Zirve

image

Filmin Künyesi:

ZİRVE | THE SUMMIT | LA CORDILLERA | Yönetmen: Santiago Mitre / Senarist: Mariano Llinás, Santiago Mitre / Oyuncular: Ricardo Darin (Hernán Blanco), Dolores Fonzi (Marina Blanco), Erica Rivas (Luisa Cordero), Alfredo Castro (García), Christian Slater (Dereck McKinley) / Arjantin / 2017 / Renkli / 113´

Sinopsis:

And Dağları zirvesinde psikolojik gerilimle siyasi gerilimi harmanlayan Zirve, başrolündeki Arjantin’in en önemli oyuncularından Ricardo Darin’in güçlü performansıyla izleyiciyi etkisi altına alıyor. Filme adını veren Latin Amerika devletleri zirvesinde gündem petrol ve küresel güç iken Arjantin devlet başkanı Hernán Blanco’nun aklı bambaşka şeylerle meşguldür. Damadı, Hernán’a şantaj yapmaktadır. Hernán, zirveye kızı Marina’yı da çağırmıştır. Hernán ile Marina geçmişlerini deşip sırları ortaya çıkardıkça aralarındaki huzursuzluk artacaktır. Zirve, ilk gösterimini Cannes’da Belirli Bir Bakış Bölümü’nde yaptı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak beğendim diyebilirim.
  • Oyunculuklar iyi bir seviyede, özellikle de Erica Rivas’ın ve Ricardo Darin’in oyunculukları.
  • Filmde hem maddi hem de manevi olarak bir zirve yaşanıyor. Özellikle de Arjantin’in başkanı Hernán Blanco için.
Reklamlar

The Party

image

Filmin Künyesi:

THE PARTY | THE PARTY | Yönetmen: Sally Potter / Senarist: Sally Potter / Oyuncular: Timothy Spall (Bill), Kristin Scott Thomas (Janet), Cillian Murphy (Tom), Patricia Clarkson (April), Bruno Ganz (Gottfried), Cherry Jones (Martha), Emily Mortimer (Jinny) / İngiltere / 2017 / Siyah-Beyaz / 71´

Sinopsis:

Muazzam bir oyuncu kadrosuyla yola çıkan Sally Potter, izleyicilerini az sonra patlayacak bir bombanın geri sayımıyla diken üstünde tutan bir vodville karşımızda. Janet, İngiltere’nin gölge kabinesinde bir bakan olarak atanarak politik kariyerinin zirvesine ulaşmıştır. Kocası Bill’le birlikte yakın arkadaşlarını çağıracakları bir kutlama hazırlığı yapmışlardır. Konuklar yavaş yavaş davete icabet ederlerken, bu partinin az sonra Bill’in yapacağı şok açıklamalarla başka bir boyut kazanacağının farkında değildirler. The Party, İngiltere’deki politik tufanı bir kahkaha tufanına dönüştürürken sivri dilini kullanmaktan bir an olsun geri durmuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi çok başarılı buldum.
  • Sally Potter, “Ginger & Rosa” filminden daha iyi bir yapıtla aramıza dönmüş.
  • Oyunculuklar olağanüstü derecede iyi.
  • Diyaloglar oldukça iyi hazırlanmış.
  • Tek mekanda çok iyi bir atmosfer kurulmuş.
  • April ve Janet “Ginger & Rosa” filmindeki Ginger (Elle Fanning) ve Rosa (Alice Englert) karakterlerinin büyümüş hali sanki.

Karanlık Çöktüğünde

image

Filmin Künyesi:

KARANLIK ÇÖKTÜĞÜNDE | DAO KHANONG | Yönetmen: ANOCHA SUWICHAKORNPONG / Senarist: ANOCHA SUWICHAKORNPONG / Oyuncular: ARAK AMORNSUPASIRI, APINYA SAKULJAROENSUK / Tayland / 2016 / Renkli / 105´

Sinopsis:

