Alev Alev

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Alev Alev | Yönetmen: Halit Refiğ / Senarist: Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Gülşen Bubikoğlu (Alev), Tarık Akan (Murat), Cüneyt Arkın (Şahin), Çiğdem Tunç (Ümran, Şahin’in Yeğeni), Hulusi Kentmen (Asım Reis), Sevda Aktolga (Leyla), Şemsi İnkaya (Reklamcı Bülent, Leyla’nın Sevgilisi), Baki Tamer (Alev’in Babası), Nuran Aykut (Alev’in Annesi), Talat Gözbak (Doktor), Turgut Boralı (Mahmut, Alev’in Patronu), Tevhid Bilge (Uşak), Nevzat Okçugil (Hizmetçi), Hüseyin Güler (Şahin’in Adamı), Renan Fosforoğlu (Rıza, İş İnsanı), Melih Çardak (Dansçı), Ali Demirel (Polis), Mesut Sürmeli / Türkiye / 1984 / Renkli / 93´ 

Özet:

Filmde, genç bir kızla onu aldatan sevgilisinin öyküsü konu edilir. Murat, yakışıklı bir yat kaptanıdır. Sevgilisi Alev ile evlilik plânları yapmaktadır. Ancak bunun için paraya ihtiyaçları vardır. Murat, zengin bir iş adamı olan Şahin’in yeni bir kaptan aradığını öğrenir. Kendisine bol kazanç sağlayacak bu iş sayesinde evlilik masraflarını karşılamayı tasarlar. Ancak bir yolculuk sırasında Şahin’in yeğeniyle birlikte olur. Bu ihanet, Murat ile Alev’in yeniden bir araya gelmesini imkânsız bir hâle getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmin müzikleri güzel.
  • Cüneyt Arkın, Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan üçlüsüne, benzer aşk/sevgili rollerinde yine Halit Refiğ’in yönettiği, senaryosunu de yine Erdoğan Tünaş’ın kaleme aldığı “Paramparça” filminde de rastlarız.
  • Filmden bir replik: “Evliliğim senin arzunla oldu, ayrılığım da benim arzumla”
  • “Alev Olmuş Bir Genç Kızın Portresi”
  • “Alev Almış Bir Genç Kızın Dalgası”

Karateci Kız

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Karateci Kız | Yönetmen: Orhan Aksoy / Senarist: Fuat Özlüer, Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Filiz Akın (Zeynep), Ediz Hun (Murat), Nubar Terziyan (Zeynep’in Babası), Hayati Hamzaoğlu (Bekir Bulut, Firari), Bülent Kayabaş (Fello/Ferruh Durak, Firari), Necati Er (Cafer Durak, Firari), Kudret Karadağ (Rıza Çakoz, Firari), Oktay Yavuz (Kasım Arpacı, Firari), Turgut Boralı (Emniyet Amiri), Yeşim Yükselen (Dansöz Meral, Ferruh’un Sevgilisi), İsmail Hakkı Şen (Polis Eşref, Murat’ın Abisi), Yılmaz Gruda (Doktor), Ramazan Akboğa (Polis), Sema Yaprak (Bekir’in Sevdiği Kız), Hasan Yıldız (İşçi), Hakkı Kıvanç (Esrarkeş), Yaşar Şener (Esrarkeş) / Türkiye / 1973 / Renkli / 83´ 

Özet:

Filmde, bir kadının babasını öldüren katillerden intikam almaya çalışması anlatılır. Çiçekçilik yapan Zeynep, babası ile beraber yaşar. Babasının yetiştirdiği çiçekleri satarak para kazanır. Bir gün hapishaneden beş azılı suçlu firar eder. Kaçaklar, Zeynep’in babasını öldürerek parasını çalarlar. Zeynep akşam eve döndüğünde katillerle karşılaşır. Adamlar Zeynep’e zorla sahip olurlar. Katillerden intikam almaya ant içen Zeynep, kendini geliştirmek için elinden geleni yapacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin görsel atmosferi güzel.
  • Kötü karakterler iyi seçilmiş.
  • “Maskesiz Beşler”
  • “Müşfik Bir Kadın”

