Bağlılık – Aslı

7 out of 10 stars (7 / 10)

Bağlılık – Aslı filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

BAĞLILIK – ASLI | THE BOND | Yönetmen: Semih Kaplanoğlu / Senarist: Semih Kaplanoğlu / Oyuncular: Kübra Kip (Aslı) , Ece Yücel (Gülnihal), Umut Kurt (Faruk), Almina Kavcı (Zeynep, Aslı’nın Bebeği), Merve Şeyma Zengin (Seval, Aslı’nın Kardeşi), Osman Alkaş (Aslı’nın Babası), Jale Arıkan (Aslı’nın Annesi) / Türkiye / 2019 / Renkli / 133´ 

Özet:

Doğumdan sonra işe başlamak için bebek bakıcısı arayan Aslı, uzun uğraşlardan sonra genç bir bakıcı bulur; Gülnihal… Onun da bir bebeği vardır… Gülnihal’in gelişi ile Aslı’nın kendinden bile gizlediği sırları ortaya çıkmaya başlar…

Not: Yukarıdaki paragraf Boğaziçi Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Film yönetimi başarılı.
  • Oyunculuklar genel olarak başarılı.
  • Film boyunca hava genellikle kapalı ve/veya yağmurlu. Aynı Aslı’nın içinde olduğu ruh hali gibi.
  • Kimi diyaloglardaki doğal komedi Semih Kaplanoğlu filmlerinde pek aşina olmadığımız bir yön.
  • Filmdeki bazı sahneler özellikle güzel: Orman kenarında arabanın arkasında Aslı’nın bebeğini emzirdiği sahne; Aslı’nın ölü bir köpeği taşıdığı sahne; Aslı’nın bisiklet gezisi sonrasında ormanda dinlendiği sırada arkasından geçen köpek; Karlar arasında Aslı’nın, annesinin siluetini görmesi

Bağlılık – Aslı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Acı ve Zafer

7 out of 10 stars (7 / 10)

Acı ve Zafer filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ACI VE ZAFER | PAIN AND GLORY | DOLOR Y GLORIA | Yönetmen: Pedro Almodóvar / Senarist: Pedro Almodóvar / Oyuncular: Penélope Cruz (Jacinta, Salvador Mallo’nun Annesi [Gençlik Hali]), Antonio Banderas (Salvador Mallo), Leonardo Sbaraglia (Federico Delgado), Asier Etxeandia (Alberto Crespo), Nora Navas (Mercedes), Asier Flores (Salvador Mallo’nun Çocukluk Hali), Julieta Serrano (Jacinta, Salvador Mallo’nun Annesi [Yaşlılık Hali]), César Vicente (Eduardo) / İspanya / 2019 / Renkli / 113´ 

Özet:

ACI VE ZAFER, Salvador Mallo ismindeki, deneyimli ama gençlik günleri artık geride kalmış bir yönetmenin geçmişten bugüne yaptığı seçimleri ve yaşamında iz bırakan olayları konu ediyor. Filmde, Mallo’nun çocukluğunu yaşadığı 60’lı yıllara, annesiyle birlikte köylerinden ayrılıp daha rahat bir yaşam umuduyla Valencia’ya göç etmesine, 80’lerin Madrid’inde kalbinin hızla çarpmasına neden olan ilk aşkına, kendisi için kurtuluş ve terapi aracı olan yazı ve sinema ile tanışmasına ve kendisini tanımasına yol açan olaylara değiniliyor. Bir yönüyle Almodóvar’ın kendi hayat hikâyesi sayılabilecek Acı ve Zafer, başrol oyuncusu Antonio Banderas’ın devleşen performansının da eklenmesiyle ilettiği duygular perdeden dışarı taşan, bir yandan hüzünlü, bir yandan da umut verecek bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik tercihleri başarılı. Özellikle de bu şarkı.
  • Görsel tasarım ve renk kullanımı her zaman olduğu gibi yine etkileyici.
  • Salvador Mallo’nun geçmişten kişilerle karşılaşma hikayelerinde sanki biraz kolaya kaçılmış.

