Napoli’nin Sırrı Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Napoli'nin Sırrı filminde Adriana ve teyzesi

Napoli’nin Sırrı filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

NAPOLİ’NİN SIRRI | NAPLES IN VEILS | NAPOLI VELATA | Yönetmen: Ferzan Özpetek / Senarist: Ferzan Özpetek, Gianni Romoli, Valia Santella  / Oyuncular: Giovanna Mezzogiorno (Adriana),  Alessandro Borghi (Andrea/Luca), Anna Bonaiuto (Adele), Peppe Barra (Pasquale), Biagio Forestieri (Antonio), Luisa Ranieri (Catena), Maria Pia Calzone (Rosaria), Carmine Recano (Domenico),  Lina Sastri (Ludovica), Isabella Ferrari (Valeria), Loredana Cannata (Liliana) / İtalya / 2017 / Renkli / 113´

Sinopsis:

Güzel bir kadın olan Adriana, Napoli’de gittiği bir partide Andrea adındaki bir adamla tanışır. Andrea, özgüveni yüksek olan, çekici bir adamdır. Geceyi Andrea ile geçiren Adriana, hayatının aşkını bulduğunu düşünür. Güzel kadın, hayatının değişeceğini, her şeyin güzel olacağını düşlerken, Andrea’nın buluşmaya gelmemesi genç kadını hayal kırıklığına uğratır. Hayatına geri dönen Adriana, otopsi yapmak için işe gittiğinde gizemli bir soruşturmanın ortasında kalır. Şüpheli bir cinayete kurban gitmiş bir bedeni inceleyen Adriana, bu karanlık sırrın gizemini çözebilecek midir?…

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Görsel atmosfer ve mekan kullanımı iyi tasarlanmış.
  • Filmin müzikleri oldukça güzel.
  • Arkeoloji müzesindeki sahneler güzel çekilmiş ve kurgulanmış.
  • Hikayenin bazı noktalarında inandırıcılık anlamında sıkıntılar yer almakta.
  • Kadın oyucunun filmin merkezinde olması ve izlenen tema “Tutku Oyunu” (Yönetmen: François Ozon) filmini hatırlatıyor. “Tutku Oyunu” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan yazıya buradan erişebilirsiniz.

Napoli’nin Sırrı Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Cingöz Andrea”

 

Anons Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Anons filmindeki dört asker

Anons filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ANONS | THE ANNOUNCEMENT | Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun / Senarist: Mahmut Fazıl Coşkun, Ercan Kesal / Oyuncular: Ali Seçkiner Alıcı (Reha), Tarhan Karagöz (Şinasi), Murat Kılıç (Kemal), Şencan Güleryüz (Rıfat), Serkan Ercan (Hamdi İrdal, İstanbul Radyosu Müdürü), Erdem Şenocak (Murat), Mehmet Yılmaz Ak (Şoför Behçet), Ahmet Boyacıoğlu (Alman Doktor),  Sezin Bozacı (Hemşire), Tolga Evren (Cüneyt), Müfit Kayacan (Hayati), Nazmi Kırık (Nazif), Feridun Koç (Hadi Bey),  Görkem Mertsöz (Tevfik Gümüş), Sanem Öge (Nejla Gümüş)/ Türkiye / 2017 / Renkli / 95´

Sinopsis:

1963 yılı, Mayıs ayının son günleri… Film ordudan tasfiye edilmiş dört eski askerin bir gece boyunca süren sıra dışı yolculuğunu anlatır. Teğmen Şinasi, Binbaşı Kemal, Binbaşı Rıfat ve Albay Reha aynı gece Ankara’da başlayacak olan askeri darbenin İstanbul ayağında, darbe bildirisini İstanbul Radyosu’ndan anons etmeyi planlamaktadır. Yeterince güçlü ve etkili yapılan bir anons sonucunda darbenin başarılı olacağından ve halk desteğini arkalarına alacaklarından emindirler. Fakat hiçbir şey bekledikleri gibi gitmeyecektir.

