Belalı Düğün

image

Filmin Künyesi:

BELALI DÜĞÜN | BRÚÐGUMINN | Yönetmen: Baltasar Kormákur / Senarist: Baltasar Kormákur, Ólafur Egilsson / Oyuncular: Hilmir Snaer Gudnason (Jón), Margrét Vilhjálmsdóttir (Anna), Ólafur Darri Ólafsson (Sjonni), Laufey Elíasdóttir (Þóra) / İzlanda / 2008 / Renkli / 96´

Sinopsis:

Jon, sizi düğününe davet ediyor! Fakat tüm kültürlerde insanları buluşturan, mutlu eden ve eğlendiren o çok özel gece, düğün gecesi, bu filmde biraz farklı. Nedeni ne somurtkan ve şikayetçi akrabalar ne sarhoş olup geceyi renklendiren yakın arkadaşlar ne de gelinle damat arasındaki dikkat çekici yaş farkı… Evet, bunlar da var ama Belalı Düğün’ün alametifarikası şu ki, düğünümüz İzlanda’da güneşin hiç batmadığı o aydınlık gecede, 21 Haziran’da gerçekleşiyor. En sevilen İzlandalı yönetmenlerden Baltasar Kormákur’un imzasını taşıyan film, gücünü kuzey mizahından alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Eğlenceli bir film olmuş.
  • Oyunculukları başarılı buldum.
  • Geçmiş görüntülerin şimdiki zamanla birlikte harmanlanması güzel yapılmış.
  • Papazın Anna’ya yardımcı olmaya çalışması ya da belki de onunla yakınlaşmaya çalışma çabaları “Aşkın İzleri” (Yönetmen: Terrence Malick) filminde Rahip Quintana (Javier Bardem) ile Marina (Olga Kurylenko) arasındaki durumu hatırlatıyor.
  • “Sumrular Alçaktan Uçar”
Reklamlar

Bir Yaz Masalı

image

Filmin Künyesi:

BİR YAZ MASALI | DEN BÄSTA SOMMAREN | Yönetmen: Ulf Malmros / Senarist: Ulf Malmros, Lars Johansson / Oyuncular: Kjell Bergqvist (Yngve Johansson), Anastasios Soulis (Mårten), Rebecca Scheja (Annika), Cecilia Nilsson (Bayan Svanström) / İsveç / 2000 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Yngve Johansson adındaki sert mizaçlı adam, yazı onunla geçirmeleri için iki çocuğu, Mårten ve Annika’yı evine kabul ediyor ve onların bakımını üstleniyor. Yıllardan 1958, İsveç’in neredeyse Brezilya’yı yenip Dünya Kupası’nı kazandığı yıl… Yngve önceleri çocukların gözünde bir diktatörden farksız gözükse de, çocukların öğretmenine aşık olmasıyla işler değişiyor; iki çocuk, iki yetişkini bir araya getirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışıyor. Küçük bir erkek çocuğunun gözünden anlatılan Bir Yaz Masalı, kahkaha ve gözyaşını beraberinde getiren o sımsıcak filmlerden.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Diyaloglar başarılı.
  • Annika’nın sevgi ve nefret kutulu oyunu güzel/eğlenceli bir düşünceydi.
  • 1958 Dünya Kupası (Futbol).  Kupa İsveç’te düzenlenmekte. Finalde Brezilya – İsveç karşı karşıya. Brezilyalı efsane futbolcu Pele sahneye çıkmakta ve Brezilya’ya Dünya Şampiyonluğunu kazandırmakta. Filmdeki siyahi piyanist karakteri de filmin Pele’si olarak yorumlanabilir.
  • “Küçük Yaz Yalanları”

Toz

image

Filmin Künyesi:

TOZ | Yönetmen: Gözde Kural / Senarist: Gözde Kural/ Oyuncular: Öykü Karayel (Azra Naziri), Beran Soysal (Emir Naziri), Muhammed Cangören (Ghulhamali), Sayeed Masud Ahmadi (Majeed Durani), Haji Gul Aser (Ahmad Khan) / Türkiye / 2016 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Azra’nın, ailesinin sır dolu geçmişinin izini sürerken; savaşın insanların kaderi üzerindeki etkilerini ve Afganistan’da yalnız bir kadın olarak çıktığı yolculuğu anlatan dram filmi Toz’un çekimleri İstanbul ve Afganistan’da gerçekleştirildi.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Öykü Karayel’in siması 1985 yılında National Geographic dergisine kapak olan fotoğrafıyla ölümsüzleşen “Afgan kızı” lakaplı Sharbat Gula’ya benzemekte.
  • Afganistan’dan görüntüler film içerisinde iyi bir şekilde kullanılmış.

Kaygı

image

Filmin Künyesi:

KAYGI | Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik / Senarist: Ceylan Özgün Özçelik / Oyuncular: Algı Eke (Hasret), Özgür Çevik (Mehmet), Selen Uçer (Olcay Terken), Asiye Dinçsoy (Gülay), Kadir Çermik (Baba), Boncuk Yılmaz (Anne), İpek Türktan Kaynak (Teyze), Kerem Kupacı / Türkiye / 2017 / Renkli / 94´

Sinopsis:

Haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30’lu yaşlarındaki Hasret uzun süredir aynı kâbusu görmektedir. Tekrarlayan kâbusla aklına bir soru düşer: Annesiyle babası trafik kazasında ölmemiş olabilir mi? Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim Kaygı, müzisyen anne-babası 20 yıl önce trafik kazasında ölen bir kadının kâbusuyla ilerliyor. Hasret, gerçekle sanrının paslaştığı tekinsiz bir ülkede yaşıyor. Geçmişini hafızasında arıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak filmi beğendim. Bir ilk film olarak gayet başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Hasret bir nevi kendi hayatını da kurgulamaya çalışıyor. Ya da kurgulanmış hayatını anlamaya çalışıyor.
  • Filmin gerilimli ve karanlık atmosferi “Abluka” (Yönetmen: Emin Alper) filmini hatırlatıyor.
  • Filmin kentsel dönüşümle ilgili ilişkisi “Şimdiki Zaman” (Yönetmen: Belmin Söylemez) filmini hatırlatıyor.
  • “Ablu(Ka)ygı”

