9 Ay Hapis

image

Filmin Künyesi:

9 AY HAPİS | 9 MOIS FERME| 9 MONTH STRETCH  | Yönetmen:  Albert Dupontel  / Oyuncular:  Sandrine Kiberlain (Ariane Felder), Albert Dupontel (Bob Nolan), Nicolas Marié (Maître Trolos), Philippe Uchan (De Bernard), Philippe Duquesne (Dr. Toulate), Bouli Lanners (Policier), Gilles Gaston-Dreyfus (M. De Lime)  / Fransa / 2013 / Renkli / 82´

Sinopsis:

Ariane Felder hamile! Katı ahlaki ilkelere bağlı genç bir hâkim ve çelik gibi bir genç kadın olduğu için, Ariane’ın hamile olduğuna inanmak güç tabii. Ama olayın iyice akıl almaz tarafı şu ki, babalık testi sonucunda babanın Bob Nolan olduğu ortaya çıktı. Yani, korkunç bir suçun yegâne şüphelisi! Bu olayla ilgili hiçbir şey anımsamayan anne adayı Ariane, başına neler geldiğini ve yarının nelere gebe olduğunu çözmeye çalışıyor. Tüm rollerde Fransa’nın en büyük oyuncularını ve hatta arada Terry Gilliam, Gaspar Noé ve Jean Dujardin’in yüzünü gördüğümüz bu kara komedi, izleyen herkesi yaratıcı görselliğiyle de memnun edecek.

Artılar

  • Sandrine Kiberlain ve Albert Dupontel oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemişler.
  • Haber bültenlerinde işitme engelliler için çeviri yapan karakter rolünde  Jean Dujardin oldukça olumlu katkı yapıyor filme.
  • Filmin görsel atmosferi ve uygulamaları başarılı.

Eksiler

  • Bob’un hapisten kaçması ve Ariane’in evine rahatlıkla girmesi çok basit olarak aktarılmış.

Keşif

  • İstanbul Film Festivali’nde “ANTİDEPRESAN” bölümü altında gösterilen bu film gerçekten de temasına uygun bir zaman geçirmeyi vaat ediyor.
  • Sandrine Kiberlain’i yine bu festivalde izlediğim “Violette” (Yönetmen: Martin Provost) filminde “Simone de Beauvoir” ve “Riley’nin Hayatı” (Yönetmen: Alain Resnais) filminde “Monica” rollerinde de çok beğenmiştim.
  • Sakar hakim rolündeki karakterin bu özelliğinin filmin başından sonuna kadar sürdürülmesi iyi bir devamlılık olmuş.
  • Göz yeme olayı ile ilgili Ariane ve Bob’un beyin fırtınası yaptığı ve hayali canlandırmaların olduğu bölümler güzeldi.
  • Filmi izlerken yer yer “Olacak O Kadar” (Levent Kırca ve Oya Başar) skeçlerini hatırladım.
  • Peltek avukatın Bob’un savunmasını yaptığı duruşma sahnesi çok komikti.
  • Bob’un matematikteki başarısızlığı bana “Bizimkiler” (Yalçın Yelence, Umur Bugay, Bugay Yapım) dizisinde “Davut Usta”nın (Selçuk Uluergüven) yeğeni “Galip” (Mehmet Gülerbaşlı) karakterini anımsattı.
  • Ariane’in Noel gecesinde sarhoş halde yaptıklarını kamera kaydından izlediğimiz sahneler eğlendiriciydi.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Baal

image

Filmin Künyesi:

BAAL | BAAL | Yönetmen:  Volker Schlöndorff / Oyuncular: Rainer Werner Fassbinder (Baal), Sigi Graue (Ekart), Margarethe Von Trotta (Sophie), Günther Neutze (Mech), Miriam Spoerri (Emilie Mech), Wilhelm Grasshoff, Hanna Schygulla (Luise) / Almanya / 1969 / Siyah-Beyaz / 85´

Sinopsis:

Baal, Bertolt Brecht’in 1918 yılında henüz yirmi yaşındayken, Hanns Johst’un şair Grabbe’yi anlattığı oyuna tepki olarak yazdığı ilk oyununun bir uyarlamasıdır. Hem anarşist şair Baal’i hem de kendisini canlandıran Rainer Werner Fassbinder, ormandan otoyola dolanıp, içki, sigara ve kadın erkek her tür sefahatin peşinden koşar. Ama zekâsı ve cinsel ahlakı ona yalnızca ölümü getiriyor. Filmin 7 Ocak 1970’teki ilk gösteriminden sonra izleyiciler Fassbinder’in “asılmasını ya da kaynar yağa atılmasını” istemiş, Brecht’in eşi ise filmin bir kez daha gösterilmesini yasaklamıştı. Baal kırk yıl sonra bir kez daha izleyicisiyle buluşuyor.

Artılar

  • Baal rolünde Rainer Werner Fassbinder başta olmak üzere tüm oyunculuklar oldukça başarılıydı.
  • Baal’ın şiirleri ve filmde eşlik eden müzik güzeldi.

Eksiler

  • Baal’ın yanında başlarda sıkça gördüğümüz Johan’ın birden filmden çıkıp sonlara doğru yeniden girmesi fikrini çok başarılı bulmadım.