Her şeyin planlama ve askeri güçle çözülebileceğine inanan bu dört asker, kendilerini başkalarının adına karar verebilecek konumda hissetmişlerdir. Fakat onları yenilgiye uğratan şey sivil hayatın görünmez gücüdür.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve oyuncu seçimi başarılı.
  • Filmin ilk 15-20 dakikası tempo anlamında çok ağır ilerliyor.
  • Filmin ilk sahnesinde bir hastane odasındayız ve ilk anons birazdan duyuluyor olacak.
  • Martini ile ilgili hem Tevfik’in ev sahibinin evinde hem de radyoda geçen sahneler eğlenceli olmuş.
  • Reha karakterine hayat veren Ali Seçkiner Alıcı efsane TV programı “Olacak O Kadar” (Levent Kırca, Oya Başar) kadrosunda yer alan değerli oyuncu Tekin Siper’i anımsatıyor.

    Filmden bir kare (Ali Seçkiner Alıcı, Soldaki)
Tekin Siper (1941-2001)

Anons Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Reha Martini”
  • “Anons var, görüntü yok”
  • “Dar Alanda Kısa Anonslar”

 

Mirasçılar Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Mirasçılar filminden, Chela (Ana Brun)

Mirasçılar filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

MİRASÇILAR | THE HEIRESSES | LAS HEREDERAS | Yönetmen: Marcelo Martinessi / Senarist: Marcelo Martinessi / Oyuncular: Ana Brun (Chela), Margarita Irún (Chiquita), Ana Ivanova (Angy), Nilda Gonzalez (Pati), María Martins (Pituca), Alicia Guerra (Carmela) / Paraguay / 2018 / Renkli / 95´

Sinopsis:

Paraguaylı yönetmen Marcelo Martinessi, dünya prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen ilk uzun metrajlı filminde iki kadının 30 yıllık birlikteliklerinin ekonomik sorunlarla nasıl yıprandığını ve yeni bir niteliğe büründüğünü anlatıyor. Ailelerinden kalan mirasın son kırıntılarını da satınca, Chela ve Chiquita çaresiz kalır–Chiquita hapse düşer, Chela ise korsan taksicilik yapmaya başlar. Hayatın zorluklarının boylarını aştığını düşündükleri anda Chela yeni bir aşka düşer. Sınıf farklılıklarına ve kadın özgürleşmesine özgün bir bakışla yaklaşan Mirasçılar, sinema üretiminin kısıtlı olduğu Paraguay’dan çıkan en nitelikli filmlerden. Mirasçılar, 2019 Akademi Ödülleri’nde Paraguay’ın En İyi Yabancı Film adayı oldu.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin ses yönetimi biraz dağınık duruyor.
  • Filmdeki hapishane ortamı biraz panayır yerini andırıyor.
  • Chela karakterinin taşıdığı kimi özellikler (mesafeli olma, içe kapanıklık) bir başka Güney Amerika ülkesi Arjantin yapımı “Başsız Kadın” (Yönetmen: Lucrecia Martel) filmindeki Verónica (María Onetto) karakterini çağrıştırır. “Başsız Kadın” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Chela ile hizmetçisi Pati arasındaki bir nevi yoldaşlık, arkadaşlık, anne-kız ilişkisi “Çığlıklar ve Fısıltılar” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filminde ölüm döşeğindeki ev sahibesi Agnes (Harriet Andersson) ile hizmetçisi Anna (Kari Sylwan) arasındaki benzer ilişkiyi hatırlatır.

Mirasçılar Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Mirasiçtiler”
  • “50cc (Chela Chiquita)”

 

Aydede Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Ezgi Mola - Aydede Filmi "Rabia" rolünde