İki kadın, etrafı ormanlarla ve dağlarla çevrili terk edilmiş bir eve varır. Genç olanı, 70’li yıllarda öğrenci hareketi içerisinde bulunmuş ve hayatı bunun etkisiyle değişmiş olan yaşlı yazar hakkında bir film yapacaktır. Yönetmen, senaryosunu şekillendirmek için yazarla yaptığı söyleşileri kaydetmektedir. Bu ikiliden sonra, yolları farklı yönlere ayrılan iki aktörle tanışırız. Sonra da, romantik bir kır kafesinde kahvaltı servis eden genç bir garson kadınla… Bu kadını daha sonra bir yolcu gemisinin dopdolu yemek salonunda çalışırken göreceğiz. Anocha Suwichakornpong, yavaş yavaş ve sabırla karakterlerini seyirciyle tanıştırırken, onların aralarındaki bağlantılar da ortaya çıkmaya başlıyor. Biz bu karakterlerin dünyasına kapılıp giderken, Karanlık Çöktüğünde giderek tuhaf ve inanılmaz güzellikte bir sinema deneyimine dönüşüyor. Suwichakornpong’un bu ikinci uzun metraj filmi, politik ve şiirsel bir yaklaşımla tarihe, geçmişteki şiddete ve belleğe odaklanırken, içinde yaşadığımız tuhaf zamanların karanlık duygularının içinden umut bulup çıkarıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi beğenmekle beğenmemek arasında kararsız kaldım. Şurası muhakkak ki tek seferde anlaşılması çok kolay bir film değil.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmden bir replik: “Ben yaşayan tarih değilim sadece yaşayan biriyim”

Konformist

image

Filmin Künyesi:

KONFORMİST | IL CONFORMISTA | Yönetmen: Bernardo Bertolucci / Senarist: Bernardo Bertolucci / Oyuncular: Jean-Louis Trintignant (Marcello Clerici), Stefania Sandrelli (Giulia), Gastone Moschin (Manganiello), Enzo Tarascio (Profesör Quadri), Fosco Giachetti (Albay), José Quaglio (Italo), Dominique Sanda (Anna Quadri), Pierre Clémenti (Lino) / İtalya / 1970 / Renkli / 111´

Sinopsis:

1930’lu ve 1940’lı yıllarda Mussolini döneminde ve sonrasında geçen film, genç bir adamın kişiliğinde İtalyan burjuvazisinin faşizme gönüllü kucak açışını ele alır, faşist ideolojinin sosyo-psikolojik kökenlerini irdeler. Toplumsal histeriye uyarak yeni düzene hiç sorgulamadan boyun eğip uyum sağlayan bu zayıf iradeli ‘konformist’ genç (Trintignant), bir yandan geçmişiyle hesaplaşırken, diğer yandan da yabancı bir ülkede devleti adına tetikçiliğe soyunacaktır. Konformist, kısa cümlelerle tanımlamak gerekirse, faşist dönemde bir genç adam için yazılmış ‘yükselmenin el kitabı’ veya faşist işbirlikçiler aleyhine bir iddianamedir. 1970’te ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” ödülüne aday gösterilen filme, burada “Interfilm Ödülü” ve “Gazeteciler Özel Ödülü” verildi. David di Donatello Ödülleri’nden “En İyi Film David Ödülü”nü aldı.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kamera ve müzik kullanımı etkileyici.
  • Marcello Clerici’nin bir sahnede elindeki silahı etrafına ve kafasına doğrultması “Korkusuz Korkak”(Yönetmen: Natuk Baytan) filmini hatırlattı.
  • Marcello Clerici’nin bir sahnede şapkasını kaybettiğini anlaması ve kapıdan çıkarken ki tuhaf davranışları “Süt Kardeşler” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlattı.
  • “Konforsuz Konformist”
  • Manganiello’nun parkta Marcello Clerici’ye seslenmesi sırasında etrafındakiler tarafından kuşlarla konuşuluyor sanılması “Yedi Bela Hüsnü” (Yönetmen: Natuk Baytan) filmini hatırlattı.
  • Herkesin farklı olmaya çalışırken Marcello Clerici’nin aslında herkes gibi normal olmak istemesi.

Tatlı Gece

image

Filmin Künyesi:

TATLI GECE | HONEY NIGHT | Yönetmen: Ivo Trajkov / Senarist: Ivo Trajkov / Oyuncular: Nikola Ristanovski (Nikola), Verica Nedeska (Anna), Igor Angelov (Andov) / Makedonya / 2015 / Renkli / 89´

Sinopsis:

Çek sinemasının başarılı senaristlerinden Jan Prochazka’nın Kulak adlı senaryosundan esinlenen Tatlı Gece, aynı güne rastlayan bir milli bayram ile bir politikacı ve eşinin 10. evlilik yıldönümlerinin gecesinde cereyan eden olayları konu alıyor. Yıldönümlerini bir türlü kutlamaya başlayamayan çiftin bayram nedeniyle katıldıkları resmi resepsiyonla eve döndükten sonra olanlar arasında oldukça başarılı bir paralel kurgu yoluyla anlatılan hikayeye yolsuzluk, hüsran, hayal kırıklıkları, korku ve bol miktarda paranoya eşlik ediyor. Üstelik bu yorucu gecede Nikola ve Ana çifti yalnız değiller, evlerinin her köşesine gizlenmiş dinleme böcekleri de olan bitene şahit oluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Verica Nedeska’nın oyunculuğu başarılı.
  • “Makedonya Usulü Koltuk Sevdası/Belası”

Saraybosna’da Ölüm

image

Filmin Künyesi:

SARAYBOSNA’DA ÖLÜM | DEATH IN SARAJEVO | Yönetmen: Danis Tanovic / Senarist: Bernard-Henri Lévy , Danis Tanovic / Oyuncular: Jacques Weber (Jacques), Snežana Vidović (Lamija), Izudin Bajrović (Omer), Vedrana Seksan (Vedrana), Muhamed Hadžović (Gavrilo) / Bosna-Hersek / 2016 / Renkli / 85´

Sinopsis:

Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan suikastın 100. yılında Hotel Europe büyük bir etkinliğe hazırlanmaktadır. O gün, otelin çatısında yapılan TV yayınında sabit politik duruşlar birdenbire asırlık tartışmalara yol açarken, otel müdürü aylardır maaşlarını alamayan ve tam da bu önemli günde grev yapmaya karar veren çalışanları “kendine özgü” yöntemlerle engellemeye çalışmaktadır. Grev sözcüleri bir bir ortadan kaybolurken en önemli konuklardan birini korumaya çalışan polisin tek derdi ise eşinin almak istediği kanepenin fiyatıdır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi beğendim. Yönetmenin daha önce izlediğim “Bir Hurdacı’nın Hayatı” filmine göre daha başarılı olmuş.
  • Yönetim ve senaryo başarılı.

Eksiler

  • Fransız konuğun otel odasındaki teatral konuşma provası daha kısa gösterilebilirdi.

Keşif

  • Günümüz politikasına, devletlere, savaşlara, ekonomiye yapılan eleştiriler güzel.
  • “Balık baştan kokar” misali otelin en üst katında olanlar oluyor ve olaylar zincirleme gelişiyor.
  • Kameranın Lamija’yı takip ettiği sahne güzeldi. Bu sahne “Birdman” (Yönetmen: Alejandro González Iñárritu) filmini hatırıma getirdi.
  • Gazeteci ile röportaj yapılan Gavrilo arasındaki uzun süren tartışma sahnesi iyiydi.

Öylesine

  • “Gavrilo Olsaydım”
  • “Patron oteli en son terk eder”

Cafe Bota

image

Filmin Künyesi:

CAFE BOTA | Yönetmen: Iris Elezi, Thomas Logoreci / Oyuncular: Flonja Kodheli (July), Fioralba Kryemadhi (Nora), Artur Gorishti (Beni) / Arnavutluk / 2014 / Renkli/ 104´

Sinopsis:

July, kuzeni Beni’nin şehir dışındaki Bota adlı kafesini işletmektedir. Sabah erken vakitlerde kafeyi açarak, akşam geç vakitlere kadar mekanın A’dan Z’ye tüm işiyle ilgilinen July, bir yandan da alzeymır olan ninesi Mili ile ilgilenmektedir. Nora ise hayata sıkı sıkıya bağlı, yaşama sevinci dolu ama bir o kadar da beş parasız, kalacak yeri bile olmayan genç bir kadındır. Evli olan Beni ile romantik ama inişli çıkışlı bir ilişki yürüten Nora, garsonluk yaparak July’ye yardım eder. Hiçliğin ortasında yaşayan bu insanlar, kafenin olduğu yerde sıkışmış bir yaşamı bölüşürler… Yönetmenliğini Thomas Logoreci ve Iris Elezi’nin beraber üstlendiği Arnavut yapımında başrollerde Flonja Kodheli, Artur Gorishti, Fioralba Kryemadhi yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmin müzikleri güzeldi.

Eksiler

  • Sonlara doğru politik bir söylemde bulunulmak istenmiş ama başarılı olunamamış.
  • Senaryoyu başarılı bulmadım.

Keşif

  • Genel anlamda vasat bir film olmuş.

Öylesine

  • “July’nin Yolu”