Paramparça

image

Filmin Künyesi:

PARAMPARÇA | IN THE FADE | AUS DEM NICHTS | Yönetmen: Fatih Akın / Senarist: Fatih Akın, Hark Bohm / Oyuncular: Diane Kruger (Katja Şekerci), Numan Acar (Nuri Şekerci), Ulrich Tukur (Jürgen Möller), Denis Moschitto (Danilo Fava, Avukat), Samia Muriel Chancrin (Birgit), Johannes Krisch (Savunma Avukatı), Ulrich Brandhoff (André Möller), Hanna Hilsdorf (Edda Möller) / Almanya / 2017 / Renkli / 106´

Sinopsis:

Fatih Akın’ın Altın Küre Ödülü kazanan, Oscar yarışındaki yeni filmi PARAMPARÇA / IN THE FADE, eşi Nuri (Numan Acar) ve 6 yaşında oğlunu bir patlamada kaybeden Katja’nın (Diane Kruger) hikayesinde saldırının ırkçı motifleri en başta göz ardı edilse de, ortaya çıkan deliller Neo-Nazi bağlantılarına işaret eder. Bundan sonraki etapta Katja’yı yıpratıcı bir mahkeme süreci bekleyecek ve adaleti kimin sağlayabileceği kocaman bir soru işareti olacaktır. Tüm hayatı alt üst olan Katja’nın tek isteği, bu terör saldırısını kimlerin neden yaptığını öğrenmektir. Yılın merakla beklenen filmlerinden Paramparça, Fatih Akın’ın güçlü sineması ve Diane Kruger’in Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazanan olağanüstü performansıyla etkisi uzun süre unutulmayacak bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Başarılı bir film olmuş.
  • Diane Kruger oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemiş.
  • Oyuncu ekibi seçimleri iyi yapılmış.
  • Filmin temposu ve sürükleyiciliği iyi bir şekilde düzenlenmiş.
  • Özdeşleşme anlamında, özellikle de Katja karakteri için, seyirciyi içine kolaylıkla alabilen bir film olmuş.
  • Film paramparça başlayıp paramparça bitiyor.
  • Yakın zaman önce kaybettiğimiz usta aktör Münir Özkul’un “Hababam Sınıfı Tatilde” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde “Mahmut Hoca” olarak “okul” ile ilgili söylediği cümleleri şu şekilde “adalet” için uyarlayabiliriz: “Adalet sadece dört yanı yargıçla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Adalet her yerdir. Sırasında bir mahkeme salonu, sırasında bir deniz kenarı.”
  • “Adalette Salınan Katja”
Reklamlar

Sevgisiz

image

Filmin Künyesi:

SEVGİSİZ | LOVELESS | Yönetmen: Andrey Zvyagintsev / Senarist: Oleg Negin, Andrey Zvyagintsev / Oyuncular: Mariana Spivak (Zhenya), Alexei Rozin (Boris), Matvei Novikov (Alyosha), Varvara Shmykova (Lena), Andris Keiss (Anton), Marina Vasileva (Masha), Aleksey Fateev (Ivan) / Rusya / 2017 / Renkli / 127´

Sinopsis:

Zhenya ve Boris, bıkkınlık, nefret ve karşılıklı suçlamalarla tükenen evliliklerini sonlandırmak üzeredir. Boşanma işlemlerini başlatmadan çok önce hayatlarına birileri giren ikili yeni bir başlangıç yapmak için sabırsızdır; ta ki tartışmalarından birine kulak misafiri olan 12 yaşındaki oğulları Alyosha ortadan kayboluncaya kadar. Günümüz Rus sinemasının büyük ustası Andrey Zvyagintsev, şiddetle, kavgayla ve sevgisizlikle yoğrulmuş, hayalleri yıkılınca ağlamayı bile unutmuş Rus toplumunun portresini çiziyor bu filminde. Sevgisiz, bu yıl Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nün sahibi oldu ve Rusya’nın Oscar adayı seçildi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim. Başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı. Oyuncular büyük bir sevgi ile “sevgisiz” karakterler yaratmışlar.
  • Alyosha’nın her şeyi tüm çıplaklığı ile yarı çıplakken banyoda öğrendiği sahne güzeldi.
  • Filmin görsel atmosferi bana “Beden ve Ruh” (Yönetmen: Ildikó Enyedi) filmini hatırlattı. Öte yandan Boris’in çalıştığı iş yeri ve iş yerindeki yemekhane sahneleri de “Beden ve Ruh” filmindeki benzer sahneleri çağrıştırıyor.
  • Boris karakteri “Velayet | Custody” (Yönetmen: Xavier Legrand) filmindeki başka bir “sevgisiz” ve sevimsiz baba karakteri Antoine Besson’u (Denis Ménochet) hatırlattı. Alexei Rozin ve Denis Ménochet fiziki olarak da biraz birbirlerine benziyorlar sanki.
  • “Sevgi anlaşmak değildir.
    Nedensiz de sevilmez.”

