Kin

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Film ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

Kin | Yönetmen: Türkan Derya / Senarist: Yılmaz Erdoğan / Oyuncular: Yılmaz Erdoğan (Başkomiser Harun), Ahmet Mümtaz Taylan (Emniyet Müdürü Cevat), Cem Yiğit Üzümoğlu (Polis Tuncay/Emre), Duygu Sarışın (Gül/Gülendam), Rüzgar Aksoy (Komiser Yadigar), Metehan Parıltı (Aslan, Harun’un Oğlu), Elif Gizem Aykul (Polis), Yosi Mizrahi, Enes Külahçı / Türkiye / 2021 / Renkli / 106´ 

Özet:

Yılmaz Erdoğan’ın kaleme aldığı Güney Kore adaptasyonu Kin, bir polisiye gerilim. Başkomiser Harun, mesleğinin en büyük ödülünü aldıktan sonra, ekip arkadaşlarıyla bir kutlamaya gider. Ödülün ardından terfi alacağına emin olan Harun, o gece eve dönerken bindiği taksideki şoförün saldırısı sonucu bir nefsi müdafaa cinayeti işler. Ertesi sabah bu cinayet vakası emniyete ulaşır ve Harun, kendi işlediği cinayetin failini aramaya başlar. Hem kaçan ve hem de kovalayan olmanın stresiyle başa çıkmaya çalışırken bulduğu her ipucu, onu çok daha karmaşık bir olayın içine çeker.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat olarak değerlendirdim.
  • Diyaloglar güzel yazılmış.
  • Harun’un eşi karakterine filmde biraz daha yer verilebilirmiş.
  • Filmden bir replik: “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.”
  • Filmden bir replik: “Ben de Gülendam. Gül yaptılar, endamını çöpe attılar.”
  • Filmdeki kine ilişkin motivasyon, inandırıcılık anlamında daha iyi bir temele sahip olabilirmiş.
  • “Mavi Işık”
  • “Yanıyosun Cevat Abi”

Zama

image

Filmin Künyesi:

ZAMA | ZAMA | Yönetmen: Lucrecia Martel / Senarist: Antonio Di Benedetto (Roman), Lucrecia Martel / Oyuncular: Daniel Giménez Cacho (Don Diego de Zama), Lola Dueñas (Luciana Piñares de Luenga), Matheus Nachtergaele (Vicuña Porto), Juan Minujín (Ventura Prieto), Mariana Nunes / Arjantin / 2017 / Renkli / 115´

Sinopsis:

Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel’in yapımcılığını Pedro Almodovar’ın üstlendiği ve uzun süredir beklenen son filmi, dünya prömiyerini henüz tamamlanan Venedik Film Festivali’nde yaptı. Arjantin’in en önemli edebi yapıtlarından kabul edilen, Antonio di Benedetto’nun 1956 tarihli aynı adlı varoluşçu romanından beyazperdeye uyarlanan film, İspanya’nın sömürgesi olduğu 18. yüzyılda Paraguay’da geçiyor. Sömürge yetkilisi Diego de Zama, memleketinden ve ailesinden uzak, bir şekilde terfi etmeyi beklediği bu uzak diyarda bir sonuç almadan beklemekten, şiddete bulanmış adaletten, hayalini kurduğu kahramanlığa hiç ulaşamamaktan bunalıyor. Köpek Günleri ve Başsız Kadın ile tanıdığımız Lucrecia Martel, Diego de Zama’nın günümüz çağdaş toplumunda yaşanan sorunlara yakın bulduğu bunalımını olağanüstü güzellikteki Güney Amerika manzaraları fonunda sorgulayarak bize sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi başarılı bulduğum söylenemezLucrecia Martel’in benim sevdiğim yönetmenlerden olmadığı kesinleşti artık. “Başsız Kadın” filmini de başarısız bulmuştum.
  • Kostüm kullanımı, sanat yönetimi ve dönem atmosferinin yaratılması başarılı.