Söz Senettir

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Söz Senettir | Es Gilt Das Gesprochene Wort | Yönetmen: İlker Çatak / Senarist: Nils Mohl, İlker Çatak ,Johannes Duncker / Oyuncular: Anne Ratte-Polle (Marion), Ogulcan Arman Uslu (Baran), Godehard Giese (Raphael), Jörg Schüttauf (Mark), Johanna Polley (Leonie), Sebastian Urzendowsky (Johann), Lina Wendel (Evi Stade), Sandra Bourdonnec (Colette), Ali Seçkiner Alıcı (İdris), Özer Arslan (Havalimanı Müdürü), Katharina Behrens (Birte), Adnan Devran (Alper), Klaus Frevert (Güvenlik), Özgür Karadeniz (Ferdi), Elisabeth Pieplow (Sandra), Jan Philip Runge (Jaques), Canan Samadi (Thali), Sasun Sayan (Serhat) / Almanya / 2019 / Renkli / 120´ 

Özet:

Yaz tatili için Almanya’dan Türkiye’ye gelen pilot Marion ve partneri müzisyen Raphael’in yolları, jigololuk yapan genç Baran’la kesişir. Bundan sonra ilişkileri üç kişilik bir oyuna dönüşür. Avrupa’ya gitmeyi kafasına koymuş Baran, Marion’a evlenme teklif eder. Hayatını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ama kanser olduğunu öğrendikten sonra her şeyi yeniden gözden geçirmeye başlayan Marion ise ilk defa bir yabancının müdahalesine izin verir ve Baran’ın teklifini kabul eder. Kâğıt üstünde tanıdık gelebilecek bu anlaşmalı evlilik öyküsü, İlker Çatak’ın elinde, neşesi de eksik olmayan, toplumsal cinsiyet rolleri ve tek eşli ilişkilerin çizdiği çemberleri sürekli esneten, muzip ve dinamik bir romantik drama dönüşüyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Başrolde yer alan Anne Ratte-Polle, “Gerçek Kesit” TV programındaki bölümlerde yer alan Yeşim Gündoğdu’ya oldukça benzemekte.
  • “Baran Bach”
  • “Söz Senetse, Sükut Vadedir”
  • Ümit Besen’in seslendirdiği “Nikah Masası” şarkısını Baran, Marion için uyarlasa aşağıdaki gibi olurdu:
    • Nikahına beni çağır sevgilim
      İstersen mültecin olurum senin
      Bu adam kim diye soran olursa
      Eski bir tanıdık dersin sevgilim

      Hayaller kurardık biz yıllar önce
      Hiç yoktu hesapta ayrılık bizce
      Bilirsin ne kadar görmek isterdim
      Üniformalar içinde seni öylece

Benim Sinemalarım

7.5 out of 10 stars (7,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Benim Sinemalarım | Yönetmen: Füruzan, Gülsün Karamustafa / Senarist: Füruzan / Oyuncular: Hülya Avşar (Nesibe), Sema Aybars (Nesibe’nin Annesi), Ayşegül Uygurer (Ayşe, Nesibe’nin Komşusu), Yaman Okay (Recep, Nesibe’nin Babası), Yaman Tarcan (Bahriyeli Salih), Dilaver Uyanık (Plajdaki Müşteri), Güzin Çorağan (Nesibe’nin Komşusu), Ülkü Ülker (Atlas Pasaj’daki Marilyn Monroe Kıyafetindeki Kadın), Metin Sözer, Muhlis Asan (Lokantadaki Kasiyer), Esra Yıldız, Dilek Bayram / Türkiye / 1990 / Renkli / 105´ 

Özet:

Film, yoksulluktan kurtulmaya çalışan bir kadının savrulan hayatını konu edinir. Fakir bir ailenin kızı olan Nesibe, bir mağazada tezgâhtarlık yapmaktadır. Aldığı maaş az geldiği için para karşılığı insanlarla birlikte olmaya başlar. Nesibe, kendisini kontrol etmek isteyen ailesinin baskısından da usanır. Sık sık sinemaya giderek filmlerdeki hayata öykünür. Eve geç geldiği bir gün yediği dayak, onu yaşadığı hayattan uzaklaşmaya zorlayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Filmin senaryosu Füruzan’ın aynı adlı hikayesinden uyarlanmıştır.
  • Film müziği güzel.
  • Filmin içerisinde adı geçen filmlerden bazıları:
    • “Kırmızı Değirmen | Moulin Rouge” (Yönetmen: John Huston)
    • “Niagara” (Yönetmen: Henry Hathaway)
    • “Otel Emperyal | Hotel Imperial” (Yönetmen: Robert Florey)
  • Filmden bir replik: “Ne olursa olsun sinemayı çok seviyorum ablacım”
  • Nesibe’nin aynada küçüklüğünü gördüğü sahne güzeldi.
  • “Nesibe Monroe”
  • “Kırmızı Çantalı Kız”

Seninle Ölmek İstiyorum

6 out of 10 stars (6 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Seninle Ölmek İstiyorum | Yönetmen: Ömer Lütfi Akad / Senarist: Safa Önal / Oyuncular: Türkan Şoray (Selma), İzzet Günay (Nihat), Cahit Irgat (Rıza), Aydın Tezel (Naci), Meltem Mete (Meltem), Gülsen Erten (Nesrin), Gülgün Erdem (Dadı), Sinan Emre (Tayfun), Muammer Gözalan (Davetli), Melek Görgün (Melek), Haydar Karaer (Nihat’ın Arkadaşı), Haluk Orçun (Davetli), Orhan Çoban, Zeki Sezer (Rıza’nın Adamı),Reşit Çıldam (Uşak), Nizam Ergüden (Kunduracı), Hakkı Haktan (Meyhaneci), Hüseyin Salıcı (Doktor), Ali Demir / Türkiye / 1969 / Renkli / 75´ 

Özet:

Film, zengin ve evli bir kadınla bir mimarın ilişkisini anlatmaktadır. Selma, Rıza Akmanoğlu isimli bir iş adamının genç ve güzel karısıdır. Rıza, başta ailesi olmak üzere etrafındaki herkese sert davranmaktadır. Selma ise yaşadığı hayattan ve çevresindeki insanların yapmacıklığından bıktığı için sürekli içki içer. Genç bir mimar olan Nihat, Rıza’nın evinde çalışmaktadır. Burada Selma ile tanışır ve genç kadınla arkadaşlık etmeye başlar. Selma, oğlu Tayfun’u bir kazada kaybedince iyice içine kapanır ve kendisini içkiye verir. Bunun üzerine Rıza, Selma’yı bir akıl hastanesine kapatır. Nihat, Selma’nın peşine düşer ve onu hastaneden kurtarır. Selma ile Rıza birlikte yaşamaya başlar. Ancak Rıza buna kayıtsız kalmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Kostüm tasarımları oldukça güzel.
  • Tayfun’un katı Alman Dadısı/Mürebbiyesi “İbo ile Güllüşah” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Gülşah’ın (Gülşah Soydan) katı Alman Dadısı Hilda’yı (Şeref Çokşeker) hatırlatır.
  • Selma ile Nihat karakterleri yine bir Ömer Lütfi Akad – Safa Önal işbirliği olan “Vesikalı Yarim” filmindeki yine Türkan Şoray – İzzet Günay çiftinin canlandırdığı Sabiha ile Halil ikilisini hatırlatır. Sabiha’nın o filmde Halil’e söylediği “Çok eskiden rastlaşacaktık” repliği bu filmde de pekala kullanılabilir.
  • Bir sahnede kameranın Rıza ile Selma çiftinin karakoldaki görüntülerinden eve geçiş yapması ilginç bir uygulamaydı.
  • Selma’nın, hastane odasında yalnız başına loş ışık altında hüzünlendiği/ağladığı sahne ve genel olarak bu filmdeki ruh hali “Kızıl Çöl | Red Desert | Il Deserto Rosso” (Yönetmen: Michelangelo Antonioni) filmindeki Giuliana (Monica Vitti) karakterini hatırlatır.
  • Filmin sonunda kullanılan/tercih edilen müzik pek uygun olmamış.
  • “Çocuk Olmak İstiyorum”