Yeryüzünde Bir Melek

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Yeryüzünde Bir Melek | Yönetmen: Orhan Aksoy / Senarist: Ahmet Üstel / Oyuncular: Hülya Koçyiğit (Zehra), Tarık Akan (Ömer Mutlu), Hulusi Kentmen (Murat Reis), Turgut Boralı (Mustafa Mutlu, Ömer’in Babası), Zerrin Arbaş (Meral), Erol Günaydın (Şemsi, Berber), Salih Kırmızı (Meral’in Arkadaşı), Yılmaz Gruda (Meral’in Babası), Şeref Çokşeker (Meral’in Annesi), Haluk Orçun, Yüksel Gözen (Fırıncı/Pastaneci), İsmail Hakkı Şen (Mahalleli), Ahmet Turgutlu (Esnaf), Muzaffer Mozaik (Lokantacı), Nermin Altınses, Yılmaz Şahin, Hikmet Gül (Fikriye), Cevat Kurtuluş (Şaban), Murat Sümer (Düğündeki Genç), İhsan Özenç (Mahalleli), Bahar Şen/ Türkiye / 1973 / Renkli / 101´ 

Özet:

Film, Zehra, Ömer ve Meral’in arasındaki aşk üçgenini anlatır. Zehra ailesini bir trafik kazasında kaybetmiş, ada esnafını ailesi bellemiştir. Manav Mustafa’nın oğlu Ömer, zengin bir ailenin kızı olan Meral’e âşıktır. Fakat aşkının imkânsız olduğunu düşünmekte ve intihar etmek istemektedir. Bir mektup yazıp kayalıklardan denize atlamak üzereyken Zehra gelir. Ömer’e aşkını itiraf etmesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine Ömer, Meral ile konuşur ve birliktelikleri başlar. Ömer ile Meral’in mutluluğunun en büyük pay sahibi olan Zehra, kendi kalbinin isteklerini görmezden gelmektedir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Adanın kıyısında Zehra ile Ömer’in birlikte konuştuğu bir sahnede görüntü sanki bir tablo gibiydi.
  • Zehra’nın iyilikseverliği/yardımseverliği “Hayat Sevince Güzel” (Yönetmen: Temel Gürsu) filmindeki Ayşe (Zeynep Değirmencioğlu) karakterini hatırlatır.
  • Ömer ile Meral’in sinemada izledikleri filmde Tarık Akan’ın başka bir filminden sesini duymamız güzel bir düşünce olmuş.
  • Filmden bir replik: “- Düşerim diye mi korkuyorsun? – Hayır, sevinçten havaya uçacaksın diye”
  • Meral’in okuduğu kitabı görürüz bir sahnede: “Aşk Hasreti” (Yazar: Kerime Nadir)
  • Zehra’nın, doğum günü kutlamasında Ömer ile dans etmesi ve yaşadığı duygu, yine Hülya Koçyiğit’in canlandırdığı Ceylan Ateşoğlu karakterinin “Hayat Bayram Olsa” (Yönetmen: Orhan Aksoy) filminde Doğan Barutoğlu’nu (Kadir İnanır) rüyasında gördüğü sahneyi hatırlatır. Hatta, bu sahnelerdeki müzik kullanımları da ton anlamında benzer gibidir.
  • Mahallelinin, Zehra’ya olan sevgi ve sahiplenme tutumları (olumlu anlamda) “Bizim Kız” (Yönetmen: Türker İnanoğlu) filmindeki Zeynep (Gülşen Bubikoğlu) karakterini hatırlatır.
  • “Hayat Sev(dir)ince Güzel”

Anneler ve Kızları

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Anneler ve Kızları | Yönetmen: Ömer Lütfi Akad / Senarist: Ömer Lütfi Akad / Oyuncular: Yıldız Kenter (Fatma), İzzet Günay (Aydın), Neşe Karaböcek (Neşe), Ekrem Dümer (Bekir, Gazino Patronu), Yonca Koray (Ayşegül’ün Gençlik Hali, Neşe’nın Kızı), Leyla Kenter (Iraz’ın Gençlik Hali, Fatma’nın Kızı), Turgut Boralı (Rasim, Neşe’nin Aile Dostu), Bahri Beyat (Cemal), Tarzan Baba (Komşu), Asım Nipton (Parktaki Adam), Ali Demir (Orhan), Engin Tara, Hüseyin Kutman, Sabahat Işık, İpekçik, Tülin Oran / Türkiye / 1971 / Renkli / 92´ 

