Anahtar Ev Ayna

image

Filmin Künyesi:

ANAHTAR EV AYNA | KEY HOUSE MIRROR | NØGLE HUS SPEJL | Yönetmen: Michael Noer / Senarist: Anders Frithiof August, Michael Noer / Oyuncular: Ghita Nørby (Lily), Sven Wollter (Piloten), Trine Pallesen (Katrine) / Danimarka / 2015 / Renkli / 92´

Sinopsis:

Lily ve Max 50 yıldan beri evlidirler. Max’in inme geçirmesinden bu yana profesyonel bakıma bağımlı olduğu bir huzurevinde birlikte yaşamaktadırlar. “Pilot” isimli bir adam yan odaya yerleştiğinde, onun hayata olan bağlılığı Lily’i cezbeder. Bununla birlikte, hem ailesi hem de huzurevinin diğer sakinleri, bu yeni konuktan hoşlanmazlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Akbank Sanat sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Lily karakterini canlandıran oyuncunun simasını ve genel duruşunu Füsun Erbulak’a benzettim.
  • Sattığını unuttuğu yazlığa giden Lily kendini rüzgara bırakır. Geçmiş hatıralar, anımsayamadığı zamanlar uçup gitsin diye belki de.
  • “Hareketli Bir Hayat”
Reklamlar

Lady Macbeth

image

Filmin Künyesi:

LADY MACBETH | LADY MACBETH | LADY MACBETH | Yönetmen: William Oldroyd / Senarist: Alice Birch / Oyuncular: Florence Pugh (Katherine), Cosmo Jarvis (Sebastian), Naomi Ackie (Anna), Paul Hilton (Alexander), Christopher Fairbank (Boris) / İngiltere / 2016 / Renkli / 89´

Sinopsis:

İngiltere’nin önemli genç kuşak oyun yazarlarından Alice Birch ile tiyatro yönetmeni William Oldroyd, Nikolai Leskov’un novellası Mtsensk İlçesi’nin Lady Macbeth’i’ni modern bir yaklaşımla sinemaya uyarlıyor. Bu soğukkanlı ve erotik gerilim filmi, Shakespeare’in tragedyasıyla doğrudan bağlantısı olmayan bir hikâye anlatıyor. Katherine, ailesi tarafından kendisinden yaşça büyük ve zengin bir adamla evlendirilir. Kocasının aşağılayıcı davranışlarına katlanmaya çalışırken, çiftlikteki işçilerden Sebastian ile tutkulu bir ilişki yaşamaya başlar. Bu ilişkiyi sürdürebilmek için her şeyi, hatta cinayeti bile göze almaya hazırdır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar oldukça iyi bir seviyede.
  • Katherine’nin arada bir gelip kanepede oturarak kameraya baktığı sahneleri onun günah çıkarma ritüelleri gibi yorumladım.
  • Filmin karanlık atmosferi ve gerilimi “Bir Liderin Çocukluğu” (Yönetmen: Brady Corbet) filmini hatırlatıyor.
  • Film odağına bir kadın karakterin tutkusunu, hırsını alması açısından “Miss Julie | Aşk ve Tutku” (Yönetmen: Liv Ullmann) filmini hatırlatıyor.
  • “Bir Katilin Genç Kızlığı”

Aşıklar Şehri

image

Filmin Künyesi:

AŞIKLAR ŞEHRİ | LA LA LAND | Yönetmen: Damien Chazelle / Senarist: Damien Chazelle / Oyuncular: Ryan Gosling (Sebastian), Emma Stone (Mia), Callie Hernandez (Tracy), J.K. Simmons (Bill) / A.B.D / 2016 / Renkli / 128´

Sinopsis:

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia’nın yolları, Los Angeles’ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir.

Sebastian geleneksel cazın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Çok çok abartıldığı kadar olmasa da filmi beğendim. İzlemeye değer bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • “İlk Çalışta Aşk”
  • “Sebastian Kanadıkırık”

Carol

image

Filmin Künyesi:

CAROL | Yönetmen: Todd Haynes / Oyuncular: Cate Blanchett (Carol Aird), Rooney Mara (Therese Belivet), Kyle Chandler (Harge Aird), Sarah Paulson (Abby Gerhard) / ABD / 2015 / Renkli/ 118´

Sinopsis:

1950’lerin New York’unda geçen filmde bir mağazada tezgahtarlık yapan ve daha güzel bir hayat düşleyen Therese (Rooney Mara), yürümeyen evliliğinden bunalmış çekici Carol (Cate Blanchett) ile tanışır. Birbirlerine bağlanan iki kadın için eski hayatlarını bir çırpıda geride bırakıp her şeyden uzaklaşmak kolay olmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oldukça başarılı bir film olmuş.
  • Oyuncu performansları oldukça iyi seviyede.
  • Filmin görüntü yönetimi iyi yapılmış.

Eksiler

  • Harge’nin, eşi Carol’un Abby ile olan arkadaşlığına karşı çıkması pek iyi anlatılamıyor.

Keşif

  • Carol ile Therese’nin birlikte yer aldıkları sahneler çok güzel.
  • Temaslar ve dokunuşlar çok iyi kullanılmış filmde.
  • Filmdeki müzik kullanımını beğendim. Çağan Irmak filmlerinin müzikle kurduğu ilişkiyi hatırlattı bu film.