Acı ve Zafer Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Ağrım Hakkında Her Şey”.

Sibyl

7 out of 10 stars (7 / 10)

Sibyl filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SIBYL Yönetmen: Justine Triet / Senarist: Arthur Harari, David H. Pickering, Justine Triet / Oyuncular: Virginie Efira (Sibyl, Psikoterapist), Adèle Exarchopoulos (Margot Vasilis), Gaspard Ulliel (Igor, Margot’un Sevgilisi), Niels Schneider (Gabriel, Sibyl’nin Eski Sevgilisi), Sandra Hüller (Mika, Yönetmen), Laure Calamy (Edith) / Fransa / 2019 / Renkli / 100´ 

Özet:

Hastasının hikâyesini kendi romanında kullanmak üzere çalan bir terapist, ne kadar ileri gidebilir? Fransa’nın yükselen yıldızlarından Virginie Efira’nın canlandırdığı, filme adını veren psikoterapist Sibyl, takıntı haline getirdiği romanını yazmaya kendini ne kadar verse de yaratıcılığı tıkanmıştır. Planlamadan hamile kaldığı için bunalıma giren bir hastasının anlattıkları Sibyl’in ilgisini çeker ve kadının hikâyesini kendi erotik romanına dahil eder. Annelik, yaratıcılık, birliktelikler, tutku, orta yaş krizi, kişilik, hatta sinema gibi birçok konuya değinen filmin asıl esin kaynağı Woody Allen’ın Başka Bir Kadın filmi. İlk gösterimini Cannes’da ana yarışmada yapan bu ilginç komedi-dramın oyuncu kadrosunda İstanbul Film Festivali’ne yeni konuk olan Gaspard Ulliel de yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin en güzel bölümü Stromboli adasında geçen sahnelerdi.
  • Filmin içinde çekilen filmin adının “Stromboli” olması ile usta İtalyan yönetmen Roberto Rossellini’nin aynı adlı “Stromboli” filmine referans verilir. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Filmin içinde çekilen “Stromboli” filmi kadın – erkek ilişkileri açısından da başka bir usta İtalyan yönetmen Michelangelo Antonioni‘nin “Serüven | L’avventura” filmini hatırlatır.
  • Başka birinin yaşadıkları üzerine bir kitap yazma ve onun hayatına dahil olma gibi noktalar açısından bu film başka bir Fransız yönetmen François Ozon‘un “Evde” filmini hatırlatır.

Sibyl Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Yanardağlar Kızı Sibyl”.

Solaris

Solaris filminde Kris ve Khari

8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)
Solaris filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SOLARIS | Yönetmen: Andrei Tarkovsky / Senarist: Fridrikh Gorenshteyn , Andrei Tarkovsky, Stanislaw Lem (Kitabın Yazarı)/ Oyuncular: Natalya Bondarchuk (Khari), Donatas Banionis (Kris Kelvin, Psikolog), Jüri Järvet (Doktor Snaut), Vladislav Dvorzhetskiy (Anri Berton, Pilot), Nikolay Grinko (Nik Kelvin), Anatoliy Solonitsyn (Doktor Sartorius), Tamara Ogorodnikova (Anna) / Rusya / 1971/ Renkli / 167´ 

Sinopsis:

Belirgin bir bilince sahip Solaris gezegeninin en büyük gücü, oraya gelen insanların zihinleriyle oynayabilmesidir.