Özet:

Film, İstanbul’da hayata tutunmaya çalışan bir grup kadının hikâyesini konu alır. Fatma, İstanbul’da kalacak bir yer ve iş aramaktadır. Neşe de kıt kanaat geçinmeye çalışmaktadır. Neşe, Fatma ve kızı Iraz’ın durumuna kayıtsız kalamaz. Bunun için maddi durumu elvermese de Fatma’yı yardımcısı olarak eve alır. Yaşadıkları maddi zorlukları Neşe’nin şarkıcılık kariyerinin yükselişe geçmesiyle atlatırlar. Yıllar geçtikçe büyüyen kızlarıyla araları açılır. Neşe gittiği turnelerden kızına vakit ayıramaz hâle gelir. Iraz ise köyden gelmiş olmayı ve içinde bulundukları sosyal ortamı kabullenemez. Aile parçalanma noktasına gelir. Ancak yaşanan bir olay onları tekrar bir araya getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Film, Douglas Sirk’in çektiği “Zehirli Hayat” (Imitation of Life, 1959) filminden uyarlanmıştır.
  • Diyalogların metni güzel ve zarif.
  • Hem karakter isminin aynı olması hem de Yıldız Kenter’in yine cefakar ve fedakar bir anneyi canlandırması yönlerinden bu çalışma “Fatma Bacı” (Yönetmen: Halit Refiğ) filmini hatırlatır.
  • Filmde seslendirilen şarkılar oldukça güzel tercihler olmuş. Arapça bir şarkı bile seslendirilmiş.
  • Neşe Karaböcek biraz donuk/tutuk bir oyunculuk sergilemiş. Başka bir oyuncu tercih edilseydi belki daha başarılı olunabilirdi.
  • Iraz’ın gençlik halini canlandıran Leyla Kenter’in oyunculuğu pek başarılı olamamış.
  • Filmden bir replik: “Her bir derdini insan kendi yenmelidir.”
  • Filmden bir replik: “Ana gözü kör de olsa görür.”
  • Filmden bir replik: “Sebepsiz kuş uçmaz.”
  • Fazla sayıda şarkı kullanılması arabesk sanatçı/şarkıcı filmlerini hatırlatır.
  • Iraz’ın sevgilisinin, Iraz’ı ailesine tanıttığı sahne enteresandı.
  • Kızların çocukluk ve gençlik hallerini canlandıran oyuncular fiziksel olarak uyumlu seçilmiş.
  • “Ayşegül Parkta”
  • Kızım Iraz”
  • “Fatma Bacı”

Derya Gülü

6 out of 10 stars (6 / 10)

Derya Gülü filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Derya Gülü | Yönetmen: Süreyya Duru / Senarist: Suphi Tekniker (Senaryo), Necati Cumalı (Eser) / Oyuncular: Meral Orhonsay (Meryem, Haşim Kaptan’ın Eşi), Bulut Aras (Sinan), İhsan Yüce (Haşim Kaptan), Gülsen Tuncer, Esin Karakaya, Reşit Çıldam / Türkiye / 1979 / Renkli / 73´ 

Özet:

Filmde, üç kişi arasında yaşanan gerilimli ilişki anlatılır. Haşim Kaptan yaşlı bir denizcidir. Sinan, Haşim’in tayfasına yeni katılmıştır. Meryem ise, Haşim’in karısıdır. Haşim sürekli sarhoş dolaşır. Meryem ise evdeki işlerine ek olarak hizmetçilik yapar. Meryem yaşadığı hayattan bıkmıştır. Haşim’i öldürüp kaçmak ister. Sinan ile Meryem birbirlerine âşık olurlar. Meryem, Sinan’ın aşkını bir çıkış yolu olarak kullanacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda orta seviyede buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Film süresi biraz daha fazla olabilirdi.
  • Haşim Kaptan’ın teknesine verdiği “Derya Gülü” ismi Derya -> Deniz ve Gül -> Meryem şeklinde yorumlanabilir.
  • Haşim Kaptan ve Sinan’ın da olduğu bir gecede Meryem’in yaptığı dans figürleri ve gözlerindeki şuh bakış Kartal Tibet’in hayat verdiği “Tarkan” film serilerindeki Büyücü Gosha (Eva Bender) karakterinin dansını hatırlatır.
  • Meryem’in temizliğe gittiği evin hanımı ve kardeşinin dahil olduğu bölümler ve oradaki diyaloglar biraz yapay kalmış.

