Truman

image

Filmin Künyesi:

TRUMAN | Yönetmen: Cesc Gay / Oyuncular: Ricardo Darín (Julián), Javier Cámara (Tomás), Dolores Fonzi (Paula) / İspanya / 2015 / Renkli / 108´

Sinopsis:

Öğretmenlik yapan Tomas, birkaç gün geçirmek üzere Kanada´dan Madrid´deki aktör arkadaşı Julian´ın yanına seyahat eder. İki eski dost (ve Julian´ın sadık köpeği Truman) ansızın bir araya gelmiştir ve birbirine zıt pek çok duyguyu bir arada yaşayacakları bir zaman diliminin fitili ateşlenmek üzeredir. Cesc Gay´in İspanya Feroz Ödülleri´nde senaryo ve oyuncu ödülleri kazanan filmi, hem izleyeni fena halde eğlendiren hem de duyguları can evinden vuran bir potansiyel taşıyor. Truman yılın en dokunaklı filmlerinden biri.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyuncu seçimleri ve oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Paula karakterinin filmde ele alınışı biraz tereddütlü olmuş.

Keşif

  • Senaryo ve genel film yönetimi belirli bir dengeye sahip.
  • Tomas ve Julian karakterlerinin zıt yönleri filmin olay örgüsü içerisinde iyi ele alınmış.
  • Tomas’ın “Montreal 1976” yazan penyesi bana “Hababam Sınıfı Uyanıyor” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde benzer bir penyeyi giyen Badi Ekrem (Şener Şen) karakterini hatırlattı.

Öylesine

  • Bulunamadı.
Reklamlar

Abluka

image

Filmin Künyesi:

ABLUKA | Yönetmen: Emin Alper / Oyuncular: Mehmet Özgür (Kadir), Berkay Ateş (Ahmet), Tülin Özen (Meral), Müfit Kayacan (Hamza), Ozan Akbaba (Ali) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 119´

Sinopsis:

20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur. İstanbul büyük bir siyasal karmaşa içindedir, polis ise failleri yakalamak için önlemlerini her geçen gün arttırmaktadır. Emniyette yüksek bir mevkide olan Hamza, şartlı tahliye karşılığında Kadir’e bir iş bulmasında yardımcı olur. Kadir bir çöp toplayıcısı gibi çalışarak gecekondu mahallelerinde muhbirlik yapmaya başlar. Çöplerde bomba yapım malzemeleri olup olmadığını araştırmakta, buna göre istihbarat bilgisi üretmektedir. Kadir, kardeşi Ahmet’i çalıştığı mahallelerden birinde bulur. Ahmet ise belediyede sokak köpeklerinin itlafından sorumlu birimde çalışmaktadır. Ahmet, Kadir’in yakın bir abi-kardeş ilişkisi kurmak için çabalarını karşılıksız bırakır. Ahmet’in mesafeli tutumu, Kadir’i çeşitli komplo teorileri üretmeye yöneltir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar, özellikle de Mehmet Özgür çok başarılı.
  • Filmin zorlama yapmadan mizahi unsurlar içermesi güzel olmuş.

Eksiler

  • Ahmet’in evin içerisindeki inşa girişimi tam olarak aktarılamıyor.

Keşif

  • Kadir’in, çöpleri karıştırırken tabiri caizse bir köpek gibi koklaması; kardeşi Ahmet’in ise köpek itlaf ekibinde olması.
  • Ahmet’in yaralı köpek ile olan sahneleri güzeldi.
  • Rüya sahneleri film içerisine çok iyi eklemlenmiş.
  • Filmde atmosfer kurma o kadar başarılı ki izlerken biz de abluka altında hissediyoruz kendimizi.
  • Kadir’in emniyet tarafından kullanılması ve sonlara doğru onlarla karşı karşıya gelmesi aklıma “Kabadayı” (Yönetmen: Ömer Vargı) filmini getirdi.

Öylesine

  • “Mahkumiyet”

The Club

image

Filmin Künyesi:

THE CLUB | Yönetmen: Pablo Larraín / Oyuncular: Roberto Farías (Sandokan), Antonia Zegers (Hermana Mónica), Alfredo Castro (Padre Vidal), Alejandro Goic (Padre Ortega), Alejandro Sieveking (Padre Ramírez), Jaime Vadell (Padre Silva), Marcelo Alonso (Padre García), José Soza (Padre Lazcano), Francisco Reyes (Padre Alfonso) / Şili / 2015 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Pablo Larraín’in Oscar’lı No’nun ardından yönettiği The Club, aşılmaz duvarların ardındaki sırlarla dolu Katolik Kilisesi’ne sert bir eleştiri yönelten, mizahi bir bakışı da ihmal etmeyen, karanlık bir film. Küçük bir sahil kasabasında, gözlerden uzakta bir evde dört eski rahip kalıyor. Bu ıssız yere, ağza alınmayacak günahlarından kurtulmaları için yollanmışlar. Başlarında katı düzenlerini takip eden sert bir kadın kâhya var. Fakat henüz gözden düşmüş bir beşinci rahibin evlerine gelmesiyle bu hassas düzen bozulacak, geride kaldığını sandıkları geçmişleri yüzlerine vurulacak, Araf’taki bu günahkârların karanlık sırları açığa çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyuncu seçimlerini ve müziği başarılı buldum.

