Thelma

image

Filmin Künyesi:

THELMA | Yönetmen: Joachim Trier / Senarist: Eskil Vogt, Joachim Trier / Oyuncular: Eili Harbo (Thelma), Kaya Wilkins (Anja), Henrik Rafaelsen (Trond), Ellen Dorrit Petersen (Unni) / Norveç / 2017 / Renkli / 116´

Sinopsis:

Norveç’in son dönemlerde öne çıkan yönetmenlerinden Joachim Trier yeniden bir büyüme hikayesi ile karşımızda. Şehirde üniversiteye gitmek için köydeki evinden ve tutucu ailesinden ilk defa ayrılan çekingen Thelma’nın yaşadıklarını izliyoruz. Thelma, sınıflarından birindeki başka bir kıza aşık olmasıyla hem yaşadığı duygu yoğunluğuna hem de açığa çıkan doğa üstü güçlerine anlam vermeye çalışıyor. Yetiştiriliş tarzından içine işlemiş doğrular, ailesinin baskıcı tutumu ile iç dünyasında yaşadıklarının çatışması arasında kendini bulmaya çabalıyor. Açılış sahnesinden itibaren izleyiciyi kendine bağlayan bu etkileyici film dünya prömiyerini Toronto Film Festivalinde yapmıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Eili Harbo’nun oyunculuğu oldukça başarılı.
  • Filmin görsel estetiğini başarılı buldum.
  • Filmdeki müzik kullanımı iyi tasarlanmış.
  • Kameranın kimi sahnelerde yukarıdan gerçekleştirdiği çekimler Thelma’nın Tanrısal varlığına dair bir gönderme olabilir.
  • Film kimi açılardan “Mavi En Sıcak Renktir” (Yönetmen: Abdellatif Kechiche) kimi açılardan ise “Bahçe” (Yönetmen: Martin Šulík) filmini hatırlattı bana.
  • “Bu Nöbetler Neden Thelma”
  • “Köyden İndim Kente”
Reklamlar

Fukushima Sevgilim

image

Filmin Künyesi:

FUKUSHIMA SEVGİLİM | GRÜSSE AUS FUKUSHIMA | Yönetmen: Doris Dörrie / Senarist: Doris Dörrie / Oyuncular: Rosalie Thomass (Marie), Kaori Momoi (Satomi), Nami Kamata (Nami) / Almanya / 2016 / Siyah-Beyaz/ 108´

Sinopsis:

Marie ve kocası daha evlendikleri gün ayrılırlar. Marie, mutsuzluğunu geride bırakabilmek amacıyla çok uzaklara kaçmaya karar verir ve “Clowns4Help” örgütü için Japonya’ya gider. Hedef, Fukushima felaketi sonrasında hayatta kalanlara yardım etmektir. Marie bu görevi yerine getiremeyeceğini kısa sürede anlamasına rağmen, bir kadının yardım çağırısı onu geri dönmekten alıkoyar. Yaşı ilerlemiş bir geyşa olan Satomi’ye eşlik eder; birlikte Satomi’nin radyoaktif kirlenme yüzünden 2011’den bu yana karantinaya alınan bölgedeki yıkılmış evine giderler. Burada geçirdikleri süre içinde, birbirine hiç benzemeyen bu iki kadın arasında beklenmedik bir dostluk gelişir. İlk gösterimi 2016 Berlin Film Festivali’nde yapılan Fukushima Sevgilim, usta yönetmen Doris Dörrie’nin en iyi filmleri ile kıyaslanmış ve son derece başarılı siyah-beyaz görüntü yönetimiyle övgü toplamıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Güzel ve başarılı bir film olmuş.
  • “Found in Translation”
  • Marie ile Satomi karakterleri arasındaki çatışma filmde çok iyi işlenmiş.