Öylesine

  • “Sen Fotoğraflarını Çek | Inside Therese Belivet”

Dolunay

image

Filmin Künyesi:

DOLUNAY | Yönetmen: Şahin Kaygun / Oyuncular: Macit Koper (Ömer), Aslı Altan (Biriçim), Kenan Bal (Biriçim’in Kocası) / Türkiye / 1987 / Renkli / 100´

Sinopsis:

Biriçim, severek evlendiği kocasıyla bir türlü mutluluğa ulaşamamıştır. İçinde bulunduğu depresyon nedeniyle resme olan aşkından bile uzaklaşmaktadır. Kendisinin dahi ne aradığını bilemeyen Biriçim’in hayatı,evlerine gelen bir konukla değişir. Geçmişinden gelen bir portre misali bu konuk, kaybolmuş anılarını tekrar canlandıracak ve Biriçim’i sonu belli olmayan bir tutkuya sürükleyecektir. Varoluşçu bir sorunsalı irdeleyen “Dolunay”, kapalı bir alanda, bireysel krizler, boşluklar ve taşıdığı tuhaf melankoliyle 80’ler sinemasının iyi bir temsilidir de. Cannes Film Festivali’nde Semaine de la Critique seçkisine dahil edilen film için eleştirmen Alain Bellet “Egzotizm ve iyi duygularla yüklü folklorik Türkiye, sahneyi terk ediyor” diyerek yabancıların etnik susuzluklarını bileyen yönetmenlerden sonra Kaygun’un filminin salt var olma sorununu görkemli bir şekilde ele aldığını ekler.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern’in sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Senaryodaki edebi yönü başarılı buldum.
  • Macit Koper ve Aslı Altan oldukça iyi bir performans sergilemişler.

Eksiler

  • Biriçim’in geçmişine dair gördüğümüz sahnelerde Dayısı ile hiç konuşmuyor olması pekiyi ifade edilemiyor.
  • Biriçim ile Ömer arasındaki yakınlaşma çok çabuk verilmiş filmde.

Keşif

  • Biriçim sanki en iyi resmini yaptıktan sonra tıkanan bir karakter gibi geldi bana. Tıpkı “Muhteşem Güzellik” (Yönetmen: Paolo Sorrentino) filmindeki Jep Gamberdella’nın (Toni Servillo) büyük övgüler alan ilk romanı sonrası tıkanma yaşaması gibi.
  • Biriçim bana Michelangelo Antonioni’nin filmlerinde Monica Vitti’nin hayat verdiği karakterleri hatırlattı.
  • Biriçim ile Ömer arasındaki yakınlaşmalar oldukça şiirsel ve romantikti.
  • Biriçim’in, Ömer ile olan kimi sahnelerde çok benzediği Dayısı ile olan anılarına ilişkin yapılan sahne geçişleri güzeldi.
  • Biriçim’deki ruhsal bunalım durumu bana biraz “Aynanın İçinden” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filmindeki Karin (Harriet Andersson) karakterini anımsattı.

Öylesine

  • “Biriçim Güzellik”
  • “Tuvalin İçinden”
  • Ömer biriçim(de) gidiverdi.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

image

Filmin Künyesi:

FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU | Yönetmen: Çiğdem Vitrinel / Oyuncular: Erdal Beşikçioğlu (Arif), Sezin Akbaşoğulları (Müzeyyen), Erdinç Gülener (Poyraz), Ege Aydan, Hare Sürel, Harun Tekin / Türkiye / 2014 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Kendi deyimiyle, “henüz hiçbir kitabı yayınlanmamış yazar” Arif tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyen’e rastlar. Arif kadınların kendisinden hep bir şeyler beklemesinden bıkmıştır, Fakat Müzeyyen çoktan kendi hayatını kurmuştur… Arif’e göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler, Fakat Müzeyyen hep Arif’i konuşturur… Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz… Bir yandan kitabını bitirmeye çalışan Arif bir yandan da Müzeyyen’in gizemli ve tutkulu dünyasında dolaşır. Sonunda Müzeyyen Arif’e büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir.

Artılar

  • Genel anlamda izlemeye değer bir film olmuş.
  • Sezin Akbaşoğulları çok başarılı ve hoş bu filmde.
  • Filmin final sahnesi pek güzel ve romantik.
  • Diyaloglar edebi açıdan güçlü. Bunda ilham alınan İlhami Algör’ün aynı isimli romanının da katkısı büyük elbet.

Eksiler

  • Filmde bana biraz tempo ve sürükleyicilik sorunu var gibi geldi, dikkatli bakılmadığında pek fark edilmese de.
  • Poyraz’ın farklı yönde estiğini anladığımız Gay Bar sahnesi filmde biraz eğreti ve amaçsız durmuş.

Keşif

  • Kahvede Arif’in hikayeye başlama tarzı “Adı Vasfiye” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmini getiriverdi aklıma.
  • Müzeyyen’deki gizemli hal bana “Gizemli Kadın” (Yönetmen: Pawel Pawlikowski) filmini hatırlattı. O filmde de başroldeki erkek oyuncu bir yazardı bu filmde olduğu gibi.
  • İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan da kısa bir rolde çıkıveriyor karşımıza.
  • Derya Alabora hiç tam ışık altında çekilmiş bir sahnede yer almamasına rağmen her zamanki gibi çok başarılı.
  • Arif’in belki de gördüğü bir imgenin peşinden gitmesi ve onun izini sürmesi gibi noktalar nedense “Lizbon’a Gece Treni” (Yönetmen: Bille August) filmini çağrıştırdı bana.

Öylesine

  • “Bekle Dedim Tutkuya”
  • “Adı Arif”