Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi

8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ALEV ALMIŞ BİR GENÇ KIZIN PORTRESİ | PORTRAIT OF A LADY ON FIRE | PORTRAIT DE LA JEUNE FILLE EN FEU | Yönetmen: Céline Sciamma / Senarist: Céline Sciamma / Oyuncular: Noémie Merlant (Marianne), Adèle Haenel (Héloïse), Luàna Bajrami (Sophie), Valeria Golino (Héloïse’nin Annesi, Kontes)/ Fransa / 2019 / Renkli / 119´ 

Özet:

Ressam Marianne’a, manastırdan henüz çıkan ve evlenmek üzere olan genç Héloïse’in portresi sipariş edilir. Ancak Marianne, bu portreyi Héloïse’dan habersiz çizmelidir. Bu kısıtlamanın önüne geçmek için Marianne, gönülsüz gelin adayı Héloïse’ı önce gözlemler sonra da onunla yakınlaşır.

Not: Yukarıdaki paragraf Box Office Türkiye sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar çok başarılı.
  • Senaryo iyi tasarlanmış.
  • Filmin pek çok görüntüsü de bir tablo gibi.
  • Filmin ikinci yarısı daha başarılı.
  • İki kadın da zihinlerinde birbirlerinin resmini tablo etmekte sanki.
  • Deniz kenarında coşkun dalgalara eşlik eden coşkun duygular güzeldi.
  • Héloïse’nin ilk görüldüğü sahnede yavaş yavaş başının açılması ve saçlarının gösterilmesi güzel bir uygulamaydı.
  • Yatak odasında aynanın Héloïse’de durduğu yer ve Marianne’nin kendini resmetme sahnesi güzeldi.
  • Hizmetçi rolünde karşımıza çıkan Sophie karakteri “Bulantı” (Yönetmen: Zeki Demirkubuz) filmindeki temizlikçi/kapıcı Neriman (Şebnem Hassanisoughi) karakterini hatırlatır, mum ve biraz da siması ile bilikte. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Şenlik yerindeki müzik ve Héloïse’nin elbisesinin alev aldığı sahne güzeldi.
  • Filmden bir replik: “Güldürmek için iki kişi gerekir.”
  • Marianne Héloïse ikilisi için Ümit Besen’in “Nikah Masası” şarkısını aşağıdaki gibi uyarlayabiliriz:
    “Nikahına beni çağır sevgilim
    İstersen alevin, olurum senin
    Bu kadın kim diye soran olursa
    Eski bir tanıdık, dersin sevgilim
    ***
    Hayaller kurardık, biz yıllar önce
    Hep vardı hesapta, ayrılık bizce
    Bilirsin ne kadar, görmek istemezdim
    Alevler içinde, seni öylece”
  • Marianne – Héloïse ikilisi için Cengiz Kurtoğlu’nun “Gelin Olmuş Gidiyorsun” şarkısını aşağıdaki gibi uyarlayabiliriz:
    “Alev almış gidiyorsun
    Bana veda ediyorsun
    Sakın ağlama diyorsun
    Ağlamamak elde değil
    ***
    Saçlarında sırma telin
    Neden sustu tatlı dilin
    Dün alevdin şimdi gelin
    Ağlamamak elde değil”

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Yan Yatmış Bir Genç Kızın Portresi”
  • “Yeşil En Sıcak Renktir”
  • “Lady Héloïse “

Dilsiz

7 out of 10 stars (7 / 10)

Dilsiz filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

DİLSİZ | THE MUTE | Yönetmen: Murat Pay / Senarist: Selman Kılıçaslan, Murat Pay / Oyuncular: Vildan Atasever (Selma Aksel), Ozan Çelik (Sami Aslan), Mim Kemal Öke (Eşref Selimoğlu), Emin Gürsoy (Tahir Selimoğlu) / Türkiye / 2019 / Renkli / 95´ 

Özet:

Duvar ressamı olan Sami’ye babaannesinden içinde hat malzemeleri olan bir sandık miras kalır. Duvar resmi için gittiği kütüphanede tanıştığı Selma’nın yönlendirmesiyle hat ile ilgilenen Sami’yi ustası Eşref ise aşka yönlendirir. Sami için meşk, hafızasıyla yüzleştiği zorlu bir serüvene dönüşecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Boğaziçi Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar kısmen başarılı.
  • Diyalogların edebi yönü kuvvetli olsa da bazı sahnelerde biraz zoraki bir tat bırakabiliyor.
  • Filmden bir replik: “İncitmemek mi? İncinmemek mi?”
  • Film kimi açılardan Derviş Zaim’in “Cenneti Beklerken” ve “Nokta” filmlerini hatırlatır.

