Cafe Society

image

Filmin Künyesi:

CAFE SOCIETY | Yönetmen: Woody Allen / Senarist: Woody Allen / Oyuncular: Jesse Eisenberg (Bobby), Kristen Stewart (Vonnie), Steve Carell (Phil Stern), Sheryl Lee (Karen Stern) / A.B.D / 2016 / Renkli / 96´

Sinopsis:

Akademi ödüllü kült yönetmen Woody Allen’ın 2016 tarihli projesi Cafe Society eğlenceli bir dramatik komedi olarak dikkat çekiyor. Jesse Eisenberg, Kristen Stewart, Blake Lively, Steve Carell ve Parker Posey’nin yanı sıra Corey Stoll, Anna Camp ve Paul Schneider’ın da bulunduğu kadro adeta bir yıldızlar geçidi. Film Bronx’da doğan Bobby Dorfman’ın izinden giderek seyircilere heyecanlı bir hikaye vadediyor. Birbirinden ilginç bireylere sahip olan bir ailenin en küçük oğlu Bobby Dorfman yaşadığı hayattan bezmiş durumdadır. Dönemin en popüler film yıldızlarının menajerliğini yapan dayısı Phil’in yanına gitmek ailesinin kuyumcu dükkanında çalışmaktan çok daha cazip gelince gen adam soluğu Hollywood’ta alır. Phil’in ajansında çalışmaya başlayan Bobby, Hollywood’un skandal, dedikodu ve güzel kadınlarla dolu göz kamaştırıcı dünyasına ilk başlarda hayran kalsa da orada gerçekliğin bir hayli esnek bir şey olduğunu keşfedecektir. Bildiği acı ve aşk kavramlarının bir bir yıkılışını gören genç adam edindiği deneyimlerle zaman geçtikçe farklı bir adam olmaya başlar. Hollywood’un deneyimlerinden sonra New York’a dönen Bobby sıfırdan yeni bir hayata başlasa da geçmişin parıltılı ancak acılı izleri onu rahat bırakmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak vasatın az üstü buldum.
  • Diyalogları başarılı buldum.
  • Filmin müzikleri oldukça güzel.

Eksiler

  • Filmde dış ses kullanılmaması daha iyi bir tercih olabilirdi.
  • Roller çok karikatürize edilmiş geldi bana.

Keşif

  • Filmin komedi tarafı iyi bir seviyede.

Öylesine

  • “Richie Rich”
  • “Veronika’nın İkili Aşkı”
  • “Bir kafenin 40 yıllık hatırı vardır”
Reklamlar

Prensim

image

Filmin Künyesi:

PRENSİM | MON ROI| Yönetmen: Maïwenn / Senarist: Etienne Comar, Maïwenn / Oyuncular: Vincent Cassel (Georgio Milevski), Emmanuelle Bercot (Marie-Antoinette Jézéquel), Louis Garrel (Solal), Isild Le Besco (Babeth), Chrystèle Saint Louis Augustin (Agnès) / Fransa / 2015 / Renkli / 124´

Sinopsis:

Her aşk, zaman içerisinde bir enkaza dönüşmez mi? Ödüllü yönetmen Maïwenn’in son filmi, bildiğiniz aşk filmlerine pek benzemiyor. Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan film; acı ve özlem, tutku ve ihanet arasında gidip gelen fırtınalı ve sıra dışı bir ilişkiye odaklanıyor. Bir tarafta düzenli hayatıyla istikrarlı bir avukat olan Marie-Antoinette, diğer tarafta ise karizmatik, özgür ruhlu, kadın avcısı Georgio. İdealize edilmiş bir aşk mefhumunu ve beyaz atlı prens kavramını sorgulayan film, klişelerden uzak durarak bir ilişkinin duygusal türbülanslarını son derece cesur bir şekilde perdeye taşıyor. Variety’nin “Jules ve Jim” kadar ultra-romantik olarak nitelediği filmin başrollerini Emmanuelle Bercot, Vincent Cassel ve Louis Garrel paylaşıyor

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar iyi düzeyde.

Eksiler

  • Georgio’nun terapiye gitmesi hikayede çok inandırıcı durmuyor.

Keşif

  • Georgio karakterinde biraz “Issız Adam” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmindeki Alper’in (Cemal Hünal) havası vardı.
  • Bebek, ailedeki bağı daha da güçlendirmek için dünyaya geliyor belki, ama tam tersi bir şekilde Georgio  ile Marie-Antoinette arasındaki ilişki göbek bağına dolanıyor.
  • Filmin kurgusunda gelecekle geçmişin harmanlanması iyi bir yöntem olmuş.

