Maurice ölüm döşeğindedir. Üç kardeş hastalanan babalarının son zamanlarında yanında olabilmek için yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Paris’te kendisine farklı bir dünya kuran Angèle, geçmişte yaşadıkları travma sonrası bir daha dönmemek üzere ayrıldığı eve yeniden gelmiş olmanın tedirginliği içerisindedir. Angele ile kendisinden genç bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand aralarındaki bağın sarsılmasına neden olan olayla yüzleşmek zorunda kalır. Çocuklarını yıllar sonra etrafına toplayan Martin, onlara aşıladığı ideallerin ne kadarını koruyabildiklerini anlamak için onları test eder. Bu sırada ansızın hayatlarına giren davetsiz bir misafir evin tüm dengesinin değişmesine neden olur

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum. Sade ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Hem başrol oyunculukları hem de yan rollerdeki oyunculuklar başarılı.
  • Filmin dokunduğu, üzerinde bir şeyler söylemeye çalıştığı pek çok tema/başlık var. Bunlardan bazılarını sayacak olursak: Aile, Vicdan, Mültecilik, Göçmen Politikası, Savaş, Kapitalizm, Rant ve bunun gibi.
  • Filmde müzik pek kullanılmamış. Geçmişte geçen sahneler gösterilirken tercih edilen şarkılar ise güzel ve keyifli olmuş.
  • Filmin ilk repliği birazdan hastalanacak/felç geçirecek olan Maurice’nin telaffuz ettiği “Çok kötü…” sözlerini içermekte. Buradaki sözcükler pek çok şeye yorumlanabilir. Hastalanmak üzere olduğu için Maurice’ninsağlığı kötüye gitmekte, insanların verdiği ekonomik savaş, ülkelerin verdiği siyasi savaş, mültecilik ve göçmen sorunu, çocukların geleceği.
  • Filmden siyasi bir replik: “Akıl sağda, kalp solda”.
  • Filmde pek çok güzel sahne yer almakta. Bunlardan ikisi ise toplu halde sigara içilmeye başlandığı kısım ile final bölümündeki yankı sahnesi.
  • Birbirlerinden uzakta hayat süren üç Fransız kardeş filmin sonlarına doğru karşılaşacakları sürpriz ile kardeş olmanın önemini ve değerini bir kez daha anlıyor olacaklar belki de.
  • Filmin genelinde “iyi/kusursuz” biri olarak resmedilen Yvan’ın kimi bölümlerdeki bazı davranışları ve tavırları kafa karıştırıcı.
  • Maurice işlettiği restorandan etrafta yaşayan herkesin faydalanabilmesi için yıllardır düşük fiyat politikası uygulamıştır.  Bu durum bana “Mavi Boncuk” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlatır.  O filmde de Baba Yaşar (Münir Özkul) ve dostları, fakir fukaranın da gönlünce doyması ve eğlenebilmesi için fiyat politikası ucuz olan,rahatlıkla fikis menü seçilebilen bir gazino açmayı hayal ederler. Sonunda gerçekleştirirler de bu filmde olduğu gibi.
  • Balıkçılık yapan Benjamin ile tiyatro oyuncusu Angèle’nin duygusal yakınlaşması “Kara Gözlüm” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Balıkçı Azize (Türkan Şoray) ile Şopen (Chopin) Kenan (Kadir İnanır) ikilisini hatırlatır.
  • “Kelebekler” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filminin de benzer bir konusu vardır. Orada da iki erkek bir kızdan oluşan ve uzun yıllardır birbirleri ile görüşmeyen üç kardeş, babalarının hastalığı dolayısı ile yıllar sonra köye dönerler.
  • Kardeşlerin babası Maurice karakterini canlandıran Fred Ulysse 2012 yılında kaybettiğimiz usta sanatçımız Müşfik Kenter’i anımsatıyor.