İnsanların bilinçaltına süzülüp oraya müdahale ederek, hafızalarındaki şeyleri maddeleştirir. Burada olanları araştırmakla görevli olarak ilgili üsse gönderilen kişi de gezegenin gücünden payını alacak ve böylesi bir gizemle büyülenirken kendi geçmişi ile burun buruna gelecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzikler güzel.
  • Final sahnesi başarılı.
  • Bir sahnede pencerede duran iki elma görülür. Bu elmalar filmdeki pek çok ikiliyi (Kris ile Khari, Kris ile babası vb. ) bize çağrıştırır.
  • Anna’nın ağladığı sahne güzeldi.
  • Kris’lerin evinden dönüşte Anri’nin araba ile geçtiği yollar ve dönemeçler insan beyni içinde çıkılmış bir yolculuğa benzer.
  • Yerçekimsiz ortamda geçen bir iki sahne sanki resim tablolarının canlanmış hali gibiydi.
  • Kris’i bir an için “Sevmek Zamanı” (Yönetmen: Metin Erksan) filmindeki Boyacı Halil’in (Müşfik Kenter) yerine koysak: “Ben senin imgene değil kendine aşığım Khari”
  • Filmden bir replik: “Yukarıdakiler kırılgan”
  • Filmden bir replik: “En basit şeyleri bile bir arada tutan şey gizemdir.”
  • Kris’i canlandıran Donatas Banionis’i sima olarak Metin Erksan’a benzettim.
  • Khari’yi canlandıran Natalya Bondarchuk’u sima olarak ünlü İtalyan aktris Monica Vitti’ye benzettim.

Solaris Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “İmgelem Zamanı”

Gün Batımı

Gün Batımı filminde Juli Jakab (Írisz Leiter),
5 out of 10 stars (5 / 10)

Gün Batımı filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GÜN BATIMI | SUNSET| NAPSZÁLLTA | Yönetmen: László Nemes / Senarist: László Nemes, Clara Royer, Matthieu Taponier / Oyuncular: Juli Jakab (Írisz Leiter), Vlad Ivanov (Oszkár Brill) , Marcin Czarnik (Sándor), Susanne Wuest (Prenses), Evelin Dobos (Zelma), Judit Bárdos (Szeréna), Levente Molnár (Gaspar), Mónika Balsai (Bayan Müller) / Macaristan / 2018 / Renkli / 142´ 

Sinopsis:

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar ve Altın Küre ödüllerine layık görülen “Saul’un Oğlu” ile son yılların en çok konuşulan sinema olaylarından birine imza atan László Nemes, yeni filmi “GÜN BATIMI / SUNSET”te bu defa izleyiciyi I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Budapeşte’ye götürüyor. Irisz Leiter adlı genç bir kadın, eskiden kendi ailesine ait olan parıltılı bir şapka dükkanına gelerek iş ister. Şehrin sosyetesini ağırlayacağı önemli bir organizasyona hazırlanan dükkanın esrarengiz yeni sahibi Brill, kadını başından savmaya çalışır. Fakat kayıp geçmişinin izinde olan Irisz’in dönüşüyle ortaya çıkan Leiter ailesinin sırları, tüm şehri sarsacaktır. Arka planda tarihin en büyük yıkımına yaklaşan insanlığın gün batımını gözler önüne seren film, dünya prömiyerini yaptığı ve Altın Aslan için yarıştığı Venedik Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Dekor ve kostüm tasarımı başarılı.
  • Filmden bir replik: “Dükkan hem kıskançlık hem de delilik çekiyor.”
  • Yönetmenin kamerayı kullanma biçimi bir önceki çalışması “Saul’un Oğlu | Son of Saul” filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

Gün Batımı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Phantom Hat”

Muhtemel Aşk

Muhtemel Aşk filminde Franz Rogowski (Christian Gruvert) ve Sandra Hüller (Marion Koch)

Muhtemel Aşk filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

MUHTEMEL AŞK | IN THE AISLES |  IN DEN GÄNGEN | Yönetmen: Thomas Stuber / Senarist: Clemens Meyer, Thomas Stuber, Clemens Meyer (Kısa Hikayenin Sahibi)  / Oyuncular: Franz Rogowski (Christian Gruvert), Sandra Hüller (Marion Koch), Peter Kurth (Bruno), Henning Peker (Wolfgang), Ramona Kunze-Libnow (Irina), Gerdy Zint (Tino), Matthias Brenner (Jürgen),  Clemens Meyer (Marions Mann),  Andreas Leupold (Rudi),  Michael Specht (Paletten-Klaus), Steffen Scheumann (Norbert), Sascha Nathan (Johnny) / Almanya / 2018 / Renkli / 125´