Aydede filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYDEDE | ROAD TO THE MOON |Yönetmen: Abdurrahman Öner / Senarist: Abdurrahman Öner / Oyuncular: Ezgi Mola (Rabia), Bilal Zeynel Çelik (Bekir), Mehmet Özgür (Osman – Kaporta Ustası), Reha Özcan (Necati – Enişte), Banu Fotocan (Fatma – Abla), Ayşenil Şamlıoğlu (Dürdane – Komşu), Nazan Kesal (Neriman), Nalan Kuruçim (Necla), Emirhan Ateş (Hasan), Melih Acar (Ümit), Azmi Bulut (Oğuzhan), Hacer Ela Yamaç (Eda) / Türkiye / 2018 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Küçük yaşta babasını kaybetmiş olan Bekir’in annesi Rabia ile dedesi İlyas, birlikte kasabanın tuhafiye dükkânını işletmektedir. İlyas vefat edince, üzülmemesi için Küçük Bekir’e çok sevdiği dedesinin öldükten sonra Ay’a gidip, Aydede olduğu söylenir. Bekir televizyonda gördüğü Badi filmindeki gibi, bir bisiklet alıp Ay’a uçmayı ve dedesini görmeyi hayal eder. Annesi Rabia ise, ablası ile aralarında çektikleri miras kurasında, oturdukları evle tuhafiye dükkânını kaybeder, ardından ablası ile amansız bir miras kavgasına tutuşur. Yaşadığı platonik aşk, Rabia’nın hayatını daha da zorlaştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar iyi.
  • Enişte karakterine hayat veren Reha Özcan kısa süre yer almasına karşın “kötü adam” rolünün hakkını veriyor.
  • Rabia’nın oğlu Bekir’e anlattığı“Aydede” hikayesi inandırıcılık anlamında sıkıntılı görünüyor senaryo/hikaye ile ilgili bilmediğim bir detay yoksa. Zira Bekir’in babası da hayatını kaybetmiş ve bu gerçeği Bekir anlayabilmiş/kabul edebilmiş.
  • Filmin kimi bölümlerinde Rabia’nın verdiği tepkiler/patlamalar çok ani oluyor. Bu durum inandırıcılık anlamında zaman zaman sıkıntı yaratıyor.
  • Filmin başlarında yer alan okul sahnesinde, öğrenci Ali pencereden dışarıya bakıyor ve bir at görüyor. Yılların ilkokul fişi bir anlamda gerçekleşiveriyor: “Ali ata bak”
  • Filmde ayın gösterildiği sahneler bir anlamda film içindeki bölümlemeler gibi olmuş diye düşünülebilir. Filmin başında ayın tamamı görünürken sonlara doğru ay gitgide belirsizleşiyor.
  • Filmden bir replik: “Dünya değirmen öğüttüğü de insan”
  • Fransa Kraliçesi Marie Antoinette tarafından söylendiği ileri sürülen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” cümlesi bu filme şu şekilde uyarlanabilir belki: “Mercimek bulamıyorlarsa böreği fırına versinler”
  • Filmin bisikletle olan ilişkisi başka bir Türk filmi olan “Mavi Bisiklet” (Yönetmen: Ümit Köreken ) isimli çalışmayı akla getiriyor. Bu filmle ilgili “Öylecine Bir Aşk” içerisindeki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Aydede Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Siyah Bisiklet”

 

Üç Tepe Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Filmden bir sahne. Aaron ile Tristan meşhur Üç Tepe'de.

Üç Tepe filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ TEPE | THREE PEAKS | DREI ZINNEN | Yönetmen: Jan Zabeil / Senarist: Jan Zabeil / Oyuncular: Alexander Fehling (Aaron), Bérénice Bejo (Lea), Arian Montgomery (Tristan) / Almanya / 2017 / Renkli / 93´

Sinopsis:

Aile bağlarının ne kadar da zor kurulduğunu kâbusa dönen bir tatil üzerinden inceleyen Üç Tepe, sevgilisi ve onun küçük çocuğuyla dağda tatile giden bir adamın çocukla yakınlaşma çabalarının aniden basan sisle yarım kalışını anlatıyor. Babacan niyetli adam rolünde Inglourious Basterds / Soysuzlar Çetesi, Labyrinth of Lies / Yalan Labirenti ve Homeland’den tanıdığımız Alexander Fehling’in parladığı Üç Tepe, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde özel bir gösterimde yaptı. Görüntü yönetmenliğinden yönetmenliğe geçen, festivalde daha önce, başrolünde yine Alexander Fehling’in yer aldığı Nehir Bir İnsandı filmini izlediğimiz yönetmen Jan Zabeil’in bu son filmindeki hassas aile dinamikleri herkese tanıdık gelecek.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda vasat bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hem temponun yavaş olması hem de neredeyse tek mekan kullanılması filmin içine girmeyi zorlaştırıyor.
  • Tepede Aaron ile Tristan’ın oynadıkları gözleri bağlı yön bulma oyunu “Korkusuz Cengaver” (Yönetmen: Duygu Sağıroğlu) filminde Şahin Bey (Cüneyt Arkın) ile oğlu Sencer (Salih Kırmızı) arasında geçen bir sahneyi hatırlatıyor. Gözlerini kaybeden Şahin Bey, Sencer’in gösterdiği hedefleri seslerinden tanıyarak oku ile vurmaya çalışır.