Aşka Tövbe

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Aşka Tövbe | Yönetmen: Türker İnanoğlu / Senarist: Fuat Özlüer (Eser: Kerime Nadir) / Oyuncular: Filiz Akın (Şehbal), Kartal Tibet (Mübin), Önder Somer (Selman Siret, Sefaret Katibi), Semiramis Pekkan (Nazan), Funda Postacı (Rezzan, Nazan’ın Kardeşi), Nubar Terziyan (Osman, Okul Müdürü, Selman’ın Abisi), Şaziye Moral (Mübin’in Annesi, Şehbal’in Halası), Mahmure Handan (Dadı), Zeki Sezer (Otel Görevlisi), Sadri Karan (Doktor), Aynur Aydan, Selçuk Alagöz, Seyfi Havaeri (Doktor), Ali Demir (Nikah Davetlisi) / Türkiye / 1968 / Renkli / 83´ 

Özet:

Film, Şehbal ile Mübin’in aşkını konu alır. Şehbal, İzmir’de öğretmenlik yapmaktadır. Halasının oğlu Mübin’i uzun zamandır sevmekte, ondan bir adım atmasını beklemektedir. Fakat Mübin, Şehbal’e teyzesinin kızı Nazan’ı sevdiğini söyler ve onunla aralarını yapmasını ister. Nazan ise, başkasını sevmektedir. Bu haberi alan Mübin yıkılır. Şehbal, Mübin’e olan duygularını saklayıp onu teselli etmeye çalışır. Karısını yeni kaybetmiş bir adam olan Selman, Şehbal’in kafasını büsbütün karıştıracaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Müzikler güzel.
  • Mübin’in yanan mum ile sigarasını yaktığı sahneler ilginçti.
  • Filmden bir replik: “Döktüğüm sigara tablaları, Mübin’in kendi hayatını yakmasının külleri gibiydi.”
  • Filmden bir replik: “Sevilmeden sevmek bedbahtlığına uğradım.”
  • Filmden bir replik: “Benim için bir saadet membası olacağınıza inanıyorum.”
  • Önder Somer’in yine iyi bir rolde olması şaşırtıcı.
  • Semiramis Pekkan bu filmde sima olarak biraz Suna Keskin’i de andırıyor.
  • Filiz Akın’ın makyajı daha iyi olabilirmiş.
  • Bir sahnede Filiz Akın’ın giydiği sarı kostüm pek başarılı bir tercih olmamış.

Alev Alev

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Alev Alev | Yönetmen: Halit Refiğ / Senarist: Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Gülşen Bubikoğlu (Alev), Tarık Akan (Murat), Cüneyt Arkın (Şahin), Çiğdem Tunç (Ümran, Şahin’in Yeğeni), Hulusi Kentmen (Asım Reis), Sevda Aktolga (Leyla), Şemsi İnkaya (Reklamcı Bülent, Leyla’nın Sevgilisi), Baki Tamer (Alev’in Babası), Nuran Aykut (Alev’in Annesi), Talat Gözbak (Doktor), Turgut Boralı (Mahmut, Alev’in Patronu), Tevhid Bilge (Uşak), Nevzat Okçugil (Hizmetçi), Hüseyin Güler (Şahin’in Adamı), Renan Fosforoğlu (Rıza, İş İnsanı), Melih Çardak (Dansçı), Ali Demirel (Polis), Mesut Sürmeli / Türkiye / 1984 / Renkli / 93´ 

Özet:

Filmde, genç bir kızla onu aldatan sevgilisinin öyküsü konu edilir. Murat, yakışıklı bir yat kaptanıdır. Sevgilisi Alev ile evlilik plânları yapmaktadır. Ancak bunun için paraya ihtiyaçları vardır. Murat, zengin bir iş adamı olan Şahin’in yeni bir kaptan aradığını öğrenir. Kendisine bol kazanç sağlayacak bu iş sayesinde evlilik masraflarını karşılamayı tasarlar. Ancak bir yolculuk sırasında Şahin’in yeğeniyle birlikte olur. Bu ihanet, Murat ile Alev’in yeniden bir araya gelmesini imkânsız bir hâle getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmin müzikleri güzel.
  • Cüneyt Arkın, Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan üçlüsüne, benzer aşk/sevgili rollerinde yine Halit Refiğ’in yönettiği, senaryosunu de yine Erdoğan Tünaş’ın kaleme aldığı “Paramparça” filminde de rastlarız.
  • Filmden bir replik: “Evliliğim senin arzunla oldu, ayrılığım da benim arzumla”
  • “Alev Olmuş Bir Genç Kızın Portresi”
  • “Alev Almış Bir Genç Kızın Dalgası”