Derya Gülü Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Deniz Kıyısındaki Ev

image

Filmin Künyesi:

DENİZ KIYISINDAKİ EV | LA VILLA | Yönetmen: Robert Guédiguian / Senarist: Robert Guédiguian, Serge Valletti / Oyuncular: Ariane Ascaride (Angèle Barberini), Jean-Pierre Darroussin (Joseph), Gérard Meylan (Armand), Jacques Boudet (Martin, Yvan’ın Babası), Anaïs Demoustier (Bérangère), Robinson Stévenin (Benjamin), Yann Trégouët (Yvan), Geneviève Mnich (Suzanne, Yvan’ın Annesi), Fred Ulysse (Maurice, Üç Kardeşin Babası), Esther Seignon (Blanche)  / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Deniz Kıyısındaki Ev, ölüm döşeğindeki babalarının yanında olabilmek için yıllar sonra bir araya gelen üç kardeşin hikayesini anlatıyor. Marsilya’da denize nazır bir villada yaşayan Maurice ölüm döşeğindedir. Üç kardeş hastalanan babalarının son zamanlarında yanında olabilmek için yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Paris’te kendisine farklı bir dünya kuran Angèle, geçmişte yaşadıkları travma sonrası bir daha dönmemek üzere ayrıldığı eve yeniden gelmiş olmanın tedirginliği içerisindedir. Angele ile kendisinden genç bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand aralarındaki bağın sarsılmasına neden olan olayla yüzleşmek zorunda kalır. Çocuklarını yıllar sonra etrafına toplayan Martin, onlara aşıladığı ideallerin ne kadarını koruyabildiklerini anlamak için onları test eder. Bu sırada ansızın hayatlarına giren davetsiz bir misafir evin tüm dengesinin değişmesine neden olur

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum. Sade ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Hem başrol oyunculukları hem de yan rollerdeki oyunculuklar başarılı.
  • Filmin dokunduğu, üzerinde bir şeyler söylemeye çalıştığı pek çok tema/başlık var. Bunlardan bazılarını sayacak olursak: Aile, Vicdan, Mültecilik, Göçmen Politikası, Savaş, Kapitalizm, Rant ve bunun gibi.
  • Filmde müzik pek kullanılmamış. Geçmişte geçen sahneler gösterilirken tercih edilen şarkılar ise güzel ve keyifli olmuş.
  • Filmin ilk repliği birazdan hastalanacak/felç geçirecek olan Maurice’nin telaffuz ettiği “Çok kötü…” sözlerini içermekte. Buradaki sözcükler pek çok şeye yorumlanabilir. Hastalanmak üzere olduğu için Maurice’ninsağlığı kötüye gitmekte, insanların verdiği ekonomik savaş, ülkelerin verdiği siyasi savaş, mültecilik ve göçmen sorunu, çocukların geleceği.
  • Filmden siyasi bir replik: “Akıl sağda, kalp solda”.
  • Filmde pek çok güzel sahne yer almakta. Bunlardan ikisi ise toplu halde sigara içilmeye başlandığı kısım ile final bölümündeki yankı sahnesi.
  • Birbirlerinden uzakta hayat süren üç Fransız kardeş filmin sonlarına doğru karşılaşacakları sürpriz ile kardeş olmanın önemini ve değerini bir kez daha anlıyor olacaklar belki de.
  • Filmin genelinde “iyi/kusursuz” biri olarak resmedilen Yvan’ın kimi bölümlerdeki bazı davranışları ve tavırları kafa karıştırıcı.
  • Maurice işlettiği restorandan etrafta yaşayan herkesin faydalanabilmesi için yıllardır düşük fiyat politikası uygulamıştır.  Bu durum bana “Mavi Boncuk” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlatır.  O filmde de Baba Yaşar (Münir Özkul) ve dostları, fakir fukaranın da gönlünce doyması ve eğlenebilmesi için fiyat politikası ucuz olan,rahatlıkla fikis menü seçilebilen bir gazino açmayı hayal ederler. Sonunda gerçekleştirirler de bu filmde olduğu gibi.
  • Balıkçılık yapan Benjamin ile tiyatro oyuncusu Angèle’nin duygusal yakınlaşması “Kara Gözlüm” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Balıkçı Azize (Türkan Şoray) ile Şopen (Chopin) Kenan (Kadir İnanır) ikilisini hatırlatır.
  • “Kelebekler” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filminin de benzer bir konusu vardır. Orada da iki erkek bir kızdan oluşan ve uzun yıllardır birbirleri ile görüşmeyen üç kardeş, babalarının hastalığı dolayısı ile yıllar sonra köye dönerler.
  • Kardeşlerin babası Maurice karakterini canlandıran Fred Ulysse 2012 yılında kaybettiğimiz usta sanatçımız Müşfik Kenter’i anımsatıyor.