Fortunata

image

Filmin Künyesi:

FORTUNATA | FORTUNATA | Yönetmen: Sergio Castellitto / Senarist: Margaret Mazzantini / Oyuncular: Jasmine Trinca (Fortunata), Stefano Accorsi (Patrizio), Nicole Centanni (Barbara), Alessanro Borghi (Chicano), Edoardo Pesce (Franco), Hanna Schygulla (Lotte) / İtalya / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak… Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak… Sergio Castellitto’nun Fortunata’sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Film iyi bir hikayeye sahip fakat ortaya çıkan yapıt pek isteneni verememiş.
  • Fortunata ile kızı Barbara arasındaki ilişki bana “Prensesim” (Yönetmen: Eva Ionesco) filminde Hanah Giurgiu (Isabelle Huppert) ile kızı Violetta Giurgiu (Anamaria Vartolomei) arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • Fortunata karakterinde bir Anna Magnani ile Sophia Loren karışımı görmek mümkün.
  • “Fortunata Hanım’ın Gündüz Topukları”

Gelecek Günler

image

Filmin Künyesi:

GELECEK GÜNLER | THINGS TO COME | Yönetmen: Mia Hansen-Løve / Senarist: Mia Hansen-Løve / Oyuncular: Isabelle Huppert (Nathalie Chazeaux), André Marcon (Heinz), Roman Kolinka (Fabien) / Fransa / 2016 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Avrupa’nın yükselişteki yönetmenlerinden Mia Hansen-Løve’a Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü getiren beşinci filmi GELECEK GÜNLER / THINGS TO COME, güçlü bir kadın karakter portresi sunuyor. Nathalie evli ve çocuklu, ayakları yere basan bir felsefe öğretmenidir. İlgi bekleyen yaşlı annesi, çok sevdiği işi ve yolunda giden evliliği arasında üçe bölünmüş olan hayatındaki taşlar, 25 yıllık kocası onu terk ettiğinde yerinden oynamaya başlar. Nathalie, kurmak için yıllarını verdiği hayatı bir anda kaybetmiştir. Orta yaştan sonra hayatın getirdiği değişikliklerle geleceğini nasıl kuracağını, hayatının bu yeni evresini nasıl karşılayacağını henüz bilmemektedir. Rotten Tomatoes tarafından 2016’nın Yabancı Dilde En İyi Filmi seçilen ve Time, Rolling Stone, New York Times, Screen, Variety, Los Angeles Times gibi pek çok kaynak tarafından 5 yıldızla taçlandırılan filmde Isabelle Huppert, etkileyici performansıyla sene boyunca pek çok ödüle layık görüldü.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak başarılı bir film olmuş.
  • Yönetim ve oyunculuklar başarılı.
  • Film müzikleri güzel ve keyifliydi.
  • Felsefe öğretmeni Nathalie’nin yaşamı ve başından geçen kimi olaylar “Öğretmen Zeynep” (Yönetmen: Ümit Efekan) filmini hatırlatıyor.
  • Heinz ile Nathalie arasındaki evlilik kurumu “Hayatboyu” (Yönetmen: Aslı Özge) filmini hatırlatıyor.
  • “Brittany By Sea”

Tereddüt

image

Filmin Künyesi:

TEREDDÜT | Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu / Senarist: Yeşim Ustaoğlu / Oyuncular: Funda Eryiğit (Şehnaz), Ecem Uzun (Elmas), Mehmet Kurtuluş (Cem), Okan Yalabık (Umut), Serkan Keskin (Elmas’ın Kocası), Sema Poyraz (Elmas’ın Kaynanası) / Türkiye / 2016 / Renkli / 110´

Sinopsis:

Şehnaz, 30’larının başında, uzmanlığını yeni bitirmiş ve bir sahil kasabasında mecburi hizmete başlamış bir psikiyatrdır. İstanbul’da, özenle kurduğu, hiçbir şeyin eksik değilmiş gibi göründüğü dünyasında, başarılı ve karizmatik kocası Cem ile kusursuz olduğunu düşündüğü bir evlilik sürdüren Şehnaz, bir yandan da İstanbul’dan çok uzak olmayan bu kasabada bir bağ kurmadan ve yerleşik bir düzene geçmeden yaşayarak, her hafta sonu İstanbul’daki evine gidip gelir. Özlemle dolu her hafta sonu yapılan bu gidip gelmelerin arkasında aslında derinde yatan bir mutsuzluk, Cem’in narsist istekleri karşısında tutulup kalmış kırılgan bir cinsellik ve yüzleşmekten uzak, ötelenmiş korkular yatmaktadır.

