Aşka Tövbe

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Aşka Tövbe | Yönetmen: Türker İnanoğlu / Senarist: Fuat Özlüer (Eser: Kerime Nadir) / Oyuncular: Filiz Akın (Şehbal), Kartal Tibet (Mübin), Önder Somer (Selman Siret, Sefaret Katibi), Semiramis Pekkan (Nazan), Funda Postacı (Rezzan, Nazan’ın Kardeşi), Nubar Terziyan (Osman, Okul Müdürü, Selman’ın Abisi), Şaziye Moral (Mübin’in Annesi, Şehbal’in Halası), Mahmure Handan (Dadı), Zeki Sezer (Otel Görevlisi), Sadri Karan (Doktor), Aynur Aydan, Selçuk Alagöz, Seyfi Havaeri (Doktor), Ali Demir (Nikah Davetlisi) / Türkiye / 1968 / Renkli / 83´ 

Özet:

Film, Şehbal ile Mübin’in aşkını konu alır. Şehbal, İzmir’de öğretmenlik yapmaktadır. Halasının oğlu Mübin’i uzun zamandır sevmekte, ondan bir adım atmasını beklemektedir. Fakat Mübin, Şehbal’e teyzesinin kızı Nazan’ı sevdiğini söyler ve onunla aralarını yapmasını ister. Nazan ise, başkasını sevmektedir. Bu haberi alan Mübin yıkılır. Şehbal, Mübin’e olan duygularını saklayıp onu teselli etmeye çalışır. Karısını yeni kaybetmiş bir adam olan Selman, Şehbal’in kafasını büsbütün karıştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Müzikler güzel.
  • Mübin’in yanan mum ile sigarasını yaktığı sahneler ilginçti.
  • Filmden bir replik: “Döktüğüm sigara tablaları, Mübin’in kendi hayatını yakmasının külleri gibiydi.”
  • Filmden bir replik: “Sevilmeden sevmek bedbahtlığına uğradım.”
  • Filmden bir replik: “Benim için bir saadet membası olacağınıza inanıyorum.”
  • Önder Somer’in yine iyi bir rolde olması şaşırtıcı.
  • Semiramis Pekkan bu filmde sima olarak biraz Suna Keskin’i de andırıyor.
  • Filiz Akın’ın makyajı daha iyi olabilirmiş.
  • Bir sahnede Filiz Akın’ın giydiği sarı kostüm pek başarılı bir tercih olmamış.

Yağmur

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Yağmur | Yönetmen: Orhan Elmas / Senarist: Erdoğan Tünaş, Fuat Özlüer / Oyuncular: Hülya Koçyiğit (Günsel Dolunay, Solist), Ediz Hun (Fikret Arda, Ressam), Önder Somer (Refik), Deniz Erkanat (Jale), Gülistan Güzey (Günsel’in Annesi), Şaziye Moral (Fikret’in Babaannesi), Muammer Gözalan (Jale’nin Babası), Renan Fosforoğlu (Gazino Sahibi), Necdet Tosun (Resim Galerisi Sahibi), Natuk Baytan (Natuk, Günsel’in Arkadaşı) / Türkiye / 1971 / Renkli / 85´ 

Özet:

Filmde, bir aşk ve fedakârlık hikâyesi anlatılır. Günsel, ressam Fikret’le İzmir uçağında tanışır. Bir otelde bir hafta sahne alıp İstanbul’a dönecektir. Fikret ise yeni sergisi için İzmir’e gelmiştir. Aynı otele yerleştiklerinden habersizdirler. İkinci karşılaşma, arkadaşlıklarını başlatır. Biri sözlü, diğeri nişanlıdır. Ancak ikisi de aradığı aşkı bulamamıştır. Genç kadın ve yakışıklı ressam, bir haftanın sonunda birbirlerine çok yakınlaşmıştır. Ayrılık vakti geldiğinde bir daha görüşmeme sözü verirler. Ancak daha ilk fırsatta sözlerini tutamayacakları açığa çıkar. Geride bıraktıkları ilişkileri bitirmek için bir hafta süre tanırlar kendilerine. Bir hafta sonra arada bir engel kalmadan buluşacaklardır. Oysa genç kadının hayatı bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değişmiştir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Herhalde Önder Somer’in iyi bir karaktere hayat verdiği nadir rollerden biri.
  • Hülya Koçyiğit’in söylediği şarkılardan birisi, kendisinin yine başrolünde yer aldığı 1972 yapım tarihli aynı isimli “Sev Kardeşim” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmidir.
  • Hülya Koçyiğit’in söylediği şarkılardan biri olan “Nasıl Geçti Habersiz” , kendisinin yine başrolünde yer aldığı 1971 yapım tarihli “Beyoğlu Güzeli” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filminde de kullanılmıştır.
  • Bir sahnede fotoğraflardan yapılan kolaj, fotoroman ilginç bir uygulama olmuş.
  • Ressam Fikret Arda’nın, takvimdeki günleri fırçası ile işaretlemesi güzel bir ayrıntı olmuş.
  • Fikret’in, elindeki dolu bardağı Günsel’in portresi üzerine fırlatmasından sonra görüntünün Günsel’in gözlerinden süzülen yaşlara geçmesi güzel bir uygulama olmuş.
  • Filmden bir replik: “Yoksulluk ateşten gömlek”
  • Günsel telaffuz ve kullanılış anlamında biraz zor bir karakter ismi olmuş.
  • “Omuzunda Gümüş Şal Şal”

Mavili

image

Filmin Künyesi:

MAVİLİ | IN BLUE | Yönetmen: Jaap van Heusden / Senarist: Jan-Willem den Bok, Jaap van Heusden / Oyuncular: Maria Kraakman (Lin), Bogdan Iancu (Nicu), Ellis van den Brink (Lin’in Annesi) / Hollanda / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Maviler içindeki Hollandalı hostes Lin ile Bükreş sokaklarında yaşayan 15 yaşındaki Nuci’nin yolları, Lin’in içinde bulunduğu taksinin Nuci’ye çarpması ile kesişir. Bir kaza ile birbirlerinin hayatına dahil olan ikili, giderek daha da karmaşıklaşan beklenmedik, tanımsız bir ilişkiye doğru sürüklenir. Gerçekçi sinematografisi ile Bükreş sokaklarını keşfe çıkan Mavili, tekinsiz atmosferiyle izleyicinin merakını her an canlı tutuyor. Hollandalı yönetmen Jaap van Heusden’in üçüncü uzun metrajlı filmi Mavili, yönetmenin sözleriyle “ilk kez kabuklarını kırarak biraz annelik, güven ve sevgi için kendilerine yer ayıran”, hiç durmadan hareket eden iki insanın filmi.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin başlangıcı güzel olmuş.
  • Bulutların üstündeki Lin ile yerkabuğunun üstündeki Nicu arasındaki tuhaf ilişkiye tanıklık ediliyor filmde.
  • Bir sahnede Nicu’nun içine çekmek için aldığı boyanın rengi de maviydi.
  • Nilüfer’in seslendirdiği “Mavilim” şarkısı filmin müziklerine eşlik edebilir.
  • “Bulutları Boyarken”

Rüzgar Yükseliyor

image

Filmin Künyesi:

RÜZGAR YÜKSELİYOR | THE WIND RISES | Yönetmen:  Hayao Miyazaki  / Oyuncular:  Jirô HorikoshiHonjô, Nahoko SatomiKurokawaCaproniHattoriKayo Horikoshi, CastorpSatomiKatayama  / Japonya / 2013 / Animasyon / 126´

Sinopsis:

Jiro uçmayı ve güzel uçaklar tasarlamayı hayal ediyordur. Erken yaşlardan itibaren miyop olan ve pilotluk yapması mümkün olmayan Jiro, 1927 yılında Japonya’nın önde gelen havacılık şirketlerinden birinde kendine iş bulur. Dehası kısa bir sürede fark edilir ve Jiro dünyanın sayılı uçak tasarımcılarından biri olur.