    Fred Ulysse (Soldaki, Filmden bir kare)

    Müşfik Kenter
  • Benjamin karakterini canlandıran Robinson Stévenin dizi ve sinema çalışmalarından tanıdığımız oyuncu Emin Gürsoy’u anmsatıyor.

    Robinson Stévenin (Filmden bir kare)

    Emin Gürsoy
  • Martin karakterine hayat veren Jacques Boudet yakın zaman önce kaybettiğimiz Türk basketbol adamı Doğan Hakyemez’i anımsatıyor.

    Jacques Boudet (En soldaki, Filmden bir kare)

    Doğan Hakyemez
  • “Şapkadan Geçmiş Çıktı”
  • “Villadan Babam Çıktı”
  • “Fikis Menü”

Aşkın Gözü

image

Filmin Künyesi:

AŞKIN GÖZÜ | HIKARI | Yönetmen: Naomi Kawase / Senarist: Naomi Kawase / Oyuncular: Masatoshi Nagase (Masaya Nakamori), Ayame Misaki (Misako Ozaki), Tatsuya Fuji (Kitabayashi / Juzo), Kazuko Shirakawa (Yasuko Ozaki), Misuzu Kanno (Tomoko / Tokie), Mantarô Koichi (Akitoshi)  / Japonya / 2017 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday gösterilen ve Evrensel Jüri ödülüne layık görülen Aşkın Gözü, görme engelliler için film betimlemesi yapan Misaki ile hastalığı nedeniyle zamanla görme yetisini kaybetmekte olan ünlü fotoğrafçı Masaya’nın hikayesini anlatıyor. Misaki’nin filmde gördüklerini olabildiğinde kusursuz ve dengeli bir şekilde kelimelere dökme çabasını dinleyen test grubuna dahil olan Masaya’nın Misaki’nin betimlemelerini acımasızca eleştirmesiyle gergin başlayan ilişkileri zaman içinde empatik ve sevgi dolu bir yere doğru gidiyor. Naomi Kawase’nin kendine özgü tarzıyla akıcılık kazanan Aşkın Gözü, başkalarını daha iyi anlamak için bakış açımızı genişletmenin ve iletişim kurmanın yeni yollarını araştırıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Diyaloglar iyi yazılmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin müziklerini çok beğendim.
  • Dingin ve şiirsel bir çalışma olmuş.
  • Filmdeki ışık kullanımı ve görüntü yönetimi iyi.
  • Misako ve Masaya ikilisinin aşkı, duyguları hissetme ve ifade etme biçimleri yer yer “Sevmek Zamanı” (Yönetmen: Metin Erksan) filmini hatırlatır. Filmin başlarında Masaya, Misako’nun filmi betimlemesi sırasında onun öznel duyguları fazlasıyla kattığını ifade eder. Masaya ondan izlenen film ile kendisinin ya da genel anlamda seyircinin arasına bu kadar girilmemesini ister. Tıpkı “Sevmek Zamanı” filminde Boyacı Halil’in (Müşfik Kenter) Meral’den (Sema Özcan) resmi ile kendisi arasına girmesini istememesi gibi.
  • Filmin içerisinde başka bir filmin betimlemesi gösterilir.  Sinemayı ve aşk temalarını bir arada bulundurması bakımından “Aşkın Çekimi” (Yönetmen: Lone Scherfig) filmini de az da olsa hatırlatır.
  • Yönetmenin bundan önceki son iki filmi olan “Umudun Tarifi” ve “Dingin Sular” isimli yapımları çok başarılı bulmamıştım açıkçası. Bu film ile tekrar çıtayı yükseltiyor kendisi adına.
  • Filmden bir replik: “Fotoğrafçı avcı gibidir. Onun avı zamandır”
  • Masaya Misako’ya şöyle bir şey sorsa “Bana mutluluğun betimlemesini yapabilir misin?”
  • “Betimlemek Zamanı”
  • “Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok”
  • “Götür Beni Güneşin Battığı Yere”