Tehlikeli Oyun

5.5 out of 10 stars (5,5 / 10)

Tehlikeli Oyun filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

TEHLİKELİ OYUN | SATURDAY FICTION | LAN XIN DA JU YUAN Yönetmen: Lou Ye / Senarist: Yingli Ma / Oyuncular: Gong Li (Jean Yu), Mark Chao, Joe Odagiri, Pascal Greggory, Tom Wlaschiha, Huang Xiangli / Çin / 2019 / Siyah-Beyaz / 126´ 

Özet:

Benzersiz yıldız Gong Li, Lou Ye’nin son filminde kendi hayatına yakın bir şekilde, çok ünlü bir Çinli oyuncuyu canlandırıyor. 1941 yılında, Jean Yu, Japon işgali altındaki Şangay’a döner. Amacı eski âşığının sahneye koyduğu bir oyunda rol almak gibi görünse de aslında Müttefikler’e bilgi sızdıran bir çifte ajandır. Yaz Sarayı, Bahar Sarhoşu ve Gizem filmlerini festivalde izlediğimiz Lou Ye’nin Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan son yapıtı, yönetmenin kendi çocukluk anılarından esinlendiği, siyah-beyaz çekimleriyle dramatik etkisini iyice artıran, her anı olasılıklarla dolu bir casus-gerilim filmi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Kalabalık sahneler güzel çekilmiş
  • Filmin Siyah-Beyaz çekilmesi dönemi yansıtması adına güzel bir tercih olabilir belki ama çoğu zaman atmosferin de karanlık olması görüntüye hakim olmayı zorlaştırıyor.
  • Konu itibarı ile biraz “Çiçero” (Yönetmen: Serdar Akar) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Tehlikeli Oyun Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Sarmaşık

image

Filmin Künyesi:

SARMAŞIK | Yönetmen: Tolga Karaçelik / Oyuncular: Nadir Sarıbacak (Gemici Cenk), Kadir Çermik (Usta Gemici İsmail), Hakan Karsak (Kamarot Nadir), Osman Alkaş (Kaptan Beybaba), Özgür Emre Yıldırım (Gemici Alper), Seyithan Özdemir (Makineci Kürt), Ömer Acar (Efendi Kaptan) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 103´

Sinopsis:

Sarmaşık gemisi Mısır’dan yük aldıktan sonra tahliye limanına doğru yola çıkar. Sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve Mısır’a vardıklarında armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır, geminin üstünde haciz vardır. Liman yetkilileri gemiyi kimsenin uğramadığı demirleme alanına çekerler.

Mürettebattan gemiyi olası tehlikelere karşı hareket ettirebilecek sayıda kişinin kalması gerektiğini belirtirler. Zabitlerden bir kişi, iki gemici, bir makineci, mutfaktan bir kişi, bir usta gemici ile beraber toplamda altı kişinin gemide kalması gerekmektedir. Pasaportları ellerinden alınır ve ne zaman biteceği belli olmayan maceraları Mısır açıklarında böylece başlar.

Hepsinin kalmayı seçişindeki hikaye başkadır. Yolculuğun başında başlayan gruplaşmalar zamanla yerini sert tartışmalara bırakır. Yiyecek ve içeceğin iyice azalmasıyla kavgalar büyür ve gemi insanın insanı avladığı bir alana dönüşür.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyuncu seçimi ve oyunculuklar başarılı.
  • Filmin girişi oldukça başarılı ve çarpıcı yapılmış.

Eksiler

  • Makineci Kürt karakterinin film içerisindeki ele alınışını, kullanım tercihini çok beğenemedim.
  • Bir noktadan sonra film odak noktasını kaybediyor, tıkanma yaşıyor gibi geldi bana.

Keşif

  • Gemici Cenk’in anlattığı eski iş maceraları keyifliydi.
  • Atmosfer, karakterler açısından “Gemide” (Yönetmen: Serdar Akar) filmini anımsattı bu film.
  • Makineci Kürt fiziki yapısı itibarı ile “Tarkan Viking Kanı” (Yönetmen: Mehmet Aslan) filmindeki Orso’yu (Hüseyin Alp) hatırlattı.
  • Kaptan Beybaba karakterinde bir gemici Nuri Alço havası var biraz.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Gemide

image

Filmin Künyesi:

GEMİDE | ON BOARD | Yönetmen:  Serdar Akar / Oyuncular: Erkan Can (Kaptan İdris), Ella Manea (Bakire Güzel), Haldun Boysan (Kamil), Naci Taşdöğen (Boksör), Yıldıray Şahinler (Ali), İştar Gökseven (Makor) / Türkiye / 1998 / Renkli / 112´

Sinopsis:

Film, bir hayat kadınını (Ella Manea) kaçırıp gemilerine getiren dört denizcinin hikayesidir. Tekinsiz Laleli gecesini saymazsak tüm film boğaz açıklarında demirlemiş bir gemide geçer. Serdar Akar’ın gemisi, suçu kadında değil birbirine çelme takmaya çalışan erkek çetesinde arayışıyla Akad’ın rıhtımına yakın durur. Gemiye zorla getirilen kadının dilimizi bilmeyen bir yabancı oluşu, sadece Güner’in hikayesine değil, konuşturmadığımız, dinlemediğimiz, anlamadığımız bütün kadınların hikâyesine dokunur. Kötülerle iyiler birbirine karışır, savaş içimizde sürer gider. Ne İstanbul’a bahar gelme ihtimali ne de bizim düşmüş kadını kurtarma umudumuz kalmıştır; karanlığa küfrederiz. Bu iki filmi birlikte izlemek, özellikle mekan kurgularındaki özene ve karakterlerdeki değişime rağmen ortak olan dertlerine bakmak açısından kaçırılmaz bir fırsat.

Artılar

  • Oyunculuklar çok iyi.
  • Diyaloglardaki argo ve küfürlü konuşmalar yerindeydi.

Eksiler

  • Laleli’deki dış mekanlarda yapılan çekimlerde müziğin sesi keşke biraz daha alçak olsaydı.
  • Boksör lakabı açıklığa kavuşsaydı da merakımızı giderseydik.

Keşif

  • Tamamen erkek egemenliğinin hakim olduğu bir film. Filmde tek kadın karakter var onun da sesini ilk defa kendisine bıçak saplanmadan hemen önce duyuyoruz. Tabii tecavüz edildiği sıralarda istemsiz çıkardığı sesleri saymazsak.
  • Boksör’ün olayın aslını anlattığı sahnede ibne kelimesini telaffuz ettiği sırada Kamil’in kaleminin kırılmasını manidar buldum.
  • “Açım Kamil, Aç !”, filmden bir replik.
  • Kaptan İdris’in kıza elini sürmeyi aklından bile geçirmemesi insanlık/erkeklik ölmedi dedirtiyor.
  • Erkeklerin beyinleri yerine malum yerleri ile düşünmeleri sonucunda ortaya neler çıkabileceğine ilişkin deneysel bir çalışma izledik.
  • Kaptan İdris diyor ki bu dünya iki şeyden yıkılacak: Bina ve Zina. Binayı, kendilerinin denizden kum çekmelerinde görürken; zinayı da kaçırdıkları kadınla olan ilişkilerinde görüyoruz.

Öylesine

  • “Gemide olan gemide kalır.”
  • “Kadın gemide durduğu gibi durmuyor.” 
  • Kaptan İdris’in betimlemesiyle kendisi geminin Başbakanı. Keşke gemide Cumhurbaşkanı da olaymış bir tane.
  • “Biz kadınsız kaldık.”