Belvedere

image

Filmin Künyesi:

BELVEDERE | Yönetmen: Ahmed Imamovic / Oyuncular: Sadzida Setic (Rüveyda), Nermin Tulic (Alija), Emina Muftic (Minka Muftic), Armin Rizvanovic (Harun), Adis Omerovic (Adnan) / Bosna-Hersek / 2010 / Renkli/ 90´

Sinopsis:

Rüveyda Belvedere mülteci kampının çoğu sakini gibidir: yani Bosna-Hersek’teki etnik temizlikten on beş yıl sonra savaşın trajedisini unutma arzusunu duyan bir dul. Fakat çevresindekilerin aksine, gününün çoğunu geniş ailesinin bakım işlerinin acı tatlı rutini içinde geçirmekte, oğlu ve kocasının kemiklerini aramakta, çok kırılgan bir umudu beslemektedir. Bir gün bu umut yeğeninin düşmanın eski yerleşim yerlerinden birinde gerçekleşecek bir reality show’a katılması için seçilmesiyle sınanacaktır. Sıkıntılı savaş sonrası zamanın duygusal anlamda zengin bir portresini sunan yönetmen Ahmed Imamović’in filmi sabrın, inancın, sevginin ve her şeyin ötesinde affetmenin alışılmadık bir imgesini çiziyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oyuncuların performansı başarılıydı.
  • Rüveyda’nın dış sesi ve şiirsel tondaki okumaları filme olumlu katkı yapmakta.

Eksiler

  • Rüveyda’nın Sırp karakterle yaşadığı sorun tam olarak anlaşılamıyor.

Keşif

  • Bir sahnede yere yumurtanın düştüğü görülür. Yumurtanın sarısı, akının üstünde kaygan bir şekilde durmaktadır. Bir nevi Belvedere’deki mültecilerin yaşamlarındaki kayganlığa dair bir durumdur.
  • Filmin sonlarına doğru gösterilen bombalama sahnesi hem gerçek hayata hem de BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evine düşmüş oluyor bir anlamda.
  • Filmde kimi sahneler BBG yarışmasının yapıldığı evde geçiyor. Bu sahnelerin renkli, geri kalan sahnelerin ise Siyah-Beyaz olmasını anlamlı buldum.
  • Bosna’da yaşanan savaşa dair yürek acıtıcı görüntüler mevcut. Masum insanlardan geriye kalan kafataslarının yıkanma görüntüleri var mesela. Keşke bu katliama sebep olanların kafaları yıkansa da kirden arınabilseler.
  • Otobüse binilen duraktan şehre dair manzaranın gösterilmesi “Ömer” (Yönetmen: Hany Abu-Assad) filmindeki benzer mizanseni aklıma getirdi.
  • Rüveyda karakterini, bir başka savaş temalı Bosna-Hersek filmi “Çocuklar” daki (Yönetmen: Aida Begic) ana karakter Rahima (Marija Pikic) ile yakın buldum.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Ömer

image

Filmin Künyesi:

OMAR | ÖMER | Yönetmen: Hany Abu-Assad / Oyuncular: Adam Bakri, Samer Bishara, Eyad Hourani, Leem Lubani, Waleed Zuaiter / Filistin / 2013 / Renkli / 94´

Sinopsis:
Paradise Now / Vaat Edilen Cennet filmiyle dünya çapında ilgi toplayan Filistinli yönetmen Hany Abu-Assad’ın yeni filmi, trajik bir aşk hikâyesini anlatıyor. Ömer, sevgilisi Nadya’yla buluşmak üzere Batı Şeria duvarını aşarak kurşunların arasından geçmeye alışkındır. Ne var ki, Ömer, duvarı geçtiğinde bir direnişçiye dönüşür ve bazı seçimler yapmak zorunda kalır. Yakalanan arkadaşları işkence görüarken Ömer de yaşamla sadakat arasında kalır. Şüphe ile ihanet, güven duygusunu siler geçer. Sonunda Ömer de yakalandığında askeri polisle bir kedi-fare oyununa girişecektir. Oysa tek gerçek, Nadya’ya olan aşkıdır.

Artılar

  • “Omar” rolünde Adam Bakri’nin oyunculuğu oldukça başarılı.
  • “Nadia” rolünde Leem Lubany’nin oyunculuğu oldukça başarılı.
  • Filmde mizahi öğeler ölçülü ve etkili bir şekilde kullanılmış.
  • Filmin kurgusu oldukça başarılı.
  • Nadia-Amjad sürpriz evliliğinden sonra filmin final yapacağı havası hakim olmuşken, yönetmenin biz seyircileri heyecanlı bir son bölüme daha sürüklemesi sürpriz ama iyi bir uygulama olmuş.

Eksiler

  • Filmdeki bir kovalamaca sahnesinde Omar’ın bere takıp üzerindeki mantoyu çıkararak peşindekileri kolayca atlatması inandırıcılık açısından bana biraz zayıf bir uygulama gibi geldi.
  • Hapishanedeki yetkilinin Omar’a yardımcı olması/insancıl yaklaşması, öncesinde pek inandırıcı ipuçları ile desteklenmiyor.

Keşif

  • Amjad’ın (Samer Bisharat) filmin başında Nadia’nın isteği üzerine yaptığı Marlon Brando taklidi (Baba filmindeki Don Vito Corleone) meğer boşuna değilmiş. Zira filmin sonunda aslında Amjad’ın içten içe mafyavari bir plan uygulamış olduğunu gördük.
  • Omar, Nadia ve Amjad arasındaki aşk üçgeni bana “Eşkıya” (Yönetmen: Yavuz Turgul) filmini ve oradaki Baran, Keje ve Berfo aşk üçgenini hatırlattı.
  • Yönetmenin Filistinli gençlerin ailelerini filmde özellikle arka planda tutmuş olduğunu düşünüyorum. Filmdeki ana karakterlerimizin anne-babalarını daha çok az diyaloglu yemek sahnelerinde ya da kız isteme töreninde görebiliyoruz.
  • Kimi sahnelerde arka plandaki Filistin silueti önünde büyükçe bir billboard üzerinde sergilenen çeşitli reklamlar (yatak, giysi vb.)  görüyoruz. Yönetmenin buradaki tercihini hayatın devam ettiğine dair bir ironi olarak yorumladım.

Öylesine

  •  “Başka Ülkenin Çocukları”.