Dilsiz Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bütün Saadetler Dilsizdir”
  • “Dilsizin hakkından izansız gelir”

Yanık Portakal

8.5 out of 10 stars (8,5 / 10)

Yanık Portakal filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

YANIK PORTAKAL | THE BURNT ORANGE HERESY Yönetmen: Giuseppe Capotondi / Senarist: Scott B. Smith, Charles Willeford (Kitabın Yazarı) / Oyuncular: Claes Bang (James Figueras), Elizabeth Debicki (Berenice Hollis), Mick Jagger (Joseph Cassidy), Donald Sutherland (Jerome Debney) / İtalya / 2019 / Renkli / 98´ 

Özet:

Venedik Film Festivali’nin kapanış filmi Yanık Portakal, akıllara Hitchcock filmlerini getiren, incelikli, seksi ve heyecanlı bir kara film. Filmin karizmatik ve çekici anti-kahramanı, amacına ulaşmak için gözünü bile kırpmadan cinayet işleyebilecek kadar hırslı sanat eleştirmeni James. İtalya’nın Como Gölü civarında bir malikânede James, baştan çıkardığı güzel Amerikalı bir gezginle birlikte bir tabloyu çalmak için uğraşıyor. Yönetmen Giuseppe Capotondi, A Simple Plan romanının yazarı Scott Smith ile birlikte uyarladığı ve Faust’u örnek alan yeni filminde (18 yıl sonra ilk kez kamera önüne geçen) Mick Jagger’ı bile dahil ettiği müthiş bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Görüntü yönetimi başarılı.
  • Film bir romandan uyarlanmış hissini olumlu anlamda veriyor.
  • Filmden bir replik: “Sanat hakikat olsa herkes yapabilir”
  • Claes Bang (özellikle de final bölümündeki kokteylde) sima olarak Tayanç Ayaydın’a oldukça benziyor.
  • Resim tablosunun üzerine kondurulunca “lanet getireceğine” inanılan “sinek” bir gece James’in burnuna girer.
  • Ressam Jerome Debney biraz “Sevmek Zamanı | Time to Love” (Yönetmen: Metin Erksan) filmindeki Boyacı Halil (Müşfik Kenter) karakterini çağrıştırır. Boyacı Halil nasıl Meral’in (Sema Özcan) kendisine değil de suretine aşık olduysa Debney de artık çerçevenin içindeki gerçek resme değil çerçeveye girecek hayali resme aşık.
  • Jerome Debney’nin hayali tablosuna verdiği “Yanık Portakal Sapkınlığı” bir bakıma James’in sapkınlığına referans gibidir.

Yanık Portakal Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Sineklerin Ressamı”
  • “Lanet Zamanı”
  • “The Simsars”

Üç Hayat

Üç Hayat filminde Behnaz Jafari ve Jafar Panahi

Üç Hayat filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ HAYAT |  THREE FACES | SE ROKH | Yönetmen: Jafar Panahi / Senarist: Jafar Panahi, Nader Saeivar / Oyuncular: Behnaz Jafari (Kendisi), Jafar Panahi (Kendisi), Marziyeh Rezai (Kendisi), Narges Del Aram (Marziyeh’in Annesi), Maedeh Erteghaei (Kendisi) / İran / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

“İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Bu filmin 2018 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülünü almış olması hiç hakkaniyetli olmamış kanımca.
  • Giriş bölümü güzel olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin içinde doğal bir kültür mozaiği yaratılmaya çalışılmışsa da kimi sahneler hikayeden ayrık ve zorlama olmuş.
  • Şehrazat karakteri “Kutsal Mahluk” (Yönetmen: Yavar Rzayev) filmindeki kadın ressam karakterini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmden bir replik: “Burada artist istemiyoruz”

Üç Hayat Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Loving Vincent

image

Filmin Künyesi:

LOVING VINCENT | Yönetmen: Dorota Kobiela , Hugh Welchman / Senarist: Hugh Welchman , Dorota Kobiela , Jacek Dehnel / Oyuncular:  Douglas Booth (Armand Roulin), Josh Burdett (The Zouave),  Holly Earl (La Mousme), Robin Hodges (Lieutenant Milliet), Chris O’Dowd (Postacı Joseph Roulin) / İngiltere / 2017 / Animasyon / 94´

Sinopsis:

Film, Van Gogh’un 17 yaşındayken tablosunu yapmış olduğu Armand Roulin üzerinden ilerliyor. van Gogh’un Fransa, Auvers’te öldüğü haberi, eskiden yaşadığı Arles kasabasına ulaşır. Van Gogh ile yakın arkadaş olan emektar postacının oğlu Armand, babasının ısrarları sonucu taziye mektubunu Van Gogh’un ağabeyi Theo’ya götürmeye razı gelir. Paris’e vardığında Theo’nun da kardeşinin ardından vefat ettiğini öğrenince mektubu verebileceği bir akraba aramaya başlar. Bu yolculukta ünlü ressamın son günlerini ve ölümünün esrarını da aydınlatmaya başlayacaktır…

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Oldukça emek sarf edilen bir film olmuş.
  • Filmin görüntüleri doyurucu olmakla birlikte hikaye ve senaryo aynı çizgide değil maalesef.
  • Vincent ile kardeşi Theo arasındaki maddi/manevi yardım ilişkisi “Camille Claudel, 1915” (Yönetmen: Bruno Dumont) filminde Camille Claudel (Juliette Binoche) ile kardeşi Paul Claudel (Jean-Luc Vincent) arasındaki durumu aklıma getirdi. O filme nazaran bu filmde kardeşler arasındaki ilişki daha olumlu düzeyde.