    Fred Ulysse (Soldaki, Filmden bir kare)

    Müşfik Kenter
  • Benjamin karakterini canlandıran Robinson Stévenin dizi ve sinema çalışmalarından tanıdığımız oyuncu Emin Gürsoy’u anmsatıyor.

    Robinson Stévenin (Filmden bir kare)

    Emin Gürsoy
  • Martin karakterine hayat veren Jacques Boudet yakın zaman önce kaybettiğimiz Türk basketbol adamı Doğan Hakyemez’i anımsatıyor.

    Jacques Boudet (En soldaki, Filmden bir kare)

    Doğan Hakyemez
  • “Şapkadan Geçmiş Çıktı”
  • “Villadan Babam Çıktı”
  • “Fikis Menü”

Körfez

image

Filmin Künyesi:

KÖRFEZ | Yönetmen: Emre Yeksan / Senarist: Emre Yeksan , Ahmet Büke / Oyuncular: Ulaş Tuna Astepe (Selim), Ahmet Melih Yılmaz (Cihan), Serpil Gül (Nihal),  Müfit Kayacan (Bülent), Merve Dizdar (Pınar),  Cem Zeynel Kılıç (Necati) / Türkiye / 2017 / Renkli / 110´

Sinopsis:

30’lu yaşlarında, yeni boşanmış Selim, ailesinin yanına İzmir’e döner. Selim, eski hayatının izleriyle karşılaşırken, körfezde gerçekleşen bir kaza şehirdeki hayatı derinden sarsar. Selim, yıllar sonra geri döndüğü İzmir’de yeni bir dünyayı keşfe dalar.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı. Özellikle Ahmet Melih Yılmaz’ın karakter temsili iyi.
  • Kimi sahnelerde diyalog devam ederken, kamera  bizim olayın dışındaki pasif durumdaki karakteri/karakterleri izlememizi sağlıyor. Bu tercihi değişik ve başarılı buldum.
  • Filmin temel olarak tempo ve ritim anlamında sıkıntıları var.
  • Polis arabasında geçen sahne “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlatıyor.
  • “Bir Zamanlar Körfez’de”
  • “Körfez’in Ardı”

Derin Sular

image

Filmin Künyesi:

DERİN SULAR | SUBMERGENCE | Yönetmen: Wim Wenders / Senarist: Erin Dignam, J.M. Ledgard (Roman) / Oyuncular: Alicia Vikander (Danielle Flinders), James Mcavoy (James More), Celyn Jones (Thumbs), Audrey Quoturi, Alex Hafner (Bay Bellhop), Alexander Siddig (Doktor Shadid) / Almanya / 2017 / Renkli / 112´

Sinopsis:

Büyük Alman sinemacı Wim Wenders’in merakla beklenen son filmi, Somali’de kum çöllerinden Normandiya kumsallarına, derin denizin nefes kesen görüntüleri ile müthiş kadrosundan aldığı güçle çarpıcı bir seyirlik sunuyor. San Sebastian Film Festivali’nin açılış filmi olan Derin Sular, Normandiya’da birbirine âşık olup tehlikeli görevler peşinde ülkeden ülkeye seyahat etmek zorunda kalan, ancak kader ve şartlar yüzünden bir türlü kavuşamayan bir hidrolik mühendisiyle bir biyo-matematikçinin romantik hikâyesini anlatıyor. Film, savaş muhabiri J.M. Ledgard’ın romanından beyazperdeye uyarlandı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum fakat Wim Wenders’in özel bir etkisini ya da farkını filmde görmek/hissetmek çok mümkün değil.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Denizin altında araştırmaların yapıldığı bir filmin daha güçlü bir atmosfer yaratmasını beklerdim.
  • “Suçekimi”

Dunkirk

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

DUNKIRK | Yönetmen: Christopher Nolan / Senarist: Christopher Nolan / Oyuncular: Fionn Whitehead (Tommy), Tom Glynn-Carney (Peter), Jack Lowden (Collins) / ABD / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Christopher Nolan’ın 2. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi’ni konu edinen filmi, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin, düşman askerleri tarafından etrafının sarılması ile başlar.
Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar. Başrollerinde Mark Rylance, Kenneth Branagh ve Tom Hardy’nin yer aldığı filmin kadrosunda ayrıca Jack Lowden, Aneurin Barnard ve ilk kez film deneyimini yaşacak olan Fionn Whitehead ile Harry Styles da yer alıyor. Filmi kendi senaryosundan uyarlayacak olan yönetmene yapımcılık koltuğunda da Emma Thomas eşlik ediyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda normal seviyede bir film olmuş.
  • Düşman tarafındaki askerlerin filmde fiziki olarak hiç gösterilmemesini değişik bir uygulama olarak yorumladım.
  • Filmle ilgili genel yorumların aksine filmi çok değişik ve çok başarılı bulmadım. Genel anlamda iyi kotarılmış bir film yönetimi olmuş.
  • “Denizler Üstünde 400.000 Asker”
  • “Dunkirk By The Sea | Ölümün Kıyısında”

Okulda Deniz Kazası

image

Filmin Künyesi:

OKULDA DENİZ KAZASI | MY ENTİRE HİGH SCHOOL SİNKİNG İNTO THE SEA | Yönetmen: DASH SHAW / Senarist: DASH SHAW / Seslendirenler: JOHN CAMERON MITCHELL (Brent Daniels), REGGIE WATTS (Assaf), JASON SCHWARTZMAN (Dash), LENA DUNHAM (Mary), MAYA RUDOLPH (Verti), SUSAN SARANDON (Lunch Lady Lorraine), ALEX KARPOVSKY (Drake)  / A.B.D / 2016 / Animasyon / 75´

Sinopsis:

Kaç yaşınıza gelirseniz gelin, bir yanınız lise yıllarında kalır, büyümez. O yüzden, ‘Bottomless Belly Button’ (Dipsiz Göbek Deliği) ve ‘New School’ (Yeni Okul) gibi çizgi romanlarıyla tanınan Dash Shaw’ın ilk uzun metraj filmi Okulda Deniz Kazası’nı kaçırmamalısınız. Bu animasyon filme Shaw’un düşsel anlatımı, ayrıksı karakterlere ve onların insanlarla ilişki kurma çabasına duyduğu sempati, esprili ve dokunaklı çizimleri damgasını vuruyor. Hem gençlik filmlerine hem de felaket filmlerine referanslar içeren Okulda Deniz Kazası, farklılıklara rağmen gelişen ve zor anlarda derinleşen dostluklara dair eğlenceli bir hikâye anlatıyor. Jason Schwartzman, Lena Dunham, Reggie Watts, Maya Rudolph ve John Cameron Mitchell gibi isimlerin seslendirdiği bu son derece sofistike karakterlerle aynı okulda olup, onlarla birlikte denizin altında bir yolculuğa çıkmak isteyeceksiniz!

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Farklı bir animasyon film olmuş. İzlemeye değer.
  • Müzikleri biraz yüksek sesli ve fazla hareketli buldum.
  • Filmin görsel yapısı bana “Scooby -Doo” çizgi filmini hatırlattı.
  • Aşçı Lunch Lady Lorraine karakteri “Hababam Sınıfı” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmindeki Hafize Ana’yı (Adile Naşit) hatırlattı bana.