RÜZGAR YÜKSELİYOR, Jiro’nun yaşamını ve onu etkileyen 1923 Büyük Kanto Depremi’ni, Büyük Buhran’ı, verem salgınını ve Japonya’nın II. Dünya Savaşı’na girişini konu ediniyor. Nakoho ile tanışıp ona aşık olan Jiro, Honjo ile de dostluğunu ilerletip pekiştirir. Olağanüstü icatlara imza atarak geleceğin havacılık dünyasını şekillendirir.

Artılar

  • Filmin görsel atmosferi oldukça güzel.
  • Filmde kullanılan müzikleri başarılı buldum.
  • Deprem ve yangın sahneleri oldukça başarılıydı.

Eksiler

  • Jiro’nun, kız kardeşi dışında anne ve babası ile görüştüğüne pek tanık olmuyoruz. Oysaki Japon toplumunda aile ilişkilerine çok önem verilir. Bu açıdan böyle bir durum bana biraz garip geldi.
  • Filmin otelde geçen bölümü aşırı romantik geldi bana 🙂
  • Jiro’nun Almanya iş gezisinden sonra dünya turuna devam etmesi ile ilgili hikaye tam aktarılamıyor gibi geldi bana.

Keşif

  • Filmden bir replik : “Rüzgar yükseliyor, yaşamalıyız artık”
  • Jiro’yu küçük hali ile ilk gördüğümüzde, üzerindeki elbisesinde uçak şeklinde desenlerin olması çok hoştu.
  • Jiro’nun kendisine örnek aldığı ve ona ilham veren Bay Caproni’nin bıyıkları rüzgar estiğinde bir uçak pervanesi gibi şekil alıyor 🙂
  • Japonya’daki şirket Jiro ve Honjo’yu uçaklarla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmaları için Almanya’ya gönderir. Almanya gezisi sırasında ikili biraz İyi Mühendis – Kötü Mühendis rollerine büründü gibi geldi bana.
  • Ülkemizde de sıkça dile getirilen “Batının iyi yanlarını” alma mottosunu bu filmde de Japonların uyguladığını görüyoruz 🙂
  • Filmin temel konularından biri olan Japonya’nın ilk yerli uçak yapma hikayesi bana “Devrim Arabaları” (Yönetmen: Tolga Örnek) filminde işlenen ülkemizin ilk yerli otomobil yapma macerasını hatırlattı.
  • Filmde yer alan Nahoko’nun vereme yakalanması, sanatoryumda tedavi görmesi, hastalığına rağmen Jiro’nun ona karşı tükenmeyen sevgisi gibi durumlar bana “Kelebeğin Rüyası” (Yönetmen: Yılmaz Erdoğan) filmini hatırlattı.
  • Kurokawa karakterine ait tipleme filme oldukça renk katmış. Sert görünümü altında zaman zaman gördüğümüz babacan tavırları Yeşilçam filmlerindeki karakterleri hatırlattı.
  • Hasta sevgilisi Nahoko’nun elinden tutarak tek eli ile uçak tasarımı üzerinde çalışan Jiro’nun sahnesi oldukça etkileyiciydi.

Öylesine

  • “Rüzgarlar Gerçek Olsa”
  • Bir Hayalimiz Vardı : Jiro & Nahoko
  • “Rüzgarlar da uçar durmaz yerinde
    Solar güzelliğin kalmaz veremde”
  • Jiro’nun hayattaki mottosu : “Uçmak ya da uçmamak, işte bütün mesele bu!”
  • “Rüzgar Jiro’yu Sürükleyecek”
  • “Rüzgarın Oğlu Jiro”
  • İbrahim Tatlıses’in “Sabuha” isimli bir türküsü vardır. Bunu acaba filme uyarlasak nasıl bir şey çıkar diye düşündüm.
    “Bırakıp gitme dedim
    Beni terk etme dedim
    Nahoko çok bekledim
    Haber bile etmedin
    Rüzgarsız Nahoko”