Eksiler

  • Sahil kasabasının rahipler dışındaki yerel yaşayanları çok iyi aktarılamamış.
  • Rahiplerin sorgulanmasının birkaç güne yayılması biraz tuhaf olmuş.

Keşif

  • Atmosfer ve görüntü yönetimi anlamında Carlos Reygadas ve Raul Ruiz filmlerini anımsattı.

Öylesine

  • “Tazıların Ardında”

Sivas

image

Filmin Künyesi:

SİVAS | Yönetmen: Kaan Müjdeci / Oyuncular: Doğan İzci (Aslan), Ozan Celik (Şahin), Çakır (Sivas), Muttalip Müjdeci (Muhtar) / Türkiye / 2014 / Renkli / 97´

Sinopsis:

11 yaşındaki Aslan’ın yaşadığı küçük köydeki tek gündeliği okula gitmek ve arkadaşlarıyla vakit geçirmekten ibarettir; en büyük derdiyse aynı sınıfta okuduğu Ayşe’ye olan aşkıdır. Bir gün yaşadıkları yerde bir hayli popüler olan köpek dövüşlerinden birine denk gelen Aslan, burada dövüşü kaybeden ve yaralanıp yere yığılan Sivas adında terk edilmiş kangal köpeğiyle karşılaşır. Bu karşılaşma o andan itibaren yaşayacağı hayatı etkileyecek en önemli dönüm noktalarından biri olur.

Artılar

  • Bir ilk film olarak oldukça başarılı.
  • Filmin görüntü yönetimini beğendim.
  • Senaryoyu genel anlamda beğendim.
  • Doğan İzci’nin oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Belki filmin geçtiği yerdeki hayatın doğasında da küfür fazlaca vardır ama filmde 7’den 70’e herkesin ilgili sahne gereği küfürlü konuşması beni biraz rahatsız etti.
  • Köpeğini çok seven Aslan’ın dövüşlere onu yem etmesi biraz garip geldi bana hele ki dam üstünde dağı taşı inleterek isyan ettiği o sahneden sonra.
  • Köy yerinde daha otoriter olmasını beklediğimiz “baba” figürünü Aslan’ın babası için söylemek biraz zor.
  • Oldukça fazla erkek egemen bir film ve doyurucu bir kadın karakter yok.
  • Öğretmenin köpek dövüştürülmesi ile ilgili Aslan’a ya da diğer çocuklara bir nasihatte bulunmamasını garipsedim.

Keşif

  • Finalde arabadan yükselen Neşet Ertaş’ın “Hata Benim” şarkısı aklıma “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) yine arabada geçen bir sahnede çalan Neşet Ertaş’ın “Allı Turnam” türküsünü getirdi.
  • Son sahnede türkü yavaş yavaş akarken kamera bizlere dövüşten yeni çıkmış Sivas’ın gözlerini gösteriyor.
  • Aslan’ın koşarak öğretmenin evine gittiği ve Prens’i oynamak istediğini söylediği sahne oldukça güzeldi. Bu sahnede kamera Aslan’ı bize avlunun arkasından  göz hizasında gösteriyor sanki bir cüce gibi.
  • Filmin sonuna doğru Muhtar’ın, insanların ve hayvanların doğadaki yerleri ile ilgili anlattıkları aklıma “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde arabada geçen bürokratik hiyerarşiyi getirdi.
  • Mavi branda üzerinde Aslan, Ayşe ve Sivas arasında geçen sahne güzeldi.
  • Bu filmde fark yaratıcı bir role sahip olan “Muhtar” karakteri bana “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmindeki Muhtar’ı (Ercan Kesal) hatırlattı.

Öylesine

  • “Home Sivas Home”
  • “Aslan Sivas”
  • “Aslan Ayşe’yi Seviyor”
  • Aslan için Nil Karaibrahimgil’den geliyor: “Peri”. Sözleri biraz değiştirdim 🙂
    “O beni prens Sivas sanıyor
    Ne hata yapsam geri sarıyor
    Mitolojiden biri sanıyor
    Bendeki de boy o cüce görüyor”