Üç Tepe Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Benim Babam Değil, Benim Oğlum Değil”

 

Halef Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Halef Filmi içerisinde olayın başladığı ve bittiği yer olan kuyu

Halef filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

HALEF | Yönetmen: Murat Düzgünoğlu / Senarist: Murat Düzgünoğlu, Melik Saraçoğlu / Oyuncular: Muhammet Uzuner (Mahir), Baran Şükrü Babacan (Halef), Güler Ökten (Sakine-Anne), Muhammed Cangören (Şıh), Kübra Kip (Sibel), Bülent Düzgünoğlu (Şef), Birsen Dürülü (Hadra) / Türkiye / 2018 / Renkli / 104´

Sinopsis:

Portakal hasadı için Adana’ya, annesinin yanına gelen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur: Yıllar önce bir kaza sonucu ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef. Uzak durmaya çalışsa da, farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef’in çocukluk yıllarına dair anlattıkları, Mahir’in kafasını karıştıracaktır. Hayvanların bile yeniden dünyaya gelmiş̧ insanlar olduğuna inanılan, tavaf edilen dergâhlar, şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, hayata rasyonel bakan Mahir’in mistisizme, mistik bakan Halef’inse şüpheciliğe kaymasıyla yalpalayan ve kerterizlerini yitiren iki kardeşin öyküsü, her şeyin başladığı yerde bitecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda değerlendirildiğinde başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuk anlamında iyi bir iş ortaya çıkarılmış.
  • Filmin görsel atmosferi güzel yaratılmış.
  • Filmden bir replik: “Burada yaşayanlar tek hayatla yetinmiyor”
  • Filmin mistik ve uhrevi yönü başrolünde yine Muhammed Uzuner’in yer aldığı “Taş” (Yönetmen: Orhan Eskiköy) filmini çağrıştırır. Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan “Taş” filmi ile ilgili yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmde yer verilen ağaç ve kuyu gibi metaforlar “Ahlat Ağacı” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde de kullanılan benzer metaforları anımsatır.  Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan “Ahlat Ağacı” filmi ile ilgili yazıya buradan erişebilirsiniz.

Halef Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Halef Selef”
  • “Portakal Ağacı”
  • “İçimdeki Halef”

 

Güvercin Filmi Üzerine Öylesine Notlar

"Güvercin" filminden bir sahnede Yusuf ile güvercini Maverdi

Güvercin filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

GÜVERCİN | THE PIGEON | Yönetmen: Banu Sıvacı / Senarist: Banu Sıvacı / Oyuncular: Kemal Burak Alper (Yusuf), Ruhi Sarı (Halil), Demet Genç (Rumeysa), Michal Elia Kamal (Gülfem) / Türkiye / 2018 / Renkli / 78´

Sinopsis:

Yusuf, Adana’nın kenar mahallelerinden birinde, ağabeyi ve ablasıyla birlikte yaşayan bir gençtir. Oturdukları evin çatısında, ölen babasından kalan güvercinlerini tutkuyla besleyip eğitmektedir. Yusuf, Maverdi adını verdiği dişi güverciniyle özel bir bağ kurmuştur. Ağabeyi Yusuf’a, çalışması ve para kazanması konusunda baskı yapar. Kuşlarından başka bir dünyayı tanımayan Yusuf, çalışma hayatı ve mahallesinin gerçekleriyle yüzleşir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Bir ilk film olarak başarılı bir çalışma olmuş.
  • Yusuf karakterini canlandıran Kemal Burak Alper iyi bir performans ortaya çıkarmış.
  • Filmde yer alan güvercinler de gerçekten iyi oyunculuk sergilemiş.
  • Filmin zayıf yönü hikaye örgüsündeki konuların yavan ve kısır kalması olmuş.
  • Zayıf yapılı olan Yusuf’un kendisi de kuş kadar besleniyor.
  • Yusuf karakteri bana biraz Zeki Ökten ve Ömer Kavur filmlerindeki saf ve iyi yürekli insan temsillerini hatırlatıyor.
  • Yusuf’un içine kapanık olması, yalnızlık çekmesi, vefat etmiş anne-babasını özlemesi “Yumurta” (Yönetmen: Semih Kaplanoğlu) filminde başrolde yer alan Yusuf (Nejat İşler) karakterini anımsatıyor. Bu arada iki filmde de Yusuf karakterinin “yumurta” ile olan sahneleri yer almakta. “Yumurta” filmi ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.

