Seninle Ölmek İstiyorum

6 out of 10 stars (6 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Seninle Ölmek İstiyorum | Yönetmen: Ömer Lütfi Akad / Senarist: Safa Önal / Oyuncular: Türkan Şoray (Selma), İzzet Günay (Nihat), Cahit Irgat (Rıza), Aydın Tezel (Naci), Meltem Mete (Meltem), Gülsen Erten (Nesrin), Gülgün Erdem (Dadı), Sinan Emre (Tayfun), Muammer Gözalan (Davetli), Melek Görgün (Melek), Haydar Karaer (Nihat’ın Arkadaşı), Haluk Orçun (Davetli), Orhan Çoban, Zeki Sezer (Rıza’nın Adamı),Reşit Çıldam (Uşak), Nizam Ergüden (Kunduracı), Hakkı Haktan (Meyhaneci), Hüseyin Salıcı (Doktor), Ali Demir / Türkiye / 1969 / Renkli / 75´ 

Özet:

Film, zengin ve evli bir kadınla bir mimarın ilişkisini anlatmaktadır. Selma, Rıza Akmanoğlu isimli bir iş adamının genç ve güzel karısıdır. Rıza, başta ailesi olmak üzere etrafındaki herkese sert davranmaktadır. Selma ise yaşadığı hayattan ve çevresindeki insanların yapmacıklığından bıktığı için sürekli içki içer. Genç bir mimar olan Nihat, Rıza’nın evinde çalışmaktadır. Burada Selma ile tanışır ve genç kadınla arkadaşlık etmeye başlar. Selma, oğlu Tayfun’u bir kazada kaybedince iyice içine kapanır ve kendisini içkiye verir. Bunun üzerine Rıza, Selma’yı bir akıl hastanesine kapatır. Nihat, Selma’nın peşine düşer ve onu hastaneden kurtarır. Selma ile Rıza birlikte yaşamaya başlar. Ancak Rıza buna kayıtsız kalmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Kostüm tasarımları oldukça güzel.
  • Tayfun’un katı Alman Dadısı/Mürebbiyesi “İbo ile Güllüşah” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Gülşah’ın (Gülşah Soydan) katı Alman Dadısı Hilda’yı (Şeref Çokşeker) hatırlatır.
  • Selma ile Nihat karakterleri yine bir Ömer Lütfi Akad – Safa Önal işbirliği olan “Vesikalı Yarim” filmindeki yine Türkan Şoray – İzzet Günay çiftinin canlandırdığı Sabiha ile Halil ikilisini hatırlatır. Sabiha’nın o filmde Halil’e söylediği “Çok eskiden rastlaşacaktık” repliği bu filmde de pekala kullanılabilir.
  • Bir sahnede kameranın Rıza ile Selma çiftinin karakoldaki görüntülerinden eve geçiş yapması ilginç bir uygulamaydı.
  • Selma’nın, hastane odasında yalnız başına loş ışık altında hüzünlendiği/ağladığı sahne ve genel olarak bu filmdeki ruh hali “Kızıl Çöl | Red Desert | Il Deserto Rosso” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filmindeki Giuliana (Monica Vitti) karakterini hatırlatır.
  • Filmin sonunda kullanılan/tercih edilen müzik pek uygun olmamış.
  • “Çocuk Olmak İstiyorum”

Hayat Köprüsü

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Hayat Köprüsü | Yönetmen: Ümit Efekan / Senarist: Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Kadir İnanır (Metin), Sibel Turnagöl (Cansu), Efgan Efekan (Hakkı Kolçak, İş İnsanı), Nuri Alço (Nuri Sarı), Hüseyin Kutman (Komiser Turgut), İhsan Baysal (Komiser Muavini Celal), Raik Alnıaçık (Cemal, Genel Müdür), Seval Ayral (Sekreter), Atilla Kunt (Mafya Üyesi), Faruk Savun, Ömer Faruk, Burhan Özoyal, Sırrı Poyraz, Necmi Öney, Çetin Cengiz, Mesut Sürmeli, Osman Cengiz / Türkiye / 1986 / Renkli / 88´ 

Özet:

Film, ihale mafyasına karşı mücadele veren genç bir kızla onu korumaya çalışan sevgilisinin öyküsünü anlatır. İhaleler Kralı olarak tanınan ünlü iş adamı Hakkı Kolçak yapılacak olan bir ihaleye girmemesi için mafya tarafından uyarılır. Ancak uyarıyı dikkate almayınca mafyanın ileri gelenlerinden Nuri tarafından öldürülür. Cinayet gecesi olay yerinden geçmekte olan Metin ise yaralı hâlde bulunan Hakkı ve kızı Cansu’yu hastaneye götürür. Cinayetin aydınlatılması için polis tarafından soruşturma başlatılır. Bu arada Hakkı’nın kızı Cansu ise hayatını kurtaran Metin’le duygusal bir yakınlık kurar. Öte yandan babasının şirketini devralan Cansu ihalelere girme konusunda ısrarcı davranır. Ancak bu karar Cansu’nun güvenliğini de tehlikeye atacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Film müziği güzel.
  • Katillerin hastaneye gelip Cansu ile göz göze geldikleri sahne ilginçti.
  • Nuri Alço, Küçük Emrah filmlerinde “Baba Yarısı” olamadığı gibi burada da “Evlat Yarısı” olamıyor. Cemal Bey onun için “Hakkı Bey’i babası gibi severdi” demişti.
  • “Manyak Kardeşler”

Alev Alev

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Alev Alev | Yönetmen: Halit Refiğ / Senarist: Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Gülşen Bubikoğlu (Alev), Tarık Akan (Murat), Cüneyt Arkın (Şahin), Çiğdem Tunç (Ümran, Şahin’in Yeğeni), Hulusi Kentmen (Asım Reis), Sevda Aktolga (Leyla), Şemsi İnkaya (Reklamcı Bülent, Leyla’nın Sevgilisi), Baki Tamer (Alev’in Babası), Nuran Aykut (Alev’in Annesi), Talat Gözbak (Doktor), Turgut Boralı (Mahmut, Alev’in Patronu), Tevhid Bilge (Uşak), Nevzat Okçugil (Hizmetçi), Hüseyin Güler (Şahin’in Adamı), Renan Fosforoğlu (Rıza, İş İnsanı), Melih Çardak (Dansçı), Ali Demirel (Polis), Mesut Sürmeli / Türkiye / 1984 / Renkli / 93´ 

Özet:

Filmde, genç bir kızla onu aldatan sevgilisinin öyküsü konu edilir. Murat, yakışıklı bir yat kaptanıdır. Sevgilisi Alev ile evlilik plânları yapmaktadır. Ancak bunun için paraya ihtiyaçları vardır. Murat, zengin bir iş adamı olan Şahin’in yeni bir kaptan aradığını öğrenir. Kendisine bol kazanç sağlayacak bu iş sayesinde evlilik masraflarını karşılamayı tasarlar. Ancak bir yolculuk sırasında Şahin’in yeğeniyle birlikte olur. Bu ihanet, Murat ile Alev’in yeniden bir araya gelmesini imkânsız bir hâle getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmin müzikleri güzel.
  • Cüneyt Arkın, Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan üçlüsüne, benzer aşk/sevgili rollerinde yine Halit Refiğ’in yönettiği, senaryosunu de yine Erdoğan Tünaş’ın kaleme aldığı “Paramparça” filminde de rastlarız.
  • Filmden bir replik: “Evliliğim senin arzunla oldu, ayrılığım da benim arzumla”
  • “Alev Olmuş Bir Genç Kızın Portresi”
  • “Alev Almış Bir Genç Kızın Dalgası”

Senin Hikayen

6 out of 10 stars (6 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Senin Hikayen | Yönetmen: Tolga Örnek / Senarist: Tolga Örnek / Oyuncular: Timuçin Esen (Hakan), Selma Ergeç (Esra), Nevra Serezli (Meral, Hakan’ın Annesi), Sait Genay (Orhan, Hakan’ın Babası), İdil Fırat (İdil), Başay Okay (Lale), Levent Can (Kemal), Murat Serezli (Alper), Yeşim Ceren Bozoğlu (Derya, Esra’nın Doktoru), Şirin Kılavuz (Zeynep), Gözde Kocaoğlu (Gözde), Yeliz Orçin (Seçil), Cem Bender (Meral’in Doktoru), Batur Belirdi (Sarp), Ahmet Yalçın (Garson), Burcu Almeman (Aslı), Duygu Yıldırım (Satıcı Kadın), Luiza Almızrak (Hamilelik Eğitmeni), Deniz Bilol (Esra’nın Asistanı), Derin Örnek (Derin 3 Yaş, Hakan – Esra Çiftinin Çocuğu), İlyiç Diren Can (Derin 1 Yaş, Hakan – Esra Çiftinin Çocuğu), Murat Yekta Demirci (Derin 5 Aylık, Hakan – Esra Çiftinin Çocuğu), Yusuf Efe Delibaşı (Derin Yeni Doğan, Hakan – Esra Çiftinin Çocuğu) / Türkiye / 2013 / Renkli / 101´ 

Özet:

Film, genç bir çiftin hikâyesini anlatır. Esra ve Hakan’ın yedi yıldır devam eden güzel bir evlilikleri vardır. Oğluna ve gelinine çok düşkün olan Meral’in ise en büyük hayali torun sahibi olmaktır. Ancak bir gün Meral’e kolon kanseri teşhisi konur. Meral, Esra’nın hamile olduğunu öğrenince hastalığını eşi haricinde kimseyle paylaşmamaya karar verir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Jenerik güzel hazırlanmış.
  • Duygusal bir film olmuş.
  • Filmin müziklerinde yer alan “Hani Bazen” (Söz – Müzik: Cem Adrian) şarkısı oldukça güzel.
  • Film, bir fotoğraf çerçevesi ile başlayıp bir fotoğraf çerçevesi ile bitiyor. Fotoğraflarda yer alan kişi sayısında farklılık var. Bu durum “Taşı Toprağı Altın Şehir” (Yönetmen: Orhan Aksoy) filminde Ökkeş Uyanık (Levent Kırca) ve ailesinin İstanbul’a giriş ve çıkış sırasındaki nüfus tabelası ile ilgili sahneleri anımsatır.
  • “Senin Takdirin”
  • “Derin Hikaye(n)”

Ayka

Ayka rolünde Samal Yeslyamova

Ayka filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYKA | Yönetmen: Sergei Dvortsevoy / Senarist: Sergei Dvortsevoy, Gennadiy Ostrovskiy / Oyuncular: Samal Yeslyamova (Ayka), Zhipara Abdilaeva (Chinara), Sergey Mazur (Veteriner) / Kazakistan / 2018 / Renkli / 100´ 

Sinopsis:

Bir önceki filmi Tulpan’la Cannes’da Belirli Bir Bakış ödülüne layık görülen Sergei Dvortsevoy, on yıllık bir aradan sonra 25 yaşındaki Ayka’nın hayata tutunma hikâyesini anlatıyor. Ayka, Moskova’da doğum yaptıktan hemen sonra hastaneden kaçar. Bir hafta boyunca bedenindeki tüm doğum sonrası etkileri görmezden gelerek ve yeni doğum yaptığını herkesten gizlemeye çalışarak iş aramaya başlar. Ancak çalışma izni olmayan bu kadına kimse iş vermek istemeyecektir. Ayka ilk sahneden itibaren izleyiciye kendi önyargılarını sorgulatan, hayata tutunma adına bireyin insanlığından nasıl ödün verebileceğini gözler önüne süren bir dram.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Başrolde yer alan Samal Yeslyamova çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.
  • Yönetmenin bir önceki filmi Tulpan’a göre oldukça farklı bir çalışma olmuş.
  • Hem filmin temposu hem de hareketli kamera kullanımı zaman zaman izlemeyi zorlaştırabiliyor.
  • Yavru köpeklerin yaralı annelerini emdikleri sahne güzeldi.

Ayka Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Acı Süt”
  • “Taşı Toprağı Altın Şehir”

 

Hemşire

image

Filmin Künyesi:

HEMŞİRE | Yönetmen: Dilek Çolak / Senarist: Dilek Çolak / Oyuncular: Evren Duyal (Leyla), Sermet Yeşil (Kerem), Aytaç Öztuna (Kerem’in Annesi), Serhat Özcan (Leyla’nın Eşi), Ayşe Tunaboylu (Leyla’nın Annesi) / Türkiye / 2018 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Hemşire Leyla, kocasından şiddet gören, bunu da kimseyle paylaşamayan mutsuz bir kadındır. Hayatının rutinliği içinde sürekli rejim ve spor yaparak yaşadıklarını görmezden gelmeye çalışmaktadır. Bu esnada cezaevlerine operasyon düzenlenmiş, siyasi tutuklular hücre tipi cezaevlerine karşı açlık grevlerine başlamıştır. Leyla’nın çalıştığı hastaneye bu eylemcilerden biri getirilir. Bu genç adamın adı Kerem’dir. Leyla’nın aksine Kerem onu hayata bağlayacak her şeye sıkı sıkıya bağlı bir adamdır. Bu iki zıt insan zaman ilerledikçe birbirlerinin yaşamlarını ve seçimlerini sorgulamaya başlarlar. Biri inandığı bir siyasi görüş için hayatını ortaya koyarken diğeri çocuğu ve eşi için kendi yaşamından feragat etmektedir. Kerem’in hapsedildiği, içinden fiziksel olarak çıkamadığı oda bir süre sonra Leyla’nın mutsuzluğundan kurtulmak için seçtiği bir kaçış alanı olur.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo iyi yazılmış. Diyaloglardaki yer yer şiirsel ve masalsı üslup oldukça güzel.
  • Filmin hikayesindeki çatışma düzlemi iyi bir şekilde planlanmış. Bir tarafta kilolarından vazgeçmek için yememeye çalışan Leyla diğer tarafta ise ideallerinden vazgeçmemek için yememeye çalışan Kerem karakteri.
  • Görüntü yönetimini başarılı bulmadım. Daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
  • Serhat Özcan’ın hayat verdiği Leyla’nın eşi karakteri “Saklı” (Yönetmen: Selim Evci) filminde tipik orta sınıf tırnak içinde “muhafazakar” baba karakterine rol veren Settar Tanrıöğen’i hatırlattı.
  • Filmin ağırlıklı olarak hastane içerisinde geçmesi atmosfer olarak Romanya yapımı “Yaralı Kalpler” (Yönetmen: Radu Jude) filmini çağrıştırdı.