Accabadora

image

Filmin Künyesi:

ACCABADORA | Yönetmen: Enrico Pau / Senarist: Antonia Iaccarino, Enrico Pau, Igor Tuveri / Oyuncular: Donatella Finocchiaro (Annetta), Barry Ward (Albert), Carolina Crescentini (Tecla), Sara Serraiocco, Anita Kravos, Piero Marcialis, Camilla Soru, Federico Noli / İtalya / 2016 / Renkli / 94´

Sinopsis:

İkinci Dünya Savaşında 1940’lı yıllardayız ve 35 yaşlarındaki yalnız ve hep siyah giyinen bir kadın olan Annetta Sardunya adasının küçük bir köyünde yaşamaktadır. Geçmişine dair korkunç bir sırla yaşayan kadın günlerini bir çağrı bekleyerek geçirmektedir. Bu çağrı gelince de içinde ahşap bir tokmak, eski yastık ve bir çatlak ayanın bulunduğu torbayı açar ve o andan sonra gerçekleşen bir olay onun Cagliari’ye gitmesine sebep olur ve orada hayatı tamamen değişir ve ölmek üzere olan insanları ölüme yardımcı olan ve Sardunya geleğinde bulunan accabadora rolünden ayrılabileceğini keşfeder.

Not: Yukarıdaki paragraf İtalyan Kültür Merkezi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş.
  • Görsel atmosfer ve müzikler başarılı.

Gelecek Günler

image

Filmin Künyesi:

GELECEK GÜNLER | THINGS TO COME | Yönetmen: Mia Hansen-Løve / Senarist: Mia Hansen-Løve / Oyuncular: Isabelle Huppert (Nathalie Chazeaux), André Marcon (Heinz), Roman Kolinka (Fabien) / Fransa / 2016 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Avrupa’nın yükselişteki yönetmenlerinden Mia Hansen-Løve’a Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü getiren beşinci filmi GELECEK GÜNLER / THINGS TO COME, güçlü bir kadın karakter portresi sunuyor. Nathalie evli ve çocuklu, ayakları yere basan bir felsefe öğretmenidir. İlgi bekleyen yaşlı annesi, çok sevdiği işi ve yolunda giden evliliği arasında üçe bölünmüş olan hayatındaki taşlar, 25 yıllık kocası onu terk ettiğinde yerinden oynamaya başlar. Nathalie, kurmak için yıllarını verdiği hayatı bir anda kaybetmiştir. Orta yaştan sonra hayatın getirdiği değişikliklerle geleceğini nasıl kuracağını, hayatının bu yeni evresini nasıl karşılayacağını henüz bilmemektedir. Rotten Tomatoes tarafından 2016’nın Yabancı Dilde En İyi Filmi seçilen ve Time, Rolling Stone, New York Times, Screen, Variety, Los Angeles Times gibi pek çok kaynak tarafından 5 yıldızla taçlandırılan filmde Isabelle Huppert, etkileyici performansıyla sene boyunca pek çok ödüle layık görüldü.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak başarılı bir film olmuş.
  • Yönetim ve oyunculuklar başarılı.
  • Film müzikleri güzel ve keyifliydi.
  • Felsefe öğretmeni Nathalie’nin yaşamı ve başından geçen kimi olaylar “Öğretmen Zeynep” (Yönetmen: Ümit Efekan) filmini hatırlatıyor.
  • Heinz ile Nathalie arasındaki evlilik kurumu “Hayatboyu” (Yönetmen: Aslı Özge) filmini hatırlatıyor.
  • “Brittany By Sea”

Beden ve Ruh

image

Filmin Künyesi:

BEDEN VE RUH | ON BODY AND SOUL | Yönetmen: Ildikó Enyedi / Senarist: Ildikó Enyedi / Oyuncular: Géza Morcsányi (Endre), Alexandra Borbély (Mária), Zoltán Schneider (Jenö) / Macaristan / 2017 / Renkli / 116´

Sinopsis:

Bir mezbahada yöneticilik yapan ve pek de konuşkan sayılmayan Endre’nin hayatı, mezbahayı denetlemek için gelen Maria’nın ortaya çıkması ile tamamen değişir. Endre, görür görmez etkilendiği Maria’ya karşı olan duygularını kendine bile söyleyemez. Maria’nın kılı kırk yaran tavrı da bu durumu kolaylaştırmamaktadır. Fabrikada gerçekleşen hırsızlık olayının soruşturması devam ederken bu iki insan aslında her gece kimsenin bilmediği bir alemde buluşmaktadır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim. Gerçekten güzel bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin hikaye ve kurgusu da oldukça iyi.
  • Görsel atmosfer ve görüntü yönetimi başarılı.
  • Psikolog, Endre’nin ve Mária’nın kendisi ile geyik yaptıklarını düşündü ama gerçekten de geyiklerdi.
  • Yemekhane sahnelerindeki insan yaşamına ve gündelik hayata dair döngüsellik “Paterson” (Yönetmen: Jim Jarmusch) filmini hatırlatıyor.
  • “Duyuların Sessizliği”
  • “Rüyalar Gerçek Olsa”
  • “Dokununca Var Olan Hikayeler”
  • “Dokunmayın Mariama”