Öylesine

  • “Aşk Gidiyorum Demez 

Dheepan

image

Filmin Künyesi:

DHEEPAN | Yönetmen: Jacques Audiard / Senarist: Jacques Audiard, Thomas Bidegain, Noé Debré / Oyuncular: Antonythasan Jesuthasan (Dheepan), Kalieaswari Srinivasan (Yalini), Claudine Vinasithamby (Illayaal), Vincent Rottiers (Brahim) / Fransa / 2015 / Renkli / 115´

Sinopsis:

Başta Coen kardeşler ve Xavier Dolan olmak üzere tüm Cannes jürisini kendine hayran bırakan, Pas ve Kemik ve Yeraltı Peygamberi filmleriyle tanıdığımız Jacques Audiard’ın Cannes’ın en büyük ödülünü kazanan son filmi, Paris’te Sri Lankalı üç mülteci üzerinden tüm dünyadaki sığınmacıların çektiği zorlukları ele alıyor. Filme adını veren Dheepan’ı 1980’lerde Tamil Kaplanları’nda çocuk asker olan romancı Antonythasan Jesuthasan canlandırıyor. Sri Lanka’da sona eren iç savaştan kaçabilmek için Dheepan, bir kadın ve bir kız çocuğuyla bir aileymiş gibi davranarak mülteci olarak Fransa’ya gider. Paris dışında bir toplu konuta yerleştirilen üçlü, bir yandan göçmen olarak kültür çatışmasını aşmaya çalışırken bir yandan da gündelik şiddetle ve “ailevi” meselelerle uğraşmak zorunda kalacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Sinematografi başarılı.

Eksiler

  • Hikayesini/derdini anlatmakta yetersiz kalıyor film.
  • Sonlara doğru yaşanan aksiyon anları böyle bir film için biraz ağır olmuş.

Keşif

  • Vasat bir film olmuş. Bu filmin 2015 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü almış olmasını garipsedim.
  • Brahim ile Yalini’nin kafa hareketleri yaptığı sahne güzeldi.
  • Filmin içerisinde ara ara gösterilen fil imgesi Dheepan’ın Sri Lanka’yı hep hatırlayacağını/unutmayacağını anlatmak ister belki de.

Öylesine

  • “Kapıcılar Dheepanı” 
  • “FREXIT”
  • “D-Blok”

Bir Kadın + Bir Erkek

image

Filmin Künyesi:

BİR KADIN + BİR ERKEK | UN + UNE | Yönetmen: Claude Lelouch / Senarist: Claude Lelouch, Valérie Perrin / Oyuncular: Jean Dujardin (Antoine Abeilard), Elsa Zylberstein (Anna Hamon), Christophe Lambert (Samuel Hamon) / Fransa / 2015 / Renkli / 113´

Sinopsis:

Antoine karizmatik ve başarılı film müziği bestecisidir. İş için Hindistan seyahatine çıkar. Anna ise çocuk sahibi olmak isteyen ama hamile kalmakta birtakım sıkıntılar yaşayan bir kadındır. Antoine’ye neredeyse tamamen zıt karakterde olan Anna, Fransa Büyükelçisi’nin eşidir. Bu iki farklı insanın kaderi Hindistan yolunda keişecek ve ikili, karmaşık bir ilişkinin içerisine girecektir. Yönetmenliğini Claude Lelouch’un üstlendiği romantik filmin başrollerinde Oscarlı Fransız oyuncu Jean Dujardin ve Elsa Zylberstein yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculukları başarılı buldum.

Eksiler

  • Antoine’nin merak ettiği absürd soruları yönelttiği bölüm, Amma Ana sayesinde iyileşme gibi noktalar senaryodaki açıklıklar gibi gözüküyor.
  • Filmin başında etkili bir figür olarak yer alan yönetmen Rahul birden çıkıveriyor filmin içinden.

Keşif

  • Filmin sonundaki sahneler ve atmosfer bana biraz “Issız Adam” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmini anımsatıyor.
  • Filmin komedi tarafı da başarılı.

Öylesine

  • “Amma Velakin”
  • “Bereketli Nehirler Üzerinde”

Bin Başlı Canavar

image

Filmin Künyesi:

BİN BAŞLI CANAVAR | A MONSTER WITH A THOUSAND HEADS | Yönetmen: Rodrigo Plá / Senarist: Laura Santullo / Oyuncular: Jana Raluy (Sonia Bonet), Sebastián Aguirre Boëda (Dario), Emilio Echevarría (Sandoval) / Meksika / 2015 / Renkli / 75´

Sinopsis:

Kanser olan kocasının tedavi masraflarını karşılamayı reddeden sigorta şirketi karışışında çaresiz kalan Sonia, eline bir silah alarak ödemeyi onaylaması gereken yetkilileri tek tek ziyaret etmeye başlar. Tek amacı ölümle boğuşan eşine ilaçları yetiştirmek olan kadının ikna etmesi gereken bencil yetkililerin her biri, bin başlı bir canavarın sadece görünen parçalarıdır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir film olmuş.
  • Jana Raluy iyi bir oyunculuk performansı sergilemiş.

Eksiler

  • Sonia’nın psikolojik anlamdaki değişimi hızlı verilmiş.