Karateci Kız

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Karateci Kız | Yönetmen: Orhan Aksoy / Senarist: Fuat Özlüer, Erdoğan Tünaş / Oyuncular: Filiz Akın (Zeynep), Ediz Hun (Murat), Nubar Terziyan (Zeynep’in Babası), Hayati Hamzaoğlu (Bekir Bulut, Firari), Bülent Kayabaş (Fello/Ferruh Durak, Firari), Necati Er (Cafer Durak, Firari), Kudret Karadağ (Rıza Çakoz, Firari), Oktay Yavuz (Kasım Arpacı, Firari), Turgut Boralı (Emniyet Amiri), Yeşim Yükselen (Dansöz Meral, Ferruh’un Sevgilisi), İsmail Hakkı Şen (Polis Eşref, Murat’ın Abisi), Yılmaz Gruda (Doktor), Ramazan Akboğa (Polis), Sema Yaprak (Bekir’in Sevdiği Kız), Hasan Yıldız (İşçi), Hakkı Kıvanç (Esrarkeş), Yaşar Şener (Esrarkeş) / Türkiye / 1973 / Renkli / 83´ 

Özet:

Filmde, bir kadının babasını öldüren katillerden intikam almaya çalışması anlatılır. Çiçekçilik yapan Zeynep, babası ile beraber yaşar. Babasının yetiştirdiği çiçekleri satarak para kazanır. Bir gün hapishaneden beş azılı suçlu firar eder. Kaçaklar, Zeynep’in babasını öldürerek parasını çalarlar. Zeynep akşam eve döndüğünde katillerle karşılaşır. Adamlar Zeynep’e zorla sahip olurlar. Katillerden intikam almaya ant içen Zeynep, kendini geliştirmek için elinden geleni yapacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Filmin görsel atmosferi güzel.
  • Kötü karakterler iyi seçilmiş.
  • “Maskesiz Beşler”
  • “Müşfik Bir Kadın”

Yeryüzünde Bir Melek

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Yeryüzünde Bir Melek | Yönetmen: Orhan Aksoy / Senarist: Ahmet Üstel / Oyuncular: Hülya Koçyiğit (Zehra), Tarık Akan (Ömer Mutlu), Hulusi Kentmen (Murat Reis), Turgut Boralı (Mustafa Mutlu, Ömer’in Babası), Zerrin Arbaş (Meral), Erol Günaydın (Şemsi, Berber), Salih Kırmızı (Meral’in Arkadaşı), Yılmaz Gruda (Meral’in Babası), Şeref Çokşeker (Meral’in Annesi), Haluk Orçun, Yüksel Gözen (Fırıncı/Pastaneci), İsmail Hakkı Şen (Mahalleli), Ahmet Turgutlu (Esnaf), Muzaffer Mozaik (Lokantacı), Nermin Altınses, Yılmaz Şahin, Hikmet Gül (Fikriye), Cevat Kurtuluş (Şaban), Murat Sümer (Düğündeki Genç), İhsan Özenç (Mahalleli), Bahar Şen/ Türkiye / 1973 / Renkli / 101´ 

Özet:

Film, Zehra, Ömer ve Meral’in arasındaki aşk üçgenini anlatır. Zehra ailesini bir trafik kazasında kaybetmiş, ada esnafını ailesi bellemiştir. Manav Mustafa’nın oğlu Ömer, zengin bir ailenin kızı olan Meral’e âşıktır. Fakat aşkının imkânsız olduğunu düşünmekte ve intihar etmek istemektedir. Bir mektup yazıp kayalıklardan denize atlamak üzereyken Zehra gelir. Ömer’e aşkını itiraf etmesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine Ömer, Meral ile konuşur ve birliktelikleri başlar. Ömer ile Meral’in mutluluğunun en büyük pay sahibi olan Zehra, kendi kalbinin isteklerini görmezden gelmektedir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Adanın kıyısında Zehra ile Ömer’in birlikte konuştuğu bir sahnede görüntü sanki bir tablo gibiydi.
  • Zehra’nın iyilikseverliği/yardımseverliği “Hayat Sevince Güzel” (Yönetmen: Temel Gürsu) filmindeki Ayşe (Zeynep Değirmencioğlu) karakterini hatırlatır.
  • Ömer ile Meral’in sinemada izledikleri filmde Tarık Akan’ın başka bir filminden sesini duymamız güzel bir düşünce olmuş.
  • Filmden bir replik: “- Düşerim diye mi korkuyorsun? – Hayır, sevinçten havaya uçacaksın diye”
  • Meral’in okuduğu kitabı görürüz bir sahnede: “Aşk Hasreti” (Yazar: Kerime Nadir)
  • Zehra’nın, doğum günü kutlamasında Ömer ile dans etmesi ve yaşadığı duygu, yine Hülya Koçyiğit’in canlandırdığı Ceylan Ateşoğlu karakterinin “Hayat Bayram Olsa” (Yönetmen: Orhan Aksoy) filminde Doğan Barutoğlu’nu (Kadir İnanır) rüyasında gördüğü sahneyi hatırlatır. Hatta, bu sahnelerdeki müzik kullanımları da ton anlamında benzer gibidir.
  • Mahallelinin, Zehra’ya olan sevgi ve sahiplenme tutumları (olumlu anlamda) “Bizim Kız” (Yönetmen: Türker İnanoğlu) filmindeki Zeynep (Gülşen Bubikoğlu) karakterini hatırlatır.
  • “Hayat Sev(dir)ince Güzel”

Anneler ve Kızları

7 out of 10 stars (7 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Anneler ve Kızları | Yönetmen: Ömer Lütfi Akad / Senarist: Ömer Lütfi Akad / Oyuncular: Yıldız Kenter (Fatma), İzzet Günay (Aydın), Neşe Karaböcek (Neşe), Ekrem Dümer (Bekir, Gazino Patronu), Yonca Koray (Ayşegül’ün Gençlik Hali, Neşe’nın Kızı), Leyla Kenter (Iraz’ın Gençlik Hali, Fatma’nın Kızı), Turgut Boralı (Rasim, Neşe’nin Aile Dostu), Bahri Beyat (Cemal), Tarzan Baba (Komşu), Asım Nipton (Parktaki Adam), Ali Demir (Orhan), Engin Tara, Hüseyin Kutman, Sabahat Işık, İpekçik, Tülin Oran / Türkiye / 1971 / Renkli / 92´ 

Özet:

Film, İstanbul’da hayata tutunmaya çalışan bir grup kadının hikâyesini konu alır. Fatma, İstanbul’da kalacak bir yer ve iş aramaktadır. Neşe de kıt kanaat geçinmeye çalışmaktadır. Neşe, Fatma ve kızı Iraz’ın durumuna kayıtsız kalamaz. Bunun için maddi durumu elvermese de Fatma’yı yardımcısı olarak eve alır. Yaşadıkları maddi zorlukları Neşe’nin şarkıcılık kariyerinin yükselişe geçmesiyle atlatırlar. Yıllar geçtikçe büyüyen kızlarıyla araları açılır. Neşe gittiği turnelerden kızına vakit ayıramaz hâle gelir. Iraz ise köyden gelmiş olmayı ve içinde bulundukları sosyal ortamı kabullenemez. Aile parçalanma noktasına gelir. Ancak yaşanan bir olay onları tekrar bir araya getirecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Film, Douglas Sirk’in çektiği “Zehirli Hayat” (Imitation of Life, 1959) filminden uyarlanmıştır.
  • Diyalogların metni güzel ve zarif.
  • Hem karakter isminin aynı olması hem de Yıldız Kenter’in yine cefakar ve fedakar bir anneyi canlandırması yönlerinden bu çalışma “Fatma Bacı” (Yönetmen: Halit Refiğ) filmini hatırlatır.
  • Filmde seslendirilen şarkılar oldukça güzel tercihler olmuş. Arapça bir şarkı bile seslendirilmiş.
  • Neşe Karaböcek biraz donuk/tutuk bir oyunculuk sergilemiş. Başka bir oyuncu tercih edilseydi belki daha başarılı olunabilirdi.
  • Iraz’ın gençlik halini canlandıran Leyla Kenter’in oyunculuğu pek başarılı olamamış.
  • Filmden bir replik: “Her bir derdini insan kendi yenmelidir.”
  • Filmden bir replik: “Ana gözü kör de olsa görür.”
  • Filmden bir replik: “Sebepsiz kuş uçmaz.”
  • Fazla sayıda şarkı kullanılması arabesk sanatçı/şarkıcı filmlerini hatırlatır.
  • Iraz’ın sevgilisinin, Iraz’ı ailesine tanıttığı sahne enteresandı.
  • Kızların çocukluk ve gençlik hallerini canlandıran oyuncular fiziksel olarak uyumlu seçilmiş.
  • “Ayşegül Parkta”
  • Kızım Iraz”
  • “Fatma Bacı”