    Güvercin Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Yusuf ile Maverdi”
  • “Güvercinleri Seyreden İnsan”

 

Transit Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Transit filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

TRANSIT | Yönetmen: Christian Petzold / Senarist: Christian Petzold, Anna Seghers  (Roman Yazarı) / Oyuncular: Franz Rogowski (Georg), Paula Beer (Marie), Lilien Batman (Driss), Ronald Kukulies, Godehard Giese (Richard), Maryam Zaree (Melissa), Barbara Auer (Mimar), Matthias Brandt (Barmen, Dış Ses), Sebastian Hülk (Paul), Antoine Oppenheim (Binnet), Antoine Oppenheim (Jean Binnet), Alex Brendemühl (Meksika Konsolosu), Trystan Pütter (Amerika Konsolosu) / Almanya / 2018 / Renkli / 101´

Sinopsis:

İkinci Dünya Savaşı döneminde, Paris’te yaşayan Alman Georg, Nazi birliklerinin şehre yaklaşmasıyla kendini Marsilya’ya atar. Ölü bir yazardan kendisine kalan belgeleri kullanarak Meksika’ya kaçmayı amaçlar. Ancak Marsilya’da tanışacağı Marie, Georg için her şeyi değiştirecektir. Anna Seghers’in 1942 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan Transit, aynı zamanda 2018 Berlin Film Festivali’nde En İyi Film ödülüne adaydı.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Geçmiş zamanda geçen hikayeyi şimdiki zamanın mekanları ile kullanma biçimi güzel uygulanmış.
  • Yönetmenin bir önceki “Yüzündeki Sır” filminden daha başarılı bir çalışma olmuş.
  • “Yüzündeki Sır” filminde olduğu gibi bu filmde de hikayenin inandırıcılık ile ilgili sorunlu bir ilişkisi var maalesef.
  • Filmin büyük bir bölümünde kullanılan hikaye anlatıcısı/dış ses kanımca pek iyi bir tercih olmamış.
  • Filmin en güzel sahneleri Georg’un Driss ve Melissa ile olduğu bölümler olmuş.
  • Georg’un kendisi de yaşam ile ölüm arasında bir transit sanki.  Onun yaşamına dahil olanlar ya da onun, yaşamına dahil oldukları transit bir bölgeden geçiyorlar adeta.
  • Mimar karakterini canlandıran Barbara Auer, sanatçı Nurseli İdiz’i hatırlatıyor.
    Barbara Auer Transit filminde
    Barbara Auer (Filmden bir sahne)

    Nurseli İdiz Transit filminde Barbara Auer ile benziyor
    Nurseli İdiz
  • Richard karakterini canlandıran Godehard Giese usta oyuncu Fikret Kuşkan’ı anmsatıyor.
    Godehard Giese Transit filminde Fikret Kuşkan ile benziyor
    Godehard Giese (Sağdaki, Filmden bir sahne)
    Fikret Kuşkan Transit filminde Godehard Giese ile benziyor
    Fikret Kuşkan

    Transit Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Teknikerler de Sever”

 

