Rüzgarların Arasında

image

Filmin Künyesi:

RÜZGARLARIN ARASINDA | RISTTUULES | Yönetmen: MARTTI HELDE / Oyuncular: LAURA PETERSON (Erna), MIRT PREEGEL (Eliide), TARMO SONG (Heldur), INGRID ISOTAMM (Hermiine), EİNAR HİLLEP / Estonya / 2014 / Siyah-Beyaz / 87´

Sinopsis:

Rüzgarların Arasında bugüne kadar zorunlu göç hakkında yapılmış en şiirsel film olabilir. 1941 Haziran’ında Baltık ülkelerinde evlerinden zorla çıkarılarak Sibirya’ya trenlere bindirilen, on yıllarca açlığa, soğuğa, zor çalışma koşullarına ve ölüme göğüs germek durumunda kalan yüz binleri anmak için yazılmış bir şiir gibi. Gerçek bir hikayeden esinlenen senaryo, Erna ve kızının hikayesini siyah-beyaz yaşayan tablolar, Erna’nın mektuplarını okuyan üst ses ve fısıltıları ortam sesleriyle karıştıran bir ses tasarımı ile usulca aktarırken, izleyiciyi trajediyle daha önce girmediği bir ilişkiye sokuyor ve kalbine işliyor. Karanlık, çok karanlık bir dönemde, zamanın donduğu anlarda, hafızanın paramparça edebilen hallerinde, bir rüya ya da bir kabus olarak yaşamın bilgisinde ve insanın dayanma gücünün ucu açık sınırlarında bir yolculuk bu. İnsanlık tarihini böyle görebilseydik, burası farklı bir yer olurdu.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Siyah-Beyaz renk tercihi olumlu olmuş.
  • Dış ses kullanılarak sürekli mektup okur gibi bir yapı kullanılması başarılı olmuş.

Eksiler

  • Tempo azıcık daha iyi dengelenebilirdi.
  • Gerçek hikayenin aktarılmasında dönemin gerçekliği ile ilgili biraz daha ayrıntı verilebilirdi.

Keşif

  • Filmden bir replik: “Dul, eşi olmayan; öksüz, anne-babası olmayan; peki çocuğu olmayan kadına ne denir?”
  • Filmin bir yerinde geçen “öpüp öpüp gözyaşı silme” ne güzel bir ifade ediştir.
  • Küçük çocuğun sürgünde zorla tutulurken resim yapmaya çalıştığı sahne güzeldi.
  • Senaryonun dilindeki şiirsel yapıyı beğendim.
  • Film kimi yönleriyle zaman zaman “Kuleli Ev” (Yönetmen: Eva Neymann) filmini anımsattı.

Öylesine

  • “Fotoğraflar ve Suretler”
Reklamlar

Havana’ya Dönüş

image

Filmin Künyesi:

HAVANA’YA DÖNÜŞ | RETURN TO ITHACA | RETOUR A ITHAQUE | Yönetmen: Laurent Cantet / Oyuncular: Jorge Perugorria (Eddy), Pedro Julio Diaz Ferran (Aldo), İsabel Santos (Tanía), Fernando Hechavarria (Rafa), Néstor Jiménez (Amadeo) / Fransa / 2014 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Havana’yı tepeden gören bir teras ve günbatımı… Beş arkadaş, Amadeo’nun İspanya’daki 16 yıllık sürgününden sonra memlekete dönüşünü kutlamak üzere bir araya gelmiş. Günbatımından şafağa dek gençliklerini, sırlarını, geleceğe dair umutlarını anımsarlarken bir yandan da hayal kırıklıklarını ve birer birer yıkılıp giden Küba gerçekliklerini konuşurlar. Dostlukları her şeye rağmen onları bir arada tutacak, acı ve tatsız anların üstesinden gelecek kadar güçlü müdür? Havana’ya Dönüş’ün senaryosu, Küba’nın en saygın romancısı Leonardo Padura ile Altın Palmiye’li Entre les murs / Sınıf ve Foxfire / Can Ateşi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Laurent Cantet tarafından yazıldı.

Artılar

  • Filmi genel olarak vasatın az üstünde buldum.
  • Temposu yüksek olmamasına rağmen film seyirciyi odakta tutmayı başarıyor.
  • Oyunculuklar oldukça başarılı.

Eksiler

  • Küba’daki ekonomik durumun kötü olduğunu birkaç diyalogdan öğreniyoruz ama bu duruma işaret eden hayatın içinden bir örnek göremiyoruz.
  • Amadeo’nun İspanya’da sürgünde kalıp Küba’ya dönememesinin gerçek nedeni açıkçası çok zayıf ve inandırıcılıktan uzak geldi bana.

Keşif

  • Birçok sahnede karakterler geçmişten bahsediyor. Bu sahnelerin hiçbirinde filmin geçmiş zamana ait sahne göstermemesi dikkatimi çekti. Genellikle bu tür durumlarda geri dönüşlerle o sahnelerin canlandırılmasına ya da gösterilmesine alışığızdır çünkü.
  • Filmdeki Tania karakterini hem sima hem de dominantlık anlamında “Çocuk Pozu” (Yönetmen: Calin Peter Netzer) filminde anneyi canlandıran Luminita Gheorghiu’ya yakın hissettim.
  • Beş arkadaşın gülerek başladığı akşam, herkesin yarasının bir bir deşilmesiyle daha ciddi bir havaya bürünüyor.
  • Kısa bir süre gözükmesine rağmen Aldo’nun annesi filme oldukça sıcaklık katmış.

Öylesine

  • “Geç Vakit”
  • “Havan(a) kime yabancı”