Annemin Şarkısı

image

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

ANNEMİN ŞARKISI | Yönetmen: Erol Mintaş / Oyuncular: Feyyaz Duman (Ali), Zübeyde Ronahi (Nigar), Nesrin Cavadzade (Zeynep) / Türkiye / 2014 / Renkli / 103´

Sinopsis:

Ali, annesi Nigar’la beraber Tarlabaşı’nda yaşamaktadır. Doğu’da köylerinin boşaltılması üzerine göç ettikleri mahallede hayatları tekrar kesintiye uğramıştır. Şehirden uzak yüksek beton binaların arasına taşınmalarıyla beraber sorunlar başlar. Komşularının köye geri döndüğüne inanan Nigar, sabahları köyüne geri dönmek üzere evdeki eşyaları toparlar. Bazı günlerse, kendini İstanbul sokaklarına atar. Genç öğretmen Ali, gittikçe hastalanan annesini mutlu etmek için farklı yöntemlere başvurur: Hediyeler alır, gittiği her yere onu da motoruyla götürür, rüyalarına giren şarkının peşine düşer. Aynı zamanda, Ali kız arkadaşı Zeynep’in hamile olduğunu öğrenir; fakat kendini baba olmaya hazır hissetmemektedir. Ali iki kadının arasında çaresiz kalmıştır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim. Düzgün bir iş çıkarılmış ortaya.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Ali’nin sevgilisi ve onun anne ile olan ilişkisi, buradaki süreç çok iyi aktarılamıyor.
  • Zaman zaman filmde tempo sorunu yaşanıyor.

Keşif

  • Filmin başında Kürtçe anlatılan “Karga ve Tavus Kuşu” hikayesinin yıllar sonra aynı aileden biri tarafından bu sefer Türkçe olarak anlatılması iyi bir uygulama olmuş.
  • Nigar anne memleketine tekrar dönemeden ebedi memlekete doğru yolcu oluyor maalesef.
  • Nigar karakteri “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filmindeki Basri’yi (Ercan Kesal) çağrıştırdı.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Leviathan

image

Filmin Künyesi:

LEVIATHAN | Yönetmen: Andrey Zvyagintsev / Oyuncular: Alexey Serebryakov (Kolya), Elena Lyadova (Lilya), Vladimir Vdovitchenkov (Dmitriy), Roman Madyanov (Vadim Shelevyat) / Rusya / 2014 / Renkli / 141´

Sinopsis:

Rusya’nın kuzeyinde Barents Denizi kıyısındaki bir kasabada yaşayan Kolya, otomobil tamirciliği yapmaktadır. Günün birinde belediye başkanı, Kolya’nın tüm mal varlığı olan dükkanını, evini ve arazisini satın almak ister. Her şeyini bırakıp anavatanından kopmak istemeyen Kolya, yozlaşmış düzenle zorlu bir mücadeleye girecektir. Eyüp Peygamber’in öyküsünden esinlenen ve otoriter rejime karşı bir başkaldırı öyküsü anlatan film, Cannes Film Festivali’nde “En İyi Senaryo” ödülünü kazandı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Senaryo da genel anlamda iyi yazılmış.
  • Oyunculukları dengeli buldum.
  • Filmin görüntü yönetimi de başarılı.

Eksiler

  • İhanetten sonra, Kolya gibi gururlu, güçlü, biraz da maço birinin Lilya ile beraber yaşamaya devam etmek istemesine dair filmde daha güçlü argümanlar yer alsa iyi olabilirmiş.
  • Filmin dinle olan ilişkisinde fazlaca mesaj kaygısı güdülmüş.

Keşif

  • Filmdeki uzun planlı ve diyaloglu iki duruşma sahnenin bir benzerine “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filminin girişinde de rastlanabilir.
  • Denizdeki azgın dalgalar karakterlerin hayatında da bir operasyon dalgası olarak mevcut: Belediyenin arazi operasyonu, Lilya’nın aldatma operasyonu, Kolya’nın arkadaşlarının doğum günü operasyonu vb.
  • Ülkedeki dünyevi ve uhrevi liderlerin bir kraliyet sofrasında yaptıkları maneviyat eksenli sohbet oldukça manidar.
  • Kolya’nın evinin yıkılması sırasında, kameranın çektiği açıda biz seyirciler evin içerisinde oturuyormuşuz gibi hissediyoruz. Aslında o evde yaşamın normal şekilde devam etmesi gerektiğine dair bir yorum olarak algıladım bu tercihi.
  • Politik göndermeler oldukça başarılıydı ve buradaki taşlamalara hiç de yabancı olmadığımızı düşünüyorum.
  • Filmdeki mekanların geniş ve büyük olması yabancılaşma etkisini artırmış.
  • Eski liderlerin resimlerinin atış hedefi şeklinde kullanılması ilginç bir fikirdi.
  • “Erkekler kadınlara güzel derler ama sonra da öldürürler”, filmden bir replik.