Keşif

  • Filmin 24 bölüme ayrılmasını günün 24 saati olarak yorumladım.
  • Filmde geçen şuna benzer bir replik oldukça hoşuma gitti: “Bir hikaye anlatıldığında eğer anlaşılmışsa o aslında bir hikaye değildir.”
  • Baal için kadınlar ve ağaçlar oldukça önemli. Belki de ikisi de onun için aynı şeyler: “titreyen bedenler”.
  • Sophie rolünü canlandıran Margarethe Von Trotta bu filmde bana sima ve özellikle gözlerdeki ifade anlamında efsanevi “Bizimkiler” (Yönetmen: Yalçın Yelence, Senaryo: Umur Bugay) dizisindeki “Tezgahtar Dilek | Halis’in Yavuklusu” karakterini canlandıran Binnur Şerbetçioğlu’nu çağrıştırdı. Yine Bizimkiler dizine olan öykünmeden devam edecek olursak “Dummkopf Halis” (Ali Uyandıran) karakterinin kadınlara olan aşırı düşkünlüğü de Baal ile paralel.
  • Film yer yer bana Catherine Breillat’ın “Cehennemin Anatomisi” filminin maskülen versiyonunu çağrıştırdı.

Öylesine

  • “Titreyen Hanımların Gündüz Düşleri”
  • “Tatava yapma. Baal Geç”

Kusursuzlar

image

Filmin Künyesi:

KUSURSUZLAR | Yönetmen: Ramin Matin / Oyuncular: Esra Bezen Bilgin, İpek Türktan Kaynak, İbrahim Selim, Mehmet Ali Nuroğlu, Suna Selen, Melih Düzenli / Türkiye / 2013 / Renkli / 95´

Sinopsis:
30’lu yaşlarındaki iki kız kardeş, çocukken gittikleri Ege kasabasındaki yazlıklarına, bu sefer başbaşa bir süre dinlenmeye ve kafa dinlenmeye giderler. Anneannelerinin evine, eski odalarına yerleşen Lale ve Yasemin başta sorunsuzca sahile gidip gelen, iyi anlaşan kız kardeşler gibi görünseler de, ikisinin de içinde kopan fırtınalar çok geçmeden su yüzüne çıkacaktır. Aralarındaki gerilim yan komşu Kerim’in hayatlarına girmesiyle iyice su yüzüne çıkar. Beraber geçirdikleri süre boyunca, geçmişten gelen ve halen kanayan yaralar peşlerini bırakmayacaktır. İlk uzun metrajlı işi olan Canavarlar Sofrası filmiyle ile yurt dışı ve yurt içi pek çok ödül alan Ramin Martin’in ikinci uzun metrajlı işi yine aile odaklı bir dram öyküsünü konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda İpek Türktan, Esra Bezen Bilgin, Elif Tasçıoğlu, Suna Selen ve Mehmet Ali Nuroğlu gibi isimler yer alıyor

Artılar

  • “Yasemin” rolünde Esra Bezen Bilgin ve “Lale” rolünde İpek Türktan Kaynak olağanüstü bir oyunculuk sergilemişler.
  • Yönetim ve senaryo oldukça başarılı.
  • Filmde kullanılan müzikleri kimi sahneler için ilginç bulsam da genel olarak beğendim.
  • Tesisatçı ve çırağının Lale ve Yasemin’in evine geldiği sahnedeki diyaloglar ya da belki de diyalogsuzluklar (bakışlar daha bir önem kazanmıştı) oldukça doğal ve naifti.
  • Yasemin ve Lale’nin yazlığa geldikleri ilk akşam, evin bahçesinde yan yana yerde uzanırlarken yaptıkları sohbet sahnesi oldukça güzeldi. Burada kameranın tepeden çekim yapması iyi bir tercih olmuş.
  • Yasemin’in yazlıktayken dışarıya koşuya çıktığı bir sahnede yerde rastladığı cam kırıklarından kameranın Lale’nin sırtındaki yaralara kesme yapması çok güzel bir uygulama olmuş.
  • Kerim (İbrahim Selim), Yasemin ve Lale’nin balık restoranındaki yemek sahnesi yine çok güzel çekilen bir bölüm olmuş.
  • Filmin sonlarına doğru arabaları en sonunda bozularak yolda kalan Yasemin ve Lale’nin içinde bulundukları bu ıssız ortamda yaptıkları hesaplaşma/yüzleşme/iç dökme oldukça etkileyiciydi. Araba farının bir sorgu odası havası yaratması, rüzgarın şiddetinin hesaplaşmanın yönünü tayin etmesi gibi detaylar ise çok iyiydi.

Eksiler

  • Yasemin ve Lale’nin geçmişlerindeki muğlak noktalar biraz daha aydınlatılmış olsa daha iyi olur muydu diye düşünmeden edemedim.

Keşif

  • Lale karakterine hayat veren İpek Türktan Kaynak, sima ve rol açısından bana Füsun Demirel’in canlandırdığı iki TV dizisi karakterinin karışımını hatırlattı: “Sıdıka” dizisindeki “Safiye Saka” ile “Yalan Dünya” dizisindeki “Servet” karakterleri.
  • Tesisatçı çırağının Lale ve Yasemin’e olan bakışları bana “Bizimkiler” dizisinde yine bir tesisatçı çırağını canlandıran “Davut Usta”nın (Selçuk Uluergüven) yeğeni “Galip” (Mehmet Gülerbaşlı) karakterini hatırlattı.
  • Filmin başrollerinde yer alan iki kardeşin isimleri Yasemin ve Lale aynı anda birer çiçek adı. Çiçeklerin özellikleri ile karakterler arasında bir bağlantı olabileceğini hayal ettim. Yasemin bitkisi her mevsim çiçeklenebilirken; Lale bitkisi yılda bir defa çiçek açar. Filmde de Yasemin karakterini her daim çiçeklenmiş bir pozisyonda görüyoruz Lale’nin aksine.
  • Filmin jeneriğinde akan yazılarda kullanılan efekt/uygulama (araba farının yanıp sönmesi şeklinde yorumladım)  tercihini beğendim.

Öylesine

  •  Bulunamadı.