Kıskanç Filmi Üzerine Öylesine Notlar

Kıskanç filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KISKANÇ | JALOUSE | Yönetmen: David Foenkinos, Stéphane Foenkinos / Senarist: David Foenkinos, Stéphane Foenkinos / Oyuncular: Karin Viard (Nathalie), Dara Tombroff (Mathilde), Anne Dorval (Sophie), Thibaut de Montalembert (Jean-Pierre), Bruno Todeschini (Sébastien), Marie-Julie Baup (Isabelle), Corentin Fila (Felix), Anaïs Demoustier (Mélanie) / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Kıskanç, orta yaş krizine giren ve çevresindeki herkesi kıskanmaya başlayan bir kadının hikayesini anlatıyor. Bir üniversite profesörü olan Nathalie eşinden boşanmış bir kadındır. Orta yaşlarına varan Nathalie çevresindekiler tarafından sevecen biri olarak görülür. Fakat orta yaş krizine yakalandığında bambaşka birine dönüşür. İyi kalpliliği ile tanınan kadın gitmiş onun yerine en iyi arkadaşı, yeni meslektaşı, eski kocası dahil herkesi kıskanan bir kadın gelmiştir. Bu durum öyle bir hal alır ki 18 yaşındaki kızı Mathilde’yi bile kıskanır hale gelir. Başlarda içine düştüğü durumun geçici bir süreç olduğunu düşünür. Fakat iş giderek daha sıkıntılı bir boyuta ulaşır. Nathalie artık çevresindeki kıskanmanın yanı sıra onların hayatına müdahale etmeye başlar. Nathalie, bu beklenmedik orta yaş krizi boyunca kendisini birbirinden absürt durumun içerisinde bulur.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı ve eğlenceli buldum.
  • Hikayeyi aktarma ve ilerletme anlamında senaryo başarılı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin ikinci bölümü biraz daha tutuk ilerliyor.
  • Filmin “bedenle” ilgili kurduğu ilişki dikkat çekici. Pek çok sahnede durumların ya da davranışların beden ve ruh sağlığı ile ilgili olan ilişkisinden bahsediliyor. Başroldeki Nathalie karakterinin ruh sağlığı pek iyi durumda değil. Nathalie’nin olası menopoz öncesi transit bölgede olması onu kıskançlık ve öfke nöbetlerine yönlendiriyor.  Dansçı/Balerin adayı olan Mathilde’nin de alerjik bir bünyesi var. Mesela Isabelle, Mathilde’nin dansı/baleyi tercih etmesinin, bedenine söz geçirebilecek bir sanat olması şeklinde bir çıkarımda bulunuyor.  Filmin ikinci bölümünde Nathalie yüzme ile ilgileniyor. Yakın arkadaşı Sophie’nin eşi, üzmenin bir nevi hatalardan arınma olarak yorumlanabileceği çıkarımında bulunuyor.
  • Nathalie’nin etrafında oluşturduğu bir kıskançlık çemberi var. Bu çemberin üzerinde ise kimler yok ki: kızı Mathilde, yakın arkadaşı Sophie, eski eşinin sevgilisi Isabelle, yeni öğretmen meslektaşı Mélanie, yeni taşınan kapı komşusu…
  • Nathalie karakterini canlandıran Karin Viard usta oyuncu Hale Soygazi’yi anmsatıyor. Hale Soygazi ile ilgili etiketlenmiş yazılara ise buradan erişebilirsiniz.
    Kain Viard - Kıskanç filminden bir sahnede
    Kain Viard (Filmden bir sahne)
    Hale Soygazi
    Hale Soygazi

    Kıskanç Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bir Yudum Öfke”
  • “Kıskanç Çember”

 

Üç Renk: Beyaz

image

Filmin Künyesi:

ÜÇ RENK: BEYAZ | THREE COLOURS: WHITE | TROIS COULEURS: BLANC | Yönetmen: Krzysztof Kieslowski / Senarist: Krzysztof Kieslowski , Krzysztof Piesiewicz, Agnieszka Holland, Edward Zebrowski, Edward Klosinski, Marcin Latallo / Oyuncular: Zbigniew Zamachowski (Karol Karol), Julie Delpy (Dominique), Janusz Gajos (Mikolaj), Jerzy Stuhr (Jurek),Teresa Budzisz-Krzyzanowska (Madam Jadwiga) / Polonya / 1994 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Her hareketin bulacağı bir karşılık illa ki vardır. Her ne kadar işin içinde sevgi, aşk gibi kavramlar yer alsa da içgüdüsel tepkilerimiz çok farklı tezahür edebilir yeri geldiğinde. Polonyalı Karol, Paris’te yaşayan bir kuafördür. Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır. Memleketi Polonya’ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar…Usta sinemacı Kieslowski, modern ve en özgürlükçü toplumlarda bile ‘Eşitlik’ kavramının mümkün olamaması, aşkta ve savaşta en ‘güçlü’ olanın en ‘eşit’ olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız durumunu dahice bir yöntemle alaya alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi vasat buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müzik kullanımı başarılı.
  • Julie Delpy’nin potansiyeli çok iyi kullanılamamış.
  • Mizahi anlamda artıları olsa da genel anlamda kalite sıkıntısı çeken bir film ortaya çıkmış.
  • Bavul ile seyahat olayı eğlenceli bir uygulamaydı.