Sinopsis:

Muhtemel Aşk, bir süpermarkette çalışmaya başlayan genç bir adamın hayatını konu ediyor. Christian, bir süpermarkette çalışan genç bir adamdır. Karanlık geçmişini ardından bırakmaya çalışan Christian, yeni ortamına ayak uydurmaya çalışır. Uzun koridorlar, telaşlı kasa kuyrukları ve yük kaldırma araçlarından oluşan bambaşka bir hayata adım atan genç adamın en büyük destekçisi Bruno olur. Christian, kendisine çocuğuymuş gibi davranan Bruno sayesinde işi kolayca öğrenir. Genç adam raf istifleyicisi olarak çalıştığı marketin şeker reyonunda çalışan Marion’u görür görmez aşık olur. Ancak kendi küçük dünyasında bu aşkı yaşatmak Christian için hiç de kolay olmaz.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmde tercih edilen müzikler güzel.
  • Franz Rogowski ‘nin oynadığı filmlerde genellikle canlandırdığı karakterler Serdar Orçin’i hatırlatıyor.
  • Forkliftin bir seviyede iken çıkardığı ses ile okyanus arasındaki benzetim güzel olmuş.
  • Noel zamanı Christian evdeyken dışarıdan gelen havai fişek sesleri “İnce Buz, Kara Kömür” (Yönetmen: Diao Yinan) filmindeki final bölümünü hatırlatır.  Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Forklift ustası Christian’ın oyun salonunda da forklift benzeri oyuncak makinesini kullanması güzel olmuş.
  • “Forklift var iş bitirir, forklift var aşk yitirir”

Muhtemel Aşk Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Çaylaklar da Sever”

 

Deniz Kıyısındaki Ev

image

Filmin Künyesi:

DENİZ KIYISINDAKİ EV | LA VILLA | Yönetmen: Robert Guédiguian / Senarist: Robert Guédiguian, Serge Valletti / Oyuncular: Ariane Ascaride (Angèle Barberini), Jean-Pierre Darroussin (Joseph), Gérard Meylan (Armand), Jacques Boudet (Martin, Yvan’ın Babası), Anaïs Demoustier (Bérangère), Robinson Stévenin (Benjamin), Yann Trégouët (Yvan), Geneviève Mnich (Suzanne, Yvan’ın Annesi), Fred Ulysse (Maurice, Üç Kardeşin Babası), Esther Seignon (Blanche)  / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Deniz Kıyısındaki Ev, ölüm döşeğindeki babalarının yanında olabilmek için yıllar sonra bir araya gelen üç kardeşin hikayesini anlatıyor. Marsilya’da denize nazır bir villada yaşayan Maurice ölüm döşeğindedir. Üç kardeş hastalanan babalarının son zamanlarında yanında olabilmek için yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Paris’te kendisine farklı bir dünya kuran Angèle, geçmişte yaşadıkları travma sonrası bir daha dönmemek üzere ayrıldığı eve yeniden gelmiş olmanın tedirginliği içerisindedir. Angele ile kendisinden genç bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand aralarındaki bağın sarsılmasına neden olan olayla yüzleşmek zorunda kalır. Çocuklarını yıllar sonra etrafına toplayan Martin, onlara aşıladığı ideallerin ne kadarını koruyabildiklerini anlamak için onları test eder. Bu sırada ansızın hayatlarına giren davetsiz bir misafir evin tüm dengesinin değişmesine neden olur

