The Club

image

Filmin Künyesi:

THE CLUB | Yönetmen: Pablo Larraín / Oyuncular: Roberto Farías (Sandokan), Antonia Zegers (Hermana Mónica), Alfredo Castro (Padre Vidal), Alejandro Goic (Padre Ortega), Alejandro Sieveking (Padre Ramírez), Jaime Vadell (Padre Silva), Marcelo Alonso (Padre García), José Soza (Padre Lazcano), Francisco Reyes (Padre Alfonso) / Şili / 2015 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Pablo Larraín’in Oscar’lı No’nun ardından yönettiği The Club, aşılmaz duvarların ardındaki sırlarla dolu Katolik Kilisesi’ne sert bir eleştiri yönelten, mizahi bir bakışı da ihmal etmeyen, karanlık bir film. Küçük bir sahil kasabasında, gözlerden uzakta bir evde dört eski rahip kalıyor. Bu ıssız yere, ağza alınmayacak günahlarından kurtulmaları için yollanmışlar. Başlarında katı düzenlerini takip eden sert bir kadın kâhya var. Fakat henüz gözden düşmüş bir beşinci rahibin evlerine gelmesiyle bu hassas düzen bozulacak, geride kaldığını sandıkları geçmişleri yüzlerine vurulacak, Araf’taki bu günahkârların karanlık sırları açığa çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyuncu seçimlerini ve müziği başarılı buldum.

Eksiler

  • Sahil kasabasının rahipler dışındaki yerel yaşayanları çok iyi aktarılamamış.
  • Rahiplerin sorgulanmasının birkaç güne yayılması biraz tuhaf olmuş.

Keşif

  • Atmosfer ve görüntü yönetimi anlamında Carlos Reygadas ve Raul Ruiz filmlerini anımsattı.

Öylesine

  • “Tazıların Ardında”
Reklamlar

Siyah Gökyüzü

image

Filmin Künyesi:

SİYAH GÖKYÜZÜ | CIELO NEGRO | Yönetmen:  Manuel Mur Oti   / Oyuncular: Susana Canales (Emilia), Fernando Rey (Ángel López Veiga), Luis Prendes (Ricardo Fortun), Teresa Casal, Manuel Arbó, Rafael Bardem, Julia Caba Alba (Fermina), Raúl Cancio, Casimiro Hurtado (Pepe), José Isbert, Manolo Morán  / İspanya / 1951 / Siyah-Beyaz / 90´

Sinopsis:

Emilia moda evinde çalışan mütevazı bir kadındır ve aşıktır. Sevgilisi ile bir şenliğe katılmak üzere çalıştığı yerden izinsiz bir kıyafet alır. Ancak işler beklediği gibi gitmez: Hırsızlığı ortaya çıkar, işinden atılır ve bu daha başlangıçtır.

Artılar

  • Susana Canales ve Fernando Rey oyunculukları oldukça başarılı.
  • Emilia’nın şair Ángel’i evinde basıp onu Fortun’un yerine geçmesi için ikna ettiği sahne oldukça iyi çekilmiş.
  • Şair Ángel’in kafede Lola ile buluşup Emilia’nın mektuplarına Fortun’un adına cevap yazığı sahneler güzeldi.

Eksiler

  • Panayır gecesinden sonra Fortun’un Emilia’ya bir daha hiç ulaşmamasını ya da haber vermemesini garip karşıladım.
  • Emilia’nın, gözlükleri kırıldıktan sonra rahatsız olan gözlerinin çaresine hemen bakmaması kararını pek anlaşılır bulmadım.

Keşif

  • Emilia’nın filmin finalinde Kiliseye doğru koşusu bana “Cennette Savaş” (Yönetmen: Carlos Reygadas) filminde Marcos’un (Marcos Hernández) benzer o uzun süreli Kiliseye olan yolculuğunu hatırlattı.
  • Filmden bir replik: “Taksiler telgraf gibidir”
  • Emilia şair Ángel López Veiga’nın evine gider. Angel yatağında uzanmış Euripides’in Tragedyalarını okumaktadır. Emilia ona şöyle cevap verir: “Benim kendi tragedyalarım var zaten”
  • Emilia’nın çalıştığı moda evinde kötü kadın rolündeki Lola bana Yeşilçam’ın klasik kötü kadınlarından Lale Belkıs’ı hatırlattı.
  • Moda evinde arkadaşlarının Emilia’yı aşk konusunda işletmeleri bana “Sev Kardeşim” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde Alev’in (Hülya Koçyiğit) benzer işletilme sahnesini hatırlattı.
  • Panayır yerinde yağmurun yaklaştığı gözükmesine rağmen Emilia, Fortun ile biraz daha fazla zaman geçirmekte ısrar eder. Sonunda hem Emilia hem de Fortun aşırı derecede ıslanırlar. Fortun, herhalde içinden Emilia’ya şöyle demiştir “Çöpçüler Kralı” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmine ithafen: “Lan Emilia! Kendini ıslatıncaya kadar uğraştın be” 🙂
  • Emilia’nın oturduğu evin kapıcısı ile temizlikçi arasındaki gündelik diyaloglar bana  “Çöpçüler Kralı” (Yönetmen: Zeki Ökten) filminde Çöpçü Abdi Şakrak (Kemal Sunal) ile Kapıcı İsmail (Türker Tekin) arasındaki diyalogları hatırlattı.
  • Filmin sonlarına doğu işlerin birden uhrevi boyut kazanması şaşırtıcıydı.
  • Filmden bir replik: “Mutluluk daha yavaş öldürür çünkü daha az uğrar bize”

Öylesine

  • “Çanlar Emilia İçin Çalıyor”
  • “Kahve ve Poğaça”
  • “Siyah Gökyüzü: Bir Panayır Hikayesi”