Yeminli Bakire

image

Filmin Künyesi:

YEMİNLİ BAKİRE | VERGINE GIURATA | Yönetmen: Laura Bispuri / Senarist: Laura Bispuri, Francesca Manieri / Oyuncular: Alba Rohrwacher (Hana / Mark), Emily Ferratello (Jonida), Lars Eidinger (Bernhard) / Arnavutluk / 2015 / Renkli / 84´

Sinopsis:

Yönetmen Laura Bispuri bu ilk uzun metrajlı filminde toplumsal cinsiyet rolleri meselesine Arnavutluk’un yeminli bakirelik geleneği üzerinden yaklaşıyor. Arnavutluk’un küçük bir dağ köyünde yaşayan Hana, parçası olduğu topluluğun kadınlara dayattığı ikinci sınıf rolü kabullenmeyerek yeminli bakire olarak yaşamaya karar verir. Bundan böyle, adı Mark olacaktır ve ömür boyu bakire kalmak şartıyla içki içmeye, silah kullanmaya, avlanmaya, kısacası bir erkek gibi yaşamaya hak kazanacaktır. Yıllarca bu şekilde yaşayan Mark daha fazla dayanamayarak İtalya’daki kızkardeşinin yanına gittiğinde, hem modern dünyaya ayak uydurma hem de yeniden Hana olma mücadelesi başlar. Diyaloglardan çok görsel anlatıma ağırlık veren, belgeseli andıran kamera hareketleri ve açılarıyla izleyiciyi içine alan bu etkileyici yapım dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapmıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Yürüyen merdivende sadece Hana’nın yer aldığı sahne güzeldi.
  • Arnavutluk’ta geçen bölümlerdeki görsel atmosfer güzeldi.
  • “Erkek Hana”

Tatlı Gece

image

Filmin Künyesi:

TATLI GECE | HONEY NIGHT | Yönetmen: Ivo Trajkov / Senarist: Ivo Trajkov / Oyuncular: Nikola Ristanovski (Nikola), Verica Nedeska (Anna), Igor Angelov (Andov) / Makedonya / 2015 / Renkli / 89´

Sinopsis:

Çek sinemasının başarılı senaristlerinden Jan Prochazka’nın Kulak adlı senaryosundan esinlenen Tatlı Gece, aynı güne rastlayan bir milli bayram ile bir politikacı ve eşinin 10. evlilik yıldönümlerinin gecesinde cereyan eden olayları konu alıyor. Yıldönümlerini bir türlü kutlamaya başlayamayan çiftin bayram nedeniyle katıldıkları resmi resepsiyonla eve döndükten sonra olanlar arasında oldukça başarılı bir paralel kurgu yoluyla anlatılan hikayeye yolsuzluk, hüsran, hayal kırıklıkları, korku ve bol miktarda paranoya eşlik ediyor. Üstelik bu yorucu gecede Nikola ve Ana çifti yalnız değiller, evlerinin her köşesine gizlenmiş dinleme böcekleri de olan bitene şahit oluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Verica Nedeska’nın oyunculuğu başarılı.
  • “Makedonya Usulü Koltuk Sevdası/Belası”

Amcam

image

Filmin Künyesi:

AMCAM | MON ONCLE| Yönetmen: Jacques Tati / Senarist: Jacques Lagrange, Jean L’Hôte, Jacques Tati / Oyuncular: Jacques Tati (Monsieur Hulot), Jean-Pierre Zola (Charles Arpel), Adrienne Servantie (Madame Arpel), Alain Bécourt (Gerard Arpel) / Fransa / 1958 / Renkli / 117´

Sinopsis:

Jacques Tati’nin hem yönettiği hem başrolünü oynadığı, senaryosunu yazıp yapımcılığını da üstlendiği bu film, geleneksel ahlâk değerlerinin oluşturduğu yaşam tarzı ile tüketim toplumunun ortaya çıkardığı kargaşa ve koşuşturma arasındaki çelişkiyi vurguluyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında Fransa’da başlayan Amerikan tarzı tüketim sevdasını, geleneksel mimarinin yok edilip yerini soğuk modern yapıların almasını ve otomobil çılgınlığını eleştiriyor. Film, betimlenen absürt modern mimarinin vurgulanabilmesi için Henri Schmitt’in tasarımı olan bir dekorda çekilmişti.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi oldukça beğendim. Filmin mizahi dili ise özellikle başarılı.
  • Oyunculuklar iyi bir seviyede.
  • Filmin müziği pek güzel.