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum. Sade ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Hem başrol oyunculukları hem de yan rollerdeki oyunculuklar başarılı.
  • Filmin dokunduğu, üzerinde bir şeyler söylemeye çalıştığı pek çok tema/başlık var. Bunlardan bazılarını sayacak olursak: Aile, Vicdan, Mültecilik, Göçmen Politikası, Savaş, Kapitalizm, Rant ve bunun gibi.
  • Filmde müzik pek kullanılmamış. Geçmişte geçen sahneler gösterilirken tercih edilen şarkılar ise güzel ve keyifli olmuş.
  • Filmin ilk repliği birazdan hastalanacak/felç geçirecek olan Maurice’nin telaffuz ettiği “Çok kötü…” sözlerini içermekte. Buradaki sözcükler pek çok şeye yorumlanabilir. Hastalanmak üzere olduğu için Maurice’ninsağlığı kötüye gitmekte, insanların verdiği ekonomik savaş, ülkelerin verdiği siyasi savaş, mültecilik ve göçmen sorunu, çocukların geleceği.
  • Filmden siyasi bir replik: “Akıl sağda, kalp solda”.
  • Filmde pek çok güzel sahne yer almakta. Bunlardan ikisi ise toplu halde sigara içilmeye başlandığı kısım ile final bölümündeki yankı sahnesi.
  • Birbirlerinden uzakta hayat süren üç Fransız kardeş filmin sonlarına doğru karşılaşacakları sürpriz ile kardeş olmanın önemini ve değerini bir kez daha anlıyor olacaklar belki de.
  • Filmin genelinde “iyi/kusursuz” biri olarak resmedilen Yvan’ın kimi bölümlerdeki bazı davranışları ve tavırları kafa karıştırıcı.
  • Maurice işlettiği restorandan etrafta yaşayan herkesin faydalanabilmesi için yıllardır düşük fiyat politikası uygulamıştır.  Bu durum bana “Mavi Boncuk” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlatır.  O filmde de Baba Yaşar (Münir Özkul) ve dostları, fakir fukaranın da gönlünce doyması ve eğlenebilmesi için fiyat politikası ucuz olan,rahatlıkla fikis menü seçilebilen bir gazino açmayı hayal ederler. Sonunda gerçekleştirirler de bu filmde olduğu gibi.
  • Balıkçılık yapan Benjamin ile tiyatro oyuncusu Angèle’nin duygusal yakınlaşması “Kara Gözlüm” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Balıkçı Azize (Türkan Şoray) ile Şopen (Chopin) Kenan (Kadir İnanır) ikilisini hatırlatır.
  • “Kelebekler” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filminin de benzer bir konusu vardır. Orada da iki erkek bir kızdan oluşan ve uzun yıllardır birbirleri ile görüşmeyen üç kardeş, babalarının hastalığı dolayısı ile yıllar sonra köye dönerler.
  • Kardeşlerin babası Maurice karakterini canlandıran Fred Ulysse 2012 yılında kaybettiğimiz usta sanatçımız Müşfik Kenter’i anımsatıyor.

    Fred Ulysse (Soldaki, Filmden bir kare)

    Müşfik Kenter
  • Benjamin karakterini canlandıran Robinson Stévenin dizi ve sinema çalışmalarından tanıdığımız oyuncu Emin Gürsoy’u anmsatıyor.

    Robinson Stévenin (Filmden bir kare)

    Emin Gürsoy
  • Martin karakterine hayat veren Jacques Boudet yakın zaman önce kaybettiğimiz Türk basketbol adamı Doğan Hakyemez’i anımsatıyor.

    Jacques Boudet (En soldaki, Filmden bir kare)

    Doğan Hakyemez
  • “Şapkadan Geçmiş Çıktı”
  • “Villadan Babam Çıktı”
  • “Fikis Menü”

Toz

image

Filmin Künyesi:

TOZ | Yönetmen: Gözde Kural / Senarist: Gözde Kural/ Oyuncular: Öykü Karayel (Azra Naziri), Beran Soysal (Emir Naziri), Muhammed Cangören (Ghulhamali), Sayeed Masud Ahmadi (Majeed Durani), Haji Gul Aser (Ahmad Khan) / Türkiye / 2016 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Azra’nın, ailesinin sır dolu geçmişinin izini sürerken; savaşın insanların kaderi üzerindeki etkilerini ve Afganistan’da yalnız bir kadın olarak çıktığı yolculuğu anlatan dram filmi Toz’un çekimleri İstanbul ve Afganistan’da gerçekleştirildi.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Öykü Karayel’in siması 1985 yılında National Geographic dergisine kapak olan fotoğrafıyla ölümsüzleşen “Afgan kızı” lakaplı Sharbat Gula’ya benzemekte.
  • Afganistan’dan görüntüler film içerisinde iyi bir şekilde kullanılmış.