Öylesine

  • “Bir Zamanlar Soğuk Deniz’de”
  • “Vadim O Kadar Rezildi Ki”

Ida

image

Filmin Künyesi:

IDA | Yönetmen: Pawel Pawlikowski / Oyuncular: Agata Kulesza (Wanda), Agata Trzebuchowska (Anna/Ida), David Ogrodnik (Lis) / Polonya / 2014 / Siyah-Beyaz / 80´

Sinopsis:

Yıl 1962, Polonya. Anna, rahibe olmaya hazırlanan yetim bir kızdır. Son yeminini etmeden halen yaşayan bir akrabası olduğunu öğrenince onu ziyarete gider ve aslında Yahudi olduğunu, gerçek isminin de Ida olduğunu öğrenir. Birlikte geçirecekleri süre içerisinde kökenleriyle ilgili birçok sırrı daha keşfedecek, gerçek kimliği ile Nazi işgali sırasında hayatını kurtaran dini arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır. 2014 yılının en büyük sürpriz başarı hikayelerinden biri olan Ida, anlatımı ve hissiyatıyla izleyicinin üzerinde iz bırakacak bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmin görsel atmosferi başarılı.
  • Oyuncu seçimi ve oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Kimi geçişleri pek keskin buldum. Anna ve Wanda’nın karşılaştıktan hemen sonra beraber geçmişi arayışa girişmesi; Wanda’nın ölümünden hemen sonra Anna’nın onun gibi olmaya çalışması.

Keşif

  • Bir sahnede, yolculuğa çıkan Wanda ve Anna gittikleri bir yerde birkaç saat beklemeleri gerektiklerini öğrenirler. Bu zamanı iki karakter de kendilerine uygun şekilde geçirirler. Wanda bir bara gidip içkisini yudumlarken; Anna bir kilisede dua etmektedir.
  • Anna ve Wanda mezarlıktaki sahnede geçmişte yaşadıkları kayıplardan (Anna’nın anne-babası ve Wanda’nın çocuğu) kalan bir torba ile acı bir şekilde karşılaşırlar. Tıpkı “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filminde Basri’nin (Ercan Kesal) oğlunun ardından kalan sandık ile karşılaşması gibi.
  • Wanda karakteri de “Gloria” (Yönetmen: Sebastián Lelio) filmindeki Gloria (Paulina Garcia) gibi hayat dolu. En azından intihar edene kadar öyle gözüküyordu. Bu arada Wanda’nın intihar etme kararı da oldukça şaşırtıcıydı.
  • Ida, gerçekten kim/ne olmak istediğiyle ilgili çelişkiler yaşıyor. Önce Rahibe olmaktan vazgeçip teyzesi Wanda gibi olmayı seçiyor. Sonra ondan da vazgeçip Rahibe olmaya yeniden karar veriyor.
  • İki kadının hem içsel hem de dışsal mini bir yolculuk hikayesi.
  • Filmin içinde sahne gereği yer alan müzikler başarılıydı.
  • Rahibe adayı Anna (Ida) ruhunun gıdasını ilahilerden ziyade Alto çalan gencin müziğinden alıyor.
  • “Tabu” (Yönetmen: Miguel Gomes) gibi siyah-beyaz bir film, zaman zaman da şiirsel ve gülümsetici.

Öylesine

  • “Saklı Saçlar”
  • “Uzak İhtimal”

Yuvaya Dönüş

image

Filmin Künyesi:

YUVAYA DÖNÜŞ | COMING HOME | GUI LAI | Yönetmen: Yimou Zhang / Oyuncular: Li Gong (Feng Wanyu), Daoming Chen (Lu Yanshi), Tao Guo (Memur Liu), Huiwen Zhang (Dandan), Chun Li (Cui Meifang) / Çin / 2014 / Renkli / 109´

Sinopsis:

Kendilerini birbirlerine adamış bir çift olan Lu Yanshi (Chen Daoming) ve Feng Wanyu (Gong Li), tam da eşi bir kazada yaralanmış olan Lu’nun tutuklanarak siyasi bir mahkum olarak çalışma kampına yollanmasıyla birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Kültür Devrimi’nin son günlerinde serbest bırakılan Lu nihayet eve döner ancak çok sevdiği karısının bellek kaybı yaşadığı ve bunun bir sonucu olarak da geçmişini çok az hatırlayabildiği gerçeğiyle karşılaşır. Lu’yu tanıyamayan Feng, sabırla kocasının dönmesini beklemektedir. Paramparça olan ailesinin yüreğinde bir yabancı olan Lu Yanshi, geçmişlerini yeniden diriltmek ve karısının hafızasını geri getirmek için kararlıdır.

Artılar

  • Filmdeki ışık ve renk kullanımını beğendim.
  • Li Gong’un oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Senaryoyu çok başarılı bulmadım.
  • Dandan’ın, serbest kalan babasını hemen kabullenişi çok anlaşılır gelmedi bana.

Keşif

  • Lu’nun mektuplarla Feng’in yaşamına müdahale etmesi bana “Ruby Sparks” (Yönetmen: Jonathan Dayton , Valerie Faris) filmini anımsattı.
  • Feng Wanyu’nun her ayın 5’inde Lu’nun gelecek olmasını karşılama ritüeli bana “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filminde Basri’nin (Ercan Kesal) her ay, kayıp oğlunun durumu ile ilgili emniyete gidip dilekçe yazmasını hatırlattı.
  • Çin’deki Kültür Devrimi filmde daha çok bir arka plan, dekor olarak kullanılmış gibi geldi bana.

Öylesine

  • “Gönderilmemiş Mektuplar”
  • Lu, iyi ki ayın 29’unda doğmamış 🙂
  • “Cumartesi Anneleri”