İki yıl önce, henüz 16 yaşındayken zorla evlendirilerek aynı sahil kasabasına getirilmiş Elmas’ın hayatı ise kayınvalidesinin bakımı, temizliği ve kocasının cinsel arzularını zorla yerine getirdiği, üzerine çok erken yaşta yüklenen bunaltıcı sorumluluklarla geçer. Çoktan çocuk olduğunu unutmuş olan Elmas, duvarların üstüne üstüne geldiği bir hapishanede yaşadığını hissettiği bir hayatın içine sıkışıp kalmıştır.

Fırtınalı bir gecenin sabahında yolları kesişen Şehnaz ve Elmas’ın hayatlarındaki çok farklı ama aynı olan sorunlarla yüzleşmeleri, hayatlarında yeni bir kapıyı aralamalarını sağlayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • İki ayrı kadın karakteri görüyoruz filmde. Biri (Şehnaz) bedeninden haz alma konusunda tereddüt yaşamayan; diğeri (Elmas) ise bedenine dokunulması konusunda tereddüt yaşayan.
  • Elmas’ın rüyasını canlandırarak anlattığı sahne güzeldi.
  • Filmin görsel atmosferi “Sonbahar” (Yönetmen: Özcan Alper) filmini çağrıştırdı.
  • Filmde bolca yer verilen dalgalar ve onların gel-git yapısı sanki tereddüt duygusunu yansıtmakta.
  • “Hazdan Gelen Huya Gider”

Albüm

image

Filmin Künyesi:

ALBÜM | Yönetmen: Mehmet Can Mertoğlu / Senarist: Mehmet Can Mertoğlu / Oyuncular: Murat Kılıç (Cüneyt Bahtiyaroğlu), Şebnem Bozoklu (Bahar Bahtiyaroğlu), Rıza Akın (Rıfat), Mihriban Er (Selma) / Türkiye / 2016 / Renkli / 104´

Sinopsis:

Cüneyt ile Bahar Bahtiyaroğlu, Antalya’da yaşayan, otuzlu yaşlarının sonuna merdiven dayamış, sekiz yıldır evli bir çifttir. İkili, doğal yollardan çocuk sahibi olamadıkları için evlat edinmeye karar vermiştir ama müstakbel çocuklarının gelecekte kendilerini biyolojik olarak da ebeveyn sanmasını istiyorlardır. Bu amaçla Bahar’ın hamile kılığında olduğu fotoğraflar çekip düzmece bir hamilelik albümü oluşturmaya başlarlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Bürokrasiyi, devlet dairelerindeki durumları gösterme ve yorumlama biçimi Romanya sinemasını hatırlattı.
  • Sosyal Hizmetler Merkezi’nde müdür ile Bahar-Cüneyt çifti arasında geçen sahneler güzeldi.
  • Film pek çok yerde bize donuk ekranlar da gösterdi. Sanki bu sahnelerin kendisi de birer albüm fotoğrafıymış gibi düşünülebilir.

Tatlı Gece

image

Filmin Künyesi:

TATLI GECE | HONEY NIGHT | Yönetmen: Ivo Trajkov / Senarist: Ivo Trajkov / Oyuncular: Nikola Ristanovski (Nikola), Verica Nedeska (Anna), Igor Angelov (Andov) / Makedonya / 2015 / Renkli / 89´

Sinopsis:

Çek sinemasının başarılı senaristlerinden Jan Prochazka’nın Kulak adlı senaryosundan esinlenen Tatlı Gece, aynı güne rastlayan bir milli bayram ile bir politikacı ve eşinin 10. evlilik yıldönümlerinin gecesinde cereyan eden olayları konu alıyor. Yıldönümlerini bir türlü kutlamaya başlayamayan çiftin bayram nedeniyle katıldıkları resmi resepsiyonla eve döndükten sonra olanlar arasında oldukça başarılı bir paralel kurgu yoluyla anlatılan hikayeye yolsuzluk, hüsran, hayal kırıklıkları, korku ve bol miktarda paranoya eşlik ediyor. Üstelik bu yorucu gecede Nikola ve Ana çifti yalnız değiller, evlerinin her köşesine gizlenmiş dinleme böcekleri de olan bitene şahit oluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Verica Nedeska’nın oyunculuğu başarılı.
  • “Makedonya Usulü Koltuk Sevdası/Belası”