Keşif

  • Mahkeme sahnelerinin filmin genel akışı içerisinde kullanılması fikri güzel olmuş.
  • Başroldeki kadın karakterin hakkını araması teması bana “İki Gün Bir Gece” (Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne) filmini hatırlattı.

Öylesine

  • “Sessiz ve Derinden”

Annemle Geçen Yaz

image

Filmin Künyesi:

ANNEMLE GEÇEN YAZ | THE SECOND MOTHER | QUE HORAS ELA VOLTA | Yönetmen: Anna Muylaert / Senarist: Anna Muylaert / Oyuncular: Regina Casé (Val), Camila Márdila (Jéssica), Karine Teles (Bárbara), Michel Joelsas (Fabinho), Lourenço Mutarelli (Carlos) / Brezilya / 2015 / Renkli / 112´

Sinopsis:

Val, işini ciddiye alan, yıllardır aynı aile için çalışan yatılı bir hizmetçidir. Mütevazi tavırlarıyla, bebekliğinden beri çocuklarına bakıcılık yaptığı Sao Paulo’lu zengin işverenlerine her gün tüm çalışkanlığı ve sadakati ile hizmet eder.

Bu şık evde her şeyin yeri, yolu, yordamı bellidir; ta ki Val’in hırslı ve akıllı kızı Jessica, üniversite giriş sınavına girmek için Sao Paulo’ya gelene dek… Jessica’nın genç oluşu, kendinden aşırı emin halleri, ev sakinlerinin huzurunu kaçıracak ve evdeki hassas dengeleri alt-üst edecektir. Val ise sadakatinin sınırlarına ve feda edebileceklerinin neler olduğuna karar vermelidir. Brezilya’nın Oscar adayı olan Annemle Geçen Yaz, aile ve sınıf meselelerini yeni, çağdaş ve tempolu bir tarzda ele alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar dengeli.

Eksiler

  • Evde çalışan diğer hizmetçi karakteri biraz havada kalmış.

Keşif

  • Evin hanımı Barbara bir sahnede hizmetçileri Val’in kızı Jessica’nın havuza girmemesi için su seviyesini azaltıyor. Belki de kendi düşüncesinde suyu onları seviyesine indirgemiş oluyor.
  • Karakterler arasında hissedilen ama tam adı konulmayan gerginlikler bana “Geçmiş” (Yönetmen: Asghar Farhadi) filmini hatırlattı.
  • Val karakterinin genel yapısında Yıldız Kenter’in “Kızım Ayşe” (Yönetmen: Yücel Çakmaklı) ve “Fatma Bacı” (Yönetmen: Halit Refiğ) filmlerindeki karakterlerinin yapısı vardı.

Öylesine

  • “Ana Kurdu”

Amcam

image

Filmin Künyesi:

AMCAM | MON ONCLE| Yönetmen: Jacques Tati / Senarist: Jacques Lagrange, Jean L’Hôte, Jacques Tati / Oyuncular: Jacques Tati (Monsieur Hulot), Jean-Pierre Zola (Charles Arpel), Adrienne Servantie (Madame Arpel), Alain Bécourt (Gerard Arpel) / Fransa / 1958 / Renkli / 117´

Sinopsis:

Jacques Tati’nin hem yönettiği hem başrolünü oynadığı, senaryosunu yazıp yapımcılığını da üstlendiği bu film, geleneksel ahlâk değerlerinin oluşturduğu yaşam tarzı ile tüketim toplumunun ortaya çıkardığı kargaşa ve koşuşturma arasındaki çelişkiyi vurguluyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında Fransa’da başlayan Amerikan tarzı tüketim sevdasını, geleneksel mimarinin yok edilip yerini soğuk modern yapıların almasını ve otomobil çılgınlığını eleştiriyor. Film, betimlenen absürt modern mimarinin vurgulanabilmesi için Henri Schmitt’in tasarımı olan bir dekorda çekilmişti.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi oldukça beğendim. Filmin mizahi dili ise özellikle başarılı.
  • Oyunculuklar iyi bir seviyede.
  • Filmin müziği pek güzel.

Eksiler

  • Kimi sahnelerde yakın kamera çekimi tercih edilebilirdi diye düşündüm.
  • Amcanın yeğenine aynı ölçüde ve karşılıkta bir sevgi beslediğini pek hissedemiyoruz.

Keşif

  • Amcanın yaşadığı daireye çıkması sırasında kameranın tam karşı açıdan bize tüm süreci gösterdiği sahneyi başarılı buldum.
  • Amcanın, kardeşi ve yengesinin evde verdiği partiye katıldığı sahne oldukça keyifliydi.
  • Çağdaş ev ile geleneksel ev arasındaki zıtlıklar iyi bir şekilde aktarılmış.
  • Konusunun bir amca/dayı ve yeğen arasındaki dostuluğu, bağlılığı da içermesinden dolayı bu film aklıma “Sevgili Dayım” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmini getirdi.

Öylesine

  • Bulunamadı.