İşe Yarar Bir Şey

image

Filmin Künyesi:

İŞE YARAR BİR ŞEY | SOMETHING USEFUL | Yönetmen: Pelin Esmer / Senarist: Pelin Esmer, Barış Bıçakçı / Oyuncular: Başak Köklükaya (Leyla), Öykü Karayel (Canan), Yiğit Özşener (Yavuz), Ayşenil Şamlıoğlu (Gülistan), Berfu Öngören (Dilara), Melih Düzenli (Canan’ın Babası), Sedat Kalkavan (Sarhoş Adam), Aslıhan Kandemir (Ayşe), Nilay Erdönmez (Telefondaki Pazarlamacı Kadın), Hakan Sallı (Graffitici Çocuk)   / Türkiye / 2017 / Renkli / 104´

Sinopsis:

Leyla gibi biri neden lise arkadaşlarıyla buluşma yemeğine gider ki? Yirmi beş yıldır hiçbir lise yemeğine gitmemiş… Üstelik 16 saat süren bir tren yolculuğuyla! Hemşirelik son sınıf öğrencisi Canan, o niye trende? Gönlünde oyuncu olmak varken hemşire adayı olarak hiç istemediği bir iş görüşmesine gidiyor. Peki Yavuz? Hareketsiz yatıyor bir pencerenin önünde, seyyar satıcıları, faytonları, sokaktaki insanları izliyor bütün gün. Canan’ı bekliyor, belki de Leyla’yı, belki de bir gece treninde yolları kesişen katil ile şairi.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Senaryoyu ve içindeki edebi tadı beğendim.
  • Oyunculuklar, özellikle de Başak Köklükaya ve Yiğit Özşener’in oyunculukları çok başarılı.
  • Sahne tasarımı ve mekan kullanımı başarılı.
  • Film müzikleri de oldukça keyifli.
  • Filmde kullanılan şiirler de ayrı bir güzeldi. “Bir Kitabın Yaprakları” şiiri bir filmin karelerine dönüşmüştü sanki.
  • Leyla bir şair olarak hayatın hep içinde aslında. Herkesten önce de ilk kendini gözlemliyor her zaman. Bazen bir vagonun camında, bazen bir çay bardağında, bazen bir evin penceresinde, hatta kırık bir aynada.
  • Bu filmi izledikten sonra işe yarar bir şey yaptığını düşünüyor insan.
  • “Yavuz şair ev sahibini bastırır”
  • “İnsanları Seyreden Karga”
Reklamlar

Neruda

image

Filmin Künyesi:

NERUDA | Yönetmen: Pablo Larraín / Senarist: Guillermo Calderón / Oyuncular: Gael García Bernal (Óscar Peluchonneau), Luis Gnecco (Pablo Neruda), Pablo Derqui (Víctor Pey) / Şili / 2016 / Renkli / 107´

Sinopsis:

2017 Altın Küre Ödülleri’ne Yabancı Dilde En İyi Film dalında aday olan NERUDA, Nobel Edebiyat ödüllü şair Pablo Neruda’nın hayatının en belirleyici dönemlerinden birine odaklanıyor. 1947 yılında Neruda siyasete atılmış ve senatör seçilmiştir. Karısı ile beraber parıltılı bir hayat yaşamaktayken hükümet tarafından ‘hain’ ilan edilince bir gecede kaçak durumuna düşer. Dostlarının tavsiyesiyle ve gizli bir operasyonla gönüllü bir sürgüne yollanır. Acar polis dedektifi Oscar ise, hükümet tarafından dünyaca ünlü şairin peşine düşüp onu yakalamakla görevlendirilir. Çok geçmeden Oscar, Neruda’yı takıntı haline getirecektir. Gael García Bernal’in performansıyla yıldızlaştığı, yönetmenlik koltuğunda Oscar adayı “No”, “The Club” ve “Jackie”nin yönetmeni Pablo Larraín’in oturduğu filmin yapımcılarından biri ise Türk yapımcı Renan Artukmaç. Pedro Almodóvar’ın “bu sene izlediğim en iyi film” dediği NERUDA, Variety tarafından “büyüleyici derecede yaratıcı” şeklinde niteleniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Filmin karanlık atmosferinde ve görsel yapısında yönetmenin “The Club” filminin bir benzeri vardı.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Müfettiş Óscar Peluchonneau karakterinde biraz “Müfettiş Gadget” çizgi filminin havası vardı.

Camdan Atlar

image

Filmin Künyesi:

CAMDAN ATLAR | WINDOW HORSES | Yönetmen: ANN MARIE FLEMING / Senarist: ANN MARIE FLEMING / Oyuncular: SANDRA OH (Rosie Ming), ELLEN PAGE (Kelly), SHOHREH AGHDASHLOO (Mehrnaz), DON MCKELLAR (Dietmar), OMID ABTAHI (Ramin), NAVID NEGHABAN (Mehran), NANCY KWAN (Gloria) , EDDY KO (Stephen), PAYMAN MAADI (Payman)  / Kanada / 2016 / Animasyon / 88´

Sinopsis:

Genç Kanadalı şair Rosie Ming İran’da bir şiir festivaline davet edilir. Oysa Fransız kültürüne aşırı meraklı olan Rosie’nin hayalinde Paris yatıyordur. Ona fazlasıyla düşkün Çinli büyükanne ve dedesiyle yaşayan Rosie daha önce tek başına hiçbir yere gitmemiştir. İran’a vardığında kendisini birden şairlerin arasında bulur. Ona dil ve şiir sevgisi aşılarlar. Ayrıca kendisini terk ettiğini düşündüğü İranlı babasıyla ilgili hikâyeler anlatırlar ve bu sayede ona beklenmedik bir kapı açılır. Rosie kendi kültürel kimliğini daha yakından tanıyacağı bir yolculuğa çıkmıştır; babasının geçmişini araştırırken kendi benliğiyle barışma süreci de başlar. Filmin şiirsel animasyon tarzı daha önce görmüş olduğunuz hiçbir şeye benzemiyor; onlarca çizerin üzerinde çalıştığı hikâye izlerken gülümsetecek incelik ve özgünlükte. Ancak Camdan Atlar yalnızca görsel bir zevkle uğurlamıyor izleyicisini; kadın odaklı hikâye anlatımının yepyeni bir örneğini sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • “Roise Can”
  • Şiirler ve şairler ile ilgili yapılan atıflar, alıntılar, betimlemeler güzeldi.