Eksiler

  • Kimi sahnelerde yakın kamera çekimi tercih edilebilirdi diye düşündüm.
  • Amcanın yeğenine aynı ölçüde ve karşılıkta bir sevgi beslediğini pek hissedemiyoruz.

Keşif

  • Amcanın yaşadığı daireye çıkması sırasında kameranın tam karşı açıdan bize tüm süreci gösterdiği sahneyi başarılı buldum.
  • Amcanın, kardeşi ve yengesinin evde verdiği partiye katıldığı sahne oldukça keyifliydi.
  • Çağdaş ev ile geleneksel ev arasındaki zıtlıklar iyi bir şekilde aktarılmış.
  • Konusunun bir amca/dayı ve yeğen arasındaki dostuluğu, bağlılığı da içermesinden dolayı bu film aklıma “Sevgili Dayım” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmini getirdi.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Gökdelen

image

Filmin Künyesi:

GÖKDELEN | HIGH-RISE | Yönetmen: Ben Wheatley / Senarist: Amy Jump, J.G. Ballard (Roman) / Oyuncular: Tom Hiddleston (Laing), Jeremy Irons (Royal), Sienna Miller (Charlotte), Luke Evans (Wilder), Elisabeth Moss (Helen) / İngiltere / 2015 / Renkli / 119´

Sinopsis:

J.G. Ballard’ın romanından uyarlanan film, kainatın bir türlü efendisi olmayı başaramayan insanın şaşkınlığını, gururunu, yoldan çıkmışlığını özetliyor. Doktor Robert Laing aslında biraz kendi içine çekilmek, ortalarda fazla gözükmemek için lüks, fütüristik bir apartmana yerleşir. Betondan yapılmış bu kulenin birbirinden ilginç sakinleri vardır. Aşağı katlarda bitmek bilmeyen uyuşturucu ve toplu seks partileriyle hedonizm tavan yaparken, gökdelenin mimarı Mr. Royal binanın en üstteki teras katında alt katlarda yaşayanlardan kopuk, saraylarla yarışır bahçesiyle üstün bir hayat sürmekteyken, üst, orta ve alt kattakiler arasındaki ilişki giderek vahşileşir ve akıl almaz derecede şiddetli bir savaşa dönüşür.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Senaryo daha güçlü olabilirdi.
  • Bir bütün olarak değerlendirildiğinde filmin içerisine tam girilemiyor.

Keşif

  • İzlenmeyi hak eden ilginç bir çalışma olmuş film.
  • Mekan tasarımı başarılı. Gökdelenin kendine has klostrofobisi izleyiciye hissettiriliyor.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Bakir Dev

image

Filmin Künyesi:

BAKİR DEV | VIRGIN MOUNTAIN | FÚSİ | Yönetmen: Dagur Kári / Oyuncular: Gunnar Jónsson (Fúsi), İlmur Kristjánsdóttir (Sjöfn), Sigurjón Kjartansson (Mörður) / İzlanda / 2014 / Renkli / 94´

Sinopsis:

Berlin Film Festivali’nde özel gala gösteriminde prömiyerini gerçekleştiren filmin yönetmeni Dagur Kári, altı yıl sonra tam anlamıyla dağ gibi, 43 yaşındaki bir adamın sıcak hikayesi ile sinemaya döndü. Halen annesiyle yaşamakta olan ve yetişkin hayatına tam olarak adapte olmamış Fusi’nin rutini, enerji dolu bir kadın ve sekiz yaşında bir kız çocuğu beklenmedik bir anda hayatına girmesiyle değişir. Gunnar Johnsson’un etkileyici ve ödüllü performansıyla hayat bulan kahramanımızın aşık olmasıyla birlikte henüz keşfetmediği potansiyeli de ortaya çıkacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmin konusu/hikayesi yeni olmasa da eli yüzü düzgün bir iş ortaya çıkmış.
  • Gunnar Jónsson’un oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Sjöfn’nin depresyona girmesine ilişkin öykü zemini iyi hazırlanamamış.

Keşif

  • Film komedi yapmaya çalışmadan güldürmeyi başarıyor zaman zaman.

Öylesine

  • “Tanklar Kimin İçin Çarpışıyor”