Derya Gülü

6 out of 10 stars (6 / 10)

Derya Gülü filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Derya Gülü | Yönetmen: Süreyya Duru / Senarist: Suphi Tekniker (Senaryo), Necati Cumalı (Eser) / Oyuncular: Meral Orhonsay (Meryem, Haşim Kaptan’ın Eşi), Bulut Aras (Sinan), İhsan Yüce (Haşim Kaptan), Gülsen Tuncer, Esin Karakaya, Reşit Çıldam / Türkiye / 1979 / Renkli / 73´ 

Özet:

Filmde, üç kişi arasında yaşanan gerilimli ilişki anlatılır. Haşim Kaptan yaşlı bir denizcidir. Sinan, Haşim’in tayfasına yeni katılmıştır. Meryem ise, Haşim’in karısıdır. Haşim sürekli sarhoş dolaşır. Meryem ise evdeki işlerine ek olarak hizmetçilik yapar. Meryem yaşadığı hayattan bıkmıştır. Haşim’i öldürüp kaçmak ister. Sinan ile Meryem birbirlerine âşık olurlar. Meryem, Sinan’ın aşkını bir çıkış yolu olarak kullanacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf TSA sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda orta seviyede buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Film süresi biraz daha fazla olabilirdi.
  • Haşim Kaptan’ın teknesine verdiği “Derya Gülü” ismi Derya -> Deniz ve Gül -> Meryem şeklinde yorumlanabilir.
  • Haşim Kaptan ve Sinan’ın da olduğu bir gecede Meryem’in yaptığı dans figürleri ve gözlerindeki şuh bakış Kartal Tibet’in hayat verdiği “Tarkan” film serilerindeki Büyücü Gosha (Eva Bender) karakterinin dansını hatırlatır.
  • Meryem’in temizliğe gittiği evin hanımı ve kardeşinin dahil olduğu bölümler ve oradaki diyaloglar biraz yapay kalmış.

Derya Gülü Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

Deniz Kıyısındaki Ev

image

Filmin Künyesi:

DENİZ KIYISINDAKİ EV | LA VILLA | Yönetmen: Robert Guédiguian / Senarist: Robert Guédiguian, Serge Valletti / Oyuncular: Ariane Ascaride (Angèle Barberini), Jean-Pierre Darroussin (Joseph), Gérard Meylan (Armand), Jacques Boudet (Martin, Yvan’ın Babası), Anaïs Demoustier (Bérangère), Robinson Stévenin (Benjamin), Yann Trégouët (Yvan), Geneviève Mnich (Suzanne, Yvan’ın Annesi), Fred Ulysse (Maurice, Üç Kardeşin Babası), Esther Seignon (Blanche)  / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Deniz Kıyısındaki Ev, ölüm döşeğindeki babalarının yanında olabilmek için yıllar sonra bir araya gelen üç kardeşin hikayesini anlatıyor. Marsilya’da denize nazır bir villada yaşayan Maurice ölüm döşeğindedir. Üç kardeş hastalanan babalarının son zamanlarında yanında olabilmek için yıllar sonra yeniden bir araya gelir. Paris’te kendisine farklı bir dünya kuran Angèle, geçmişte yaşadıkları travma sonrası bir daha dönmemek üzere ayrıldığı eve yeniden gelmiş olmanın tedirginliği içerisindedir. Angele ile kendisinden genç bir kadına aşık olan Joseph ve ailenin butik restoranını işletmeye çalışan Armand aralarındaki bağın sarsılmasına neden olan olayla yüzleşmek zorunda kalır. Çocuklarını yıllar sonra etrafına toplayan Martin, onlara aşıladığı ideallerin ne kadarını koruyabildiklerini anlamak için onları test eder. Bu sırada ansızın hayatlarına giren davetsiz bir misafir evin tüm dengesinin değişmesine neden olur