Kutsal Geyiğin Ölümü

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ | THE KILLING OF A SACRED DEER | Yönetmen: Yorgos Lanthimos / Senarist: Yorgos Lanthimos, Efthymis Filippou / Oyuncular: Alicia Silverstone (Martin’in Annesi), Nicole Kidman (Anna Murphy), Colin Farrell (Steven Murphy), Raffey Cassidy (Kim Murphy), Barry Keoghan (Martin), Sunny Suljic (Bob Murphy), Bill Camp (Matthew) / İngiltere / 2017 / Renkli / 121´

Sinopsis:

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un The Lobster’dan sonra İngilizce çektiği ikinci filmi, izleyicisini her zamanki gibi tekinsiz, oyunbaz ve özenle tasarlanmış yeni bir lanetli Lanthimos evrenine davet ediyor. Kutsal Geyiğin Ölümü başarılı bir cerrah ve babasının boşluğunu onunla doldurmaya çabalayan bir ergen etrafında dönüyor. Tuhaf ikili, aileleriyle tanıştığında işler daha da tuhaflaşıyor ve muzip bir tür Alacakaranlık Kuşağı hikâyesi ortaya çıkıyor. Lanthimos bedensel şiddetten doğan mizahı da her daim olduğu gibi filmine tatminkar miktarda eklemeye devam ediyor. Aileye, suçluluk duygusuna ve sınıfa dair, etkisinden kurtulması çok zor bir soğuk duş bu film.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak beğendim ama yarattığı beklentinin altında kaldı film.
  • Filmdeki kamera kullanımını beğendim.
  • Filmdeki hastane sahneleri bir labirenti andırıyor sanki. Pek çok yerde “EXIT” yazıları görüyoruz sanki bir an önce oradan çıkılması isteniyor gibi.
  • Sonlara doğru Steven’in aldığı kararı uygulama biçimi bu film için oldukça amatör geldi bana.
  • Bu filmin 2017 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülü almış olmasını garipsedim açıkçası.
  • Yolunda giden aile düzenine müdahale ve tekinsizlik noktaları açısından filmi “Ölümcül Oyunlar” (Yönetmen: Michael Haneke) filmine yakın buldum.
  • Yönetmenin bir önceki filmi “The Lobster” daha başarılı.
  • “Martin Hakkında Konuşma(ma)lıyız”

Nilüfer’in Kararı

image

Filmin Künyesi:

NİLÜFER’İN KARARI | VAROONEGI | INVERSION | Yönetmen: Behnam Behzadi / Senarist: Behnam Behzadi / Oyuncular: Sahar Dowlatshahi, Ali Mosaffa, Ali Reza Aghakhani, Setareh Pesyani, Roya Javidnia, Shirin Yazdanbakhsh, Setareh Hosseini / İran / 2016 / Renkli / 84´

Sinopsis:

Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü’nde gösterilen Nilüfer’in Kararı, kendi kararlarını verince Tahran’da yaşayan bekâr ve başarılı işkadını Nilüfer’in hayatının nasıl altüst olduğunu anlatıyor. Nilüfer’in annesi, hava kirliliğinden rahatsızlanınca doktoru başka bir yere taşınmasını tavsiye eder. Ailesi, annesine onun eşlik etmesinde ısrar eder, ancak Nilüfer yıllar boyu kabullendiği aile baskısına bu kez boyun eğmeyecektir. Sahar Dolatshahi’nin Nilüfer rolündeki etkileyici performansının da katkılarıyla Nilüfer’in Kararı, günümüz İran toplumuna güçlü, dinamik ve keskin bir bakış atıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • “Hastanedeydim ve Karar Verdim”
  • “Ofsayt Nilüfer” : Bu da mı kararım değil !
  • Bir kadın hikayesi anlatması açısından da değerli bir film.