Eşik

image

Filmin Künyesi:

EŞİK | VERGE | Yönetmen: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Senarist: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Oyuncular: Senem Çelikkol, Bedia Yaman, Mine Özen, Raci Küçük, Zeynep Raif, Ali Meriç, Şaziye Güzel, Akan Atakan / Türkiye / 2016 / Renkli / 83´

Sinopsis:

Ülkenin eşiğinde bir şehir… Şehrin eşiğinde bir yol… Yolun eşiğinde, altlı üstlü yaşanan iki katlı bir ev… Bu evde yaşayan, kimi zaman deliliğin eşiğinde, kimi zaman bu eşiği geçmiş iki ayrı kuşakla karşı karşıyayız. Bu iki ayrı kuşağa ait, birbirinin aynası olan iki kadın ve bu iki kadının, birbirinin aynası olan hikâyeleri… Eşik’in hikâyesi beklemenin, özlemenin ve onun içerisinde yok olmanın, farklı kuşaklardan iki şizofren kadının hikâyesidir.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş. Bir ilk film olarak değerlendirildiğinde ise yine de başarılı ve eli yüzü düzgün bir çalışma.
  • Yoldan geçen araçları seslerinden tanıma oyunu güzeldi.
  • “Fikret Hanım”

Yeryüzünün Kraliçesi

image

Filmin Künyesi:

YERYÜZÜNÜN KRALİÇESİ | QUEEN OF EARTH | Yönetmen: Alex Ross Perry / Oyuncular: Elisabeth Moss (Catherine), Katherine Waterston (Virginia), Patrick Fugit (Rich), Kentucker Audley (James), Keıth Poulson (Keith), Kate Lyn Sheil (Michelle) / ABD / 2015 / Renkli/ 90´

Sinopsis:

Babasının ölümü sonrası sevgilisinden ayrılmış olan Catherine kendisini bir anda hayatının karanlık bir noktasında buluverir. Bunalımın kıyısında sürüklenirken, çocukluk arkadaşı Virginia’nın göl kenarındaki kulübesine birlikte bir kaçamak yapma teklifi çekici gelir. Ancak, geçmişin ağırlığı, başka hayaletler ve Virginia’nın orada düşen enerjisi, bu tatilin amacından uzaklaşmasına neden olur çabucak. Yalnız kalan Catherine yavaş yavaş depresyonun ve deliliğin dünyasına tekrar çekilmeye başlar.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda izlemeye değer bir film olmuş.
  • Elisabeth Moss’un oyunculuğu oldukça iyiydi.
  • Diyaloglar başarılı yazılmış.

Eksiler

  • Gerilimi daha iyi vermek için başvurulsa da müzik kullanımında biraz aşırıya kaçılmış.
  • Catherine’nin ve Virginia’nın geçmişlerine dair biraz daha detay olsa daha iyi olabilirdi.

Keşif

  • İki kadının gözlerden uzak bir yerde dinlenmeleri/tatil yapmaları, Catherine’nin daha içine kapanık; Virginia’nın  ise daha özgür olması, yan tarafta oturan erkek bir komşu olması gibi öğeler “Kusursuzlar” (Yönetmen: Ramin Matin) filmini aklıma getirdi.
  • Yakın birini kaybettikten sonra hayata tutunma/onu unutamama, geçmişle hesaplaşma, aşık olmak/sevmek gibi noktalar açısından film bana “Dolunay” (Yönetmen: Şahin Kaygun) yapımını çağrıştırdı.
  • Filmin ruhsal atmosferinde bir Ömer Kavur filmi havası da vardı.

Öylesine

  • “İkibin Yılın Depresifi”
  • “Acı Yüz”