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum. Sade ve kaliteli bir çalışma olmuş.
  • Hem başrol oyunculukları hem de yan rollerdeki oyunculuklar başarılı.
  • Filmin dokunduğu, üzerinde bir şeyler söylemeye çalıştığı pek çok tema/başlık var. Bunlardan bazılarını sayacak olursak: Aile, Vicdan, Mültecilik, Göçmen Politikası, Savaş, Kapitalizm, Rant ve bunun gibi.
  • Filmde müzik pek kullanılmamış. Geçmişte geçen sahneler gösterilirken tercih edilen şarkılar ise güzel ve keyifli olmuş.
  • Filmin ilk repliği birazdan hastalanacak/felç geçirecek olan Maurice’nin telaffuz ettiği “Çok kötü…” sözlerini içermekte. Buradaki sözcükler pek çok şeye yorumlanabilir. Hastalanmak üzere olduğu için Maurice’ninsağlığı kötüye gitmekte, insanların verdiği ekonomik savaş, ülkelerin verdiği siyasi savaş, mültecilik ve göçmen sorunu, çocukların geleceği.
  • Filmden siyasi bir replik: “Akıl sağda, kalp solda”.
  • Filmde pek çok güzel sahne yer almakta. Bunlardan ikisi ise toplu halde sigara içilmeye başlandığı kısım ile final bölümündeki yankı sahnesi.
  • Birbirlerinden uzakta hayat süren üç Fransız kardeş filmin sonlarına doğru karşılaşacakları sürpriz ile kardeş olmanın önemini ve değerini bir kez daha anlıyor olacaklar belki de.
  • Filmin genelinde “iyi/kusursuz” biri olarak resmedilen Yvan’ın kimi bölümlerdeki bazı davranışları ve tavırları kafa karıştırıcı.
  • Maurice işlettiği restorandan etrafta yaşayan herkesin faydalanabilmesi için yıllardır düşük fiyat politikası uygulamıştır.  Bu durum bana “Mavi Boncuk” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmini hatırlatır.  O filmde de Baba Yaşar (Münir Özkul) ve dostları, fakir fukaranın da gönlünce doyması ve eğlenebilmesi için fiyat politikası ucuz olan,rahatlıkla fikis menü seçilebilen bir gazino açmayı hayal ederler. Sonunda gerçekleştirirler de bu filmde olduğu gibi.
  • Balıkçılık yapan Benjamin ile tiyatro oyuncusu Angèle’nin duygusal yakınlaşması “Kara Gözlüm” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Balıkçı Azize (Türkan Şoray) ile Şopen (Chopin) Kenan (Kadir İnanır) ikilisini hatırlatır.
  • “Kelebekler” (Yönetmen: Tolga Karaçelik) filminin de benzer bir konusu vardır. Orada da iki erkek bir kızdan oluşan ve uzun yıllardır birbirleri ile görüşmeyen üç kardeş, babalarının hastalığı dolayısı ile yıllar sonra köye dönerler.
  • Kardeşlerin babası Maurice karakterini canlandıran Fred Ulysse 2012 yılında kaybettiğimiz usta sanatçımız Müşfik Kenter’i anımsatıyor.

    Fred Ulysse (Soldaki, Filmden bir kare)

    Müşfik Kenter
  • Benjamin karakterini canlandıran Robinson Stévenin dizi ve sinema çalışmalarından tanıdığımız oyuncu Emin Gürsoy’u anmsatıyor.

    Robinson Stévenin (Filmden bir kare)

    Emin Gürsoy
  • Martin karakterine hayat veren Jacques Boudet yakın zaman önce kaybettiğimiz Türk basketbol adamı Doğan Hakyemez’i anımsatıyor.

    Jacques Boudet (En soldaki, Filmden bir kare)

    Doğan Hakyemez
  • “Şapkadan Geçmiş Çıktı”
  • “Villadan Babam Çıktı”
  • “Fikis Menü”